View Full Version: Bebe Biskuvisi

anxious
02.10.2010, 13:54
Anneler,Bu hazir bebe biskuvilerinin zararli oldugunu duydum o yuzden bende kendim yapmaya karar verdim. Internetten arastirdim bi kac tarif buldum ama ben sizin denediginiz begendiginiz bir tarif varsa onu deneyim diyorum..Aslinda ekmek yapmayi dusunuyorum ama ev yapimi ekmek cabuk bayatliyor, bikuvilerin omru daha uzun olur bi yaparim 4-5 gun idare eder beni,,

feelings
03.10.2010, 03:12
canım ben oğluma kavaltıda eti cici bebe verirdim
ama evde yapmak dah agüzel olur dediğin gibi
ben hiç yapmadım canım tarif bilmiyorum...:)

anxious
03.10.2010, 07:46
Zeynep yapiyormus ama oda o tarifi pek tutmuyor sanirim. Neyse eger kimse yazmazsa internetteki tarifleri denerim guzel olursa sanada veririm tarifi

süsençiçeği
03.10.2010, 08:11
Ben nettekileri denedim cok kötü oldular  Bunun üzerine Eti yi aradım bütün içeriği tek tek anlattılar. İçim daha rahat simdi...

zeyneb
03.10.2010, 10:06
kusura bakma sevilcim unuttum ben yaa...canım ben baya bi denedim 3-4 çeşit ama hepsi de benzer oldu, bak şu ve türevleriydi yaptığım tarifler:100 gr tereyağı1 yumurta sarısı2 kaşık
dolusu yoğurt6 kaşık pekmez4
kaşık pirinç unu4 kaşık irmik15 kaşık unben bunun içine çok şeyler kattım, kayısı kattım, hurma kattım bişiler bişiler...ne yaptıysam güzel olmadı tadı ama yaptıklarımı hep kullandım atmadım hiç,sadece kahvaltısını başka şeylerle güzelleştiriyordum, yani bisküvinin sağlayamadığı güzel tadı ben başka şeylerle sağlıyordum, mesela tahin çok yakışıyordu güzel oluyordu...en son bisküvi yapmadım kendimiz için yaptığımız kekten kattım bikaç sabahtır...şimdi tekrar yapıcam, güzel olmuyo ama bi şekilde yediriyorum...ben biraz katı kurallıyım hazır gıda konusunda, yani dışardaysam bişey yoksa yoğurt alıp yediriyorum mesela zorunluluklar hariç, ama evdeysem vaktim varsa elimden geldiği kadar kendim yapmaya çalışıyorum...sen de yap da söyle bakalım güzel tutturursan seninkinden yaparız =))

caramel
03.10.2010, 10:27
ben geçen gün tarçınlı kurabiye yaptım hamuru merdaneyle açıp kalıpla kestim. bisküvi gibi değildi ama benim oğlan kurabiye yemeyi sevmediği halde bunları severek yedi.
bir dene istersen canım.

zeyneb
03.10.2010, 10:47
evet caramel, ben de yaptığım bu keki oğlum severek yiyince düşündüm de kendimize kurabiye yapıp ondan katayım kahvaltısına dedim...sevilcim sen de öyle yap bence, gerçi ben şeker ve tuz yasağı uygulamıyorum sen şeker koymuyorsan naparsın bilmiyorum =) pekmez hiç o işi görmüyor ne yazıkki... zaten kadir beyin pekmezle ilgili açıklamasını okuduktan sonra şeker yerine pekmez kullanmayı bıraktım...güzel bi kurabiye tarifi bulayım da yapayım bak şimdi heveslendim...

