View Full Version: Guzellik ve Bakim Onerileri Arsivi

mystical
24.02.2007, 03:03



Guzellik, bakim, makyaj, trendler, sac bakimi, sac urunleri, maskeler, cilt bakimi, dis bakimi, guzellik malzemeleri, guzellik icin ipuclari, 2009 makyajlari, 2009 sac modelleri, epilasyon
Güzelleşmek için sirke kullanmak aklınıza gelir miydi?
 
Uzmanlar; bal ve yoğurdun aksine sirke kullanımının daha fazla yararı olduğunu belirtiyor. Siz de ışıl ışıl parlayan ve her zaman bakımlı bir cildiniz olmasını istiyorsanız; bir çay kaşığı sirkeyi dinlenmiş şişe suyuna ilave edin ve yüzünüzü öyle yıkayın. Ayrıca banyo suyuna 3-4 yemek kaşığı sirke döküp içinde 10 veya 15 dakika kaldığınızda bedeniniz canlanır.
 
Sirke ile yapılan bakımın diğer yararları ise şöyle sıralanabilir:

Küçük kılcal damarlar içindeki kan dolaşımını hızlandırıp cildi nemlendirir.
Antiseptik özelliği nedeniyle enfeksiyona neden olan bakteri, virüs veya mayaların hızla çoğalmasını engeller.
Cilt yüzeyindeki aşırı yağlı bezeleri azaltır.
Pullanma veya soyulma sorunlarına karşı etkilidir.
Cildin ph seviyesini düzenler.
 
 mystical2008-12-14 03:41:38

pelishh
06.04.2007, 23:55
Mükemmel Makyajın SırlarıGüzelliğiniz ile nefes kesmek mi istiyorsunuz? O zaman vereceğimiz ipuçlarına çok dikkat edin.Krem şeklindeki fondötenden yüzünüze bir parça sürüp parmak uçlarınızla yavaş yavaş yüzünüze yedirin. Fondötenin üstüne, kesinlikle pudra sürmeyin.Göz makyajına başlamadan önce göz kapağınızın çevresine yüzünüze sürdüğünüz fondötenden bir ton açık başka fondöten sürün. Göz altına hafifçe pudra sürün.Kaş altından kirpiğe kadar uzanan kemiğe açık renk ve ışıltılı bir sıvı göz farını parmaklarınızla yayın. Yüzünüze sürdüğünüz pudradan bu bölgeye de uygulayın. İnce bir fırçayla göz kapaklarınıza açık bej tonlarında far sürün.Elmacık kemiklerinize gül rengi tonlarında allık sürün. Allığınızın son derece ince olmasına özen gösterin.Kirpiklerinizi kıvırın ve yalnızca üst kirpiklerinize rimel sürün. Kirpikleri belirginleştirmek için ince bir fırçayla siyah göz farını üst göz kapağınızın uç kısmına sürün.Dudaklarınızın etrafına doğal renkte bir dudak kalemi sürün. Dudaklarınızın renginden yalnızca bir ton koyu olması gerekiyor. Dudak içini de parlatıcı ya da açık renkte parlak bir rujla boyayın.Bir kaş kalemiyle hafifçe kaşlarınıza renk verin. Sonra bir kaş fırçayla tarayın.mystical2007-11-08 16:03:34

