View Full Version: Bebeğinizin aylık gelişimi

belma
07.04.2009, 04:38
Bebeğinizin ilk 12 ayki gelişimini izlemek ve günbegün değişimlere
şahit olmak inanılmaz bir duygu! Bebeğiniz, insanlarla ve nesnelerle
ilişki kurmayı, dünyayı algılamayı, yürümeyi ve kendi kendi kendine
yeterli hale gelmeyi temel işlevler olarak bu dönemde öğrenir. İşte
size ilk 18 ayı kapsayan ayrıntılı bir kılavuz.


1. AY


Düz bir yüzeye yatırıldığında kafasını kısa süreyle kaldırabilir. Yüze odaklanabilir. Çıngırağa bir şekilde yanıt verir (ağlayarak veya sakinleşerek). Yüzünün 15 cm üzerinde yay şeklinde hareket ettirilen nesneyi orta hattın ötesine kadar takip edebilir. Ağlama dışında sesler çıkarabilir. Sizin gülüşünüze gülüşle yanıt verebilir. Kendiliğinden gülmeye başlayabilir Bebeğiniz bunlardan birini ya da daha fazlasını yapamıyorsa
doktorunuza bu konuya açmanızda fayda vardır. Genelde sonradan normale
dönüş gözleniyor. Prematüre bebeklerin bu olgunluğa normal doğanlardan
daha geç ulaştığını aklınızdan çıkarmayın.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi
Bebeğinizi başarılı bir şekilde emzirmeniz için bazı ipuçları...
Odadaki kalabalığı azaltın. Siz ve bebeğiniz bu erken dönemlerde
emzirme seanslarına konsantre olmalısınız ve mümkün olduğunca az konuk
ağırlamalısınız.

Bez değişikliği yapın. Temiz bir bez beslenme saatini daha rahat bir
hale getirir ve hemen sonra bez değiştirme ihtiyacını ortadan kaldırır.
Ancak geceleri gerekmediği sürece bez değiştirmeyin. Bu tip bir
müdahale bebeğin uykusuna dönmesini güçleştirir.

Rahat bir pozisyon bulun. Kas ve yaygın vücut ağrıları büyümekte olan
bebeği taşıyan yeni anne babalar için bir meslek hastalığı sayılabilir.
Bebeği memeyle ya da biberonla beslemeye başlamadan önce sırtınıza ve
bebeğin altında kalan kolunuzun altına yeterli destek sağlayarak
konforunuzu sağlamaya çalışın.
Bebeği rahatlatın. Bebeği çok sıkı sarmalamışsanız beslenme sırasında gevşetin.
Çığlık atan bebeği sakinleştirin. Bu şekilde bebek emme olayına
konsantre olamaz. Yumuşak bir şarkı söylemeyi ya da biraz sallamayı
deneyin. Sesiniz kötüyse bile aldırmayın!

Bebeğinize ellerinizle, gözlerinizle ve sesinizle sarılın ve okşayın.
Öğünlerin sadece bebeğinizin günlük besin ihtiyaçlarının değil aynı
zamanda anne sevgisi ihtiyacını karşıladığını da unutmayın.

Meme değiştirirken ya da biberon yarılandığında bebeğinize düzenli
geğirme molaları verin. Bebeğiniz emmeyi vaktinden önce kesiyorsa yine
geğirme molası verin. Çünkü bebeğinizin karnını dolduran yemek değil,
gaz olabilir.
Zamanla bebeğinizin emişinde değişiklikler olabilir. Önceleri 3-4
saatte bir beslenen bebek zamanla daha sık ya da daha seyrek emmek
isteyebilir. Bu sizi endişelendirmesin. Sütünüzün azaldığını ya da
bittiğini düşünmeyin. Bir kuyunun tam tersine süt rezervi düzenli
kullanılmakla kurumaz. Hatta bebeğiniz emdikçe göğsünüz süt üretir.
Bebeğinizi memenize daha sık yönelten olay büyüme veya iştah artışıdır.
İştah artışı en çok üçüncü haftada, altıncı haftada ve üçüncü ayda
görülür. Bazen daha önceden geceleri uyuyan bebek, büyümesi hızlandığı
için uyanıp emmek ister. Bu durumda, bebeğin iştahı annedeki süt
yapımını sürekli arttırarak ihtiyacını karşılayacaktır. Böyle
durumlarda sadece rahatlayın ve bebeğinizin ihtiyacına karşılık vermeye
çalışın. Bebeğin iştahını karşılamak için mama vermeye başlamayın,
çünkü birden emzirmeyi kesmeniz süt miktarını azaltır. Bu durumda
bebek, daha kolay emeceği biberona yönelir. Eğer işe geri dönmeniz
gerekiyorsa, bu bebeğinizi 8-10 saat emziremeyeceksiniz demektir. Bu
süt üretiminizi azaltır. Bunu önlemenin yolu bebek yanınızda olmadığı
zamanlarda en az 3 saatte bir sütünüzü sağmanızdır.

Bebeğinizin bakımı

Bebeğe banyo yaptırmak:
Bebek tamamen kirlenmediği sürece günlük banyo yaptırmak gerekmez. Bez
değişimi sırasında ve beslenmelerden sonra yerel temizlik yapmak zaten
onun için yeterli . Bebeğiniz banyodan hoşlanıyorsa her gün
yıkayabilirsiniz. Banyodan hoşlanmayan bebeklere haftada iki-üç kere
banyo yaptırılabilirsiniz. Günlük olarak kritik yerlerin (yüz, boyun,
kafa, popo) süngerle silinmesi banyoların arasındaki dönemlerde iyi
olur.
Banyo için günün herhangi bir saati uygun olabilir ama yatmadan önce
yaptırılan banyo bebeğin gevşemesini sağlayarak uykuya hazırlık
aşamasını oluşturur.
Öğünlerden hemen önce ve hemen sonra bebeğinize banyo yaptırmayın.
Karnı doluyken bebeğe banyo yaptırmak, kusmasına sebep olabilir. Karnı
açken de olaya katılmak istemeyebilir. Bu durumda onu rahat bırakın,
asla zorlamayın.
Taşınabilir bir küvet alın. Bebeği yıkarken çalışma alanınız sizi kısıtlamasın.
Bebeğin rahatı için özellikle ilk aylarda banyo yaptırırken tüm fanları
ve klimaları kapatın; odanın sıcak olmasını sağlayın (22-25 derece).
Bebeğinizin küvet banyosuna hazır hale gelmesi göbek kordonu
iyileştikten sonra. Bu da doğumdan 1-4 hafta sonra anl----- geliyor.
Bebeği yıkamadan önce suyun sıcaklığının uygun olmasına ve bebeğin
doğuştan gelen düşme korkusunu gidermek için onu sıkı tutmaya özen
gösterin.
Bebek küvetine 5 cm kadar su koyun ve suyun sıcaklığını dirseğinizle
kontrol edin. Küvete sabun yada banyo köpüğü koymayın bunlar
bebeğinizin cildini kurutabilir. Bebeğinizi tamamen soyduktan sonra
yavaş yavaş suya daldırın ve ürkme refleksini önlemek için onu sıkı
tutun. Nazik bir şekilde en kirli yerlerinden başlayarak bebeğinizi
bebe sabunu ile sabunlayın.
Bebeğin gözleri için ayrı steril pamuklar kullanın. Daha sonra temiz
bir yıkama beziyle bebeğinizi durulayın. Bebeği havluya sarın ve küçük
dokunuşlarla kurulayın.

Bebeğin gazını çıkarma:
Bebeğinizin meme veya biberonla süt emerken yuttuğu şey sadece süt
değil, elbette. Besleyici sıvı ile beraber hava da yutuyor ve bebek
öğününü tamamladığında bu gazdan rahatsız olabiliyor. Bu nedenle meme
emilirken her 5 dakikada bir veya biberonla beslenirken ara sıra
bebeğin gazının çıkarın. Bunun yapılması için üç yol var:
Omzunuza dayayın. Yüzü yana bakacak şekilde kucaginiza yatirin. Dik oturtun.Bunların hepsini deneyerek hangisinin en iyi yol olduğunu
bulmanız mümkün. Hafif vuruşlar veya sırtını ovalama çoğu bebeğin
gazını çıkarmak için yeterli. Ancak bazıları için daha kuvvetli
dokunuşlar gerekebiliyor.

Omzunuza dayama: Bebeği omzunuzda sıkıca tutun
ve bir elinizle poposundan kavrayarak diğer elinizle sırtına hafifçe
vurun. Bu yöntem birçok bebekte en iyi sonucu veren tutuş biçimidir.
Ancak temiz bir havlu ile omzunuzu korumayı unutmayın.

Yüzü yana bakacak şekilde kucaga yatırma:
Bebeği yüzü bir bacağınızın üstünde yana bakacak, midesi diğer
bacağınızın üstünde olacak şekilde kucağınıza yatırın. Bir elinizle
bebeği sıkıca kavrayın ve diğeri ile hafifçe sırtına vurun.

Dik oturtma: Bebeğinizi kafası öne eğik olacak
şekilde kucağınıza oturtun ve bebeği koltuk altından tutarken bir
elinizle göğüs bölgesine destek yapın. Bebeğin sırtını bu şekilde
ovalayın.

Bebeğin bezlenmesi:
Özellikle ilk aylarda bebeğiniz bez değişikliğine sık sık ihtiyaç
duyar. Hem bebeğiniz hem de sizin için angarya olsa da, en azından
öğünlerden önce ve sonra bez değiştirmenizde yarar var. Böylece
bebeğinizin pişik ve tahriş oluşumunu önleyebilirsiniz. Bebeğin bezini
değiştirmek için uyuyan bebeğinizi kaldırmanız gerekli değil ve bebek
çok ıslak ve rahatsız olmadığı sürece gece boyunca olan beslenmeler
sırasında bezi değiştirmeniz için bir sebep yok. Böyle yaptığınız
takdirde bebeğinizin uykusu bölünebilir ve bir daha uykuya dalması zor
olabilir.

Bebeğinizin bezini değiştirirken dikkat edilmesi gerekenler:
Gereken her şeyin elinizin altında bulunmasını sağlayın. (temiz bez, ıslak mendil, kurulama havlusu, temiz bir ıslak bez)
Ellerinizi bez değiştirmeye başlamadan önce yıkayın.
Bebeğinizin altına koruyucu örtü serin ve bebeğinizi altını değiştirirken hiç yalnız bırakmayın.
Bebeğin bezini çözün. Eğer dışkı varsa bu bezle temizleyin. Bebeğin ön
tarafını sıcak su veya temizleme bezi ile temizleyin, tüm kıvrımlara
ulaşmaya çalışın. Sonra bacaklarını kaldırın ve poposunu temizleyin;
kirlenmiş bezi kaydırarak bebeğin altından alın ve temiz bezi altına
koyun. Su kullanmışsanız bebeği yumuşak bir havlu ile kurulayın.
Bezleri hijyene uygun şekilde atın. Eger katı dışkı varsa bunları tuvalete atın.

Tırnak kesme:

Yeni doğan bebeğin tırnaklarını kesmek çoğu anneyi endişelendiriyor.
Ancak bebeğin kendi yüzünü çizmesi riskine karşı bunu yapmak
zorundasınız.

Bebeğinizin tırnaklarını kesmeniz en az kağıt kesmek kadar kolay,
aslında. Zor olan tırnak keserken bebeği sabit pozisyonda tutmak. Bebek
derin uyuyorsa ve bebeği uyandırmaktan çekinmiyorsanız, bebeğinizin
tırnaklarını uyku sırasında kesmeye çalışın. Bebek uyanıksa siz
tırnaklarını keserken bebeği tutan birinin olmasını sağlayın. Her zaman
yuvarlak uçlu ve bebeklere özel kesme aleti kullanın. Son seçenek
olarak kesme aleti kullanamıyorsanız, anne dişleri ile bebeğinin
tırnkalarını kesebilir.

Göbek kordonu kalıntısı bakımı:
Doğumdan birkaç gün sonra kordon kalıntısı kararır ve 7-10 gün sonra
düşer. Bölgenin hava almasını sağlayarak ve kuru olmasına dikkat ederek
iyileşmeyi hızlandırın.

