destına
18.03.2008, 08:52
Doğum nasıl gerçekleşir?Ailelerin
çocuk sahibi olmaya karar verdiği ilk andan itibaren yaşanan heyecanlar
doğum günü yaklaştıkça artmaya başlar ve doğumun ilk işaretleri ile
birlikte doruğa ulaşır. Her şey sona erdikten sonra anne ve
babanın dünyadaki en önemli eserleri olan bebek kucağa alındığında ise
yaşanan bütün sıkıntılar, çekilen bütün ağrılar yerini tarifi imkansız
bir huzur ve mutluluğa bırakır. Normal doğum; 40. gebelik
haftasını doldurmuş olan bir fetusun rahim dışına zarlar ve plasentası
ile birlikte atılmasını ifade eder. İnsanda gebelik 280 gün
sürmektedir ancak tüm gebeliklerin sadece % 5 kadarı beklenen günde
sona erer. Gebe kadınların büyük bir kısmı ise beklenen doğum
tarihinden yaklaşık 1 hafta kadar önce doğum eylemine girer. Anne
adayının sancı olarak algıladığı düzenli rahim kasılmalarının ortaya
çıkması ile başlayan süreye de “Eylem” veya “Travay” adı verilir. Bir
gebeliğin normal yoldan sonlanabilmesi üç ana faktöre bağlıdır. Bunlar;
rahme bağlı, bebeğe bağlı ve annenin kemik çatısına bağlı faktörler
olarak sınıflandırılabilir. Bu üç faktör; Güçler (rahim kasılmaları)Yol (kemik yapı) Yolcudur (bebek). Doğumun
olabilmesi için rahim açılabilmesi için düzenli aralıklarla
kasılmalıdır ve bu kasılmaların karşısında rahim ağzının açılmasına
engel bir durum olmamalıdır. Aşağıdaki resimlerde 40 haftasını
tamamlamış bir gebelikte bebeğin rahim içindeki duruşu izlenmektedir.
Rahim açıldıktan sonra devam eden kasılmalar bebeği rahim
dışına itecektir. Bu itmenin sağlanması için bebek uygun pozisyonda
olmalı ve yine önünde bir engel bulunmamalıdır. Normal doğumun
gerçekleşebilmesi için son olarak, bebeğin geçeceği yol ile yolcu
(bebek) arasında bir uyumsuzluk söz konusu olmamalıdır. Bebeğin
normalden iri veya yolun normalden dar olması doğumun olağan gidişatını
engelleyecektir.Genelde doğumun yaklaştığının ilk belirtileri
düzensiz kasılmalar ve halk arasında "nişan gelmesi" olarak anılan
durumdur. Rahim ağzı tüm gebelik boyunca sümüksü bir tıkaçla kapalıdır.
Bu tıkaç bebeği dış etkenlere karşı korur. Doğum eyleminin
başlamasından hemen önce rahim ağzında hafif bir açılma olur ve bu
tıkaç kanlı bir akıntı şeklinde vücut dışına atılır. Yine
doğumun erken belirtilerinden biri de düzensiz rahim kasılmalarıdır.