DORİ
03.10.2010, 12:46
[QUOTE=süsençiçeği]Ben nettekileri denedim cok kötü oldular  Bunun üzerine Eti yi aradım bütün içeriği tek tek anlattılar. İçim daha rahat simdi...[/QUOTE]
 
ne anlattılar canım? rica etsem söyleyebilir misin?

süsençiçeği
03.10.2010, 13:09
Dori canım içeriğini tek tek sordum;
Koruyucu katkı maddesi var mı dedim, bebek ürünlerinde kesinlikle yok dediler, mesela ben soya lesitinini bilmiyordum, içindekiler bölümünde yazıyordu bu ne dedim, soyadan elde edilen bitkisel bir ürünmüş, suyla yagın ayrışmasını önlüyormus, aklıma gelenler bunlar, benim içim rahatladı, Kadir Bey günde  taneden fazla yedirmeyin gereksiz karbonhidrat yüklersiniz katkı maddesi lafı palavra yoksa diyor ... Basın haberlerine bakılırsa sorunun fason bebek bis. de oldugunu onlarda dahi ısı ile ortaya cıkan kanserojen maddenin dünyaca kabul edilen oranın altında oldugu görülecektir. Ha şimdi yanlıs anlasılmasın ben kimseye yedirin demiyorum ben 3 tane yediriyorum günde gerekcesi de bu diyorum sadece...Kendi yaptıklarım cok kötü oldu yahuuu, ben bile yiyemedim cocuga nasıl verecegim?

anxious
03.10.2010, 13:44

[QUOTE=süsençiçeği]Ben nettekileri denedim cok kötü oldular  Bunun üzerine Eti yi aradım bütün içeriği tek tek anlattılar. İçim daha rahat simdi...[/QUOTE]Peki canim seni nasil ikna ettiler, yani ne anlattilar icerikleri hakkinda. Inernetten arastirdim icerigini bulamadim burda da su anda alabilecegim bir yerde yok ki icerigine bakayim. Icinde katki maddesin yokmuymus yani

anxious
03.10.2010, 13:47
Ay ayni anda ben sordum sen yazdin. Himm demek oyleymis dur bi de icerigine bende bi bakayim artik icerikleri okuya okuya kimyasal maddeler konusunda uzman olucam.Benim duydugum ismini birturlu hatirlaymadigim bir madde varmis iste biskuvide ve onu taze ve gevrek tutuyormus onun kanserojen oldugu soyleniyordu ama dediigm gibi tam arastirmadim..

anxious
03.10.2010, 13:51
Zeynep caramel haklisin aslinda eve yapcagim keklerden kurabiyelerden koyabilirim. Ya ama pekmezle seker bir degil canim, yedigimiz sekerler bircok kimyasal islemden geciyor yani pekmez gibi dogal bir seker degil.. Kimyasal olarak farklilar ve kanda emilimleride farkli. O yuzden belki pekmezle guzel olmazsa esmer seker yada bulabildigim en dogal sekerle deneyim diyorum..

süsençiçeği
03.10.2010, 13:53
Pekmezle kötü acımsı bir tadı oluyor Sevilciğim....Esmer sekerle dene istersen

süsençiçeği
03.10.2010, 14:00
[QUOTE=anxious]Ay ayni anda ben sordum sen yazdin. Himm demek oyleymis dur bi de icerigine bende bi bakayim artik icerikleri okuya okuya kimyasal maddeler konusunda uzman olucam.Benim duydugum ismini birturlu hatirlaymadigim bir madde varmis iste biskuvide ve onu taze ve gevrek tutuyormus onun kanserojen oldugu soyleniyordu ama dediigm gibi tam arastirmadim..[/QUOTE]
Taze ve gevrek kalmasını sanırım yumurta ve sütünuht olmasından kaynaklandığını ve ambalajlamadan olduğunu söylemişlerdi Yine en iyiysi ev yapımı tabi, ii bir tarifyakalarsanız yazın hepimiz faydalanalım kızlar