manolya80
18.04.2007, 09:38
NIVEA BODY'DEN ANTİ SELÜLİT KÜRÜNIVEA Body, kadınların en büyük derdi selülitler için özel bir bakım kürü öneriyor. Goodbye Cellulite Gel Cream ve yeni geliştirilen Goodbye Cellulite Anti-Selülit Bantları, yağ bileşiklerinin enerjiye dönüşmesinde aktif rol alan L-Carnitine içerikleriyle, masaja gerek olmadan etki ediyor.Selülit görüntüsü bağ dokusu altında yer alan derin cilt katmanlarında, yağların aşırı derecede depolanmasından kaynaklanır. Sonuçta cilt pürüzlü bir hale gelir, elastikiyetini kaybeder ve çukurlar oluşur.L-Carnitine cildin doğal yapısında bulunan ve yağ bileşiklerinin enerjiye dönüşmesinde aktif rol alan bir içeriktir. Bu yüzden ciltte yeterli miktarda L-Carnitine bulunması hücrelere enerji sağlanarak yağların enerjiye dönüşmesi için gereklidir.NIVEA’nın bilimsel araştırmaları sonucunda yaratılan NIVEA Body Goodbye Cellulite gel-cream, L-Carnitine içeriğini cilde geri kazandırmak üzere özel olarak geliştirilmiştir. Cilt katmanlarına derinlemesine etki ederek ciltteki L-Carnitine seviyesini artırır. Benzersiz jel-krem kıvamındaki formülü ile cilde kolayca uygulanırken, aynı zamanda serinletme etkisi yaratarak kan dolaşımını da hızlandırır. Böylece, hergün düzenli kullanıldığında NIVEA Body Goodbye Cellulite, özellikle bel, kalça ve basen gibi vücudun problemli bölgelerinde selülit görünümünü gözle görülür derecede azaltır.NIVEA laboratuvarlarının son buluşu NIVEA Body Good-bye Cellulite Anti-Selülit Bantları ise bel, kalça basen gibi selülit görünümünün yoğunlaştığı bölgelerde odaklanır. Problemli bölgede 8 saat süreyle cilde nüfuz ederek ciltteki L-Carnitine miktarını artırır.Goodbye Cellulite Gel Cream’in, her gün, günde en az 1 kez bel, kalça, basen gibi problemli bölgelere, Goodbye Cellulite Anti-Selülit Bantları’nın ise haftada 2-3 kez, 8 saat süreyle selülit görünümünün yoğunlaştığı bölgelere uygulanması öneriliyor. Anti-selülit bantları 3 kullanımdan itibaren, jel krem ise 2 haftadan itibaren cildi fark edilir biçimde sıkılaştırarak pürüzsüz bir görünüme kavuşturuyor. Ürünlerin birlikte düzenli kullanımı sonucunda, selülit görünümü 4 haftadan itibaren gözle görülür derecede azalıyor.mystical2007-11-08 16:04:55

manolya80
18.04.2007, 11:44
EL BAKIMI Ellerimiz yaşımızı ele veren organlarımızdandır. surekli ve hoyratça kullandığımız bu organlarımızın bakıma neme ve rahatlamaya ihtiyacı vardır salonumuzda yaptığımız manikürlü veya manikürsüz parafinli el bakımında yumuşatma nemlendirme ve masaj sonrasında uygulanan parafinle elleriniz hem daha genç görünecek hem de ellerinizin cildi nemlenmiş ve sağlıklı bir görünüm kazanmış olacak. AYAK BAKIMI Gün boyu ayakta kaldığınızda dayanılmaz ağrılara ve yoğunluğa Seben olan ayak ağrılarınızı yaptıracağınız ayak bakımıyla önlemeniz mümkün. Pedikürlü veya pedikürsüz yaptığımız ayak bakımından ayak nemlenir rahatlar ve masaj sonrası uygulanan parafinle toksinlerden arınıp hafifle. unutmayin ayaklarımız sizi ayakta tutar.