Bölgenin enfeksiyon kapmasını önlemek için dikkat etmeniz gerekenler:
Bebeği bezlerken bezin ön tarafını aşağıya doğru kıvırıp bölgenin hava almasını sağlayın ve idrar ile teması önleyin.
Küvette banyo yaptırmayın ve kordon düşene kadar göbeği ıslatmayın.
Kordonu alkol ile silin. Bu kordonun temiz ve kuru kalmasını sağlar.
Göbek etrafındaki bölge kızarır veya bir sızıntı olursa doktora danışın.
İyot içeren antiseptikleri doktorunuza sorarak kullanın çünkü bu
maddelerde bulunan iyod ciltten emilerek tiroid (guatr) hormonlarını
baskılayabilir.

belma
07.04.2009, 04:39
2. AY

Gülücüğünüze gülücükle karşılık verebilir. 1.5 aylık olduğunda çıngırağa belli bir şekilde tepki gösterir. (ürkerek, susarak, ağlayarak) Ağlama dışında sesler çıkarabilir. Karnının üzerindeyken başını 45 derece yukarı kaldırabilir. Dik oturduğu zaman başını dik tutabilir. Karnının üzerindeyken kollarının yardımı ile göğsünü yerden kaldırabilir. Bir yana yuvarlanabilir. Küçük nesnelere dikkat gösterebilir. Parmaklarının ucuna oyuncak tutuşturulduğunda onu kavrayabilir. Bir nesneye uzanabilir. Agu gibi içinde sessiz harfler olan kelimeler oluşturabilir. Kendiliğinden gülmeye başlar. İki elini kavuşturabilir. Sevinç çığlıkları atabilir. Yüzünün 15 cm uzağındaki bir nesneyi 180 derece (bir yandan öbür yana) takip edebilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi
Eğer çalışmıyorsanız ve vaktiniz de varsa bebeğinizi emzirmek sizin
için bir problem değil. Ama günümüzde annelerin de bir çoğunun
çalıştığını düşünürsek bebeğin emmesi ile ilgili problemler oldukça sık
karşımıza çıkıyor. Annelerin doğumdan kısa bir süre sonra işlerine
dönmeleri bebeğin beslenmesi için sorun gibi görünebilir. İlk 6 ay
boyunca bebeğinizin saf anne sütü ile beslenmesinin önemi göz önünde
bulundurularak işe başlamadan bebeğinizi emzirdikten sonra pompa ile
göğsünüzü 10’ar dakika çekin. Biriken sütleri süt torbalarında üzerine
tarih yazarak derin dondurucuya koyun. Bu şekilde bebeğinize
sakladığınız anne sütünü 4-6 aya kadar kullanabilirsiniz. İşteyken en
az 3 saat ara ile göğsünüzü çekip sütünüzü buzdolabında
saklayabilirsiniz. Buzdolabının kapısında saklanan süt bebeğe 24 saat
boyunca rahatlıkla verilebilir. Oda ısısında anne sütü 4 saatten fazla
kalmamalı. Pompalarının üretilmesi anne sütünü kullanma açısından büyük
kolaylık sağlıyor.

Bebeği neden biberonla beslemek gerekiyor?
Bebeği küçükken işe veya okula dönmek isteyebilir.
Bebeği bir kaptan süt içene kadar(en erken sekiz veya dokuz ayda) onu emziremeyebilir.
Bebeği yanına alamadığı öğleden sonraları veya akşamları olabilir.
Acil durumlara hazırlıklı olmak isteyebilir (hastalanabilir,
bulunduğunuz bir toplantı uzayabilir, birkaç günlüğüne şehir dışına
çıkmak zorunda kalabilirsiniz).
Bebeklerinin düzenine bağlı yaşayan ve onları düzenli emzirebilen annelerin bebeğe destek besin vermeme nedenine gelince:
Bebeğin biberona bağlanmasından endişe duyulması
Göğüslerindeki süt akımını bozmama isteği
Bebek biberonu reddediyorsa ve anne bu konuda bakı yapmak istemiyorsa.
Bazı durumlarda doktorunuzun onayı ile mama veya biberon verilebilir.

Nasıl biberon verilir?
Bazı bebekler memeden biberona geçmekte zorlanıyorlar fakat çoğu anne
beşinci veya altıncı haftaya kadar biberonsuz idare edebiliyor. Bu
zamandan önceki besin desteği başarılı bir emzirme olayını engelliyor
ve bebeklerde meme ile yapay meme arasında bir karmaşa yaşanıyor.

Sıra geldi destek besine başlamaya karar verildikten sonra bunun ne
olacağı konusuna: İnek sütü küçük bebek için uygun olmadığından besin
desteği konusunda iki seçenek var: Anne sütü veya mama.

Anne sütü: Meme pompasını temin ettikten sonra
annenin tek yapacağı iş sütünü toplamaktır. Bu işlem ilk başta 45
dakika sürer. Daha sonra anne alıştıkça 15 dakikada halledilebilir.
Anne sütü bebeğiniz için en faydalı besin kaynağı. Siz yanında
olmasanız bile bebeğinizi bu eşsiz besinden mahrum bırakmayın. Anne
sütü optimum beslenmeyi ve hastalıklara karşı direnç kazanmayı
sağladığını unutmayın.

Mama: Kullanıma hazır mamalar en pahalı
olmasına rağmen çabuk hazırlanır. Karıştırılması gereken formüller ise
daha ekonomiktir ancak hazırlaması uzun sürer. Mama anne sütünden daha
az besleyici olmasına karşın besleyici özellikler taşır. Ancak
unutmayın ki “Anne sütü eşsizdir”. Anne sütü veya mama ile bebeğinize
destek vermeyi düşündüğünüzde bebeğinizden en az 4 saat ayrı
kalacaksanız. Süt biriktirmeniz gerektiğini yoksa süt kanallarının
tıkanıp süt rezervinizi azaltabileceğini aklınızdan çıkarmamalısınız.
Topladığınız sütü uygun saklama koşulunda daha sonra kullanabilirsiniz.

Ne kadar destek vermeliyim?
Meme emzirmenin en güzel tarafı bebeğinizin alacağı miktarı kendisinin
ayarlayabilmesi ve bu konuda sizin endişelenmenize gerek kalmaması
olarak gösteriliyor.
Bebeğe bakan kişiye bebek ne kadar isterse o kadar vermesini ve bebek istemediğinde vermemesini söyleyin.
Ayrıca bakıcınıza eve döndüğünüzde bebeği emzirme fırsatı
bulabileceğinizi dolayısıyla o saatlerde aşırı beslememesini
hatırlatın. Aksi takdirde hem bebeğiniz şişmanlayabilir hem de fırsat
olduğunda emzirilmesi zorlaşabilir.
Biberonu vermeden önce bebeğinizin tam acıktığından ve keyfinin yerinde olduğundan emin olun.
Anne dışındaki besleyiciler bebeği beslerken tıpkı sizin yaptığınız gibi ona sarılmalı ve onunla konuşmalı.
Biberonla siz besleyecekseniz göğüslerinizin kamuflajını ihmal etmeyin,
çünkü onları hisseden bebek anne sütünü isteyeceğini aklınızdan
çıkarmayın.
Müzik veya oyuncak gibi bir şeyle bebeğinizi oyalayın.
Bebeğiniz biberonun emziğini diliyle itiyorsa bir sonraki sefere emziği değiştirin.
Yaşam düzeniniz günde iki kere beslenme saatini kaçırmanıza neden
olacaksa, işe başlamadan en az iki hafta öncesinden her gün bir emzirme
saatinde bebeğinize meme yerine biberon verin. İkinci biberona geçmeden
önce bir hafta bu şekilde bebeğinizin alışmasını sağlayın.
Biberonu yalnızca ara sıra kullanacaksanız dışarı çıkmadan önce
bebeğinize iki göğsünüzü de emzirmeniz sızıntı ve dolgunluğu önler.
Ayrıca bebeğinizin sizin eve dönüş saatinizden hemen önce
beslenmediğinden emin olun (en az 2 saat). Böylece göğüsleriniz süt ile
dolu olduğunda eve döner dönmez emzirme fırsatınız olacaktır.

Bebek yeterli gelişme göstermediğinde biberonla beslemek:
Bazen bebek anne sütü ile yeterince gelişme gösteremediğinde mama
verilmesi önerisi ile karşı karşıya kalırsınız. O zaman anne olarak
kararsızlığa düşmeniz normal. Bir taraftan emzirmeyi keserseniz bir
daha başarılı emziremeyeceğinizi düşünebilirsiniz. Öte yandan da
doktorunuz ona mama vermeye başlamazsanız sağlık sorunları çıkacağıni
söyler. Bu durumda en iyi yöntem annenin süt üretimini azaltmadan
bebeğe mama verme tekniğini uygulatmaktır. Uygulayın, göreceksiniz
sonuç harika olacak!

Acil durumlar için yedek besin:
Bebeğin beslenmesi için biberon kullanmayı düşünmeseniz bile yeterli
miktarda anne sütünü altı biberon dolduracak kadar toplayın ve
dondurun. Hastalandığınızda veya ilaç kullandığınızda bunları
kullanabilirsiniz. Bebeğiniz biberona alışık değilse bile anne sütü
içeren biberonu mamaya kıyasla kolay kabul edeceğine emin olun.

Bebeğinizin bu ayki bakımı
Bebeği uygun ısıda tutun:
Çevrenizdeki büyükler genelde yeni annelerin bu konuda yanlış
davrandıklarını düşünürler. Ancak bunun bebeğinizle ilgilenme şeklini
değiştirmesine izin vermeyin. Büyükanneler ve büyükbabalar ne
düşünürlerse düşünsünler bebeğin iç ısısı dengelendiği sürece bebeği
çok fazla giydirmenize gerek kalmaz.

Bebeği çok fazla ya da çok az giydirmek bebeğin ısı düzenlemesini
bozacaktır. Genelde bebek için kendi sıcaklık ölçünüzü esas alın (eğer
herkes pişerken donan ve herkes donarken pişen biri değilseniz!). Ancak
bebeğin ısınıp ısınmadığını kontrol etmek için bebeğin ellerini ölçü
olarak almayın. Bebeklerin elleri ve ayakları vücudunun diğer
yerlerinden daha soğuktur. Neden mi? Çünkü dolaşım sisteminin daha tam
olgunlaşmamıştır. Bebeğiniz hapşırdığında hemen üşüdüğünü düşünmeyin;
güneş ışığına tepki veriyor ya da burnunu temizliyor olabilir.
Bebeğinizin vücudu sıcaksa az giydirmemişsiniz anl----- geliyor,
unutmayın.

Yabancılara değil bebeğinize kulak verin. Bebekler yaygara kopararak
veya ağlayarak üşüdüklerini belli ederler. Böyle bir mesaj alıyorsanız
elinizin tersi ile bebeğinizin ensesini, kollarını ve giysilerin
altında kalan bölgeyi kontrol edin. Bebeğiniz sıcaksa aç veya yorgun
olduğu için ağlıyordur. Bebeğiniz soğuksa biraz daha giydirin. Küçük
bir bebek aşırı derecede soğuksa hemen sıcak bir yere yerleştirin.
Üzerinde yeterli giysi olduğu halde soğuksa vücudu onu ısıtacak kadar
ısı üretemiyor olabilir. Onu giysinizin altına sokarak ısıtın.

Her türlü hava koşulunda ısıtılması gereken tek yer bebeğin başıdır.
Nedenine gelince: Bebeğinizin başı örtülmediğinde ısı kaybı çok fazla
olur ve çoğu bebek kafasında yeterince saç olmadığı için üşür. Küçük
bir bebek uyurken ısı kaybedeceği için fazladan ısıtmaya gerek vardır.
Derin uykudayken bu ısı üretici mekanizma yavaşlar. Dolayısıyla soğuk
havalarda bebeğinizin üzerine bir battaniye daha örtmeniz gerekir.
Geceleri soğuk havalarda odası da sıcak değilse bir uyku tulumu içinde
uyutmak faydalı olabilir. Bebeği soğuk havalarda giydirmeye gelince kat
kat giysiler daha etkilidir. Birkaç hafif kat giysi tek kalın bir giysi
tabakasından daha etkili ısınma sağlar. Çok sıcak bir yere girdiğinizde
üstteki katı çıkararak bebeğinizin ısısını ayarlayabilirsiniz.