anxious
03.10.2010, 14:13

[QUOTE=süsençiçeği]Pekmezle kötü acımsı bir tadı oluyor Sevilciğim....Esmer sekerle dene istersen[/QUOTE]soyledigin iyi oldu canim esmer sekerle deneyim..Bu arada ben uht sut olayinada gicigim:)) Hele marketlerde sogutucularin icinde olmadan rafta satilan sutler bana sut degilmis gibi geliyor..Sut cabuk bozulan bisey o kadar uzun durmasi icin yapilan islemeler sutun dogalligini ve icindeki bir cok faydali madddeyi bozuyordur diye dusunuyorum..En guzeli gunluk sut sanirim..Amacim elimden geldigince cocuguma katkisiz ve dogal yiyecekler vermek cunku biliyorumki okul cagina gittiginde elimde olmadan yiyecek. Bari simdiden tanismasin ama amerikada yasarken cok zor

DORİ
04.10.2010, 03:24
[QUOTE=anxious] [QUOTE=süsençiçeği]Pekmezle kötü acımsı bir tadı oluyor Sevilciğim....Esmer sekerle dene istersen[/QUOTE]soyledigin iyi oldu canim esmer sekerle deneyim..Bu arada ben uht sut olayinada gicigim:)) Hele marketlerde sogutucularin icinde olmadan rafta satilan sutler bana sut degilmis gibi geliyor..Sut cabuk bozulan bisey o kadar uzun durmasi icin yapilan islemeler sutun dogalligini ve icindeki bir cok faydali madddeyi bozuyordur diye dusunuyorum..En guzeli gunluk sut sanirim..Amacim elimden geldigince cocuguma katkisiz ve dogal yiyecekler vermek cunku biliyorumki okul cagina gittiginde elimde olmadan yiyecek. Bari simdiden tanismasin ama amerikada yasarken cok zor[/QUOTE]
 
canım bu seneki dünya süt gününde televizyonda süt konulu bir tartışma programı vardı. bizim ülkemiz için en uygun olan süt tüketim şekli uht'ymiş. nedeni ise sıcak iklimli ülkelerde sütün taşıma aktarma depolama rafa dizme işlemlerinde yani dolap dışında geçirdiği sürelerde bozulma riskinin olmasıymış. uht sütte katkı maddesi kesinlikle yok, sadece özel bir ambalaj sayesinde ısı ve ışıktan korunduğu için uzun zaman saklanıyor. günlük sütün tazeliğine birşey diyemem. ama uhtde katkı yok...

anxious
04.10.2010, 06:48
UHT yonteminde katki yok biliyorum DORI yuksek isiya maruz tutup cok kisa zamanda da sogutarak yapilan bi ryontem sanirim. Benim derdim, sut dolapta durmadan disarida oda isisinda nasil durabiliyor aylarca mutlaka o sutten bisey eksiliyor yada biseyler ekleniyiordur..Canim sut sirketleri biu yeni sut tipinden cok para kazaniyor bu kadar buyuk bir pazarda eminim o tartisma programini bile yonlendirebilirler..bende bi yerde okumustum ordan aklimda kalanlar..ayrica niye bu kutu sutler dolap reyonundaki sutlerden daha ucuz???sonucta ozel bi ambalajsa eminim maliyetide pahalidir..umarim ben yanlis dusunuyorumdur. cunku bu ucuz sutlerden durumu iyi olmayan bircok aile besleniyor..