manolya80
18.04.2007, 11:49
YAĞLI VE AKNELİ CİLT BAKIMIYağlı Ve Akne Lekesi Problemi Olan Ciltleri Normalize Etmek Üzere Hazırlanmış Bakım Serisidir.Sebum Üretiminin Fazlalığından Kaynaklanarak Gözeneklerde Genişleme Ve Genişlemiş Gözeneklerde Havayla Oksitlenen Sebumun Sebep Olduğu Siyah Noktalar Oluşur.Zaman İçerisinde Akne Ve Sivilceye Dönüşen Bu Problemleri Giderebilmek İçin Öncelikle Ciltteki Yağ Ve Nem Dengesini Kurmak Gerekir. Akne Ve Sivilcelerin Kurutulmasının Yanı Sıra Bu Problemlerin Bıraktığı İzlerin Giderilmesinde Destek Veren Ürün Gurubudur.KLASİK CİLT BAKIMI: Cildinde herhangi bir problemi olmaksızın genel cilt temizliği amacıyla yapılan cilt bakimidir. Çevresel faktörlerin ve günlük stresin cildimiz üzerinde yarattığı negatife etkileri yok ederek cildin doğal nem dengesini korumak ve sağlıklı görünümünü sağlamak için cildin temizlenip arındırılması ile yapılan aylık kabin cilt bakimidir. Sorun olmadığı sürece ayda bir yapılması yeterlidir.EFERVESAN CİLT BAKIMI: Olgun ciltlerde kollejen ve elastin eksikliği nedeniyle oluşan kırışıklık ve sarkmaların giderilmesi için yapılan bakimdir cilde uygulanan klasik bakımdan sonra cilde özel kapsüllerle hazırlanan bakim maskesi yapilarak üstünü plastik maske ile kapatmak suretiyle yapılan özel bakim sonrasında cildin kollejen ve alestin yapısı sağlanarak cilt gnc ve duru görünümüne kavuşur. Cildin durumuna göre ilk 3 seans 15 gün ara ile daha sonra ayda bir yapılması öneririz.ŞOK BAKİM: yaslanmaya karsi cildi tazeleyen 3 haftalik bakim kürüdür.dogal kollejen ve plesenta iceren serumlarla yapilir.plesenta ve kollejen cildi dogal dengesine döndürerek cilde sıkılaşma ve canlılığı sağlar.her bakim sonrasinda müşteriye vereceğimiz ürünler günlük bakım icin kullanılarak bir sonraki bakima kadar cilt bakımının aksaması önlenir.üçüncü hafta sonunda uygulanan kollojen ve plesenta cildi tamamen tazeleyerek cilde yaklasik 5 yillik gençleşme etkisi yaratir.kür bitiminde müsteriye 6 ay yetecek kadar günlük bakim ürünü verilir.Set halinde sadece bizim salonumuzda kullanilan şok bakim kürünün 6 ayda bir tekrarlanmasını öneriyoruz.Cildi bahara ve kişa hazirlamak icin ideal bir kür.SEA CLAY CİLT BAKİMİ: Sea clat body mask mineralleri acisinda cok zengir bir çamur olup sivilceli gergin ve lekeli ciltlerde kullandigimiz bir üründür.salonumuzda seanlar halinde sivilce bakiminda kullanilmakta ayrica klasik cilt bakimindada eger cilt sivilceli yada lekeliyseextra uygulanmaktadir.SİVİLCE BAKIMI: Özel ürünler kullanilarak sivilce ve sivilce izi bakımı yapılır.yapılan bakım kür şeklinde olup tek seans yeterli olmadigindan salonumuzda bu tür bakimlar icin hazirlanmiş uygun paket programlarla en ekonomik ve saglıklı şekilde sivilce tedavinizi sonuclandırabilirsiniz.
 

manolya80
23.04.2007, 01:20

Sabah kalktığınızda kendinizi daha güzel ve canlı hissetmek istiyorsanız, basit ipuçlarımıza dikkat edin.
•Yatmadan önce mutlaka retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze iyice sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz, ışıl ışıl görünecektir.
•Eğer cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü her zaman salisilik asit içeren bir temizleyiciyle iyice yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin.
•Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza mutlaka havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun.•Sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için, yatmadan önce tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün.•Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Böylece birbirlerine dolaşmazlar, hem de düzgün dalgalarınız olur.mystical2007-11-08 16:23:37

manolya80
23.04.2007, 01:23
İnce kırışıklarınız varsa somon, sardalya, uskumru, ringa balığı yemenisi öneririz.Bu balıklar doymamış yağ asitlerinden omega 3 ile yüklü. "The Beautiful Skin Diet" (Güzel Cilt İçin Diyet) adlı kitabın yazarı Richard Asarch'a göre; bu besinler damar içindeki iltihaplanmayı azaltıyor ve kan dolaşımını hızlandırıyor. Bu da cilde sağlıklı bir akış kazandırıyor ve uzun vadede kırışıklık oluşumunu engelliyor. Amerikan Gıda Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre; erken yaşta diğerlerine göre daha fazla balık ve sebze yiyen kişilerde ileri yaşlarda daha az kırışık oluştuğu gözlenmiş. Bunun sebebi kırmızı ette ve işlenmiş gıdalarda bulunan omega 6'nın olumsuz etkilerini omega 3'ün azaltması. Son araştırmalar özellikle günümüz beslenme alışkanlıklarında omega3'ün yetersiz alındığını buna karşın omega 6'yı gerektiğinden fazla tükettiğimizi gösteriyor. Önemli olan ikisini dengeli bir şekilde almak. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre minimum 5, maksimum 10 gr omega 6 yağ asidine karşılık, 1 gr omega 3 yağ asidi alınmasıyla bu dengenin sağlanacağı öngörülüyor.

