View Full Version: armutun iyisinı ayılar yer
datceken
09.12.2010, 00:35
LÜTFEN SONUNA KADAR OKUYUN ÇOK ETKİLEYİ BİR YAZI Kaliforniya'da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri ihtiyari ona gidiyordu. İkinci olarak çok iyi bir öğrenciydi; bütün sınav ve ödevlerde en yüksek notu o alıyordu. Ayrıca, çok hanımefendi, çok nezih bir kişiliği vardı. Bölümün bir pikniğinde kız öğrencimin nişanlısıyla tanıştım ve itiraf edeyim, ilk aklımdan geçen, 'Armudun iyisini ayılar yer' düşüncesi oldu. Yukarıda özelliklerini saydığım o güzel kızın bana tanıştırdığı erkek, yirmi yedi-yirmi sekiz yaşlarında, saçı biraz dökülmüş, şişman denecek kadar toplu, çirkin, kısa boylu biriydi. Bu kişiye parası için yüz vermiş olabileceğini düşündüm. Daha sonra öğrendim ki, bu genç adamın parasal gücü yok; başka bir üniversitenin psikolojik danışmanlık bölümünde doktora öğrencisi olarak okula devam ediyor ve ileride akademisyen olarak kariyer yapıp profesör olmak istiyor. Acaba benim güzel öğrencim bu adamda ne bulmuştu? Bir hafta sonra ders çıkışı koridorda öğrencimin yanına yaklaştım ve Sally adıyla anacağım öğrencimle aramızda şöyle bir konuşma geçti: 'Sally, nişanlınla nasıl tanıştığınızı merak ediyorum? 'Bir kilise faaliyetinde aynı komitede çalıştık; o zaman tanıdım kendisini ' 'Nesi seni etkiledi; hangi özelliklerini sevdin? Sally, bir Amerikalı olarak bu soruyu hiç beklemiyordu. Amerikan kültüründe, bu tür sorular kişinin mahremiyetine tecavüz olarak kabul edildiğinden pek sorulmaz. Amerikan kültürüne göre ben o anda Sally'nin mahremiyetine 'burnumu sokuyordum.' Şaşkınlığı geçince çok içten, gözlerinin içi gülerek, 'O şahane bir insan; o benim kahramanım! Ben ondan çok şeyler öğrendim' dedi. O anda ilk hissettiğim şey kıskançlık duygusu oldu. Güzel bir kadının erkeğine, 'Sen benim kahramanımsın' duygusu içinde bakmasının erkeğe verilmiş en büyük hediye olduğunu hissettim ve anladım. Bu hediyeyi, hayatım boyunca hiç almadığımı biliyordum ve o kişiyi kıskandım. 'Nasıl yani? ' dedim. 'Frank bir yetimhanede büyümüş. Yetim olmanın ne demek olduğunu bildiği için, üniversite öğrencisi olunca, yetimhaneden iki çocuğa ağabeylik yapma kararı almış. Haftada on saatini onlara ayırıyor; onlarla buluşup oynuyor, kitap okuyor, onları müzeye götürüyor. Onların iyi gelişmesi için elinden geleni yapıyor. Biri ameliyat oldu, hastanede yatıyor ve Frank şimdi akşamları hastanede kalıyor, geceleri ona bakıyor.' Yüzüme tokat yemiş gibi oldum. Utandım. Kendime kızdım. Ben güya en yüksek eğitim düzeyine gelmiş biriydim ve karşımdakini hala dış görünüşe göre yargılıyor ve onu 'ayı' olarak görüyordum. İçimdeki pislikten utandım. Bir süre sonra Sally'nin içinde yetiştiği aile ortamını merak etmeye başladım. Şöyle bir mantık yürüttüm: o adama baktığım zaman ben neden, 'Armudun iyisini ayılar yer' diye düşündüm? Çünkü ben, içinde yetiştiğim ortamda sık, sık bu benzetmeyi duyarak büyümüştüm. İçinde yetiştiğim ortam beni nasıl etkilemişse, Sally'nin içinde yetiştiği ortam da onu öyle etkilemiş olmalıydı. Birkaç hafta sonra Sally'e, ailesinin nerede oturduğunu sordum. Los Angeles'in üç yüz elli km kuzeyindeki bir kasabada oturuyorlarmış. Onun ailesiyle tanışmak istediğimi, bunu mümkün olup olamayacağını sordum. 