senemr
04.10.2010, 07:22




Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi.Hangi sütü içmek daha tehlikeliİstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi.Prof. Dr. Ahmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT’nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini söyledi.Sütün içindeki faydalı bakterilerin hastalık yapmadıkları gibi, birçok hastalığı da önlediğini, sütün kesilmesini ve ekşimesini sağladığını ifade eden Aydın, ”Süt, çok faydalı bir içecekken pastörizasoyon, UHT ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geliyor” görüşünü dile getirdi.Ahmet Aydın, pastörizasyonun, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engellediğini, sindirim enzimlerini tahrip ettiğini ileri sürerek, ”Tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır” diye konuştu.Homojenizasyon sırasında uygulanan basıncın süt proteinlerinin moleküler yapısını büyük ölçüde değiştirdiğini kaydeden Aydın, molekül yapısı değişmiş proteinlerin immün sistemini aşırı uyardığını ve çocuğun ileride diyabet, astım ve multiplskleroz gibi ”otoimmün-kendi dokularını tahrip edici” hastalıklara yakalanmasına yol açtığını iddia etti.Prof. Dr. Aydın, sütün iyi bir kalsiyum kaynağı olmadığını savunarak, ”Bizim gibi ülkelerde laktaz eksikliği çok fazladır. Bu nedenle bizim gibi ülkeler yoğurdu bilir, yoğurt ihtiyaçtan doğmuştur. Batı ülkeleri yoğurdu bilmez, çünkü onlar süt şekerine daha eğilimlidirler” dedi.SÜT, KEMİKLERİ SAĞLAMLAŞTIRI MI?Aydın, ”Süt, sağlam kemiklere neden olur” yargısının da kırılması gerektiğini belirterek, sütün kemikleri sağlamlaştırmadığını, tahrip ettiğini savundu.Sütün kalsiyum miktarının yüksek olduğunu, ama iyi emilebilmesi için yeterli kalsiyum-fosfor dengesini tutturamadığını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:”Çünkü kalsiyumun emilebilmesi için fosforla belli bir oranı tutturması gerekiyor. Maalesef sütte bire bir gibi oran vardır ve kalsiyum, fosfor iyi emilmez. İyi emilmediği zaman da kana geçmez. En çok süt tüketen ülke ABD’dir, yılda kişi başına 130 litre süt tüketimi vardır. Ve en çok da kemik kırıkları ve kemik erimesi burada görülür. Meksikalı ve siyahlar fazla süt tüketmezler, bunlarda kemik kırıkları son derece derece azdır.”Dereotu ve rokada, sütten daha fazla kalsiyum bulunduğunu anlatan Ahmet Aydın, ”Kalsiyum pek çok yeşil yapraklıda var. Bunlar ayrıca bir yığın vitamin sağlıyor. Hele de bunları taze taze tüketirseniz. Emilim açısından kalsiyum, fosfor oranları da çok iyi. Yeşil yapraklılar kemiklerin kuvvetlenmesi için gerekli olan potasyum, magnezyum açısından da zengin. Kemiklerin güçlü olması için yeşil yapraklıların tüketilmesine önem verilmeli” dedi.SÜT ÜRÜNÜ TÜKETİNSütü süt olarak değil, süt ürünü olarak kullanmanın daha doğru olacağını dile getiren Aydın, şu önerilerde bulundu:”Mümkünse günlük mandra sütü tüketilmelidir. Sütü alınan hayvanın meralarda otlamasına ve suni yem yememesine dikkat edilmeli. Temiz olduğuna güveniliyorsa, sokak sütçüsünden de süt alınabilir. Şehirdeki en iyi seçenek, günlük pastörize şişe sütleridir. Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerini kesinlikle kullanmayın. Sadece ekşiyen veya kesilen süt ve yoğurtları yiyiniz. Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın. Böylece olunca kaynatmaktan dolayı kaybedilen vitamin, mineral ve enzimlerin bir kısmını geri kazanılır.” Hadi buyrun süt içelim.

senemr
04.10.2010, 07:23
açıklayıcı geldi paylaşayım dedim.

kelebbek
04.10.2010, 07:33
sutun oda sicakliginda aylarca durabilmesinin sebebi pastorizasyonla tum bakterilerin olmesi. bozulma prosedurunu baslatacak bakteri yok ortada. 
 
gunluk sutler gorece olarak daha pahali cunku dagitim maliyeti fazla. yoksa sutun kalitesinden kaynaklanmiyor fark. satis arabi her satis noktasina hergun gidiyor. her gun satilmayani iade aliyor. bir suru cop sut cikiyor ortaya. ama 6 aylik sutu satildikca gidip veriyorlar satis noktasina. bu da maliyeti dusuruyor.
 
bu sutu kotuleme makalelerine hic itibar etmiyorum. neticede bu cocuklar sut icecek. evimizde inek besleyemeyecegimize gore ayagimiza kadar gelen uht sutleri pasa pasa icecegiz. en azindan oldurucu bakterilerden uzak oldugumuzu biliyoruz. mama derseniz mamalar da pastorize sutten yapiliyor.
 
