View Full Version: Epidural Anestezi ile Ağrısız Doğum
Epidural İle Doğum
Bir kadının yaşamındaki en ağrılı deneyimlerinden birisi genellikle doğumdur. Daha önce dinlenen ağrılı doğum hikayeleri akılda kaldığından, zaman yaklaştıkça doğum korkusu da başlamaktadır anne adaylarında. En çok da çekilecek ağrılardan korkulur. Kısa bir süre öncesine kadar annelerin imdadına sezaryen yetişiyordu ama artık gündemde hızla yaygınlaşan epidural anestezi yöntemi var.
Ağrı sadece onu yaşayan kişi tarafından hissedilebildiğinden, ölçülemez ve tarifi de çoğunlukla kişiden kişiye farklılık gösterir. Bir ağrıyı, bir kişi çok şiddetli bulurken diğer bir kişi hafif olarak tanımlayabilir. Genel olarak 'ağrı eşiği' adı verilen durum da budur. Ayrıca doğum sırasında yaşanan korku ve bilgisizlikten kaynaklanan duygusal ağrılar da hissedilen fiziksel ağrıların şiddetini etkiler.Ağrı stres oluşturduğundan, adrenalin ve noradrenalin gibi hormonların salgılanmasına neden olmaktadır. Doğum sırasında bunların salgılanması bebekle ilgili istenmeyen durumların oluşmasına neden olabilir. Bu yüzden doğum anında anne adayının duyduğu ağrının dindirilmesi önemlidir. Anne adaylarının çoğu sancılardan doğal olarak korkmakta ve tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanmak istemektedirler. İşte epidural anestezi bu amaçla geliştirilmiş ve yaygın olarak kullanılan güvenli bir yöntemdir. Amacı doğum eyleminin verdiği ağrıları tamamen dindirmek ya da en azından dayanılabilir bir seviyeye düşürmektir.Epidural anestezi nedir?Epidural anestezi ilk kez 1942 de doğum ağrılarını hafifletmek için hamilelerde kullanılmıştır. Anestezi uzmanlarının artması ve yeni ilaçların kullanımı ile gelişme göstermiş, son yıllarda doğum ağrısından kurtulmak isteyen annelere uygulanmaya başlanmıştır.Doğum sırasında ya da sezaryen operasyonunda ağrı hissini ortadan kaldırmak için kullanılan epidural anestezi, bölgesel anestezinin bir çeşididir. Bunun için ağrı tedavisinde uzmanlaşmış bir anestezist, bel hizasında omuriliği çevreleyen zarın dışındaki bölgeye lokal anestezi ilacını verir. Yaklaşık 10 dakika süren bu ilaç uygulaması ile vücudun alt yarısından ağrı sinyalini beyine götüren sinirlerde iletim durur ve ağrının kaynaklandığı bölgede ağrı duyulmaz. Ayrıca, bölgesel anestezi için kullanılan ilacın kan ile direkt ilişkisi olmadığı için bebeğe olan etkileri de minimaldir. Bu uygulama bebeği etkilemeksizin annede mükemmel ağrı kontrolü sağlar.Sadece doğumda değil bel seviyesi altında yapılan pek çok ana cerrahi girişim epidural anestezi eşliğinde yapılmaktadır. Ayak ve bacak ameliyatları, kalça protezi, fıtık onarımı, diz ameliyatları ve ameliyat sonrası ağrı kontrolünde de kullanılmaktadır. Epidural anestezi nasıl uygulanır?Tekniğin uygulanabilmesi için bir takım şartlar gereklidir. Bunlar: Annenin gönüllü olması Gebelik süresinin problemsiz geçmiş olması 38-42 haftalık gebelik olması Düzenli rahim kasılmaları Tek bebek olması Rahim ağzının 3-7 cm açılmış olması Bebeğin düz gelmesi (baş geliş olması) Tansiyon probleminin olmaması Annenin kullanılacak anestezik maddelere alerjisinin olmaması Uygulama bölgesinde enfeksiyon olmaması Nörolojik bir hastalık şüphesi olmaması Trombosit