özlem
30.04.2007, 04:46
Kalıcı MakyajMakyajınızın Kalıcı Olması İçinBakışlardaki çarpıcılığı yakalamak için genellikle göz çevresinde çok çaba sarfetmek ve gün içerisinde sık sık rötuş yapmak gerekir. Ancak gözkapağı makyajının kalıcı olması için büyük kozmetik firmaları bazı kremler geliştirdiler.Makyaj yapmadan önce gözkapaklarına sürülen ve 30 saniye kurumaya bırakılan bu kremler makyajın daha kolay yapılmasını ve kalıcı olmasını sağlıyor.Ok gibi kirpiklerKirpikleriniz için de suya dayanıklı rimelleri tercih edin öncelikle. Kısa kirpikleri uzun göstermek de yeni ürünlerle şimdi çok kolay. Pisayada sırf bunun için üretilmiş pek çok maskara bulabilirsiniz. Rimelin kalıcılığını sağlamak için size pudra çok yardımcı olacaktır. Önce bir kat rimel sürün. Üzerinden pudra ile hafifçe geçin ve tekrar rimel sürün. Böylece rimeliniz uzun süre dayanacaktır.Gün boyunca her yarım saatte bir ruj tazelemek kadar can sıkıcı bir şey daha olamaz. Hele dudaktan taşan rujlar çok can sıkıcıdır. Bunların önüne geçmek için ruj sürmeden önce bir kez dudak kalemi ile dudak sınırlarını belirleyin. Sonra rujunuzu sürün. Bir kağıt mendili ısırarak fazlasını alın ve üzerinden transparan pudra ile geçin. Sonra tekrar ruj sürün ve son kez medili ısırın. Artık günde en fazla üç kez, memeklerden sonra rujunuzu hafifçe tazelemeniz yeterli olacaktır.Kalıcı makyaj nasıl yapılır?Çoğu kişi uygulama anını hafif bir batma hissi olarak tarif eder. Kişinin ağrı duyarlılığı ve uygulayıcının el hafifliğine göre farklılıklar gösterecek minimum bir rahatsızlık söz konusudur. Bölgede oluşabilecek rahatsızlıkları en aza indirmek ve bölgeyi uyuşturmak için yüzeysel anestezi ve yağlar kullanılabileceği gibi, bir doktor ya da dişçi gözetiminde lokal anestezi de yapılabilir. İşlemin uzunluğu kişinin hassasiyetine, cilt nemine, yoğunluğuna, elastikiyetine ve cildin genel durumuna göre değişebilir. Ortalama süre 2-3 saat kadardır.Bir set mikro steril iğne, kalıcı renk karışımına batırılarak kişinin istekleri doğrultusunda cilde uygulanır. Taze renk, iğneler vasıtasıyla cildin üst tabakasına zerk edilir. Dövme uygulamasının aksine, cilt hafifçe kaldırılarak renk uygulandığından, daha ağrısız gerçekleşir. Yine aynı nedenle ciltteki travma da çok daha çabuk iyileşir. Uygulama sonrasında çoğu kişi normal hayata derhal devam edebilir.Uygulamanın tam anlamıyla kalıcı olması bazı şeylere dikkat edilmesini gerektirir. Güneşin UV ışınlarına fazla maruz kalmak ya da solaryum seansları, cildin fazla kuru olması, bazı uyuşturucular ve sigara kalıcılığı olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Alfa- hidroksi, retin-a ve glikolik asit, kalıcı makyaj uygulanan bölgelerden uzak tutulması gereken maddelerdir. Aksi halde etki azalabileceğinden belli sürelerde ekstra bakım gerekebilir. Göz kapaklarına güneş korumalı krem kullanmak, eye-liner uygulanmış gözlerde güneş gözlüğü takmak, dudaklara koruyucu sürmek gibi bazı önlemler makyajın kalıcılığını artıracaktır.mystical2007-11-08 16:48:25