Bebeği dışarı çıkarma:
Hastaneden eve getirirken bebeğinizi dışarı çıkarmış oluyorsunuz.
Bundan sonra da dondurucu soğuklar olmadığı sürece bebeğinizi dışarı
çıkarabilirsiniz. Önceki nesillerin doğumdan sonra bebeği 2 hafta
boyunca evden dışarı çıkarmama görüşü artık tamamen geçersiz.Hastaneden
eve gelebilecek kadar dayanıklı olan bir bebek parka veya süpermarkete
de götürülebilir. Ancak grip salgını varsa bebeğinizi dışarı
çıkarmamanızda yarar var. Unutmayın ki bebeğinizin bulaşıcı
hastalıklardan korunmanın en etkin yolu, ona bakım sağlayan insanların
ellerinin temiz olmasıdır. El yıkamaya çok özen gösterin. Bebeğinizi
dışarı çıkarırken onu uygun biçimde giydirin ve yanınıza ani hava
değişimleri için yedek giysi alın. Yağmurlu ve rüzgarlı havalarda
bebeğinizin dışarıda geçirdiği zamanı kısıtlı tutun. Yazın güneşten,
kışın da soğuktan korumak için bebeğinizin başlığını takın.

Bebeği şımartmak:
Bebeğin rahatını sağlamak en azından ilk altı ay içinde şımarmasına yol
açmaz. Yapılan çalışmalar ağladıktan sonraki ilk dakikalarda kucağa
alınan ve ihtiyaçları karşılanan bebeklerin uzun vadede daha az
ağladıklarını ve taleplerinin azaldığını, ileride şımarık değil, aksine
mutlu ve kendi kendine yeten çocuklar olduklarını gösteriyor. Ayrıca
onunla daha yakın temasa geçmiş olursunuz ki, bu da onun güven
duygusunu pekiştireceğine inanın.

Bebeği tutma korkusu:
Yeni doğan bebekler Çin seramikleri kadar kırılgan görünebilirler.
Aslında epey güçlüdürler. Kafaları yeterince iyi desteklendiği sürece
normal taşıma sırasında zarar görmezler. İlk kez bebek sahibi olan anne
babalar için bu zordur ama zamanla bebeğiniz için hangi tutuşun daha
rahat olduğunu öğreneceksiniz.

Emzik kullanımı:
Bebek her ağladığında ağzına emziği tutuşturmak oldukça kolaydır, ama
bebeğiniz ağlıyorsa emzik dışında bir ihtiyacı olabileceğini unutmayın.
Bebeğinize emzik vermeye hemen başlamamanız için birçok neden var. İşte
bazıları:
Bebeğinizi emziriyorsanız bebeğin kafasının karışmasına
(yapay meme normal bir memeden daha farklı bir hızda emilir) ve sizi
emme olayına başlayamamasına neden olur. İster meme, ister biberonla besleyin, bebeğiniz emzik emme
duygusunu tatmin edebilir ve beslenme saatlerinde emmek istemeyebilir. Yeni doğmuş bebeğinizin isteklerini dile getirmek için ağlaması daha iyidir.Bebeğin kulak bakımı:
Bebeğinizin kulaklarının dış tarafını yıkama bezi ile veya pamukla
temizleyin, fakat kulak kanalının içine parmak, pamuk, kulak temizleme
çubuğu sokmayın. Kulak doğal olarak kendini temizleyebilir ve herhangi
bir malzeme ile kiri gidermeye çalışmak kirin daha derinlere
itilmesinden başka bir fayda sağlamaz. Eğer aşırı kir birikimi varsa
bebeğinizin kulağında iltihap olabileceği anl----- gelir. Bu durumda
doktorunuzla konuşun.

belma
07.04.2009, 04:39
3. AY

Karnının üzerindeyken kafasını 45 ile 90 derece arasında yukarı kaldırabilir. Yüzüne 15 cm uzaklıktaki bir cismi başından sonuna dek takip edebilir. Yüksek sesle gülebilir. İki elini kavuşturabilir. Memnuniyet çığlıkları atabilir. Dik oturtulduğu zaman kafasını dik tutabilir. Karnının üzerindeyken kollarının yardımıyla göğsünü yerden kaldırabilir. Küçük nesnelere dikkat gösterebilir. Bir nesneye uzanabilir. Oturması için kollarından çekildiğinde kafasını kontrol edebilir. Sesin geldiği yöne dönebilir (özellikle annesinin sesine). Agu gibi sessiz harf kombinasyonları yapabilir.Bebeğiniz bu ana hedeflerden bir ya da birkaçını yapamazsa
doktorunuzla görüşün. Ender olarak bu gecikme problem olduğuna işaret
ederse de durum çoğu zaman normale dönüyor. Hemen, telaşa kapılmayın.

Bebeğinizin bu ayki beslenmesi
Küçük bir bebeğiniz varsa ve işe geri dönecekseniz önceden birçok olayı
iyice planlamanız yeterli. İşinizle emzirmeyi birlikte yürütecekseniz
şunları aklınızda tutun:

Süt rezerviniz tam dolana kadar biberona başlamayın. Erken başlamak
meme karmaşasına yol açar ve süt miktarınızı azaltır. Biberondan ziyade
kaşık veya kadeh ile anne sütünü içirmeye öncelik tanıyın. Bu şekilde
anne göğsü ve biberon arasında şaşkınlık yaşanmaz. Anne sütü ve göğsüne
bebeğin alışması da önemli bir süreçtir. Birçok kadın için bu süre altı
haftadır, ama bazı kadınlarda daha erken rayına otururken bazılarında
daha uzun zaman alabilir.
İşe geri döneceğiniz tarihten daha önce biberon vermeye başlayın. Altı
haftadan önce biberona geçmek istemeseniz de daha geçe kalmayın. Bebek
büyüdükçe onu biberona alıştırmak zorlaşır.

Anne sütü vermeyi planlıyorsanız işe dönmeden önce sütünüzü toplamak
konusunda ustalaşın. Acil durumlar için birkaç günlük süt yedeğiniz
olsun. Mama kullanmayı düşünüyorsanız bile memelerinizden pompa ile süt
sağmayı öğrenin. Böylece süt kanallarının tıkanıp sütünüzün azalmasını
önleyebilirsiniz.
Mümkünse işe dönmeden önce bebeginizin 16 haftalık olmasını bekleyin.
Genelde anne biberona ne kadar geç geçerse emzirme olayı o kadar
başarılı olur.

Kendiniz de dengeli beslenmeye özen gösterin. Sadece süt üretimi için
değil enerjinizi korumak ve moralinizi sağlam tutmak içinde buna
ihtiyacınız olacak.
Bebekle ilgilenen kişiye emzirme planınızı anlatın. Aksi takdirde eve
bebeği emzirmek için koştuğunuzda bebeğinizin doymuş olduğunu
görebilirsiniz. Bebek bakıcısına bebeğin beslenme saatleri ve
dışkılaması hakkında bilgi verin. Eve gelmenize iki saatten daha az bir
süre kaldığında bebeğinize biberon dolusu süt verilmemesi konusunda
kesin talimat verin.

Eşinizden destek alın. Ev işlerinin yükünü paylaşın.
Önceliklerinizi sıraya koyun. Her şeyi birden ve mükemmel bir şekilde
yapamazsınız. Bebeğiniz ve eşinizle ilgili ilişkilerinizi öncelikler
listesinin en üstüne yerleştirin.

Esnek olun. Sakin ve mutlu bir anne, bebeğin esenliği için yalnızca
anne sütünden oluşan diyetten daha önemlidir. Unatmayın ki, işte
çalışmanın verdiği fiziksel ve duygusal gerginlik annenin süt miktarını
engelleyebilir. Bebeğiniz yalnızca anne sütü ile gelişme gösteremiyorsa
daha sık emzirin. Bu da yeterli olmazsa mama takviyesine başvurun.
Emzirme sayınızı maksimumda tutmaya yönelik bir program yapın. İşe
gitmeden önce iki kere akşamları iki veya üç kere emzirin. İşyeriniz
evinize yakınsa öğlenleri de emzirmeye çalışın.
Bebeğinizin bakımı

Bebeği düzene alıştırma:
Bebeğinizin gerçekten iyi bir gelişim sürecinde olduğunu düşünüyorsunuz. O halde biraz daha kendinizi düşünmeye ne dersiniz?
Zaten saat başı emzirme sizi duygusal ve fiziksel açıdan yorar, meme
uçlarınız yara olur, bütün gün ve gece emerek çok zamanınızı aldığı
için bebeğinize kızabilirsiniz. Bebek için de aşırı emzirme sağlıksız
ve gereksizdir. Bebeğiniz yeterince uyuyamaz ve gelişimi de olumsuz
etkilenir. Üçüncü ayda bebeklerin çoğu belli bir düzene geçerler. Tipik
bir bebek her sabah aynı saatte uyanır, emer, kısa süre uyanık kalır,
biraz kestirir, öğle saatlerinde tekrar uyanır, emer ve öğle sonunda
uzun bir süre uyanık kalır, yine emer ve akşamüstü tekrar uyur. Ne
rahat hayat di mi? Biraz da onu kendinize uydurun, o halde. Bu uyku
düzeni sizin yatma saatinizi geçerse saat 11 civarında tekrar uyandırıp
besleyin, daha sonra bebek yaklaşık 6 saat gece uykusuna dalar.

Bazı bebeklerin daha düzensiz bir hayatı vardır. Gün içinde değişik
aralıklarla uyanıp beslenmek isteyebilirler. Kimisi ise üç ay geçtikten
sonra bile belli bir düzene göre davranmazlar. Tamamen rastgele
saatlerde beslenirler,uyurlar, banyo yaparlar. Bunları bir düzene
oturtmaya çalışın. Emzirme arasındaki süreyi uzatmaya çalışın, bebeğin
çok emmesi can sıkıntısından olabilir. Emzirmeden daha fazla zaman
arttırdığınızda hem bebeğiniz hem siz bir sürü zaman kazanmış olursunuz.
Eğer bebeğinizi belli bir programa göre büyütmek istemiyorsanız dikkat etmeniz gereken şeyler vardır:
Bazı bebekler programsızlığa tolerans göstermezler. Yemek ve uyku saati
geciktiğinde huzursuz olurlar. Eğer bebek bundan memnun değilse daha
kontrollü bir ortam sağlayın.
Belli bir program dahilinde hareket etmenin aile bağlarını
güçlendirdiği ve bebeğin esenliğini arttırdığı düşünülmektedir. Çok
küçükken bebekler programsızlıktan yakınmasalar bile büyüdükçe
ağlayarak ve huysuzluk yaparak tepki gösterirler.
Bebeğin ilk iki yılında işine geri dönen ve bebek bakıcısına belli bir
program aktaramayan annelerin bebekleri uyumlarını kolaylaştıran bir
rutine kolay geçemeyeceklerdir.
Tüm bebekler için belli bir düzenden yoksunluk gelişimlerini ve sonraki
yaşam disiplinlerini olumsuz etkiler.(okula zamanında yetişemezler,
ödevlerini bitiremezler)
Gerçekte bütün bunlar bebeğin doğal uyku ve beslenme düzenine, kişilik
yapısına göre değişir. Birisi için mükemmel olan diğerinde işe
yaramayabilir.