Kişi bu kasılmaları ağrı olarak algılar. Yalancı doğum sancıları
(“Braxton Hicks kasılmaları”) adı verilen bu kasılmalar dinlenmekle
geçer ve genellikle şiddeti zamanla artmaz. Suyun gelmesi
doğumun bir diğer belirtisidir. Genelde zarlar açıldıktan sonra 24 saat
içinde eylem kendiliğinden başlar. Bazen doğum eylemini suni sancı ile
desteklemek gerekebilir.Yalancı doğum sancıları düzensiz
aralıklarla gidip gelen, süresi kısa (15-20 saniye) olan ve hafif
ağrılar iken gerçek doğum sancıları ise daha düzenli aralıklarla gidip
gelen, şiddeti gittikçe artan ve araları kısalan, 45-60 saniye kadar
süren, rahimde açılma ve silinmeye neden olan ağrılardır. Özetlemek
gerekirse;Gerçek doğum sancıları:Kasılmalar düzenli olarak tekrarlar ve kasılma araları sıklaşarak 2-4 dakikada bire düşer.Kasılmaların şiddeti gittikçe artar 45-60 saniye sürer.Rahim ağzında yumuşama ve açılmaya sebep olur.Yalancı doğum sancıları:Kasılmalar düzensiz aralıklarla olur, araları uzundur ve düzenli tekrarlama olmaz.Kasılmaların şiddeti aynı kalır, gelip geçici ağrılardır.Kasılmalar çoğu kez dinlenmekle geçer ve rahim ağzında açılmaya neden olmaz.Doğum bazen sancılar hiç başlamadan amnion zarının yırtılması sonucunda amnion suyunun gelmesiyle de başlayabilir. Amnion
sıvısı rahim içindeki bebeğin beslenmesi yanında bebeği dış
travmalardan ve enfeksiyonlardan koruyan önemli bir içeriktir. Amnion
zarının yırtılması sonucu suyun gelmesi ile hem bebek hem de anne adayı
enfeksiyonlara maruz kalabilecektir. Genellikle suların
gelmesinden sonra ilk 12 saat içinde sancılar kendiliğinden başlar. Bu
süreç uzamasına rağmen doğum eylemi başlamıyorsa, bebek ve annede
enfeksiyon riski arttığından dolayı doğumun suni olarak indüksiyon
(serumla suni sancı) ile başlatılması uygun olacaktır.Doğumun üç temel evresi vardır:I. Evre;
rahim ağzında açılmaya neden olacak güçteki kasılmaların başlamasıyla
rahim ağzının tam açılmasına (10 cm) kadar geçen süreçtir. Bu
evrede servikal açıklığın artması ile birlikte bebeğin başı da içeride
bazı manevraları yaparak aşağıya inmektedir (Aşağıdaki resim).II. Evre; tam açık olan rahim ağzından durumundan bebeğin tamamen doğmasına kadar geçen süreci ifade eder.III. Evre;
bebeğin tamamen doğması ile plasenta ve eklerinin bütünü ile atılmasına
kadar geçen süreçtir. Bu evre sonucunda doğum sonuçlanmış olur.Nedeni
tam olarak bilinmemekle birlikte doğumda plasentanın çıkmasından hemen
sonra annede titreme nöbeti görülür. Bu ciddi bir durum değildir ve bir
süre sonra kendiliğinden geçer. Doğum hangi mekanizmayla gerçekleşir? Doğumu
başlatan faktörlerin ne olduğu, anne vücudunun bebeğin olgulaştığını
anlamasını ve sancıları başlatarak doğumu gerçekleştiren etkenlerin
hangileri olduğu günümüzde hala daha tam olarak anlaşılmış değildir. Bu
konuda çok çeşitli teoriler olmasına rağmen doğum olayı hala daha
gizemini korumaktadır.Doğumu başlatan mekanizmanın ne olduğu
tam olarak bilinmese de rahim kasılmalarının hangi mekanizma ve
hormonlardan etkilendiği kısmen bilinmektedir. Rahim
kasılmaları beynin hipofiz bezinden salgılanan "oksitosin" isimli
hormon tarafından sağlanır. Ayrıca yine vücutta "prostaglandin" adı
verilen bazı maddelerin konsantrasyonundaki değişimler kasılmaları
tetikleyebilir. Bu mekanizmaların bilinmesi bize rahim kasılmalarını
başlatma ya da durdurma şansı tanır. Doğum için ne zaman hastaneye başvurmak gereklidir? Doğuma
yukarıda ifade edildiği gibi ağrılar sıklaşıp şiddeti arttığı zaman
gidilmelidir. Gerçek doğum sancıları başladığı zaman gebe bunu
diğerlerinden farklı olduğunu algılayabilir. Ağrıların başlamasıyla sümük gibi bir akıntının olması (“nişan”) adeta doğumun habercisidir. Bazen
ise hiç doğum sancıları başlamadan amniyon suyu gelebilir. Suyun
gelmesi hafif hafif ama sürekli şekilde olabileceği gibi birden
bacakları ıslatır tarzda da olabilir. Bu durumda da acil olarak
doktorunuzu arayınız. Kanama
gebelik süresince riskli bir durumdur. Her türlü kanama dikkatlice
değerlendirilmelidir. Az veya çok kanamanın olması doğumun habercisi
olmakla beraber gebelikle ilgili bir problemi de ifade edebilir. Bebeğin
hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda da hastaneye
başvurulmalıdır. Bu da bebeğin sıkıntıya girdiğinin işareti olabilir.
Bu durumda genellikle NST çekilerek ve ultrason değerlendirmesi
yapılarak karar verilir.