'Kendilerine bir sorayım, eminim sizinle tanışmak isteyeceklerdir,' dedi ve iki gün sonra, 'Ailemle konuştum; sizinle tanışmaktan mutlu olacaklarını söylediler,' dedi. Dört-beş hafta sonra San Francisco'ya gidecektim, Sally'nin ailesinin yaşadığı kasaba yolumun üstündeydi, onlara uğrayabilir, onlarla tanıştıktan sonra yoluma devam edebilirdim. Bu planımı Sally'e söylediğimde Sally, 'O gün ben de aileme gidecektim; isterseniz beraber gidebiliriz,' dedi. Ailesine haber verdi. Onlar da sabah kahvaltısına gelmemizi söylemişler. Long Beach'ten sabahın altısında yola çıktık ve dokuz buçuk civarında Sally'nin ağabeyi Brian'ın evine vardık. Sally'nin babası George orada buluşmamızı uygun görmüş. Çok güleryüzlü bir aileydi. Brian'ın, en ufağı dört yaş civarında dört çocuğu vardı. Ziyaret ettiğim bu güler yüzlü sıcak ailede, iki olay gerçekten dikkatimi çekti. Bunlardan ilki, Sally'nin babası George'un torunlarıyla konuşurken onların göz hizalarına inmesiydi. Bunu o kadar doğal yapıyordu ki, artık farkına varılmadan yapılan bir davranış olduğu belliydi. Sally'ye, babasının torunlarıyla hep böyle mi konuştuğunu sordum. 'Evet' yanıtını alınca, kendisi çocukken de babasının, onunla göz hizasına inerek mi konuştuğunu sordum. 'Evet, biz böyle biliyoruz. Ağabeyim Brian da çocuklarıyla böyle konuşur; ben de kendi çocuklarımla böyle konuşacağım. Biz böyle biliyoruz', dedi. Tüylerim diken diken oldu. Ben üniversite öğretim üyesiydim ve insan psikolojisi benim uzmanlık alanımdı ama üç çocuğumdan hiçbiriyle göz hizasına inerek konuştuğumu hatırlamıyordum. Kendime kızdım; sonra kendime kızmaktan da vazgeçtim, beni yetiştirenlere kızdım. Sonra onlara kızmaktan da vazgeçtim ve bütün nesilleri yetiştiren kültür ortamına kızdım. Daha sonra kimseye kızmayacağımı anlayarak, oradaki öğrenme fırsatından yararlanmaya karar verdim. Torunlarının önünde diz çökerek konuşan dede George'a 'Beyefendi, çocukların göz hizasına inerek konuşuyorsunuz!' dedim. Bana biraz şaşkınlıkla gülümseyerek, 'Tabii, onlar küçük insanlar!' yanıtını verdi. Öyle bir bakışı vardı ki, bu bakış sanki 'Bu kadar doğal bir şey ki, herhalde bunu herkes yapıyordur; sen yapmıyor musun?' diyordu. O bakışa karşı bütün yaptığım, mahcup bir gülümseme oldu. Bu güler yüzlü sıcak ailede dikkatimi çeken ikinci olay, Sally'nin ağabeyi Brian'ın davranışı oldu. Brian, Pasifik ülkeleriyle ticaret yapan, oldukça varlıklı biriydi. Evlerinin büyüklüğünden, yüzme havuzundan, çiftliklerinden, arabalarının türünden ailenin zenginliği belli oluyordu. Kahvaltıdan sonra saat on bir dolaylarında telefon çaldı ve Brian bir süre telefonla konuştu. Ofisten arıyorlarmış, Koreli bir