özlem
30.04.2007, 04:46
Parfüm kullanırken, bazı kurallara uymak, kokunun etkisini artırıyor. Kadınların vazgeçemediği tutkulardan biri olan güzel kokmanın etkisini arttırmak için dikkat edilmesi gereken hususlardan bazıları şunlar: "Vücut: Parfümler kokularını yaymak için sıcaklık, hareket gibi faktörlere ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle parfüm sürmek açısından vücudun bazı bölgeleri ayrıcalıklıdır. Sıcak ve nemli noktalar olan koltuk altları, göğüs araları, ense, kulak arkaları ve göbek, kanın fazla pompalandığı noktalar olan bilek içleri, şakaklar ve boyun, hareketli noktalar olan dirsekler ve diz içleri buna örnek verilebilir. Saçlar: Eğer saçlarınızı parfümlemek istiyorsanız, öncelikle temiz olmalarına dikkat etmeniz gerekiyor. Kokuların birbirine karışmaması için şampuanınızı kokusuz olanlar arasından seçmeye özen gösterin. Saçlarınız kısa ise saç diplerinize, uzun ise uçlarına sıkmanız yeterli olacaktır. Ayrıca fırçalamadan önce fırçanıza biraz parfüm sıkmanız sonuç üzerinde olumlu etki yapacaktır. Giysiler: Parfümler, pamuklu, yünlü gibi doğal lifle dokunmuş kumaşlarda çok kalıcıdır ve rahat yayılır. Sentetik liflerde yayılımı ve kalıcılığı daha az olur. Parfümün en kalıcı olduğu dokular ise kürkler ve muslin kumaştan yapılmış eşarplardır. Parfümünüzü ceket ve mantoların astarlarına, etek ve elbiselerin etek baskılarına sıkın. Asla giysilerinizi farklı parfümler sıkmayın. Üst üste sıkılan parfümlerin molekülleri iyi bir karışım oluşturmaz ve kötü bir etki uyandırır. İpekli giysilerinize kesinlikle parfüm sıkmayın aksi takdirde, kalıcı lekeler bırakır. Eğer parfümünüzü sık sık değiştiriyorsanız, sadece vücudunuzu parfümlemekle yetinin. Koku zaten giysilerinize de sinecektir. Mücevher ve özellikle incilerinizin yakınında parfüm kullanmayın çünkü, parfümlerdeki alkol mücevherlerin parlaklığını yok eder ve incileri sarartabilir. İç çamaşırlarınızın bulunduğu dolap veya çekmeceye parfümünüzle nemlendirdiğiniz yünlü bir kumaş parçası koyun. Ve giysi dolabınızı da parfümlemeyi unutmayın".

özlem
30.04.2007, 04:52
Dudaklarda Güzellik...Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarını sağlamalısınız. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır.Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz. Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın natürelliğinden hiçbir şey eksiltmez. Önemli olan rengini doğru seçmek, süreceğiniz rujdan biraz daha koyu bir dudak kalemi kullanmalısınız. Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak bunu abartmayın. Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir etki yaratacaktır. Keskin ve koyu renkte çekilmesi dudaklarınızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan kaçının. Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur. Ruju sürerken dudak kaleminin de hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça kağıt mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız pek kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, "ruj sürdüm" diye bağırmayan doğal renkleri tercih edinmystical2007-11-08 16:49:37

özlem
30.04.2007, 04:52
Kıyafete göre makyaj önerileriNasıl giyineceğinizi biliyorsunuz ama hangi giysinize göre nasıl makyaj yapacağınızı biliyor musunuz?Siyah renkte elbise giydiğinizdeBej/Pembeden koyu eflatunaKahvenin tonlarıBakırın tonlarıSiyah/Bej/SarıKırmızı renkte elbise giydiğinizdeSiyahın tonlarıKahvenin tonlarıMavi renkte elbise giydiğinizdePembe/Leylak/Morun tonlarıYeşil renkte elbise giydiğinizdeToprak renkleriKahvenin tonlarıBakırın tonlarıYeşilin tonlarıEflatunun tonlarıPembe renkte elbise giydiğinizdeMavi/Gri/Leylağın tonlarıPembe/Mavinin tonlarıMor renkte elbise giydiğinizdePembenin tonlarıPembe/LeylakOranj renkte elbise giydiğinizdeBakırın tonlarıMercan/KayısıToprak renkleriLacivert renkte elbise giydiğinizdePembe/LeylakLila/Gri tonlarıBej/PembeGri renkte elbise giydiğinizdePembe/LilaPembe/Gri/SiyahEflatunun tonlarıBeyaz renkte elbise giydiğinizdePembe/Leylak/MorEflatun/Mor/SaksLeylak/Mavi/LacivertKahverengi elbise giydiğinizdeBakırın tonlarıSarı/YeşilMercanKayısıSaks renkte elbise giydiğinizdePembe/Leylak/Morun tonlarıBej renkte elbise giydiğinizdeKahvenin tonlarıBakırın tonlarıMercan/Kayısı mystical2007-11-08 16:51:10