çocuk sahibi olmaya karar verdiği ilk andan itibaren yaşanan heyecanlar
doğum günü yaklaştıkça artmaya başlar ve doğumun ilk işaretleri ile
birlikte doruğa ulaşır. Her şey sona erdikten sonra anne ve
babanın dünyadaki en önemli eserleri olan bebek kucağa alındığında ise
yaşanan bütün sıkıntılar, çekilen bütün ağrılar yerini tarifi imkansız
bir huzur ve mutluluğa bırakır. Normal doğum; 40. gebelik
haftasını doldurmuş olan bir fetusun rahim dışına zarlar ve plasentası
ile birlikte atılmasını ifade eder. İnsanda gebelik 280 gün
sürmektedir ancak tüm gebeliklerin sadece % 5 kadarı beklenen günde
sona erer. Gebe kadınların büyük bir kısmı ise beklenen doğum
tarihinden yaklaşık 1 hafta kadar önce doğum eylemine girer. Anne
adayının sancı olarak algıladığı düzenli rahim kasılmalarının ortaya
çıkması ile başlayan süreye de “Eylem” veya “Travay” adı verilir. Bir
gebeliğin normal yoldan sonlanabilmesi üç ana faktöre bağlıdır. Bunlar;
rahme bağlı, bebeğe bağlı ve annenin kemik çatısına bağlı faktörler
olarak sınıflandırılabilir. Bu üç faktör; Güçler (rahim kasılmaları)Yol (kemik yapı) Yolcudur (bebek). Doğumun
olabilmesi için rahim açılabilmesi için düzenli aralıklarla
kasılmalıdır ve bu kasılmaların karşısında rahim ağzının açılmasına
engel bir durum olmamalıdır. Aşağıdaki resimlerde 40 haftasını
tamamlamış bir gebelikte bebeğin rahim içindeki duruşu izlenmektedir.
Rahim açıldıktan sonra devam eden kasılmalar bebeği rahim
dışına itecektir. Bu itmenin sağlanması için bebek uygun pozisyonda
olmalı ve yine önünde bir engel bulunmamalıdır. Normal doğumun
gerçekleşebilmesi için son olarak, bebeğin geçeceği yol ile yolcu
(bebek) arasında bir uyumsuzluk söz konusu olmamalıdır. Bebeğin
normalden iri veya yolun normalden dar olması doğumun olağan gidişatını
engelleyecektir.Genelde doğumun yaklaştığının ilk belirtileri
düzensiz kasılmalar ve halk arasında "nişan gelmesi" olarak anılan
durumdur. Rahim ağzı tüm gebelik boyunca sümüksü bir tıkaçla kapalıdır.
Bu tıkaç bebeği dış etkenlere karşı korur. Doğum eyleminin
başlamasından hemen önce rahim ağzında hafif bir açılma olur ve bu
tıkaç kanlı bir akıntı şeklinde vücut dışına atılır. Yine
doğumun erken belirtilerinden biri de düzensiz rahim kasılmalarıdır.