Bebeği yatağına yatırma:
Bebeğinizi uykuya dalmadan, henüz uyanıkken yatağına koyun ve şimdiden
kendi kendine uykuya dalmayı öğrensin ki memeden veya biberondan
kesildikten sonra uykuya dalma konusunda bir problem yaşamasın.
Biliyoruz pratikte pek kolay değil, ne diyelim haklısınız! Bebeğinize
meme ve biberondan bağımsız uykuya dalmayı öğretmek için biraz daha
büyümesini (6.ay) bekeleyebilirsiniz. Mümkün olduğu zamanlarda bebeği
uyanıkken yatağına yatırın, ancak hemen uyku öncesindeki uyanıklık
zamanını seçin. Biraz sallamak yada ninni söylemek onu uykuya
yaklaştırır ama uzatırsanız bunlarla uykuya dalmaya alışacaktır. Bebek
uykuya dalmadan sallamayı ve ninniyi bırakmalısınız.

belma
07.04.2009, 04:39
4. AY
Karnının üzerinde duruyorken başını 90 derece kaldırabilir. Yüksek sesle gülebilir. Yüzünün yaklaşık 15 cm üzerinde tutulan bir cismi 180 derecelik bir yay boyunca takip edebilir (bir taraftan diğer tarafa). Dik durumda iken başını tutabilir. Bir taraftan diğerine yuvarlanabilir. Bir üzüm kadar küçük nesnelere dikkat edebilir. Neşe ile çığlıklar atabilir. Ellerinden tutularak oturtulduğunda başını gövdesi ile aynı seviyede tutabilir. Ses yönüne (özellikle annesinin sesine) döner. Dik tutulduğunda bacakları üzerine biraz ağırlık verebilir. Desteksiz oturmaya başlayabilir. Sese doğru dönebilir.Bebeğinizin Bu Ayki Beslenmesi
Katı gıdalara geçiş:
Bebeğini katı gıdalarla beslemeye karar veren bir annenin çevreden
aldığı mesajlar çok çeşitli ve kafa karıştırıcıdır. Bir taraftan
anneniz “ben sana iki haftalıkken başlamıştım” diyecek, diğer taraftan
çocuk doktoru 5 ya da 6. aya kadar beklemeniz gerektiğini
söyleyecektir. Bir arkadaşınız ise katı gıdalara daha erken başlamanın
bebeğin geceleri rahat uyumasını sağladığını söyleyebilir. Peki ama siz
kimi dinleyeceksiniz? Aslında siz en iyisi bebeğinizi dinleyin. Katı
gıdalara ne zaman başlanacağını ondan iyi hiçkimse bilemez. Son
zamanlarda yapılan araştırmalar, bunu doğruluyor. Katı gıdalara erken
başlamanın birçok durumda fiziksel bir zararı olmadığına inanılıyor.
Ancak tıbbi araştırmalara göre, küçük bir bebeğin sindirim sistemi katı
gıdalara karşı hazırlıksız. Katı gıdalara başlanacağı zamanı seçmek
önemlidir. Katı gıdalara erken başlanması fiziksel olarak zararlı
olmasa bile, gelecekteki yeme alışkanlıklarını kötü yönde
etkileyebiliyor. Katı gıdalara hazır olmayan çocuk bunları
reddettiğinde ortaya çıkan boşa ısrar, gelecekteki yemek zamanı
kavgalarına zemin hazırlıyor. Bununla birlikte, gıdalara başlamak için
çok fazla beklemek de (9-10. ay) zorluklara yol açabiliyor.

Büyümüş bir bebek emzirilmeye ve ağız tatminine gereğinden uzun süre
alıştırılmışsa, katı gıdaların çiğnenmesi ve yutulmasını öğrenmeye
karşı çıkabilir. Bu noktada tıpkı alışkanlıklar gibi zevklerin de
değiştirilmesi zor. Unutmayın ki ağaç yaşken eğilir! Bebeğinizin katı
gıdalar dünyasına o büyük adımı atmaya hazır olduğuna karar verebilmek
için (bu sırada çoğu 4-6 aylıktır) aşağıdaki ipuçlarını arştırın ve
doktorunuza danışın:
Bebeğiniz başını dik tutabilmelidir. Süzülmüş bebek mamaları bile
bebeğiniz destekle oturur ve başını dik tutabilirken verilmelidir. Daha
koyu ve katı gıdalar için ise yardımsız oturabilene dek beklenmelidir.
Bu da çoğu kez 7. aydan sonra mümkün olur.

Dil itme refleksinin kaybolmasını bekleyin. Bu refleks yabancı
cisimlerin nefes borusuna kaçmasına karşı doğuştan gelen bir
reflekstir. Bu refleksin varlığını şöyle test edebilirsiniz: Anne sütü
ile sulandırılmış bir parça bebek pirinci gevreğini bebeğinizin ağzına
koyun. Eğer dil gıda ile beraber gerisin geri geliyorsa ve bu defalarca
tekrarlanıyorsa, refleks hala mevcuttur ve bebek kaşıkla beslenmeye
hazır değildir.
Bebek sofraya uzanmaya çalışmakta ve bunlara karşı olan ilgisini
göstermektedir. Çatalı elinizden kapan ve ekmeği tabağınızdan aşıran,
ve aldığınız her lokma ile ilgilenip heyecanını belli eden bir bebek
erişkin gıdaları için hazır olduğunu anlatmaktadır.
Bebek kaşıktan gıdayı alabilecek şekilde alt dudağını içeriye doğru çekebilmektedir.
Bununla birlikte gelişimsel olarak katı gıdalara hazır görünen bir
bebek bile beklemek zorunda kalabiliyor. Bu ailedeki alerji öyküsüden
kaynaklanıyor. Böyle ailelere, çocuklarını ilk yılın büyük kısmında
anne sütü ile beslemeleri ve daha sonra katı gıdalara dikkatli bir
şekilde geçmeleri önerilmektedir.

Bebeğinizin bu ayki bakımı

Bebeğin oturtulması:
Başını iyi tutan ve oturtulduğunda kendini bırakmayan 3-4 aylık bir
bebeğiniz oturmaya hazır anl----- geliyor. Bebeğinizi oturur duruma
getirmek yalnızca perspektifini değiştirmekle kalmaz, aynı zamanda
kaslarını güçlendirerek desteksiz oturmak için deneyim kazanmasına
yardımcı olur. Bebekler oturtulmaktan sıkıldıklarında şikayet ederek ya
da kaymaya başlayarak bunu belli etmeye çalışırlar. Oturmak, bebek için
hoş bir pozisyon degişikligi olduğu kadar, onun dünyaya daha geniş bir
açıdan bakmasını sağlar. Dik duran bir bebek her şeyi görebilir ve
yatmaya nazaran daha uzun süre keyifli saatler geçiririr.

Bebek masajı:
Hangi şekilde olursa olsun anne-bebek etkileşimi ilişkilerini
sıkılaştırıyor. Masaj işte bu etkileşimlerden biri olma özelliğini
taşıyor. Ayrıca masajın prematüre bebeklerin büyüme gelişmesi üzerinde
olumlu etkisi olduğunu biliyoruz. Normal zamanda doğan bebekler için de
masajin gelişimlerinde olumlu bir etkisi var. Eğer masaj yapmaktan
hoşlanıyorsanız yararlı olmasa bile sırf verdiği keyif için buna devam
edin. Ama eğer bu size zor geliyorsa hiç tereddüt etmeden bu konuyu
unutun. Bebeginize yaklaşmanın o kadar çok yolu var ki!

Bebek egzersizi:
Ebeveynler genelde daha beşikten itibaren çocuklarının entellektüel
eğitimine önem veriyorlar ve çoğu kez fiziksel gelişimin kendiliğinden
olacağını varsayıyorlar. Bebeğinizle oyuna ayırdığınız zamanın bir
bölümünü de egzersizlere ayırın. Bu ayda, fiziksel aktivite onu
oturtma, ellerini başının üzerine kaldırma, dizlerini dirseklerine
doğru bükme, ve kollarını bacaklarını bükmesini sağlamaktan ibaret
olabilir. Eğer onun bu oyundan zevk almasını istiyorsanız, yaptırırken
kesinlikle somurtmayın. Onunla konuşun ya da ona şarkılar söyleyin.
Bebeğiniz egzersiz sırasında gülmüyor veya tebessüm etmiyorsa, bilin ki
zevk almıyordur. Özellikle ürkmüş ya da şaşırmış olup olmadığına veya
onları huzursuz eden şeyleri yapmaya zorlanıp zorlanmadıklarına dikkat
edin.
__________________

belma
07.04.2009, 04:39
5. AY
Dik oturduğunda başını düz tutabilir. Karnının üstünde yatarken kollarından destek alarak göğsünü yerden kaldırabilir. Bir taraftan bir tarafa yuvarlanabilir. Bir üzüm kadar küçük nesnelere dikkat edebilir. Neşe ile çiığlıklar atabilir. Bir nesneye doğru uzanabilir. Parmaklarının uçlarına değdirilen bir çıngırağı kapabilir. Bacaklarının üzerine bir miktar ağırlık verebilir. Ellerinden çekilerek oturtulduğunda başını gövdesi ile aynı seviyede tutabilir. İnsan sesine doğru dönebilir. Bebeğiniz belki yardımsız olarak oturmayı da başarabilir. Agu ve benzeri sesli ve sessiz kombinasyonları çıkartabilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

Katı gıdalara başlanması:
Aynı yemek masasını paylaştığınız sürece devam edecek olan mücadele,
bebeğinize yemek yedirme mücadelesi artık başlamıştır. Ama bu, iyi
beslenmenin daha ötesinde, öğün ve ara öğünlerden oluşan sağlıklı
alışkanlıkların aşılanması sorunudur. Bebeğinizin ağzına giren lokmanın
sağlıklı olması kadar ortamın hoş ve gerilimsiz olmasına dikkat edin.
Katı gıdalara başlandığı ilk aylarda, emzirmeye ya da biberonla
beslemeye devam ettikçe, tüketilen gıdanın miktarı çok önemli değil.
Yemek yemek bu ilk aylarda yaşamsal bir işlev olmaktan çok bir deneyim
kazanmaktır, o kadar.