işadamı Los Anegeles'ta imiş, kendisiyle görüşmek için helikopterle saat 14'te gelmek istiyormuş. Başka bir randevusu olduğunu söyleyerek bu teklifi reddetmiş olan Brian, bize durumu şöyle açıkladı: 'Dört çocuğum var ve her hafta biriyle dört saat baş başa geçiririm. Bugün dört yaşındaki kızım Mary'le randevum var. Çocuklar çok çabuk büyüyorlar, eğer dikkat etmezsen, bir bakıyorsun, büyümüşler ve onlarla beraber zaman geçirme olanağı kaybolmuş. Brian'ın yaşam vizyonunu sormadım, ama davranışından nelere öncelik verdiği belli oluyordu. Brian için çocukları şüphesiz en az işi kadar önemliydi. Brian'ın yaşamında bununla ilgili bir pişmanlık duygusu, bir 'keşke' olmayacak. Sally'e sordum: 'Baban seninle randevulaşır mıydı?' 'Evet', dedi, 'yalnız benimle değil, her çocuğuyla sırasıyla baş başa zaman geçirirdi. Ve ilave etti, 'Biz böyle gördük, böyle biliyoruz. Benim çocuğumun da babası böyle yapacak!' . Gülümseyerek, 'Nereden biliyorsun?' diye sordum. 'Biz Frank'le konuştuk' diye cevap verdi. Yine içim cız etti. Daha doğmadan çocuğun gelişme ortamıyla ilgili bir bilinç oluşmuştu. Kendi çocuklarıma içim yandı. Evlenmeden önceki bilincimi, kafamın karmaşıklığını, evlendiğim kıza ettiğim eziyetleri ve ondan da acısı, kendi yavrularıma çektirdiğim acıları düşündüm. Biraz daha düşününce kendimin de acı çektiğini anladım ve bu sefer kendi çocukluğuma içim yandı. Daha sonra babamın, anamın çocukluğuna içim yandı. Ve son durak olarak ülkemin tüm çocuklarına içim yandı. Yine kimseye kızamayacağımı anlayınca, 'bundan sonra ne yapabilirimle ilgili düşünmeye karar verdim. İşte değerli okurum; yazdığım kitaplar, verdiğim seminerler, hazırladığım televizyon programları, 'Ne yapabilirim?' sorusuna verdiğim yanıtların öğeleridir. Sally'nin içinde yetiştiği ortamı görmüş ve anlamış biri olarak onun davranışlarına şimdi daha iyi anlam verebiliyorum. Sally, içinde yetiştiği ailede, var oluşun beş boyutunu da doya, doya yaşayabilmişti. Çocuğun hizasına inerek onunla göz göze konuştuğunuz zaman çocuk, 'Sen varsın, sen doğalsın, sen değerlisin, sen güçlüsün ve sen sevilmeye layıksın' , mesajı alır ve çocuğun CAN'ı beslenir. Çocuğuyla randevusuna sadık kalan baba, 'Seninle zaman geçirmek istiyorum, seni özledim', mesajını güçlü olarak verir. Çocuk bu mesajı zihinsel olarak değil, sezgisel olarak alır ve aldığı bu sezgisel mesajlar sayesinde çocuğun hamuru, 'Ben sevilmeye layık biriyim!' diye yoğrulur. Bir ana babanın çocuklarına verebileceği en büyük miras, var oluşun beş boyutunda beslenmiş ve buna inanmış güçlü bir CAN'dır.
alıntıdır
datceken
09.12.2010, 00:35
çok guzel bır hıkaye
GErçekten çok güzelmiş
Teşekkürler...
Çocuklarımıza bu tarz yaklaşmayı yaşam biçimi haline getirmek ne güzel.
nazlımnazlı
09.12.2010, 00:51
ÇOKK GÜZELMISS CANIM EMEĞINE SAGLIK SONUNA KADAR OKUDUMM NECOKK HATALAR YAPTIGIMIZI DÜŞÜNDÜM
NisanYağmuru
09.12.2010, 01:16
Ben bunu daha önce de okumuştum canım ama yine sonuna kadar okudum.