sayısı 100.000 altında olmamasıGirişimden önce anneye serum takılır, tansiyonu ölçülür. Anne ve bebeğin kalp sesleri monitörize edilir. İşlem anestezi uzmanının tercihine göre yan yatar ya da oturur pozisyonda yapılabilir. Enjeksiyon sırasında hareket etmemek gerekir. Önce belde anestezi uygulanacak bölge antiseptik bir ilaçla silinerek temizlenir ve iğnenin yapılacağı yer küçük bir iğne ile uyuşturulur. Ardından anestezist bir iğne aracılığı ile lokal anestezi ilacını omurilik zarının çevresine verir. Bu, doğum kanalının çevresinin uyuşmasını sağlar, doğum veya cerrahi işleme ait ağrı başka bir ilaca gerek kalmadan giderilir.Çok ince, yumuşak bir plastik tüp bu iğnenin içinden ilerletilir ve iğne geri çekilerek tüp burada bırakılır. Bu sayede tüpden gerektikçe ilaç verilerek uzun süreli ağrı kontrolü sağlanabilir. Yerinde kalmasını sağlamak için tüpün dışarıda kalan kısmı sırta bantlanır. İşlem bittikten sonra rahatsızlık duymadan sırtüstü yatılabilir. İlacın etkili olması için 20-30 dakika geçmesi gerekir. Uyuşukluğun derecesi kullanılan ilaca ve dozuna bağlıdır. Doğum ağrısını gidermek için düşük dozda ilaç verilir. Bu şekilde ağrı olmasa da kasılmalar hissedilir. Doz artırılarak sezaryen girişimi için de yeterli uyuşma sağlanabilir. Doğum veya sezaryen ameliyatı sonrası da ağrı olduğu taktirde tüpden sürekli olarak ilaç verilerek giderilebilir. Epidural anestezi uygulamasında en önemli nokta işlemi yapan anestezi uzmanının tecrübesidir.Epidural anestezinin avantajları nelerdir? Epidural anestezi bilinç kaybı olmaksızın tam ağrı kontrolü sağlar. Bu şekilde doğum süresince canlı ve uyanık kalınabilir. Epidural anestezi uygulanan hastalar, ağrı duymaksızın kaslarını hareket ettirebilirler. Bu şekilde ıkınarak, doğum olayına aktif olarak katılırlar. Enjeksiyon veya solunum yolu ile verilen ilaçlar bebeğinizin kanına da geçerek onu etkileyebilirken, bu yolla bebeğin etkilenmesi olasılığı çok azdır. Doğum sırasında forseps uygulaması veya dikiş atılması gerektiğinde bunların ağrısını duyulmaz. Bu yöntem ile, daha fazla ilaç verilerek sezaryan ameliyatı da yapılabilir. Genel anesteziye göre komplikasyon riski daha az olduğundan tercih edilir. Uygun zamanda takıldığında normal doğumun ilerlemesini hızlandırır.Epidural anestezinin yan etkileri nelerdir?Epidural anestezide risk zannedilenin aksine deneyimli uzmanlar tarafından yapıldığında son derece azdır. Bölgesel anestezi ile istenmeyen etkilerin gözlenmesi nadirdir. Ancak her tip anestezi uygulamasında olduğu gibi bölgesel anestezide de yan etki görülebilir. Anestezi uzmanının, epidural anestezi risklerini, faydalarını ve istenmeyen etkileri mutlaka anneye anlatılmalıdır. En sık görülen yan etki ani tansiyon düşmesidir. İlaca bağlı olarak görülen bu tansiyon düşmesinin yanında, bulantı ve sersemlik gibi tedavi edilebilir yan etkiler de görülebilir. Başağrısı ve kas ağrıları gibi hafif ve kısa süreli etkiler gelişebilir. Kullanılan ilaçlara bağlı olarak hafif alerjik bir reaksiyon gelişebilir ve hastada kaşıntı ortaya çıkabilir. Nadiren işlem sonrası idrar yapmada geçici zorluk görülebilir. Çok nadir olarak enfeksiyon gelişebilir. Felç çok çok nadiren görülen bir komplikasyondur.