Açılış, ilk yemek:
İlk yemek tecrübesine hazırlanırken bazı noktalara dikkat etmeniz gerekmektedir:
Zamanlamayı doğru yapın: Eğer emziriyorsanız,
sütünüz en düşük seviyeye indiği zaman (kadınların bir çoğunda bu
öğleden sonra ya da sabahın erken saatleridir) açılışa başlayın. Eğer
bebeğiniz acıkarak uyanıyorsa ve daha dişe dokunur bir şeyler yediğinde
daha çok uyuyorsa akşam saati de iyi bir seçim. Öte yandan bebeğiniz
sabahları daha çok acıkıyorsa sabahları vermeniz çok daha doğru.
Olaya neşe katın: Bebeğiniz yorgun ve
keyifsizken onu zorlamayın. Yemek saatlerini bebeğinizin genellikle
uyanık ve keyifli olduğu saatlere getirin.
Dolu bir mide ile açılış yapmayın: Katı gıdalar vermeden önce
bebeğinizin iştahını bileyin. Az miktarda anne sütü yada mama ile onun
iştahını açarak başlayın. Bu şekilde bebeğiniz bu yeni tecrübeye
dayanamayacak kadar aç olmayacak ve karnı da tam doymadığı için arkadan
gelen gıda hoşuna gidecektir.
Zaman ayırın. Bebeği beslemeyi diğer işlerinizin arasında 5 dakikaya sığdırmaya çalışmayın. Besleme zaman alan bir işlemdir.
Ortamı hazırlayın: Kıpır kıpır bir bebeği bir yandan dizleriniz
üzerinde tutarken bir yandan da isteksiz bir ağza yabancı bir maddeyi
sokmak tam bir felaket, kabul edin! Öncelikle sağlam bir beslenme
sandalyesi ya da koltuğu hazırlayın ve ilk beslenmeden günler
öncesinden bebeğinizi buna oturtarak alışmasını sağlayın. Eğer
bebeğiniz bunun içinde dönüyor ya da kayıyorsa battaniyelerle
destekleyin. Ayrıca mama kaşığınızın uygun olup olmadığını kontrol
edin. Kaşığın küçük bir oyuğu olmasına ve bebeğin dişetlerine zarar
vermemesi için plastik ile kaplanmış olmasına dikkat edin. Son olarakda
büyük ve temizlemesi kolay bir mama önlüğü kullanın. Eğer mama önlüğü
alışkanlığını erkenden yerleştirmezseniz, bunun ileride olması çok
zordur.
Destekleyici rol oynayın: Eğer bebeğinize gösteriyi yürütmesi için bir
şans verirseniz, beslenme konusunda başarılı olma şansı artar. Hatta
daha kaşığı bebeğin ağzına götürmeden önce, masaya bir parça yiyecek
koyun ve çocuğunuzun onu incelemesine, ezmesine hatta tatmasına izin
verin. Böylelikle daha sonra kaşıkla sunacağınız şey artık tamamen
yabancı olmayacak.
Gelecek beslenmeyi cazip hale getirin: İlk sunulan öğünler esas öğünler
değildir, yalnızca sonrakiler için hazırlıktır. Bebeğinize ilk gıdayı
verirken ağzına önce çok çok küçük bir parça koyun ve onun reaksiyon
vermesini bekleyin. Eğer ilk lokma beğenilirse ağız muhtemelen
diğerleri için kendiliğinden açılacaktır. Bebek arzulu görünse bile ilk
birkaç denemede gıdaları tükürebilir. Ancak katı gıdalara hazır olan
bir bebek çok geçmeden tükürdüğünden fazlasını yutmaya başlayacaktır.
Lokmalar geri gelmeye birkaç seanstan sonra hala devam ediyorsa
bebeğiniz muhtemelen gelişimsel olarak hazır değil demektir. Bir iki
hafta bekleyip yeniden deneyin.
Gösteriyi ne zaman sonlandıracağınızı bilin: Bebeğiniz ilgisini
kaybettiği zaman asla onu zorlamayın. Somurtkanlık, çevrilen baş, sıkı
sıkıya kapatılan ağız, etrafa fırlatılan gıdalar emek keyfini bozmasın.
Bebeğiniz daha önce hoşlandığı bir gıdayı geri çeviriyorsa ya zevkleri
değişmiştir ya da keyifsizdir. Nedeni ne olursa olsun geri çevrilen bir
gıdada fazla ısrar etmeyin. Başka bir gıda deneyin, eğer yine olmazsa
bebeğiniz aç olmayabilir fazla zorlamayın.
Bebeğinize ilk verilebilecek gıdalar:
Aşağıdaki listede verdiğimiz gıdaların hemen hepsi bebekler tarafından
seviliyor. Ancak bebeğinizi tatlı meyveler ile tanıştırmadan önce
kabak, tatlı patates, yeşil fasulye, havuç ve bezelye ile tanıştırın.
Et ve tavuk ürünlerini genelde 7-8. aylarda verin. Evde hazırlanan ya
da kullanıma hazır olarak satın alınan gıdaların ilk başta çok yumuşak
kıvamlı olmasına
dikkat edin. Kıvamı altıncı-yedinci aylara kadar yumuşak tutmaya devam
edin. Bebek büyüdükçe kıvamı koyulaştırın. Bebekler genellikle ilk
başta yarım çay kaşığından daha azını alıyorlar, ama kısa zamanda 2-3
kaşık hatta daha fazlasını alır duruma geliyorlar. Gıdalar çoğu bebeğin
tercih ettiği gibi oda ısısında ya da hafifçe ısıtılmış olarak
sunulabiliyor. Bebeğinize verebileceğiniz gıdalar: Pirinç, arpa veya yulaf gevreği Kabak Tatlı patates Havuç Yeşil fasulye Bezelye Yoğurt (tatlandırılmamış) Elma püresi Muz Şeftali Armut Et ve tavuk ürünleri (daha geç)Miniğinize bal yasak: Bal hastalık
riski taşıyor. Clostridium Botulinum denen bir bakterinin sporlarını
içerebiliyor. Bu bakteri erişkinler için fazla bir zarar göstermez
ancak bebeklerde kabızlık, emmede güçsüzlük, iştah azalması ve uyuklama
gibi belirtilerin görüldüğü botilismusa neden olabiliyor. Genelde
doktorlar bal verilmesi için ilk yılın sonuna kadar beklemeyi
öneriyorlar

belma
07.04.2009, 04:39
6. AY Oturur duruma geldiğinde başını gövdesi ile aynı seviyede tutabilir. Agu ve benzeri sesli ve sessiz kombinasyonları yapabilir. Dik tutulduğunda bacakları üzerine bir miktar ağırlık verebilir. Yardımsız oturabilir. Birisine veya bir eşyaya tutunabilir. Kendi kendine kraker yiyebilir. Oyuncağını aldığınızda itiraz edebilir. Ulaşamayacağı yerde duran bir oyuncağı almaya çalışabilir. Bir elinden diğer eline bir nesneyi geçirebilir. Düşen bir nesneyi arayabilir. Bazı bebekler küçük ve zararlı nesneleri avuçları ile kavrayabilirler. Bu yüzden yakınlarındaki nesnelere dikkat edin. Ga-ga-ga-ga, ba-ba-ba-ba, ma-ma-ma-ma gibi sesli sessiz kombinasyonları yapabilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

Satın aldığınız bebek mamaları:
Günümüzde satın aldığınız bebek mamalarında genellikle eklenmiş tuz ya
da kimyasal maddeler yoktur ve şeker ya da katkı maddeleri de tek cins
gıda içeren mamalara nadiren eklenmektedir. Hazır bebek mamalarının
avantajları; kolay hazırlanmaları ve sunuma hazır olmaları,
kavanozlarda steril hazırlanmaları, kalan kısmın tekrar kapatılıp
buzdolabında saklanabilmesidir. Ayrıca bu mamalarda kullanılan sebze ve
meyveler toplanır toplanmaz pişirildikleri ve paketlendikleri için
besleyici değeri olan maddeleri büyük ölçüde korumaktadırlar. Bu
gıdalar tat ve içerik olarak güvenilir ve sağlıklıdırlar. Özellikle
inceltilmiş seçenekleri katı gıdalara ilk başlayan bebekler için iyi
bir seçenektir. Ayrıca tek çeşit gıda içerenler allerji takibinin daha
kolay yapılmasını sağlarlar. Elbette bebek gıdası diye satılan her şey
bebekler için iyi değildir. Bebeğinize hazır gıda alırken etiketleri
iyice okuyun ve şeker, tuz, modifiye edilmiş nişasta ve diğer
koyulaştırıcılar, hidrojenlendirilmiş yağ, monosodyum glutamat (MSG),
doğal koku ya da renk koruyucular içeren gıdalardan sakının. Bazı
puding ve kremalarda yumurta vardır. Eğer bebeğiniz henüz yumurta
yememişse bunlardan kaçının.

Anında kullanılmak üzere ya da kurutulmuş bebek gıdaları (mama tozları)
büyük kolaylık sağlar çünkü ağırlıkça hafiftirler ve açıldıktan sonra
dolapta saklanmaları gerekmez. Ayrıca sudan başka şeylerlede
karıştırılarak besin değerleri arttırılabilir. Ancak bazı sakıncaları
da vardır. Bazılarında bebeğinizin gereksinimi olmayan kısmen
hidrojenlenmiş bitkisel yağlar ve nişastalar bulunur. İkinci olarak
bunların besleyici değeri kavanozlanmış mamalarınkinden azdır. Son
olarak suyu çekilip sonradan tekrar sulandırdığınız bir mamanın tadı
kaçınılmaz olarak taze olandan farklı olacaktır. O halde suyu alınmış
mamalar bir seyahat sırasında büyük kolaylık sağlamakla beraber, rutin
kullanım açısından bebeğiniz için en iyisi bunlar değildir. Organik
bebek gıdaları henüz piyasada yeni ve pahalıdır ve kolaylıkla
bulunmamaktadır. Ancak bunlar son derece güvenilir ve besleyici
değerleri en iyi olandır. Ancak bunları alacak gücünüz yoksa üzülmeyin.
Diğer ticari mamalar da bebeğiniz için zararlı maddeleri içermezlerse
(MSG, renklendiriciler, kimyasal koruyucular) bebeğiniz için riskli
değillerdir.

Evde hazırlanan bebek gıdaları:
Eğer zamanınız, enerjiniz ve motivasyonunuz varsa elbetteki bebeğinizin
gıdalarını evde kendinizin hazırlamasında hiçbir sakınca yoktur. Yalnız
aşağıdaki noktalara dikkat edin: Yeni
bir gıda verecekseniz, bunu başka şeylerle karıştırmadan sade
hazırlayın ve sunun. Böylece bu yeni besine karşı herhangi bir allerji
durumu olup olmadığını kotrol edebilirsiniz. Şeker ya da tuz eklemeyin. Eğer ailenizin tümü için yemek yapıyorsanız, tuz ve şeker eklemeden bebeğinizin porsiyonunu ayırın. Ne pişirirken, ne de sofrada bebeğinizin gıdasına yağ eklemeyin. C vitaminini tahrip edebildiğinden bakır kaplarda pişirmeyin. Asitli gıdaları (domates gibi) alüminyum kaplarda pişirmeyin. Çünkü az miktarda alüminyum çözünüp gıdalara karışabilir. Sebzeleri buharda, basınç altında ya da susuz ortamda pişirin. Patatesleri kabukları ile pişirin ve kabuklarını daha sonra soyun. Asla karbonat kullanmayın. Gıdanın içindeki mineral ve vitaminleri boşaltabilir. Baklagilleri geceden ıslatmayın. Aynı gün iki dakika
kaynattıktan sonra bir saat boyunca dinlenmeye bırakın ve aynı suda
pişirin.Bebeğinize katı gıdalara başlanmasından sonraki ilk birkaç
hafta veya bebek en az altı aylık olana kadar, sunduğunuz gıda iyice
püre haline getirilmiş, suyu sıkılmış ya da elekten geçirilmiş olmalıdır

belma
07.04.2009, 04:40
7. AY Yardımsız olarak oturabilir Kendi kendine kraker yiyebilir. Dik tutulduğunda bacakları üzerine ağırlık verebilir. Oyuncağını aldığınızda itiraz edebilir. Ulaşamayacağı bir yerdeki oyuncağı alabilmek için çabalayabilir. Bir elinden diğerine bir nesneyi geçirebilir. Düşen bir nesneyi arayabilir. İnsan sesine doğru dönebilir. Ga –ga-ga-ga, ma-ma-ma-ma, da-da-da-, ba-ba-ba gibi sesli sessiz kombinasyonları mırıldanabilir. Birisine yada bir eşyaya tutunarak ayakta durabilir. Oturur duramdan ayakta durur duruma kendini çekebilir. Yüzükoyun yatarken oturur duruma geçebilir. Eşyalara doğru yürümeye çalışabilir. Anlamını bilmeksizin anne ve baba diyebilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

Yumuşak gıdalardan daha katı gıdalara geçilmesi:
Bebeğinizi katı gıdalar ile tanıştırmak için en uygun zaman 3-6 ay
arasındaki dönemdir. Bu aylarda bebeğinizin meme ve biberonla
beslendiği bir öğünden sonra bile doymadığını fark edebilir, öğün
sayısını artırmanız gerekebilir. Bu durumda katı gıdalara geçmenin
vakti gelmiş demektir. Bu aylarda (3-6 ay), bebeğinizi katı gıdalara
alıştırmaya başladıktan sonra bebeğin gıdalarının kıvamını gitgide
koyulaştıracaksınız.

Bebeğiniz katı gıdalara geçerken şu ana kadar hiçbir sorunla
karşılaşmasanız bile, önünüzde aşılması gereken yeni bir engel var:
Yumuşak gıdalardan daha katı gıdalara geçilmesi. Yedinci aya
geldiğinizde sıkılmış sulu gıdalara göre biraz daha dişe dokunur
kıvamda olan ezilmiş ya da kaba püre halindeki gıdalar bebeğin damağına
daha uygundur. Piyasada bulunan hazır mamaları kullanabileceğiniz gibi,
ailenize sunduğunuz yemeği tuz ve şeker eklenmemiş olmak koşulu ile
bebeğinize de yedirebilirsiniz. Ezilmiş süzme tuzsuz peynir,
rendelenmiş elma ya da armut, kaynatılıp ezilmiş ya da kaba püre haline
getirilmiş meyve (elma, kayısı, şeftali, erik), sebze (havuç, tatlı
patates, karnıbahar, kabak), bu dönemde verilebilir gıdalar arasındadır.