Sağol paylaşımın için, ben elimden geleni yapıyorum umarım başarılı oluyorumdur.
yaprakkk
09.12.2010, 01:16
emeğine sağlık canım çok güzel bir hikaye çok ders var içinde :)))
su perisi
09.12.2010, 02:07
:( BENDE KENDİ ÇOCUĞUMA İÇİM YANDI SONRA KENDİ ÇOCUKLUĞUMA :(
BUNDAN SONRA ÇOOOKK DAHA DİKKATLİ VE BU HİKAYE HEP AKLIMDA OLARAK YAKLAŞICAM KIZIMA NE ÇOK YALNIZ BIRAKMIŞIM TAMAMEN ANANESİ İLE ZAMAN GEÇİRİYOR ONU SEVİYOR DİE ARALARINA GİRMEMİŞİM HİÇ ÇOK UTANDIM BUGÜNDEN İTİBAREN KIZIMLA İŞ ÇIKIŞ ZAMANIMI TAMAMEN ONUN OLARAK AYIRICAM ARTIK ANNE OLUCAM SÖZ VERİYORUM KENDİME :(
NisanYağmuru
09.12.2010, 02:17
Ben kendimi işten sonra biran önce eve atmak için uğraşıyorum. Çok özlüyorum zaten yavrumu. Bütün gün anneannesiyle zaten ve sıkılıyor artık. Ev işleriyle bile uğraşmıyorum bu aralar, Mina ayaktayken ona yoğunlaşmaya çalışıyorum. Ben gece 3 te kalkıp iş yapıyorum artık aştım kendimi.
senyorita
09.12.2010, 02:26
çok çok çok anlamlı bir yazı..teşekkürler...
meralper
09.12.2010, 02:29
doğan cüceloğlunun yaşadığı ve anlattığı bir hikaye kızlar gerçekten çok etkileyici sağol dilekcim paylaştığın için
çok güzel bir paylaşım teşekkürler canım
çocuklar ailesinin aynası gibidir biz ailemizden ne gördüysek çocuklarımızıda onu uyguluyoruz bende bu yazıyla yaptığım yanlışların farkına vardım tekrar sağol canım
datceken
09.12.2010, 02:45
bana maıl olarak gelmıstı paylasmak ıstedım. hepimiz zaman zaman yapıyoruz bu hataları. onemlı olan ders cıkarmak
ben bunu daha oğlum doğmadan önce okumuş ve çok etkilenmiştim.
çocuğun göz seviyesine inip konuşma kısmı içime işlemiş resmen. ben de oğluma bu şekilde konuşmaya özen gösteriyorum.
paylaşım için çok sağol canım. randevulaşmayı unutmuşum, tekrar hatırlamış oldum :)
zeynokiz
10.12.2010, 01:03
Bu dogan cüceloglunun yazisiydi galiba yanlis hatirlamiyorsam, cünkü oda can in gözde oldugunu söylüyordu bir söylesisinde, cocuklarinizin gözlerine bakin can ordadir diyordu, bende kizimin gözlerine baktim onu cani orda sikisip kalmisti, cünkü göremiyordu ama buna ragmen hala kizimin gözlerine bakiyorum belki oda benim gözlerime bakar ve icindeki cani görüp onu ne kadar cok sevdigimi anlar diye
kelebbek
10.12.2010, 01:13
bu yaziyi ben de yillar once okumus ve farkina varmistim ki ben de zeynep'le hep goz hizasina inerek konusuyordum :))
minicikbebisim
10.12.2010, 01:24
cok guzel bir yazi ve cokda anlamli.... emegine saglik...
minicikbebisim
10.12.2010, 01:26
[QUOTE=zeynokiz]Bu dogan cüceloglunun yazisiydi galiba yanlis hatirlamiyorsam, cünkü oda can in gözde oldugunu söylüyordu bir söylesisinde, cocuklarinizin gözlerine bakin can ordadir diyordu, bende kizimin gözlerine baktim onu cani orda sikisip kalmisti, cünkü göremiyordu ama buna ragmen hala kizimin gözlerine bakiyorum belki oda benim gözlerime bakar ve icindeki cani görüp onu ne kadar cok sevdigimi anlar diye [/QUOTE]
canim arkadasim benimm.... insanin cani gozleriyle birlikte ellerinde, kulaklarinda, saclarinda her yerindedir... yavrun belki seni goremesede sende onun ipek saclarina dokun... pamuk ellerinden tut.. yasamak icin, mutlu olmak icin pek cok nedenin var... hic uzulme..
