keumcum
31.07.2008, 23:40
Endometriozis (Çukulata Kisti)
Endometrium dokusu normal fizyolojik şartlarda sadece rahim içinde bulunur ve yumurtalıklardan salğılanan östrojen ve progesteron hormonlarına bağlı olarak gelişir ve eğer gebelik oluşur ise, bebeğin yerleşip büyüyeceği yatak görevini görür. Eğer gebelik oluşmaz ise kısa bir süre sonra yumurtalıklardan salgılanan hormon değerlerinin kanda azalması sonucunda kanayarak bu yatak dokusu dökülür. Bu kanamaya adet kanaması (menstrüasyon) adı verilir. Endometriyum tabakası her ay kanayarak dışarı atılır ve sonrasında ki yeni dönemde gebelik için yatak görevi görmek için tekrar gelişir. Bu döngü menopoza kadar yıllarca devam eder.
Endometriozis hastalığı ise, nedeni kesin bilinmeyen bir şekilde endometriyum dokusunun bulunması gereken rahim içinden farklı bir organda veya dokuda bulunmasıdır. Neden , nasıl ve hangi yol ile endometriyum tabakası farklı bir organda ortaya çıkmaktadır? Farklı varsayımlar ileri sürülmekle birlikte bu sorunun kesin bir tıbbi cevabı henüz ortaya koyulamamıştır. Endometriyum dokusu , rahim dışında en çok yumurtalıkta ve karın iç zarında (periton) görülür. Olmaması gereken bir yerde endometriyum dokusunun olması endometriozis hastalığı olarak isimlendirilir. Genellikle 20-25 yaşlardan sonraki doğurganlık döneminde ortaya çıkar ve menopoz sonrası ile görülmez. Bazen yumurtalık , tüpler ve peritonu içine alacak şekilde yaygın bir hastalık halindedir. Çocuk sahibi olmayı ciddi şekilde engelleyebilir. Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık %20’inde endometriozis hastalığı vardır.
Yumurtalıkta ortaya çıkan endometriosis hastalığı endometrioma olarakta isimlendirilir. Yumurtalıkta olmaması gereken endometriyum dokusu, yine yumurtalıktan salgılanan östrojen ve progesteron hormonunun etkisi ile , aynen rahim içindeki endometriyum dokusu gibi , gelişir ve adet kanamasının olduğu dönemde kanar. Ancak, rahim içindeki kanayan doku rahim ağzı ve vajen yolu ile dışarı atılabilirken, yumurtalıktaki kanayan doku ve kan dışarı atılamaz ve zaman içinde kistik bir oluşum ortaya çıkar. Her ay olan kanama neticesinde kist içinde biriken kan zaman içinde sıvı çukulata rengi ve kıvamına dönüşür ve kist büyümeye başlar . Tanı ultrasonografik inceleme ile yapılır. Ultrasonografik inceleme de genellikle homojen yoğun içerikli kistik bir yapı şeklinde görülür (Resim 5-6). Bazen serum CA-125 değeri normalden yüksek tesbit edilir. CA-125 genellikle yumurtalık kanserlerde yüksek olarak bulunur. Ancak serum CA-125 yüksekliği kanser için tipik ve sadece kansere özğü bir belirteç değildir. Ca-125 yüksekliği endometriozis hastalılığında da genellikle yüksek bulunur. Dolayısı ile ultrasonografik olarak çukulata kisti olduğu düşünülen bir kistik bulgu varsa , serum CA 125 değerinin yüksekliği hastayı çok endişelendirmemelidir.
Resim 5- Yumurtalıktaultrasonografi ile tesbit edilenendometrizis kisti. Serum CA-125:114 (T.Beşe-özel arşiv)
Resim 6- Endometriozis kisti içindeki çukulata kıvamında yoğun içerik (T.Beşe - özel arşiv)
Endometrioziste Tedavi
Endometriozis hastalığının kesin tedavisi yumurtalıktan salgılanan hormonlarının salınımının durdurulması ile sağlanır, yani kişinin menopoza girmesi gerekir. Menopoz ile birlikte östrojen oluşumu ortadan kalkacağından ,östrojene bağımlı olarak gelişen endometriyum veya endometriozis dokusu geriler. Ancak bu hastalık doğurganlık döneminin ve genç-orta yaş kadın grubunun bir hastalığı olduğundan, kişiyi genç yaşta menopoza sokmak hasta açısından uygun olmaz. Yumurtalıkta oluşan, kist oluşturmuş endometriozis hastalığının tedavisi cerrahidir. İlaç ile çukulata kisti kaybolmaz. İlaç tedavisi ameliyat öncesi bir süre için endometriozis dokusunu baskılamak ve ameliyata hazırlamak amacı ile kullanılabilir. İlaç ile baskılanan olgularda ameliyat ile daha başarılı sonuçlar alınır. Ameliyat ile yumurtalıkta oluşan kist cidarı tamamen çıkartılmalı (kistektomi) ve geride kalan yumurtalık dokusu korunmaya çalışılmalıdır. Ancak endometriozis hastalığı sağlam doku içine giren bir patolojidir. Bu neden ile büyük ve birkaç , iç içe geçmiş kistlerden oluşan komplike çukulata kistlerde ; işlem sonrası geride sağlıklı yumurtalık dokusa kalamayacak olan olgularda veya kist cidarı tamamen çıkartılamayan olgularda hastalığın olduğu yumurtalık tamamen çıkartılabilir(ooforektomi). Tedavi için açık cerrahi (karın duvarı kesilerek) veya laparoskopik cerrahi uygulanabilir. Eğer laparoskopik yol ile kistektomi yapılması planlanıyorsa , olgunun iyi seçilmesi gerekir. Büyük, komplike kistlerde laparoskopik olarak kist cidarı tamamen çıkartılamayabilir. Bu nedenle büyük ve komplike çukulata kistlerinde, küçük bir karın kesisi yapılarak açık cerrahi daha uygun bir yaklaşım olur. Tek ve nisbeten küçük, komplike olmamış çukulata kistleri ise laparoskopik cerrahiye en uygun olgulardır. Kistektomi sonrası geride bırakılan ve normal olarak nitelenen yumurtalık dokusundan bir süre sonra yeniden bir endometriozis odağı gelişebilir. Veya bir süre sonra başlangıçta normal olarak görülen diğer, karşı yumurtalıkta da endometriozis odağı ortaya çıkabilir. Bir yumurtalıkta endometriozis odağı gelişebiliyorsa, aynı kökenden ve hücrelerden oluşan diğer yumurtalıkta da endometriozis gelişebilir. Bazen de ilk tanı anında her iki yumurtalıkta çukulata kistleri mevcuttur (Resim 7)
Resim 7- Her iki yumurtalıkta endometriozis kistleri (T. Beşe-özel arşiv)
Endometriozis ve Kanser İlişkisi
Çukulata kisteri ile birlikle aynı anda ve endometriozis zemininde yumurtalık kanseri de gelişebilir. Yumurtalık kanseri olgularının ortalama % 5 kadarında yumurtalıkta endometriozis dokusu da bulunur ve kanser bu doku üzerinden gelişmektedir. Dolayısı ile çukulata kisti tanı koyulduğunda, uzun süre beklenmeden, kistin büyüyerek komplike hale gelmesinden önce çıkartılması daha uygun olur. Aynı zamanda endometriozis zemininden zaman içinde kanser gelişiminin de önüne geçilmiş olur.
NOT : Arkadaşlar yazım hatası yok. Çikolata değil ÇUKULATA kisti olarak geçiyor literatürde.