handey85
29.12.2011, 10:23
Suadiye
Memorial Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İlkay
Keskinel “ Çocukların doğum tarihi ve şeklinin alerjik hastalıklarla
ilişkisi” hakkında bilgi verdi.
AŞIRI HİJYENİK ORTAMDA BÜYÜYEN ÇOCUK DAHA ÇABUK HASTA OLUYOR
Doğumdan itibaren maruz kalınan alerjenler, eğer çocukta alerjik
bir genetik alt yapı varsa, ileri yaşlarda nelere karşı alerji
gelişeceğini belirler. Örneğin rutubetli bir evde çok yoğun küf
mantarına maruz kalan ve alerjik aileden gelen bir bebeğin, ilerleyen
zamanda küf alerjisi geliştirmesi beklenebilir. “Ne kadar koruyabiliriz
ki, bırakalım çocuklar bu maddelere alışsın” yaklaşımı, ne yazık ki
alerjenler için geçerli değildir. Bazı solunum yolu virüs
enfeksiyonları dışında kalan enfeksiyonlara erken yaşlarda maruziyetin
ise tam tersine alerji açısından koruyucu olabileceği düşünülmektedir.
Son yıllarda geçerli olan bu görüşe, “hijyen hipotezi” adı
verilmektedir. Buna göre, mikroptan fazlasıyla arındırılmış, aşırı
hijyenik ortamlarda büyüyen çocuklarda alerji ve astım riski
artabilmektedir.
BEBEKLERİN ALLERJİK HASTALIKLARA YAKALANMA RİSKİ DOĞUM AYINA GÖRE DEĞİŞİYOR
Alerjenlere sürekli maruz kalmanın kişinin o maddelere karşı
duyarlı olmasına neden olduğu gerçeğine dayanarak yapılan çalışmalarda,
doğum tarihinin alerjik hastalıklarla ilişkili olabileceği
gösterilmiştir. Buna neden, bebeklerin doğduklara aylara göre
karşılaştıkları alerjen cinslerinin farklı olmasıdır.
SAMAN NEZLESİ İLKBAHAR ÇOCUKLARINDA, POLEN ALERJİSİ MART-NİSAN DOĞUMLULARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Mevsimsel polenlerin en yoğun olduğu ve daha çok açık havada zaman
geçirdiğimiz ilkbahar ve yaz aylarında doğanların, mevsimsel alerjik
rinit (saman nezlesi) açısından daha büyük risk altında oldukları
bilinmektedir. Örneğin, Mart ve Nisan aylarında doğanlarda huş polenine
bağlı olarak huş ağacı alerjisi riski daha fazladır. Polenler, her ne
kadar bitkinin cinsine göre, Şubat ayından Kasım sonuna kadar
yayılabilse de, saman nezlesi olanlarda, daha çok ilkbaharda
yakınmalara neden olurlar.
Sonbahar aylarında doğanlarda ise, ev tozu akarı alerjisi daha
sıktır. Buna neden olarak, iç ortamda daha uzun süre kalınması
gösterilebilir. Ek olarak, nemli sonbahar günleri, akarların üremesi
için zemin hazırlamaktadır. “Ev tozu” ile kast edilen, evlerde
gördüğümüz “toz” değil, çıplak gözle görülemeyen çok küçük canlılardır.
Bu canlıların dışkıları alerjiye sebep olmaktadır.
Yine, iç ortamda çokça vakit geçirilen Eylül ve Şubat ayları
arasında doğan bebeklerin yaz ve bahar aylarında doğan bebeklere göre
besinlere ve hayvan tüylerine karşı alerji geliştirme olasılığı daha
fazladır. Ayrıca, yaz aylarında ve sonbaharda doğan bebeklerin astıma
yakalanma riski daha yüksek bulunmuştur.
SEZARYENLE DÜNYAYA GELEN BEBEKLERDE ASTIM RİSKİ DAHA FAZLA
Bunların dışında, sezaryenle doğan bebeklerin de normal yolla doğan
bebeklere göre ileriki yaşlarda astım geliştirme riski artmaktadır.
Normal doğum sırasında, annenin doğum kanalından geçen bebek,
bağırsaklarına yerleşecek faydalı mikroplarla tanışmaktadır. Bu
mikroplar, yeni doğan bebeğin bağışıklık sistemini sağlıklı bir biçimde
uyarmaktadır. Oysa sezaryenle doğan bebeklerde, bu faydalı mikroplar
yerine ciltte yaşayan mikroplara vb. maruziyet, bağışıklık sisteminin
bu ilk gelişim noktasında bir sapmaya neden olmaktadır.
SİGARA DUMANI ÇOCUK SAĞLIĞININ BAŞ DÜŞMANI
Sonuç olarak belirtmek isteriz ki, alerjik hastalıklardan korunmak
için bebeğin doğum tarihinin ya da doğum şeklinin saptanmasının yanı
sıra önemli olan bir diğer nokta da, doğum öncesi ve sonrası dönemde
sigara dumanına maruz kalınmamasıdır. Bebekliklerinde sigara dumanına
maruz kalan çocukların ilerleyen yaşlarda, çok daha sıklıkla alerjik
hastalıklara ve astıma yakalanabildikleri gösterilmiştir. Astımın da,
diğer alerjik hastalıkların da birden fazla faktörün etkisiyle
(genetik, çevre koşulları vb) geliştiği unutulmamalıdır. ( ALINTIDIR )