Kişi bu kasılmaları ağrı olarak algılar. Yalancı doğum sancıları
(“Braxton Hicks kasılmaları”) adı verilen bu kasılmalar dinlenmekle
geçer ve genellikle şiddeti zamanla artmaz. Suyun gelmesi
doğumun bir diğer belirtisidir. Genelde zarlar açıldıktan sonra 24 saat
içinde eylem kendiliğinden başlar. Bazen doğum eylemini suni sancı ile
desteklemek gerekebilir.Yalancı doğum sancıları düzensiz
aralıklarla gidip gelen, süresi kısa (15-20 saniye) olan ve hafif
ağrılar iken gerçek doğum sancıları ise daha düzenli aralıklarla gidip
gelen, şiddeti gittikçe artan ve araları kısalan, 45-60 saniye kadar
süren, rahimde açılma ve silinmeye neden olan ağrılardır. Özetlemek
gerekirse;Gerçek doğum sancıları:Kasılmalar düzenli olarak tekrarlar ve kasılma araları sıklaşarak 2-4 dakikada bire düşer.Kasılmaların şiddeti gittikçe artar 45-60 saniye sürer.Rahim ağzında yumuşama ve açılmaya sebep olur.Yalancı doğum sancıları:Kasılmalar düzensiz aralıklarla olur, araları uzundur ve düzenli tekrarlama olmaz.Kasılmaların şiddeti aynı kalır, gelip geçici ağrılardır.Kasılmalar çoğu kez dinlenmekle geçer ve rahim ağzında açılmaya neden olmaz.Doğum bazen sancılar hiç başlamadan amnion zarının yırtılması sonucunda amnion suyunun gelmesiyle de başlayabilir. Amnion
sıvısı rahim içindeki bebeğin beslenmesi yanında bebeği dış
travmalardan ve enfeksiyonlardan koruyan önemli bir içeriktir. Amnion
zarının yırtılması sonucu suyun gelmesi ile hem bebek hem de anne adayı
enfeksiyonlara maruz kalabilecektir. Genellikle suların
gelmesinden sonra ilk 12 saat içinde sancılar kendiliğinden başlar. Bu
süreç uzamasına rağmen doğum eylemi başlamıyorsa, bebek ve annede
enfeksiyon riski arttığından dolayı doğumun suni olarak indüksiyon
(serumla suni sancı) ile başlatılması uygun olacaktır.Doğumun üç temel evresi vardır:I. Evre;
rahim ağzında açılmaya neden olacak güçteki kasılmaların başlamasıyla
rahim ağzının tam açılmasına (10 cm) kadar geçen süreçtir. Bu
evrede servikal açıklığın artması ile birlikte bebeğin başı da içeride
bazı manevraları yaparak aşağıya inmektedir (Aşağıdaki resim).II. Evre; tam açık olan rahim ağzından durumundan bebeğin tamamen doğmasına kadar geçen süreci ifade eder.III. Evre;
bebeğin tamamen doğması ile plasenta ve eklerinin bütünü ile atılmasına
kadar geçen süreçtir. Bu evre sonucunda doğum sonuçlanmış olur.Nedeni
tam olarak bilinmemekle birlikte doğumda plasentanın çıkmasından hemen
sonra annede titreme nöbeti görülür. Bu ciddi bir durum değildir ve bir
süre sonra kendiliğinden geçer. Doğum hangi mekanizmayla gerçekleşir? Doğumu
başlatan faktörlerin ne olduğu, anne vücudunun bebeğin olgulaştığını
anlamasını ve sancıları başlatarak doğumu gerçekleştiren etkenlerin
hangileri olduğu günümüzde hala daha tam olarak anlaşılmış değildir. Bu
konuda çok çeşitli teoriler olmasına rağmen doğum olayı hala daha
gizemini korumaktadır.Doğumu başlatan mekanizmanın ne olduğu
tam olarak bilinmese de rahim kasılmalarının hangi mekanizma ve
hormonlardan etkilendiği kısmen bilinmektedir. Rahim
kasılmaları beynin hipofiz bezinden salgılanan "oksitosin" isimli
hormon tarafından sağlanır. Ayrıca yine vücutta "prostaglandin" adı
verilen bazı maddelerin konsantrasyonundaki değişimler kasılmaları
tetikleyebilir. Bu mekanizmaların bilinmesi bize rahim kasılmalarını
başlatma ya da durdurma şansı tanır. Doğum için ne zaman hastaneye başvurmak gereklidir? Doğuma
yukarıda ifade edildiği gibi ağrılar sıklaşıp şiddeti arttığı zaman
gidilmelidir. Gerçek doğum sancıları başladığı zaman gebe bunu
diğerlerinden farklı olduğunu algılayabilir. Ağrıların başlamasıyla sümük gibi bir akıntının olması (“nişan”) adeta doğumun habercisidir. Bazen
ise hiç doğum sancıları başlamadan amniyon suyu gelebilir. Suyun
gelmesi hafif hafif ama sürekli şekilde olabileceği gibi birden
bacakları ıslatır tarzda da olabilir. Bu durumda da acil olarak
doktorunuzu arayınız. Kanama
gebelik süresince riskli bir durumdur. Her türlü kanama dikkatlice
değerlendirilmelidir. Az veya çok kanamanın olması doğumun habercisi
olmakla beraber gebelikle ilgili bir problemi de ifade edebilir. Bebeğin
hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda da hastaneye
başvurulmalıdır. Bu da bebeğin sıkıntıya girdiğinin işareti olabilir.
Bu durumda genellikle NST çekilerek ve ultrason değerlendirmesi
yapılarak karar verilir.