 

senemr
04.10.2010, 07:39
bende çocuğuma uht içiriyorum, ağaçlar nette böyle bi konu konuşulmuştu, ordan ekledim yazıyı karar vermek zor doğrusu

anxious
04.10.2010, 07:43
Bana da cok mantikli geldi aciklamalar.. UHT isleminde belki tum bakteriler oluyor ama ayni zmaanda sut proteinlerinde  de bozukluklar oluyordur yani sutun ana kimyasi da bozuluyor..Buyuk sehirlerde koy inegi ve sutu bulmak mumkun olmadigina gore o zaman oncelikle gunluk sutler tercih edilmeli bence.Hatta bunlarinda kutu olani degil cam kapta olanlari secilmeli. Benim soyledigim ideal olani ama herkes icin bunu yapmak mumkun degil tabi realistik olmak lazim.Yalniz kalsiyum sadece sutte yok onun yerine diger sut urunleride verilebilir. Sutu bu kadarda ilahlastirmaya gerek yok..

kelebbek
04.10.2010, 08:28
uht ve pastorizasyonla ani isi degisimlerine maruz kalan sutun molekuler yapisinin degisme ihtimaline yani senin de dedigin gibi ana kimyasinin bozuldugunu soyleyenler var. peki bu ispatlanamaz birsey midir? boyle olsa en basit labaratuvarda uht edilen sutun kimyasinin bozuldugunu yani artik uht edilen sutun sut olmadigini raporlamak kolay bir is degil midir ki yapilmiyor?
 
benim anladigim pastorizasyon ve uht de zararli bakterilerle birlikte yararli bakterilerin de yok oldugu ancak sutun besleyicilik ozelliginin degismedigidir. ama bu konuda aksi gorusu savunan bilimsel ve deneysel makaleler cok ilgimi ceker. bulan paylassin lutfen. netice ailecek cok tuketiyoruz.

anxious
04.10.2010, 08:47
Canim iste bu arastirmalar yapiliyor ama ispatlanma olayina gelince dusun bakalim sut piyasasi dunyada kac milyon dolarlik bir piyasadir. Hangi dunyada yasiyoruz, adamlar biseyi pazarlamak istediklerinde hemen tum medya ve tip camiasi basliyor reklama ay efendim cok faydali kansere karsi onleyici daha bir suru sey..Daha gecenlerde turkiyede salmonelle ve listeria hastalik tasiyan yaklasik 12 ton et (hamburger eti salam sosis) piyasa suruldugu sonra saglikbakanligi toplatti falan bayagi buyuk bir olaydi. Bunu kac tane gazetede veya televizyon kanalinda duyduk, yada artik saklanmayacak boyuta geldikten kac gun sonra duyuldu bu olay. Peki niye? Cunku o sirketin sahipleri isim vermek istemiyorum cok guclu bir firma Tr de. Kanallar ve gazeteler o firmanin reklamlariyla yurutuyor isini eger kotu birsey yazsa sence o firma reklamlarini kesmezmi??? Olayin icinde buyuk paralar donunce isler cok degisiyor. Bagimsiz hicbir kar amaci gutmeyen saglik orgutleri artmadikca biz daha coook duymayiz veya okumayiz o raporlari..Neyse konu cok ama cok fagildi biraz da suclusu benim. Konumuza geri donelim ev yapimi bebe biskuvileri...

kelebbek
04.10.2010, 08:55
etler konusunda haklisin. halk afiyetle yedi o etleri. 
 