özlem
30.04.2007, 04:52
Etkileyici gözlerin sırrıHer kadın güzeldir yeter ki güzel makyaj yapmayı bilsin öyle değil mi? Örneğin kalbin aynası olan gözlere yapılan çekici bir makyaj inanın sizi oldukça iddialı gösterecektir.Gözlerinizi olduğundan daha güzel göstermek istiyorsanız makyaj hilelerine başvurmak zorundasınız. İşte güzel gözlere sahip olmanın sırları...Farınızın rengini seçerken soğuk veya sıcak renklerden hangisinin sizin ten renginize uygun olduğuna dikkat edin. Soğuk renkler mavi bazlı renklerdir (pembe, mor...). Sıcak renkler sarı bazlı renklerdir (yeşil, turuncu...).Far uygularken rengi keskin hatla bitirmeyin, sıfırlayana kadar yumuşak şekilde yayın. Görüntünüz derinlik kazanacaktır. Göz kalemini uyguladıktan sonra parmak uçlarınız ile yumuşak şekilde yayarak farınızla karıştırın.Göz makyajınızın dış sınırında, kaş kenarı ve burun kenarı arasındaki sınırın içinde kalın. Göz altında mat görüntü gözlerinize derinlik kazandıracaktır. Bu nedenle bu bölgeye ışıltı koymayın.Kaş altınızın dış kenarına ve göz pınarınıza uygulayacağınız ışıltılı bakışlarınızdaki derinliği artıracaktır.Maskaranızı uygularken öncelikle kirpiklerinizin üzerinden, sonra alttan zig zag hareketleriyle uygulayın. Kirpiklerinizin yelpaze gibi açıldığını göreceksiniz.Adım adım göz makyajı1. Örtücü ve ardından ince yapıda bir pudra ile göz altını aydınlatın ve matlaştırın.2. Farınızı uygularken önce göz kapağınızın tamamında arzu ettiğiniz yoğunlukta rengi elde edin. Parmaklarınızla uyguladığınızda daha kolay olduğunu göreceksiniz. Daha sonra dışarıdan içeriye doğru kapağın iç çukurunda renk ile gölge oluşturun. Kaşlara kadar gelmeden rengi sıfırlayın. Keskin hatlardan kaçının. Daha iddialı görünüm istediğinizde uyguladığınız rengin bir ton koyusuyla gölgeyi yoğunlaştırabilirsiniz.3. Kirpik diplerinizden, dışarıdan içeriye doğru göz kaleminizi uygulayın. Yumuşak bir görünüm ve derin bir ifade için parmak uçlarınız ile yayın.4. Maskara uygulayarak bakışlarınızdaki derinliği güçlendirin.5. Kaşlarınızı kaş kalemi ile şekillendirerek göz makyajınızı tamamlayınmystical2007-11-08 16:51:59