Ağrı nedir?
Stedman Tıp Sözlüğünde ağrı " gerçek veya olası doku hasarı ile birlikte hoş olmayan duyusal ve duygusal deneyim" olarak tanımlanıyor. Gerçekten de ağrı organizmada ters giden bir şeyler olduğunu belirtmeye yarayan rahatsızlık verici bir his, vücudun beyine gönderdiği bir uyarı.
Vücudumuzda sinir hücrelerinin bulunduğu her dokuda reseptör adı verilen algılayıcı hücreler bulunuyor. Bu reseptörler sıcaklık, soğukluk, dokunma, bası, gerilme gibi uyarılara karşı bir çeşit elektrik akımı üretiyorlar. Bu akım reseptörlerden sinirler yolu ile omuriliğe, oradan da beyindeki üst merkezler ulaşıyor. Beyin bu uyarıyı değerlendirip yorumlayarak organizmanın gerekli önlemleri almasını sağlıyor.
Ağrı sadece onu yaşayan birey tarafından hissedilip tanımlanabilen soyut bir kavram. Ağrıyı yaşayan kişi dışında başka kişilerce hissedilip, ölçülebilecek somut bir bulgu değil. Bu nedenle her bireyin ağrı tanımı ve ağrıyı hissetmesi birbirinden farklı. Aynı uyarı bir birey için çok şiddetli ağrı nedeni olabilirken bir diğer için çok hafif kalabiliyor. Bu durum kabaca ağrı eşiği olarak adlandırılıyor.
Yürürken bileğinizi burktuğunuzda şiddetli ve ani bir ağrı duyarsınız. Bu ağrı kısa bir süre içinde azalarak kaybolur. Bu tür ağrılara vücudu koruyucu ağrılar denir. Doku bütünlüğünü tehdit eden mekanik, kimyasal ya da termal etkenler sonucu bu tür koruyucu ağrılar ortaya çıkar ve organizma kendini koruyacak önlemler alır. Çok sıcak veya çok soğuk bir maddeye dokunur dokunmaz acı duymanız ve elinizi çekmeniz bu tür bir ağrıya örnektir.. Eğer bileğinizi burktuktan sonra ağrı giderek hafiflemek yerine şiddetleniyor, ayak ve bacağa doğru yayılıyor, yürümenizi yani normal fonksiyon görmenizi engelliyorsa bu kez anormal giden bir şeyler vardır ve belki de tedavi olmanız gerekmektedir. Bu tür ağrılar ise bütünlüğün bozulduğu patolojik durumlarda ortaya çıkan ağrılardır.
Görüldüğü gibi ağrının pek çok değişik çeşidi olabilir. Stedman tıp sözlüğünde ağrının ikinci bir tanımı daha var: " doğum sırasındaki rahim kasılmalarından her biri". Adem ile Havva’nın cennet bahçelerinden beri insan ile birlikte olan doğum sancıları ya da ağrıları fizyolojik ağrıya bir örnek. Kişiler arasındaki ağrı eşiği farklılıklarına göre herkesin doğum sırasında çektiği ağrının derecesi de birbirinden farklı. Ama eskilerin şiddetli ağrıyı tanımlamak için kullandığı " doğum sancısı gibi" ya da zor bir olayı tanımlamak için kullanılan " doğum sancısı çekmek" deyimleri bu ağrının insanın tanıdığı ve bildiği en şiddetli ağrılardan biri olduğunu düşünmek için oldukça yeterli.
Doğum sırasında yaşanan ağrıların iki temel türü var: duygusal ve fonksiyonel.