Yedinci ayda ek olarak et ya da derisi alınmış tavuk etini püre yaparak
ya da çok küçük doğrayarak bebeğinize vermeye başlayabilirsiniz. Çok
küçük parçalar halinde yumuşak balık eti verebilirsiniz. Doktorunuzdan
onay aldıktan sonra yumurta sarısına başlayabilirsiniz (son derece
allerjik olan yumurta akı için muhtemelen biraz daha beklemeniz
gerekecektir). Yumurta sarısını katı halde pişirdikten sonra, ezerek ya
da yağda pişirerek verebilirsiniz. Bununla beraber aynı öğünde demir
emilimini kolaylaştırması için C vitamini içeren bir gıda daha sunun.
Bazı bebekler yedi aylıkken ekmek ve bisküvi de alabilirler. Boğazına
kaçma tehlikesini önlemek için ekmeğin sert kabuğunu alıp içini
verebilirsiniz. Kepek ekmeği tercih edin çünkü beyaz ekmek ıslandığında
hamurlaşarak bebeğin boğazına kaçabilir. Ekmeği ve bisküvileri yalnızca
bebeğiniz oturur durumda iken ve sizin gözetiminiz altında verin.
Aşağıdaki katı gıdalar listesine bir göz atın:

4-6. aylar:
Yumuşak, topaksız, yarı sıvı püreler verin.
Pirinçunu muhallebisi: Kaynamış su, anne sütü, ya da hazır mama ile karıştırarak.
Havuç püresi: Soyulup haşlanan havuçlar püre haline getirilir.
Meyve püresi: Elma ya da yumuşak olgun armut ezilerek yapılır.
Patates püresi: Haşlanan patatesler hafif sulandırılarak iyice ezilir.
Verebileceğiniz diğer uygun besinler: Kabak, karnabahar, bezelye ve iyi pişmiş taze fasulye.
6-8. aylar:
Besinler ince ince kıyılır ya da rendelenir, sıvı ya da yoğurtla
sulandırılır. Artık eline geveleyebileceği çubuk biçiminde çiğ sebzeler
de verebilirsiniz. Meyve ve sebzeleri özenle soyduktan sonra, sap ve
çekirdekleri çıkarın, daha sonra püre veya rende yapın. Balıkların ise
derilerini aldıktan sonra ızgara ya da haşlama yapın. İnce ince
kıydıktan sonra bebeğinize verin. Bebeğinize şekerli bisküvileri, kek,
krema, pasta ve kızartmaları vermemelisiniz.
Peynir ya da muzu değişik şekilerde kesip bebeğinizin eline tutuşturabilirsiniz.
Ekmeğin yumuşak kısmını yine bebeğinizin eline verebilirsiniz.
Haşlanıp ezilmiş meyvelerle yoğurdu karıştırıp bebeğinize değişik tatlar sunabilirsiniz.
Haşlanmış yumurta sarısını ezip bebeğinize verebilirsiniz.
Kıyılmış tavuğun içine biraz da pişmiş domates karıştırarak bebeğinize verebilirsiniz

belma
07.04.2009, 04:40
8. AY Ayakta tutulduğu zaman ayaklarının üzerine bir miktar ağırlık veriyor olmalıdır. Bir kraker parçasını kendi başına yiyebiliyor olmalıdır. Bir küpü ya da başka bir nesneyi bir elinden öbür eline geçirebilmesi lazımdır. Bir oyuncağı arayıp bulmalı ve avucunun içine almalıdır. Duyduğu bir sese doğru dönebilmelidir. Artık bebeğiniz bir yere veya bir kişiye tutunarak ayakta durabilir. Oyuncağını vermemek için direnir. Ulaşamayacağı bir oyuncağı almak için çabalar. Ce-e oynayabilir. Karnının üstünde yatarken oturur duruma geçebilir. Baş parmağı
ile işaret parmağını kullanarak küçük nesneleri parmaklarının arasında
tutabilir. Bebeğiniz biraz erken olmakla beraber oturur durumda iken kendini itip ayakta durur pozisyona gelebilir. Yarı anlaşılır bir şekilde anne-baba diyebilir. Hatta bebeğiniz güle güle oyunu oynayabilir ya da giden birisine baş baş yapabilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

Parmak besinlere geçiş:
Çoğu bebekler yedi aylık olduklarında, bazen daha da önce parmak
besinlerini yemeğe hem istekli hem de yetenekli duruma gelirler (artık
parmakları ile nesneleri kavrama yetenekleri gelişir). Bu geçiş genelde
birdenbire olur. Bebekler ağızlarının içine birilerinden bağımsız besin
götürebileceklerini keşfettikleri zaman, ağızlarının içine ustaca
sokabilecekleri besinlerin sayısı süratle artar. Önceleri birçok bebek
ekmek parçasını yumruğu içine alarak kemirir. Parmaklarını tam
kullanamadığı için ekmek onun en rahat tutabileceği besindir. Avuç
içinde kalan son besin parçasını yemek biraz sorun yaratabilir ve bu
durumu ağlayarak protesto edebilir veya bunu avucundan yere bırakıp
yenisini isteyebilir. Başparmak ile işaret parmağı arasında bir cisme
pozisyon verip tutmak çoğu bebekte tam olarak dokuz ile onikinci aylar
arasında gelişir. Ancak bazıları bu beceriyi daha önce kazanır ve
besinleri ağzına götürmekte daha erken davranır. Bu beceri kazanılır
kazanılmaz bebeğiniz bozuk para ya da bezelye, fındık gibi küçük
nesneleri ağzına götürebilir ve bunlar nefes borusuna kaçabilir.

Parmak besinlerini idare etmeyi öğrenmek genelde yemek masasında özgür
kalmak yolunda ilk atılmış adımdır. İlk parmak besini olmayı hak edecek
besinler arasında bebeğin dişetleri arasında dolaştırılıp yutulabilir
hale getireceği veya ağız içinde çiğnemeye gerek kalmadan dağılabilen
besinler yer alırlar. Bu besinler büyük çoğunlukla çiğnenebilir
parçalar halinde kesilmiş olmalıdırlar. İyi şeçimler arasında saf
buğdaydan yapılmış ekmekler veya tostlar, küçük peynir çubukları,
yumuşak muz, armut, şeftali ve kayısı parçaları, yumuşak pişirilmiş
havuç, patates, brokoli, yumuşak köfteler sayılabilir. Parmak
besinlerini vermek için kırılmayan bir tabak üzerinde veya bebeğin
beslenme masasının üstüne dört beş parça serpiştirin ve bebek yedikçe
yerlerine yenisini koyun. Diğer yemeklerde olduğu gibi parmak besinleri
yalnızca oturan bebeğe verilmelidir. Emekleyen ya da yürüyen bir
bebeğin eline verilmemelidir. Nefes borusuna kaçma tehlikesinden dolayı
bebeğinize ağzında erimeyecek dişetleri ile çiğneyemeyeceği veya
kolayca nefes borusuna kaçabilecek patlamış mısır, fındık, bezelye,
sert et parçaları verilmemelidir.

Bebeğin azı dişleri en erken ilk bir yılın sonlarına doğru çıkmaya
başlar. Daha önce çıkanlar ısırmak içindir ve çiğnemeye bir katkıları
yoktur. Bu nedenle bebeğe gerçek çiğneme gerektiren besinler bu
zamandan sonra verilmelidir. bunların arasında çiğ elma, diğer sert
lifli çiğ sebze ve meyvalar sayılabilir. Yapısı ne olursa olsun bazı
besinleri çocuğunuza ne şimdi ne de sonra hiç vermemeniz gerekir.
Hiçbir besleyici değeri olmayan abur cubur yiyecekler, ilave şeker ve
tuz ile hazırlanmış besinler bunlar arasında sayılabilir.

belma
07.04.2009, 04:40
9. AY

Uzaktaki bir oyuncağı yakalamaya çalışabilir.Düşen nesneleri takip edebilir.Oturur pozisyonda ayağa kalkabilir.Yüzüstü pozisyonda oturur duruma geçebilir.Oyuncağını kimseye kaptırmaz.Birisine veya bir şeye tutunarak ayağa kalkar ve durur.Başparmağı ve herhangi bir parmağı ile nesneleri tutabilir.Anne baba der.El oyunları oynayabilir ve el sallayabilir.Mobilyalara tutunarak yürüyebilir.Fincandan ya da bardaktan tek başına su içebilir.Hatta bebeğiniz anne baba dışında bir iki kelimede söyleyebilir.Tek başına ayakta bile durabilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

İyi yemek alışkanlığının kazandırılması:
Bütün çocuklar abur cuburlara meyilli olarak doğmazlar. Çocuk dünyaya
hiçbir tadı bilmeden gelir ve öğrenilen tatlar bizim onu
tanıştırdığımız gıdalara bağlıdır. Ve çocuğumuzun nasıl besleneceği
tamamen bizim onun önüne koyduğumuz yiyeceklerle bağlantılıdır. Eğer
ileride çocuğunuzun yeme alışkanlığından şikayet etmek istemiyorsanız
başlangıçtan itibaren ona doğru besinler sunun.
Beyaz un ile hazırlanmış yiyecekleri göz önünden kaldırın. Bu size
şimdiye kadar okuduğunuz diyet listelerini hatırlatmış olabilir fakat
bu zayıflamaktan çok sağlıklı beslenmenin bir koşuludur. Ekmeğinizi
mümkün olduğunca kepek ve çavdar olarak tercih edin.

Bebeğinizi henüz tatlı ile tanıştırmayın. Tatlı besinleri ne kadar geç
verseniz o kadar iyi olur. Bebeğinizin köy peyniri veya sade yoğurdu
muzla karıştırmadan yemeyeceğini düşünmeyin. Bebeklerin hiçbir şeye
alışkın olmayan tat duyuları, bu tadları öğrenmekle kalmaz, sevmeyi de
başarır. Meyveyi olmazsa olmaz yapmayın ve önce tatlı olmayan bir şey
yedikten sonra verin. Genelde sebzelere daha önce başlayın.

Bebeğe şeker vermeyin. Bebeğin diyetine şeker sokmamak, az miktarda
şekeri denemekten daha kolaydır. Eğer başlangıçta şeker ile
tatlandırılmış gıdalar verirseniz, daha sonra kısıtlamak zor, hatta
imkansız olacaktır. Bu tür yiyecekleri bebeğinize özel durumlarda ve
sadece bir adet verin.
Hiçbir dişi olmayan bebeğin bile dişetini kaşımak için bir şeylere
ihtiyacı vardır. Artık süzülmüş yiyecekler geçmişte kalmalı ve parmak
yiyecekler, taneli yiyecekler diyette yerini almalıdır. Uzun süre
süzülmüş yiyeceklerle beslenen bebekler çiğneme konusunda oldukça
tembelleşirler. Bu durum ileride yeterli beslenmeyi ciddi şekilde
etkiler.

Sütün içine bir şey katmadan verin. Doktorunuz inek sütüne izin
verdikten sonra (bu genelde dokuz ay ve sonrasında olur) bunu az
miktarda ve içine bir şey katmadan yapın. Çikolatalı süt sadece çok
şeker içermekle kalmaz, sütteki kalsiyum emilimini de azaltır. Ayrıca
sütün tadını gizlice değiştirdiğinizde (sadece su koysanız bile)
bebeğin katışıksız gerçek süt için tat alma duyusunu bozabilirsiniz.

Tuz vermeyin. Bebeklerin yiyeceklerin içinde doğal olarak bulunan tuz
dışında tuza ihtiyacı yoktur. Bebek için hazırladığınız gıdalara tuz
koymayın ve tuz içeriği yüksek yiyeceklerden kaçının, çünkü bebeğinize
sağlıksız bir beslenme zevki kazandırmış olursunuz.

Bebeğinizin diyetini değişik şeylerle hazırlayın. Alışık olmadığı
şeyler verdiğinizde burun kıvırması süpriz değildir. Çoğu zaman aileler
her kahvaltıda aynı şeyi, her öğlen ve akşam aynı mamaları verirler.
Bebeğinizi beslerken tabii ki tavsiye edilen gıda formları dışına
çıkmadan değişiklikler yapın. Farklı süt ürünleri, peynir çeşitleri,
sebzeler, ve meyveler deneyerek bebeğinize daha geniş bir damak tadı
kazandırabilirsiniz.

