keumcum
30.07.2010, 02:22
Bembeyaz bir sayfa olarak geldim dünyaya. Üzerimde ne bir çizgi ne bir nokta yoktu. Gelişimle dünyalar sizin oldu. Çok sevindiniz gelişime, çok sevdiniz beni. Beslediniz, temizlediniz, uyuttunuz, öptünüz, kokladınız.
Büyüdüm yavaş yavaş. Yasaklar başladı zamanla. Elleme, yapma, alma…… Oysa böyle öğrenecektim. Elleyerek, yaparak, alarak. Ama siz yasaklarınızla öğrenme hakkımı çaldınız.
Sorularım başladı sonra. Sıkıldınız. Cevaplarınız açıklayıcı değil baştan savıcıydı. Zor sorular sordum bazen. Nasıl doğdum? Gibi siz de seni leylekler getirdi dediniz. Küçücük ve karışık aklım hepten karıştı. En iyisi soru sormamak dedim ve sormamaya başladım. Oysa böyle öğrenecektim. Soru sorarak. Öğrenme hakkımı çaldınız e.
Beş yaşına gelince elimden tutup kreşe götürdünüz. Ne öğreneceğimi, nasıl bir ortamda kimler tarafımdan eğitileceğimi değil hangi saatler arasında orada kalacağımı sordunuz. Kreşte yaşıtlarımla oyunlar oynadım, resimler yaptım, yeni bilgiler öğrendim. Büyük bir hevesle öğrendiklerimi size anlatmak istedim. Siz televizyon izlemeyi, gazete okumayı, yemek veya el işi yapmayı tercih ettiniz. Beni dinlemediniz. Oysa böyle sevecektim öğrenmeyi. Öğrendiklerimi anlatarak. Öğrenme hakkımı çaldınız.
Okula başladım sonra. İlk gün, ilk heyecan, ilk korku. Ağladım. Siz sarılıp güç vermek yerine itelediniz beni. Bağırdınız. Öğretmenim sınıfa soktu. Çizgiler çizdirdi sınıfta. Akşam koşa koşa geldim eve. Göstereceklerim vardı. Bakmadınız. Bakıp saçımı okşamadınız. Oysa böyle sevecektim öğrenmeyi. Öğrenme hakkımı çaldınız.
Yıllar birbirini kovaladı. Ders çalış dediniz eve misafir doldurdunuz. Ders çalış dediniz televizyonun sesini sonuna kadar açtınız. Ders çalış dediniz derslerimle ilgilenmediniz. Toplantılarıma lütfen gittiniz. İyi notlarımı vazife olarak görüp zayıflarım için kızdınız.
Doğduğum günden beri öğrenmeme yardım etmeyen sizler, öğrenme hakkımı çalan sizler öğrenemediğim için yine beni suçladınız.
Beni siz yetiştirdiniz. Ama karşınıza çıkan faturanın altına benim adımı yazdınız. Saksıdaki çiçeklerinize benden çok ilgi gösterdiniz. Dizilerinize benden fazla zaman ayırdınız. Tuttuğunuz takım hakkında benden çok bilgi edindiniz.
Siz beni değil benim bebekliğimi sevdiniz.
Şimdi elinizdeki faturadan silin benim adımı. Çünkü bu kötü faturayı hem kendinize hem bana siz kestiniz.
Çocuğunuz.
Büyüdüm yavaş yavaş. Yasaklar başladı zamanla. Elleme, yapma, alma…… Oysa böyle öğrenecektim. Elleyerek, yaparak, alarak. Ama siz yasaklarınızla öğrenme hakkımı çaldınız.
Sorularım başladı sonra. Sıkıldınız. Cevaplarınız açıklayıcı değil baştan savıcıydı. Zor sorular sordum bazen. Nasıl doğdum? Gibi siz de seni leylekler getirdi dediniz. Küçücük ve karışık aklım hepten karıştı. En iyisi soru sormamak dedim ve sormamaya başladım. Oysa böyle öğrenecektim. Soru sorarak. Öğrenme hakkımı çaldınız e.
Beş yaşına gelince elimden tutup kreşe götürdünüz. Ne öğreneceğimi, nasıl bir ortamda kimler tarafımdan eğitileceğimi değil hangi saatler arasında orada kalacağımı sordunuz. Kreşte yaşıtlarımla oyunlar oynadım, resimler yaptım, yeni bilgiler öğrendim. Büyük bir hevesle öğrendiklerimi size anlatmak istedim. Siz televizyon izlemeyi, gazete okumayı, yemek veya el işi yapmayı tercih ettiniz. Beni dinlemediniz. Oysa böyle sevecektim öğrenmeyi. Öğrendiklerimi anlatarak. Öğrenme hakkımı çaldınız.
Okula başladım sonra. İlk gün, ilk heyecan, ilk korku. Ağladım. Siz sarılıp güç vermek yerine itelediniz beni. Bağırdınız. Öğretmenim sınıfa soktu. Çizgiler çizdirdi sınıfta. Akşam koşa koşa geldim eve. Göstereceklerim vardı. Bakmadınız. Bakıp saçımı okşamadınız. Oysa böyle sevecektim öğrenmeyi. Öğrenme hakkımı çaldınız.
Yıllar birbirini kovaladı. Ders çalış dediniz eve misafir doldurdunuz. Ders çalış dediniz televizyonun sesini sonuna kadar açtınız. Ders çalış dediniz derslerimle ilgilenmediniz. Toplantılarıma lütfen gittiniz. İyi notlarımı vazife olarak görüp zayıflarım için kızdınız.
Doğduğum günden beri öğrenmeme yardım etmeyen sizler, öğrenme hakkımı çalan sizler öğrenemediğim için yine beni suçladınız.
Beni siz yetiştirdiniz. Ama karşınıza çıkan faturanın altına benim adımı yazdınız. Saksıdaki çiçeklerinize benden çok ilgi gösterdiniz. Dizilerinize benden fazla zaman ayırdınız. Tuttuğunuz takım hakkında benden çok bilgi edindiniz.
Siz beni değil benim bebekliğimi sevdiniz.
Şimdi elinizdeki faturadan silin benim adımı. Çünkü bu kötü faturayı hem kendinize hem bana siz kestiniz.
Çocuğunuz.