Duygusal ağrıların nedeni korku, bilinmezlik ve bilgisizlik. Bu üç faktör doğum sancılarının şiddetini olumlu ya da olumsuz etkiliyor. Doğum ile ilgili eğitim, ağrıyı ortadan kaldırmasa da onunla baş etmeyi öğretebiliyor. Kendisini nelerin beklediğini bilen bilinçli bir anne adayı ağrıya daha kolaylıkla direnebiliyor.
Fonksiyonel ağrılar ise doğum ağrılarının ana bileşeni. Rahim ağzının açılması, rahim kasılmaları, bebeğin aşağıya doğru inişi ve doğum sırasındaki tıbbi girişimler fonksiyonel ağrıların nedeni.
Günümüzün anne adayları ise kendi annelerinden çok daha şanslı. Çünkü artık epidural anestezi ya da halk arasında bilinen adıyla "ağrısız doğum" çok daha güvenli ve yaygın bir şekilde kullanılıyor.
Epidural anestezi nedir?Epidural anestezi vücudun belirli bir bölgesindeki ağrı iletimini durduran bölgesel ya da lokal anestezi türlerinden birisidir. Anestezi uzmanı bir doktor tarafından uygulanır. Doğum ağrısını kontrol altına almanın en etkili yöntemi olmakla birlikte sadece bu amaçla kullanılmaz. Sezaryen başta olmak üzere bel seviyesi altında yapılan pek çok ana cerrahi girişim epidural anestezi eşliğinde yapılabilir.
Omuriliği çevreleyen ve dura adı verilen zarın etrafına lokal anestezik madde verilerek ağrı uyarılarının beyine ulaşması engellenir. Eğer bu bölgedeki motor işlevi sağlayan sinirler de etkilenirse tam bir anestezi meydana gelir ve uygulama yapılan bölgenin altında kalan kısımda his ile birlikte hareket kabiliyeti de ortadan kalkar. Kişi bu durumda bacaklarını ne hissedebilir ne de oynatabilir. Bu sezaryen ameliyatlarında uygulanan epidural anestezidir. Oysa doğumda amaç sadece ağrıyı gidermek olduğundan epidural aralığa daha az dozlarda lokal anestezik ile birlikte güçlü ağrı kesiciler de verilir. Bu sayede motor kayıp olmayacağından anne adayı ağrı duymadığı halde dokunmaları hissedebilir ve bacaklarını oynatabilir. Lokal anestezik miktarı çok düşük tutularak anne adayının doğum eylemi sırasında yürüyebilmesi dahi sağlanabilir.
Sipinal anestezi nedir?Anestezik ve ağrı kesici maddelerin dura zarının çevresine değil de zarı geçtikten sonra omuriliği çevreleyen sipinal sıvının içine verilmesidir.
Epidural anestezinin etkisi yaklaşık 15-20 dakika içinde başlar ve uzun süre devem edebilir. Oysa sipinal anestezi hemen etki eder ancak etkisi daha kısa sürelidir. Bu nedenle sezaryen ameliyatlarından önce hem epidural hem de sipinal anestezi bir arada yapılır buna kombi ya da kombine anestezi adı verilir.
Epidural anestezi ne zaman ve nasıl yapılır?Vajinal doğumda rahim kasılmaları düzenli hale geldikten sonra ya da rahim açıklığı 4 santimetreye ulaştığında epidural anestezi yapılabilir. Kasılmalar düzensiz ise ya da erken dönemde takıldığında kasılmaların durmasına neden olabileceğinden bu konuya dikkat edilmelidir.