ama sutle ilgili dedigim sey ispati cok kolay birsey. boyle bir sey olsa herhangi bir universite bunu coktaan internete dusururdu. sadece turkiyenin degil dunyanin konusu bu.
 
bebe biskuvisi icin de endiselenme. kaynamaz konu :))

anxious
04.10.2010, 09:11
Sunu da soylemek isterim disardan acik sut alip kaynatmaktansa UHT li sutler almak daha iyi. Ben bu UHT li sutlerde en gicik oldugum sey paketlenmesi. O kutular ozel kimyasal maddelerle hazirlanmis bu sekilde o sut acilmadan rafta 9 ay durabiliyor tabi sutteki mikroplarin olmeside bir etken.Kafami karistiran diger bir soru bu sutler niye amerikada satilmiyor??? Neyse en azindan bu UHt li sutler sayesinde bir suru insan bolbol sut icebiliyor ulkemizde. Taze sutun tum faydasinida alamasa da hic sut icememekten daha iyidir.

senemr
04.10.2010, 09:22
Geçen hafta başladığımız "süt ve yoğurt bozulmama" deneyi (Yöntem), dediğim gibi 10. günde sonlandırıldı. Sonuç buzdolabına konanlar şöyle dursun, mutfak tezgahına konan süt ve yoğurtlarda da herhangi bir ekşime gerçekleşmedi, buna karşılık kontrol grubu beklendiği gibi ekşidi. Bu duruma bir açıklama (Tartışma) getirmem gerekiyor (biraz teknik olacak, okurlarımız bağışlasın). Lütfen dikkatle okuyun ve herkesle paylaşın, çünkü benim cevabım 'e' şıkkında, yani bilinmeyenin sınırlarındasınız.Süt basit bir ürün değil, çok değerli biyolojik ve "canlı" bir sistemdir. Bunun en açık kanıtı da muhtaç yeni doğan için "verilmiş" olmasındadır. Sütün (ve meyve suyu gibi benzeri ürünlerin) fermantasyon (indirgenme, "verilenin" geri döndürülüşü!) işlemi bu unsurların yıkılmasıyla sağlanır. Bu yıkım işleminde yoğurt yapımı sırasında Str. thermophilus ve Lactobacillus delbrueckii subsp. Bulgaricus bakterileri kullanılır. Bunlar yıkımı enzimleri sayesinde bir yere kadar getirirler (tatlı yoğurt), işlem sürdüğü zaman (ya da dışarıdan bulaşan mayalarla) ekşime meydana gelir (ama bizim sorunumuz ekşimeme!). Ekşime günlük (pastörize) sütlerde olmakta, ancak UHT sütlerde olmamakta, normal (halis) yoğurtlarda olmakta, ancak homojenize yoğurtlarda olmamaktadır… Bu durumda meselenin cevabı homojenizasyon ve UHT'de (yani basınç ve sterilizasyon amaçlı 'ısıl' işlem!) yatmaktadır.Biyolojik sistemler (ve akışkanlar) normal koşullar altında (NKA) dışarıdan gelen ısıl faktörlere (sıcaklıkla enerji girişi) karşı korumalıdır. Bunun en basit karşılığı insandaki terlemedir. Süt ısıtıldığında da enerji girişi "kaynamayla" karşılanır, yani su molekülleri buharlaşarak biyolojik yapıyı korumaya çalışır. Homojenizasyon işlemi ise 5-20 bar (deniz seviyesi NKA'sının 5-20 katı) altında, UHT ise ortalama 135 derecede yapılır (NKA dışı!). Su bile 100 derecede kaynarken, su bazlı bir sistem olan süt nasıl 135 dereceye çıkabilir ki? Sütün 135 dereceye ısıtılması ancak basınç altında mümkündür.Homojenizasyon ve UHT biyolojik sistemi "kullanılamaz" hale getirirBu sıcaklık canlı her şeyi yok etmekle kalmaz, homojenizasyon basıncı ve UHT ile süte "NKA asla kabul etmeyeceği" bir enerji verilir. Bu durumda süt verilen enerjiyi "koru'n'mak" amacıyla bünyesine katar (absorbsiyon, soğurma; "entalpi" yani kullanılamayan enerji artar!). Bunu da ancak sahip olduğu proteinlerin (ve diğer unsurların) yapılarını "doğada var olmayan" şekillere değiştirerek sağlayabilir (önce denatürasyon, sonra misnatürasyon, yanlış katlanmalar, 'misfolding', çapraz bağlanmaklar vb.) (1). Süt 'biyolojik' bir sistemdir, gaz basıncı kanunları inert (ideal), yani etkileşemez gazlar için geçerlidir Prof. Dr. Sevgili Yaşar Kemal Erdem (enerji farkı için ise kalorimetri ister). Bu durumu "kağıdın dörde katlanması" ya da "buruşturulması" şeklinde gözünüzde canlandırın, hangisinin üstüne