Beynini yıkayın. Evde iyi beslenmeyi uygulamakla kalmayıp telkin de
edin. Çok küçük çocuklar bile şekerin kötü, beyaz ekmeğin sağlıksız
olduğunu öğrenebilir.
Ayrıcalıklar yapın. Eğer abur cubur tamamen yasaklanırsa bebeğiniz
onları daha şiddetli ister. Kesin yasaklamalar yerine, bebeğiniz özel
durumları anlayacak yaşa geldiğinde bu tür yiyeceklerden arada az
miktarda verin. Eğer çocuğunuzun tat duyusunu uygun şekilde
geliştirdiyseniz bebeğiniz bunları zaten beğenmeyecektir.

Kendiniz de yapın. Eğer siz kendiniz uygulamazsanız, yukarıdaki
girişimler başarısız olabilir. Sağlıklı beslenme tüm aileniz için
gereklidir.
Suçluluk duygusuna kapılmayın. Anneler genelde bebeklerini çocukluk
çağının tatlılarından mahrum etmek istemezler ve buna dayanamazlar.
Kendinizi bu şekilde düşünüyorken bulursanız iki noktayı düşünün.
Birincisi bir bebek neler kaçırdığının farkında değildir. İkincisi ise
onun tüm hayatında sağlılklı olması adına bir adım atıyorsunuz ve bu
ona verebileceğiniz en iyi hediyedir

belma
07.04.2009, 04:40
10. AY
Birisine ya da bir şeye tutunarak ayakta durabilir.Oturur durumdayken kalkabilir.Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyar.Rastgele anne-baba diyebilir.Yüzüstü yatarken oturur duruma geçer.Oyun için el çırpabilir ve el sallayabilir.Küçük objeleri baş parmak ve diğer parmakları kullanarak kaldırabilir.Eşyalara tutunarak yürüyebilir.“Hayır” kelimesini anlayabilir fakat buna nadiren uyar.Bir an için destek almadan ayakta durabilir.Anne ve baba kelimelerini bilinçli olarak söyleyebilir.İsteklerini ağlamadan da belli edebilir.Bir fincandan tek başına su içebilir.Anlaşılmaz garip bir dil kullanarak konuşabilir.Bir iki adım atabilir ve hatta biraz erkenci davranıp yürüyebilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

Kötü yemek yeme alışkanlıkları:
10 aylık bir bebekle yemek yemek, hemen hemen herkesin iştahını
kaçırabilecek bir olaydır. Bu yaştaki yemeğin içinde oyun daha ağır
basar. Dolayısıyla bebeğin midesine giden yemekten fazlası üstünde
başında kalır. Yemek saatleri artık bebeğiniz için sadece besin almak
değil aynı zamanda keşfetmek ve yeni şeyleri öğrenmek demektir. Yemek
bebeğin dokunma hissi, sıcaklık hissi, sebep sonuç ilşkisi
geliştirmesini sağlar. Patatesleri masada ezmek, yoğurdu avuçlamak,
muzu üzerine sürmek sizin için ne kadar iğrenç olursa olsun yeni
deneyimler demektir. Bebeğiniz yemeklerin cazip fiziksel özelliklerini
öğrenene değin kağıt havlu ve elinizde bezlerle gezmeye hazırlıklı
olun. Ancak bu sadece durup güleceğiniz bir durum değildir ve hiçbir
şey yapmayacağınız anl----- gelmez. İleride uyacağı sofra kurallarına
onu hazırlayabilirsiniz. İşte dikkat etmeniz gereken noktalar:
Örtü kullanmak: mümkün olan tüm korunma yöntemlerini kullanın. Örneğin
yemek yenen yerin altına gazete serin, sonra atarsınız. Bebeğinize
önlük giydirin, yalnız kendini rahat hissedeceği bir önlük olmalı.
Kollarını dirseklerine kadar sıyırın.

İstenmeyen hareketlere engel olmak: Bebeğinizin kendince yaptığı
denemelere engel olmak istemezsiniz, ama onun etrafı pisletmesine de
içiniz elvermez. Dökmeleri en aza indirmek için onun yemeğini derin bir
kasenin içinden verin. Bebeğinize verdiğiniz bardağın içini az doldurun
ve içmediği anlarda bardağı ondan uzak tutun. Bir defada birden fazla
çeşit vermeye çok meraklı olmayın çünkü bebekler çok fazla seçenekten
bunalabilir ve bunu yemeklerle oyun oynayarak gösterebilir. Bebeğinize
yemek verdiğiniz tüm malzemeleri kırılmaz materyallerden seçin.

Sakin davranın. Çoktan öğrendiğiniz gibi bebekler doğuştan
oyuncudurlar, çünkü onlar oynayarak öğrenirler. Eğer masada
yaptıklarına gülerseniz, onu daha fazlasını yapmaya
cesaretlendirirsiniz. Aynı zamanda eleştiriyi de pek sevmezler. “Dur,
yapma” gibi sözler onların hareketlerini kontrol etmeye pek yaramaz,
hatta arttırmalarına sebep olur. En iyi politika yorum yapmamaktır.
Tabii eğer bebeğiniz kaşık ile birkaç düzgün lokma alırsa onu
cesaretlendirin. Böyle düzgün hareketlerin işe yaradığını bilmesini
sağlayın.

Kaşığa alıştırmak. Havada sallamaktan başka bir şey yapmasa da, yemek
yemek için diğer elini kullansa da, sürekli olarak kaşığı eline verin.
Sakın düşmanca bir tavır almayın. Umutsuz anneler bazı umutsuz
davranışlara başvururlar. Yemek yeme ve oyun oynama yetkisini tamamen
bebeklerin elinden alırlar. Bu hareket daha temiz yemekleri sağlar.
Fakat aynı zamanda bebeğinizin kendini beslemesini öğrenmesini ve sofra
kurallarını öğrenmesini geciktirir. Ayrıca sürekli her şeyde kontrolün
annenin elinde olması kendine güvensiz çocukların temelinde yatan
nedendir.

İyi bir örnek olun. Bebeğinize doğru hareketleri öğreten ne dersler ne
de uyarılardır. Bunun en iyi yolu sizi izlemesidir. Eğer siz masada
elinizle yer, ağzınız dolu iken konuşur ve ağzınız açık olarak
çiğnerseniz bebeğiniz sizin umduğunuzdan çok farklı alışkanlıklar
kazanır.

Ne zaman ateşkes ilan edeceğinizi bilmelisiniz. Bebeğin yemekle
oynamaya harcadığı vakit yemeği yemeği harcadığı vakti geçiyorsa,
yemeği bitirmenin vakti gelmiştir. Masayı temizleyin ve bebeği masadan
kaldırın. Eğer bebek bu durumu protesto ederse bir oyuncak ya da oyunla
dikkatini dağıtın.
Onuncu aya geldiğinizde evde yenen hemen her şeyi bebeğiniz de
yiyebilir. Yalnız pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkat edin.
Yine haşlanmış ve ayıklanmış sebzeleri gevelemesi için eline
verebilirsiniz. Et ve balıkları deri ve yağından ayırdıktan sonra küçük
lokmalara ayırarak servis edin. Bebeğinize yağlı, tuzlu, baharatlı
yiyecekler vermekten kaçınmalısınız.

Anne sütünü kesmeyi düşünüyorsanız, lütfen okuyun!
Bebeğinizi ne kadar emzireceğinize karar verirken birçok kişisel
faktörle birlikte bilimsel bazı verileri de göz önünde
bulundurmalısınız. Yenidoğanlar birkaç hafta ile sınırlı bile olsa
emzirilmekten çok fayda görürler. Çünkü bu dönemde, bebekler
hastalıklarla savaşmak için gerekli antikorları yeni kazanmaya
başlarlar. Ve bu dönemde mikroplarla mücadele için annenin sütünden
faydalanırlar. Böylece daha az hastalık ve allerji ve daha iyi gelişim
sağlarlar. Bebek 4 aylıkken katı mamalara geçmeye başlamak mümkündür.
Ancak sadece meme ile beslenen bebekler 6 ay boyunca ek gıdaya
başlamadan yalnız anne sütü almaya devam edebilirler. İlk 6 aydan
sonra, bebek için hala ana besin kaynağı olarak anne sütü devam
edebilir (anne sütü almayanlar için mama). Fakat buna destek olarak
katı besinlere de başlamak gerekir. Bilim adamları, ilk yaşın sonuna
doğru anne sütünün protein, çinko, bakır, potasyum içeriğinin yeterli
olmadığını söylemektedirler. Bebek ikinci yıl artık inek sütündeki
besin maddelerine ihtiyaç duyar. Halen bebeğini emziren anneler bundan
zevk duyabilirler ama unutulmamalıdır ki anne sütü bu zamandan sonra
bebeğinize ana besin kaynağı olarak yetmemektedir. İlk bir seneden
sonra hatta ikinci ve üçüncü yıllarda da çocuğun emzirilmeye devam
edilmesinin duygusal gelişime etkisi henüz tamamen kanıtlanamamıştır.
Fakat şu görülüyor ki uzun süre emzirme veya biberon kullanımı diş
çürüklerine sebep olmaktadır. İlk yılın sonunda emzirmeye ya da
biberona ağırlıklı olarak devam etmenin bir başka riski daha vardır. Bu
da yatarak emmekten kaynaklanan artmış orta kulak enfeksiyon riski.

belma
07.04.2009, 04:40
11. AY
Küçük bir nesneyi baş ve diğer parmaklarının herhangi bir yerini kullanarak kaldırabilir.“Hayır” kelimesini anlamalıdır, fakat her zaman buna uymaz.El çırpma ya da el sallama oyunu oynayabilir.Eşyalara tutunarak yürüyebilir.Anlık ya da daha uzun süre ayakta desteksiz durabilir hatta birkaç adım atabilir.Anne, baba hatta başka birkaç kelimeyi daha anlamını bilmeden söyleyebilir.Artık isteklerini ağlamadan da gösterebilir.Kendi başına bir fincan su içebilir.Kendince anlaşılmaz bir dilde sözler söyleyebilir.Hatta bebeğiniz iyi yürüyebilir.Bebeğin bu ayki beslenmesi

Bebeğinizi memeden kesmek:
Bebeğinizi memeden kesmek diğer tüm bakımlar gibi gözünüzde
büyüyebilir, ama aslında bu işleme çoktan katı gıda ve ek besinlere
geçiş döneminde başladınız. Memeden kesmek iki şekilde mümkün olur:

Bebeği memeniz dışında başka bir kaynaktan süt ya da mama almaya alıştırmak:
Memeden emmeye devam eden bir bebeği birden sütü bıraktırıp bardak ya
da biberona alıştıramazsınız. Dolayısıyla tamamen sütten kesmeyi
planladığınızda çalışmalara çok önce başlamalısınız. Bazı durumlarda
bebeğin sizden kopmasını sağlamak için özellikle fazla vaktiniz yoksa
bir emzirmeyi atlayıp bebeği aç bırakmanız gerekebilir. Bu işlemi üç
dört gün tekrarlarsınız ve sadece alternatif olarak seçtiğiniz beslenme
türünü ona sunarsınız. İnatçı bebekler değişimi başlangıçta
kabullenmekte zorlanabilir, fakat hepsi sonunda alışır. İlk 6 aydan
önce bardak ya da biberonla kendi sütünüzü ona sunabilir, ya da mama
veya süt verebilirsiniz. Bu zamandan sonra bebeğinize sulandırılmış
inek sütü, meyve suyu da verebilirsiniz. Bu besinleri babasının elinden
de almaya başladığı zaman artık bebek beslenme dönemine geçiş için
uygun zamandadır.