Anne adayı yan yatar ya da oturur pozisyondayken kateterin takılacağı alan antiseptik solüsyonlar ile temizlendikten sonra steril örtüler ile örtülür. Kateter bel bölgesindeki omurgaların arasından girilerek yerleştirilir. Önce bu bölgedeki cildi uyuşturmak için lokal anestezi yapılır. Ardından ince bir iğne ile iki omurga arasından geçilerek epidural zara ulaşılır. Eğer sipinal anestezi de uygulanacaksa çok ince bir iğne ile bu zar da geçilerek subaraknoid boşluğa girilir ve beyin omurilik sıvısının geldiği gözlendikten sonra ilaç verilir. Epiduralde ise iğnenin arkasından çok ince bir kateter (boru, tüp) girilerek uygun mesafeye kadar itilir ve bu kateter dura zarı çevresindeki epidural aralığa yerleştirilir. Daha sonra iğne çıkartılır ve kateterin dışarıda kalan ucu flasterler ile hastanın sırtı boyunca sabitlenir. Dışarıda kalan uçtan enjektör yardımıyla ilaç verilebileceği gibi sürekli belirli dozda ilaç pompalayan otomatik cihazlar da kullanılabilir. Kateter yerleştirildikten sonra ilk önce az miktarda ilaç test dozu olarak verilir. Burada amaç olası bir alerjik ya da aşırı reaksiyonun olup olmayacağını gözlemektir. Bu tür bir reaksiyonun olmadığı gözlendikten sonra tedavi dozu verilir. Vajinal doğumlarda genelde sipinal anestezi uygulanmaz. Bu nedenle kateter yerleştirilip tedavi dozu verildikten 15-20 dakika sonra anne adayı kasılmaları hissetmesine rağmen ağrı duymamaya başlar. Doğum uzadığında ve ilacın etkisi azalıp hasta ağrı duymaya başladığında ek dozlar verilir. Bu şekilde doğum gerçekleştirildikten sonra epizyotomi de ek bir anesteziye gerek kalmadan kolaylıkla dikilebilir.
Vajinal doğumu takiben hemen, sezaryeni takiben ise 24 saat sonra kateter çıkartılarak uygulamaya son verilir. Kateterin çıkartılması sırasında hasta hiçbir rahatsızlık duymaz.
Epidural kateter takılması hasta açısından kolay tolere edilebilir, acısız ve rahat bir uygulamadır. Kateterin epidural boşluğu girdiği anda bacakta elektrik çarpmasına benzer bir his oluşması dışında hastaya rahatsızlık vermez. Epidural anestezi uygulamasında en önemli nokta işlemi yapan anestezi uzmanının tecrübesidir.
Epidural anestezinin avantajları nelerdir?
• Doğum ağrılarının giderilmesinde en etkili yoldur • Genel anesteziye göre komplikasyon riski daha az olduğundan tercih edilmelidir. • Annenin bilinci açık olduğu için sezaryen sırasında doğuma katılabilir, ameliyat devam ederken bebeğini kucağına alabilir. • Uygun zamanda takıldığında normal doğumun ilerlemesini hızlandırır
Epidural anestezinin komplikasyonları ve yan etkileri nelerdir?Epidural anestezide risk zannedilenin aksine deneyimli uzmanlar tarafından yapıldığında son derece azdır. • En sık görülen yan etki ani tansiyon düşmesidir. Omurilik içinde ağrı ve motor iletimi sağlayan sinirler dışında istemsiz çalışan kasların fonksiyonlarını kontrol eden sinir lifleri de bulunur. Bu liflerin etkilenmesi durumunda kan damarlarında gevşeme ve genişleme meydana gelerek tansiyon düşüklüğü ortaya çıkabilir. Bu ani tansiyon düşmesinin önüne geçmek için işlemden hemen önce damar yolundan yaklaşık 1 litre sıvı hızlı bir şekilde verilerek damar yolunun dolması sağlanırsa sorun yaşanmaz.
• Anestezinin yetersiz olması ya da tek taraflı olması. Bu gibi durumlarda kateterin çıkartılarak yeniden takılması gerekebilir.
• Dura zarının yırtılıp sıvının dışarı kaçmasına bağlı olarak görülebilen başağrısı. Nadir olarak görülen bu durumda işlemden sonra 1-3 gün içinde şiddetli başağrıları yaşanabilir. Ağrılar dayanılmaz olur ise epidural kateterin yerleştirildiği alana pıhtı yaması yapılabilir.