yazılamaz? Bu yapısal değişiklikler ise mass spektrometri ile de saptanamaz, zira kütle aynı kalabilir, üç boyutlu yapı değişikliğini görmek için X-ışınları difraksiyon kristalografisi gerekir. Benzer şekilde, basınç altında "buruşan ya da 'doğa dışı' birleşmelere giden moleküller" fermantasyonun alt basamaklarında kullanılamaz! Çünkü entalpi, olasılıkla "en alt kademelerden, en az iç enerjisi olup en kolay katlanabilenlerden, geri yüklenir". Yani bu durum fermantasyon sürecinin en alt kademesine yansır, bakteri, maya her ne ise, bunları kullanamaz. UHT süt ve homojenize yoğurt (ve olasılıkla UHT meyve suları) ekşimez, ekşiyemez! Ancak küflenebilir (başka bir "geri döndürme" biçimi!). Proteinlerdeki bu yapı değişikliği aslında 'apaçık delillerle' sunulmuştur! Isıl işlem sütün Whey protein içeriğini (elbette sıcaklıkla orantılı olarak!) yüzde 50 düşürmektedir (2). Yani "bizim sevgili yerli inekler" proteinden çalmamakta, basınç altında ısıl işlem onların ürettikleri proteinleri saptanamaz ve kullanılamaz biçimde değiştirmektedirHomojenize ve UHT süt ürünlerinin tüketilmesine "ŞERH" koyuyorum!Bu durumda ben İstanbul Üniversitesi'nden aldığım "ilime" dayanarak ve Merhum Nezih Demirkent'in verdiği 'yetki' ile homojenize ve UHT süt ürünlerinin (ayran da dahil) tüketilmesine "DÜNYA genelinde" "şerh" koyuyorum! Bu yazı lütfen süt endüstrisinden dostlarımız ve sevgili okurlarımız (tüketiciler) tarafından "konunun ehli" olduğu düşünülen (fizikçiler, biyologlar, doktorlar, ajanslar, yani süt ve yoğurtların eskisi gibi olmadığını bilen) bütün herkesle paylaşılıp tartışılsın. Sınama yöntemi basittir, homojenizasyon basıncı ve UHT sıcaklığının daha da artırılması meseleyi açıklar (zaten UHT sütle yoğurt tutmadığı ya da bir garip olduğu da herkesin ortak gözlemidir).1. Beslenmemiz açısından "bilinmeyenin sınırlarındayız". (a) Homojenizasyon ve UHT ile ortaya çıkan "doğa dışı" maddelerin sağlık riskleri bilinmemektedir. Bu durum, miyelomlar, lenfomalar gibi "alışılmadıkla uyarılan" bağışıklık dokusu kanserleri, neden arttığı bulunamayan kalın bağırsak ve meme kanserleri ve merkezi sinir sistemi belirtileri de veren atipik alerjik durumlar için bir açıklama olabilir. (b) Göründüğü kadarıyla entalpi (maddeye değil ama, süt gibi bir sisteme 'kalıcı' enerji yüklenmesi) mümkündür, sistemin iç enerji düzeyi en düşük bileşenlerine öncelikle yüklenir (c) Petrolün basınç ve sıcaklık altında oluştuğu (miktara oranla organik kaynağı bilinemese de) olasılıkla doğrudur, mikroorganizmalar tarafından yıkılamayıp çevre kirlenmesi yaratmasının nedeni açıktır.2. Codeks Alimentarus ASLA değiştirilemez, çünkü beslenme sadece ve sadece "gelenek" üstüne oturur. Güğüm sütünün "mutlaka hastalıklı" olduğu düşüncesi bir endüstriyel şehir efsanesidir. Buna karşılık esas homojenize ve UHT süt ve yoğurtların doğal sindirilebilirlikleri ve besleyebilirlikleri tamamen tartışmalıdır (Prof. Dr. Ahmet Aydın kesinlikle haklıdır!).3. Sevgili Tarım ve Köyişleri Bakanım bizim "yerli" ineklerden özür dilemelidir. Süt endüstrisi tesislerini ülke geneline dağıtarak "yerelleşmeli", zaten önem verdiği soğuk zinciri daha da geliştirmelidir.4. Süte çektirilen bu ezanın "helal" boyutunu ise Diyanet İşleri Başkanlığı'na bırakıyorum.Kaynaklar:1. Hereman K ve ark. Protein structure and dynamics at high pressure. Biochem Biophys Acta. 1386; 1998: 353-370.2. Carbonaro M. ve ark. Disulfide reactivty and in vitro protein digestibilyty of different thermal-treated milk samples and whey proteins. J Agric Food Chem 1997; 45: 95-100.2. Entalpi, fermantasyon, 'misfolding' vb. için Google ile erişilebilen genel kaynaklar.http://www.dunya.com/sutler-ve-yogur...57_yazar.html?