zeynokiz
10.12.2010, 01:39
[QUOTE=minicikbebisim][QUOTE=zeynokiz]Bu dogan cüceloglunun yazisiydi galiba yanlis hatirlamiyorsam, cünkü oda can in gözde oldugunu söylüyordu bir söylesisinde, cocuklarinizin gözlerine bakin can ordadir diyordu, bende kizimin gözlerine baktim onu cani orda sikisip kalmisti, cünkü göremiyordu ama buna ragmen hala kizimin gözlerine bakiyorum belki oda benim gözlerime bakar ve icindeki cani görüp onu ne kadar cok sevdigimi anlar diye [/QUOTE]
canim arkadasim benimm.... insanin cani gozleriyle birlikte ellerinde, kulaklarinda, saclarinda her yerindedir... yavrun belki seni goremesede sende onun ipek saclarina dokun... pamuk ellerinden tut.. yasamak icin, mutlu olmak icin pek cok nedenin var... hic uzulme.. [/QUOTE]biliyorum zaten öyle yapiyorum zaten dokunuyorum ellerine öpüyorum oda bana elleri hep yüzümde oksuyorum saclarini o benim bitanem herseyim melegim, buda bizim sinavimiz allahim sabrimizi veriyor daha kötü durumdakilerde var allahim en cok onlara yardim etsin bizide unutmasin, ama iste ana yüregi bazen ne lafdan anliyor ne baska biseyden o yürümek isteyipte elleriyle etrafi yoklarken o kücük ayaklariyla korkuyla adim atarken icim yanmadan duramiyorum
datceken
10.12.2010, 05:17
[QUOTE=zeynokiz] [QUOTE=minicikbebisim][QUOTE=zeynokiz]Bu dogan cüceloglunun yazisiydi galiba yanlis hatirlamiyorsam, cünkü oda can in gözde oldugunu söylüyordu bir söylesisinde, cocuklarinizin gözlerine bakin can ordadir diyordu, bende kizimin gözlerine baktim onu cani orda sikisip kalmisti, cünkü göremiyordu ama buna ragmen hala kizimin gözlerine bakiyorum belki oda benim gözlerime bakar ve icindeki cani görüp onu ne kadar cok sevdigimi anlar diye [/QUOTE]
canim arkadasim benimm.... insanin cani gozleriyle birlikte ellerinde, kulaklarinda, saclarinda her yerindedir... yavrun belki seni goremesede sende onun ipek saclarina dokun... pamuk ellerinden tut.. yasamak icin, mutlu olmak icin pek cok nedenin var... hic uzulme.. [/QUOTE]biliyorum zaten öyle yapiyorum zaten dokunuyorum ellerine öpüyorum oda bana elleri hep yüzümde oksuyorum saclarini o benim bitanem herseyim melegim, buda bizim sinavimiz allahim sabrimizi veriyor daha kötü durumdakilerde var allahim en cok onlara yardim etsin bizide unutmasin, ama iste ana yüregi bazen ne lafdan anliyor ne baska biseyden o yürümek isteyipte elleriyle etrafi yoklarken o kücük ayaklariyla korkuyla adim atarken icim yanmadan duramiyorum [/QUOTE]
Allah guzel kızına hayırlı yazılar yazsın, cok sukur yuruyor konusuyor akıl saglıgı yerınde. senın acını anlıyorum Allahım bunu unutturacak baska acılar vermesın canım. onemlı olan kızına onemsendıgını onunda ınsan oldugunu hıssettırmek. ınsallah hersey kızın ve tum yavrular ıcın cok daha ıyı olur
minicikbebisim
10.12.2010, 06:40
[QUOTE=datceken][QUOTE=zeynokiz] [QUOTE=minicikbebisim][QUOTE=zeynokiz]Bu dogan cüceloglunun yazisiydi galiba yanlis hatirlamiyorsam, cünkü oda can in gözde oldugunu söylüyordu bir söylesisinde, cocuklarinizin gözlerine bakin can ordadir diyordu, bende kizimin gözlerine baktim onu cani orda sikisip kalmisti, cünkü göremiyordu ama buna ragmen hala kizimin gözlerine bakiyorum belki oda benim gözlerime bakar ve icindeki cani görüp onu ne kadar cok sevdigimi anlar diye [/QUOTE]