• Kullanılan ilaçlara bağlı olarak hafif alerjik bir reaksiyon gelişebilir ve hastada yaygın kaşıntı ortaya çıkabilir.
• Anne adayı etkili bir şekilde ıkınamaz ise doğumun ikinci evresi uzayabilir ve vakum ya da forseps uygulanması gerekebilir.
• Nadiren işlem sonrası idrar yapmada geçici zorluk görülebilir.
• Çok nadir olarak enfeksiyon gelişebilir.
• Felç çok çok nadiren görülen bir komplikasyondur.
Kimlerde epidural anestezi uygulanmaz?
• Kanama bozukluğu olması • Antikoagülan tedavi alınması • Uygulama bölgesinde enfeksiyon varlığı • Trombosit düşüklüğü saptanması • Anne adayının uygulamayı reddetmesi durumlarında epidural anestezi uygulanmaz.
Epidural anestezi hem vajinal hem de sezaryen ile doğumların son derece konforlu ve keyifli geçmesini sağlayan, 25 yıldır yaygın bir şekilde güvenle uygulanan modern bir tıbbi yaklaşımdır. Her anne adayı bu uygulamadan yararlanması için teşvik edilmelidir.
İLAY_CAN
19.04.2008, 13:48
ellerine saglık canım Rabbim bana bebek nasip ederse ben bu yöntemi isterim heralde
rica ederim canım işl güzelim işl
CNM BİLGİLER İÇİN SĞL MERAK EDİYORDUM EPİDURAL doğumu iyi geldi bilgilerrr
doğumdan çok korkuyodum bide ablamın doğumuna gittim 3,5 aylık hamileyken,genel anesteziden sonra kendine gelirken yaşadıkları korkutmyştu beni açıkçası.o nedenle dr umun tavsiyesiyle(anestezi uzmanınını çok methetti) spinali tercih ettim. doğumumda sonrasıda çok rahattı diyebilirim.anestezi uzmanının profesyonelliğine güveniyosanız kesinlikle spinal yada epidural diyorum ben
spinal nedir kızlarr ben epidural düşünyorum ama
canım epiduralde kateter doğum sonrasındada takılı kaldığı için sürekli ağrı kesici enjekte edilio diye biliyorum.spinalde ise sadece doğum esnasında ve sonraki 3-4 saati genel anesteziye göre daha konforlu geçiriosun.en azından ayılma sürecini yaşamıosun.ablamın belki üçüncü sezeryanı olduğundan çok zor kendine gelmişti.çok sayıklıodu ve yalvarıodu resmen ağrı kesici verin die.ben yaşamadım hiçbirini çok şükür.anestezi uzmanı epidural yapmadığı için spinali seçtim ama mümkün olsaydı epidurali tercih ederdim elbette.
manolya80
20.04.2008, 05:12
yaa ben ne epidural nede sipinal anestezi yaptırcam
çatır çatır doğurcam valla Allahım nasip dersee bunudaaa:)))
valla ben pek du$unmuom epidural i ,sonradan bel agrisi yapiomu$ die duydum.. herkesde deil tabi.. bi sorun olmazsa çekicem herhalde o aciyi.. yada ameliyati
kizlar epidurali tavsiye edebilirim sancilar artik cekilmez oldugu anda imdadima yetisti vallaha bende hic bir yan etki yapmadi
offf çok zor bir karar.Bakalım doktor ne dicek gerçi bizim içni erken daha ama ))
kanatsizmelek
07.04.2011, 23:59
Epidural ile ilgili açılmış konuları kilitledim.
Bu başlığımızı da sabit yaptım.
Epidural ile ilgili paylaşımlarımıza buradan devam edelim olur mu?
Hepinize keyifli sohbetler...
feelings
08.04.2011, 12:40
ellerine sağlık nevram..:)
ben epidurali kimseye tavsiye etmiyorum, hem bel agrisi yapiyo hem de dogumu yavaslatiyo