Emzirmeyi azaltmak: Sigara tiryakilerinin
sigarayı, çikolata tiryakilerinin çikolatayı bırakması için birdenbire
bırakmak en iyi yoldur. Fakat bebeğin memeyi bırakması böyle olmaz. Bu
olay bebek için hem fiziksel hem de duygusal olarak son derece
travmatiktir. Eğer memeden kesmek çok ani yapılırsa bu anne için de
problem yaratır. Örneğin, sızıntı, memelerde şişme, süt kanallarında
tıkanma ve enfeksiyon. Araya bir hastalık ya da önemli bir olay
girmedikçe bu işi aniden yapmayın. Hedeflediğiniz kesin meme kesme
tarihinden en az bir kaç hafta önce bu işe yavaş yavaş başlayın. Eğer
çocuğunuzun hayatında önemli bir olay olacaksa (taşınmak, annenin işe
başlaması, yeni bir bakıcı gibi) bu işi bir süre erteleyin. En iyi
azaltma politikası her seferinde emzirme sayısını bir adet azalmaktır.
Örneğin emzirme sayısını bir azaltıp birkaç hafta bekleyin. Hem
göğüslerinize hem bebeğinize bu yeni sisteme alışması için zaman
tanıyın. Sonra bir tane daha azaltın. 6 aydan küçük bebekler gıda için
büyük çoğunlukla anne sütüne bağlıdır. Bu bebeklerde kestiğiniz her
emzirmenin yerine mama koymalısınız. Daha büyük bebekler için bunun
yerini kahvaltı ya da yemek alabilir. Eğer bebeğinizi biraz düzensiz
olarak onun istediği saatlerde emziriyorsanız, emzirmeden kesmeyi
düşünmeden önce meme saatlerini biraz düzene sokmanız gerekebilir.
Annenin programı ne olursa olsun, sabah erken ve gece geç emzirme en
rahat emzirme saatleridir. Bu nedenle bunlar en son bırakılanlar olur.
Anlık hastalıklar, ağrılı diş çıkarma dönemleri veya taşınma ya da
tatil gibi çevre değişiklikleri bebeğin geri gitmesine neden olabilir
ve bebeğiniz daha da çok emmek isteyebilir. Anlayışlı olun ve fazla
üzülmeyin. Çünkü bu tip gerileme geçici olacaktır. Bebeğin hayatı
normale döndüğü anda çalışmalarınıza devam edebilirsiniz. Unutmayın ki,
emzirmek bebek ile aranızdaki ilişkilerden yalnızca birisidir.
Emzirmeyi bırakmak aranızdaki sevgiyi azaltmayacaktır. Hatta bundan
sonra bebeğinizle daha aktif oyunlar oynayarak onun gelişimini
sağlayabileceksiniz. Memeden kesilen bebek ilk zamanlarda farklı
rahatlama yollarına başvurabilir. Örneğin başparmağını veya başka bir
objeyi emebilir. Bu davranışlar normal ve sağlıklıdır.

belma
07.04.2009, 04:41
12+ AY
Eşyalara tutunarak ya da tutunmadan yürüyebilir.El çırpma oyunu oynayabilir ya da el sallayabilir.Bir bardaktan kendi başına bir şeyler içebilir.Ayakta destekli ya da desteksiz durabilir.Anne baba diyebilir, hatta birkaç kelime daha söyleyebilir.Kendince garip bir dilde konuşabilir.Top oynayabilir, topu size geri yuvarlar.İşaretler olmadan oluşan sözlü emirleri anlayıp, uyabilir.Bebeğinizin bu ayki beslenmesi

En uygun bebek diyeti:
Ailenin diğer üyelerinin sağlıklı beslenmesi ile bebeğinizin sağlıklı
baslenmesi için geçerli kurallar hemen hemen aynıdır. Bebeğinizin ilk
yaşından sonraki diyetinde şunlara dikkat ediniz.
Bebeğinizin sınırlı bir kapasite ve doyma noktaları vardır. Bu nedenle
vereceğiniz her lokmanın onun için besleyici olmasına ve boşa yer
kaplamamasına özen gösterin.
Her kalori eşit değildir. Bir çikolata parçasındaki 100 kalori bir muzdaki 100 kaloriye eşit değildir.
Öğün atlamak risklidir. Bu bebeğin ihtiyacı olan besin alımını azaltır.
Düzgün aralıklarla yemek yememek, çocuğun günlük enerjisini azaltacağı
için onu sinirli ve huysuz yapar. Bunun nedeni düşmüş kan şekeridir.
Kilo sorunu genelde çocuklukta başlar. Eğer bir bebek istenmeyen
kilolar alıyorsa bunun çözümü diyet yaptırmak değildir. Besin seçimine
dikkat etmek önemlidir. Kalorisi az ama besin değeri yüksek olan
besinler iyidir (meyve, sebze, tahıl ürünleri).
Karbonhidratlar kompleks bir konudur. Karbonhidratlar, şeker ve nişasta
bebeklerin favori besinleridir. Çoğu bebek balık ve eti geri
çevirirken, karbonhidratlı besinlerden vazgeçemez. Karbonhidratlar
basit ve kompleks olmak üzere ikiye ayrılırlar. Kompleks
karbonhidratlar kalorinin yanında vitamin, mineral, protein ve lif de
sağlarlar (tahıl ekmekleri, fasulye, bezelye, meyve sebze). Basit
olanlar ise basit şeker ve bal olarak bilinir ve kalori dışında çok az
şeye sahiptirler.
Şeker sadece problemdir. Kaloriden başka hiçbir şey sağlamaz, çocuğu
doyurur ve başka besinler için yer bırakmaz. Ayrıca şeker bakterilerin
üremesi için zemin hazırlar ve diş çürüklerine yol açar. Şekerleri
bebeğinizden uzak tutun. Şeker olmaması demek tatlı yok demek değildir.
Bebeğinize kek ve kurabiyelerden verebilirsiniz.
Besinleri sunarken nereden geldiklerini gözardı etmeyin. Doğal bir
yiyeceğin sahip olacağı besin değeri de doğaldır. Katılan kimyasal
maddeler bazı yiyecekleri çok zararlı hale getirebilirler. Çocuklar
daha ufak oldukları için arıtma mekanizmaları daha yavaş çalışır ve bu
tip kimyasallardan zarar görebilirler. Dolayısıyla doğal besin
maddelerini seçmeye çalışın. Mevsiminde olmayan sebze ve meyveleri
konserve yerine dondurulmuş verin. Çünkü bunlar besin değeri en çok
korunan fomudur. Besinleri çok fazla pişirmeyin ve saklamayın. Hava, su
ve sıcağa fazla maruz bırakmayın.
Ailece yeme alışkanlığı edinin. Bebeğin ve sizin yararınız için tüm
ailenin sağlıklı beslenmesini sağlamalı ve ona iyi bir örnek
olmalısınız.
Diyetin sabote edilmemesine dikkat edin. Fazla abur cubur çocuğunuzun
yeme alışkanlığını bozacaktır, çünkü bunlar faydalı besinlerin yerini
alırlar.

12-18 AY ARASI

Bebeğiniz bu aylarda neler yapar?
14 Ay
Ne istediğini anlatmak için kelimeler kullanır ya da eli ile hareketler yapar.
Oyunları taklit eder.
Kısa müddetler için tek başına ayakta durur ya da yürür.
15 Ay
Kaşık kullanır.
Elleriyle tek başına yemek yiyebilir.
Sendeleyerek yürüyebilir.
Kendiliğinden karalayabilir,anlamsız yazı ve çizgiler çizer.
İnsanları taklit eder.
Oyun arkadaşlarıyla iletişim kurmaya başlar.
16-18 Ay
”Buraya gel” ya da “otur gibi yönlendirmeleri anlar.
Üç küçük kutuyu üst üste koyabilir.
Üzerindekileri çıkarmaya başlar.
Tırmanmaya ilgi duyar.
Dimdik olarak koşar.
Bebeğinizin bu aylardaki beslenmesi
İlk yaştan sonra çocuk giderek bağımsızlığını kazanır, kendi kendine
yemek yemeyi öğrenir. 9-12 aylar arasında her şeyi ağzına götüren
çocuk, yiyecekleri diğer eşyalardan ayırt etmeyi öğrenir.
Ekmek, elma dilimi gibi yiyecekleri eline vermek, kaşık ve bardağı
kendisi tutarak ağzına götürmesine yardımcı olmak, çocuğun erken yaşta
yeme becerisi kazanmasını kolaylaştırıyor.

12-18ay arası çocuğa verilecek besinlerin kolay çiğneyebileceği ve
yutabileceği cinsten olmasına dikkat edin. Sosis, fıstık, üzüm, küçük
şeker gibi maddeleri vermemeye çaba gösterin.
Çocuğun
et, balık,tavuk, yumurta
süt ve sütlüler, peynir, yoğurt, muhallebi vb.
meyve ve sebzeler
unlular, patates, pirinçten oluşan dört ana besin türünü içeren karışık bir diyet almasına özen gösterin.

Toplam enerji alımının yüzde 60’ı karbonhidrat, yüzde 25-30’u yağ ve
yüzde 10-15’i protein şeklinde olması gerektiğini unutmayın.
12-18ay arası çocukların günde üç öğün yemeleri yeterlidir. Günde iki
kez de öğün araları meyve veya meyve suyu, bisküvi, yoğurt gibi
besinler verilebilir.
Çocuğa yiyecekler küçük porsiyonlar halinde verilmelidir. Bu şekilde
çocuk yemeğini bitirme alışkanlığı edinir. Şişmanlığa eğilimli çocuklar
dışında çocuğun yiyeceği miktar isteğine bırakılır.

Uygun bir beslenme uygulanan ve büyüme gelişmesi normal olan çocuklarda
ilk yaştan sonra dişleri korumak açısından flor tuzları ve kış
aylarında D vitamini dışında herhangi bir vitamin veya mineral
ilavesine gerek yoktur. Ancak demir eksikliğinin tüm ülkelerde çok
yaygın bir sorun olduğu dikkate alınarak düşük sosyoekonomik grup
çocuklarına ve iştahsız, tek yönlü beslenme eğilimi olan çocuklara
demir karışımı ilavesi yapılmalıdır.
Bu aylarda evde yenen hemen her şeyi bebeğiniz de yiyebilir. Pişirirken yemeklerin tuzsuz olmasına dikkat edin.
Et ve balık: Izgara ya da haşlama yapın.
Bebeğinizin bu aylardaki gelişimi
Önümüzdeki 6 ayın en önemli olayı nedir? Tabii ki bebeğin yürümeyi
öğrenmesi. Yürüme, aniden ortaya çıkar. Çocuk tek başına adım atar ve
bu heyecan verici bir olaydır .Ama bu ilk adım uzun bir hazırlık
sürecinin sonucudur. Çocuğun yürüme şekli ,bu hazırlık dönemine
bağlıdır. Kimi bebek düşe kalka, emekleyerek, sonra yeniden ayağa
kalkarak yürümeye başlar. Kimisi de hemen emin adımlarla yürür.

Parmaklıklara asılıp ayağa kalkma gayretleri ile tek başına yürümesi
arasında aşağı yukarı 6 aylık bir süre vardır. Bu 6 aylık süre boyunca
bazen büyük ilerlemeler, bazen gerilemeler görülür. Bir gün ayakta
gayet güzel durur, tutunarak ilerler, ertesi gün bakarsınız ayağa bile
kalkamaz. Yürüme çabaları yoğunlaştıkça diğer alanlardaki gelişmeler
neredeyse tamamen durur. Bir yaşında ilk kelimesini söylediği zaman,
konuşacak zannedilir ama 18 aya kadar, konuşma alanında bir duraklama
olur. Söylediği bazı kelimeleri de söylemez olur. Anne ve babası bu
kelimeleri unuttuğunu zannederler ama, aslında bebeğin aklı başka
yerdedir.

Bir yaşında düzenli uyuyan bebek, yürümeye başladığı zaman uyuma
zorluğu çekebilir. Büyüme süreci boyunca bir alanda ilerleyen bebeğin
diğer alanlarda duraklamalar hatta gerilemeler göstermesi doğaldır.
Bebek yürümeyi öğrendikten sonra bir süre hiçbir yeni gelişme
göstermez. Aslında o öğrenmekte ve yeni atılımlar için
hazırlanmaktadır. 2-2.5 yaş döneminde ortaya çıkacak yenilik ise
konuşma olacaktır

alıntı

duygu83
07.04.2009, 05:17
tşk cnm
benm kızım 6.aydakilerin hepsini yapabiliyor maşallahhhh kuzumaaa

sude_26
07.04.2009, 12:42
emeğine sağlık canım çok yararlı bilgiler

kelebbek
07.04.2009, 14:47
iyi olmus bu derli toplu. tesekkurler belma.

Aykiz__
07.06.2010, 14:35
te$ekkurler belma cim