canim arkadasim benimm.... insanin cani gozleriyle birlikte ellerinde, kulaklarinda, saclarinda her yerindedir... yavrun belki seni goremesede sende onun ipek saclarina dokun... pamuk ellerinden tut.. yasamak icin, mutlu olmak icin pek cok nedenin var... hic uzulme.. [/QUOTE]biliyorum zaten öyle yapiyorum zaten dokunuyorum ellerine öpüyorum oda bana elleri hep yüzümde oksuyorum saclarini o benim bitanem herseyim melegim, buda bizim sinavimiz allahim sabrimizi veriyor daha kötü durumdakilerde var allahim en cok onlara yardim etsin bizide unutmasin, ama iste ana yüregi bazen ne lafdan anliyor ne baska biseyden o yürümek isteyipte elleriyle etrafi yoklarken o kücük ayaklariyla korkuyla adim atarken icim yanmadan duramiyorum [/QUOTE]
Allah guzel kızına hayırlı yazılar yazsın, cok sukur yuruyor konusuyor akıl saglıgı yerınde. senın acını anlıyorum Allahım bunu unutturacak baska acılar vermesın canım. onemlı olan kızına onemsendıgını onunda ınsan oldugunu hıssettırmek. ınsallah hersey kızın ve tum yavrular ıcın cok daha ıyı olur[/QUOTE]
arkadasimin sozlerine aynen katiliyorum... senin icin cok zor bir sinav canim... senide anliyorum... Allah sabriniz artirsin canim benim... Daha buyuk acilar vermesin insallahh.... cok opuyorum yavrunu..
zeynokiz
10.12.2010, 10:57
[QUOTE=minicikbebisim][QUOTE=datceken][QUOTE=zeynokiz] [QUOTE=minicikbebisim][QUOTE=zeynokiz]Bu dogan cüceloglunun yazisiydi galiba yanlis hatirlamiyorsam, cünkü oda can in gözde oldugunu söylüyordu bir söylesisinde, cocuklarinizin gözlerine bakin can ordadir diyordu, bende kizimin gözlerine baktim onu cani orda sikisip kalmisti, cünkü göremiyordu ama buna ragmen hala kizimin gözlerine bakiyorum belki oda benim gözlerime bakar ve icindeki cani görüp onu ne kadar cok sevdigimi anlar diye [/QUOTE]
canim arkadasim benimm.... insanin cani gozleriyle birlikte ellerinde, kulaklarinda, saclarinda her yerindedir... yavrun belki seni goremesede sende onun ipek saclarina dokun... pamuk ellerinden tut.. yasamak icin, mutlu olmak icin pek cok nedenin var... hic uzulme.. [/QUOTE]biliyorum zaten öyle yapiyorum zaten dokunuyorum ellerine öpüyorum oda bana elleri hep yüzümde oksuyorum saclarini o benim bitanem herseyim melegim, buda bizim sinavimiz allahim sabrimizi veriyor daha kötü durumdakilerde var allahim en cok onlara yardim etsin bizide unutmasin, ama iste ana yüregi bazen ne lafdan anliyor ne baska biseyden o yürümek isteyipte elleriyle etrafi yoklarken o kücük ayaklariyla korkuyla adim atarken icim yanmadan duramiyorum [/QUOTE]
Allah guzel kızına hayırlı yazılar yazsın, cok sukur yuruyor konusuyor akıl saglıgı yerınde. senın acını anlıyorum Allahım bunu unutturacak baska acılar vermesın canım. onemlı olan kızına onemsendıgını onunda ınsan oldugunu hıssettırmek. ınsallah hersey kızın ve tum yavrular ıcın cok daha ıyı olur[/QUOTE]
arkadasimin sozlerine aynen katiliyorum... senin icin cok zor bir sinav canim... senide anliyorum... Allah sabriniz artirsin canim benim... Daha buyuk acilar vermesin insallahh.... cok opuyorum yavrunu..[/QUOTE] Desteginiz icin cok saolun kizimin birbirinden degerli melek tayzeleri