senemr
04.10.2010, 09:22
biraz uzun oldu ama fikir vermesi açısından iyi olur

senemr
04.10.2010, 09:23
anxious konunu makkalelerle böldüğüm için umarım kızmazsın

kelebbek
04.10.2010, 09:28
amerikayi bilmiyorum ama kanadayla cok benziyorlar sanirim. kanadada uht sut bulamayip pastorize sut aliyorduk. ama 4lt ve torbada! ve turkiyeden coook daha ucuza. bazen son kullanma tarihi gelmeden sut bozuluyordu. daha dogrusu koyulasiyordu. kizim da farketmeden onu icip ishal oluyordu. biliyorsun en cok listeria salmonella falan gibi vakalar da en cok kuzey amerika'da oluyor.
 
bir de kucuk boy meyveli kutu sutler vardi kanada da. yani uht ye karsi bir tavir yoktu ama halk sutu posette tuketmeye alistigindan litrelik uht pazari olusmuyor diye tahmin etmistik.
 
ben de gunluk pastorizelerden korkuyorum ama dedigin gibi yeri gelirse baska baslikta konusuruz. zaten tercih etmeme sebebim dayanaksiz. hissiyatimdan kaynaklaniyor...

anxious
04.10.2010, 10:47
Yok canim neden kizayim yeterki bilgi paylasalim senemr.Kelebbek, bizim burda sutler 4lt yada 2lt ama kutu icinde yada plastik konteynerlarda. Ve su ana kadar aldigim sutlerin hepsi son kullanma tarihi gecse dahi bozulmadi ilginc tarafi burdaki sutler uht li degil sanirim ama dolap omru gunluk sutten uzun. yklasik 1 hafta durabiliyor acildiktan sonra???!!!iyimi kotumu bilmiyorum.. Kuzey amerika derken kitadan bahsediyorsan eger; yuzolcumu acisindan yaklasik 2 kati avrupanin. nufus olarakta eminim oyledir. oyuzden bu olaylarin olma sayisi yuzolcumu ve nufus dusunulunce belki avrupadan az bile sayilabilir..Ama arastirmadim tabi..