exeditor
08.05.2007, 06:07
Gözaltı çevresini nasıl koruyalım?Yüzümüzdeki ifadenin ve güzelliğimizin aynası gözlerimiz aslında en büyük silahımız. Ama gözaltındaki o çizgiler, mor halkalar ve şişlikler yok mu? Bir anda güzelliğimizi nasıl da gölgeliyor. İnce ve hassas olan gözaltı derimize uygulayacağımız özel bazı bakımlarla sorunun üstesinden gelebiliriz...Gözlerimizle günde yaklaşık 10 bin defa mimik yaptığımızı biliyor muydunuz? Sevinçli, üzgün veya yorgun olduğumuzun işaretini bu sayede veriyoruz karşı tarafa. Bu da çok hassas olan gözçevresi cildinin daha da hassaslaşması demek. Çünkü gözçevresindeki deri, yüzümüzün cildine oranla 4 kat daha ince! Yanakla kıyaslandığında ise nemini iki kat daha çabuk kaybediyor. Bu kadar hassas ve korunmaya muhtaç bir bölgeyi deyim yerindeyse 'boş bırakmak' artan çizgi ve kırışıklıklara 'hoşgeldin' demek anlamına geliyor.Zaten yaklaşık 30 yaş civarında gözçevresindeki ilk gülüş veya mimik çizgileri belirmeye başlıyor. Gözçevresini sürekli canlı tutmak için koruyucu bakımı ihmal etmemek gerekiyor. Magnezyum ve avokado içerdikleri A vitamini sayesinde gözçevresini oluşacak çizgilere karşı koruyor. Bu yüzden içinde bu iki maddeyi bulunduran kremleri kullanmakta fayda var. Gözçevresi ve gözaltındaki şişlik ile morlukların sebepleri kişiye göre değişir.Kimimizde uykusuzluk, fazla alkol tüketimi, bilgisayar başında geçirilen uzun zaman, stres gibi sebeplerle ortaya çıkarken, kimimizdeyse genetik kökenli veya hastalıklara bağlı olarak görülüyor.MORLUKLAR, TORBALAR...Eğer gözaltlarınızdaki morluklardan sürekli şikayetçiyseniz, bilimsel araştırmalara göre, bunun sebebi göz çukurlarınızdaki kılcal damarların içinden geçen kandaki hemoglobin maddesinin oksidasyonu. Başka bir deyişle göz çukurundaki kılcal damarlar, kanı sızdırarak oksijene maruz kalmasına yol açarlar. Bu sızıntıyla meydana gelen oksidasyon göz çevresinin mor hatta siyah renge bürünmesine neden olur.Gözaltı torbaları ise gözaltındaki sıvı birikimleri sonucunda oluşur. Çoğunlukla yaşla ilgili olmakla birlikte hormonal dengesizlikler, uyku uyuyamamak veya az uyumak da sebep olabilir. Kimi zaman böbrek ve kalp rahatsızlıkları da gözaltı torbası olarak kendini gösterebilir. Bazı kadınlarda gözaltı torbalanmaları adet dönemlerinde belirginleşebilir. Göz çevresiyle ilgili bu saydığımız problemlerle baş edebilmeniz için uyku düzeninize ve beslenme alışkanlıklarınıza özen göstermelisiniz.Günlük öğünlerinizde A Vitamininden zengin besinlere (havuç, avokado, yumurta gibi) yer vermelisiniz. Bunun yanısıra her akşam aynı saatte yatmak ve 8 saat düzenli uyumak gözlerinizdeki yorgunluk izlerini alacak. Eğer sürekli bilgisayar karşısında uzun saatler boyu çalışıyorsanız öğle yemeğinden sonra 5-10 dakika gibi kısa bir süre gözlerinizi dinlendirmelisiniz.mystical2007-11-08 16:58:59

exeditor
08.05.2007, 06:10
Evde hazırlayacağınız kozmetiklerleYeşil çaylı güzellik tüyolarıYeşil çayın sağlık üzerindeki olumlu etkilerini artık hepimiz biliyoruz. Ancak bu kez size önereceğimiz bu özel reçeteler sağlığınız değil güzelliğiniz için. Sadece birkaç poşet yeşil çay kullanarak hazırlayacağınız maske ve toniklerle yeşli çayın mucizesini cildinizde hissedeceksiniz.Yeşil çaylı güzellik reçeteleri1.Gözler için rahatlatıcı kompresYeşil çayı önce keyifli bir içim için, sonra da poşetlerini daha güzel gözlere sahip olmak için kullanın! Harika bir fikir değil mi? Böylece hem içten hem dıştan çift etki yaratmış olacaksınız. Çünkü yeşil çayın uykusuzluk ve stresten dolayı gözlerde oluşan sorunlara karşı rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi var.2. Göğüsleri sıkılaştırıyor4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli (adaçayı ve kekik yağı olabilir) cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız.3. Canlandırıcı suya dalınBanyo yapmadan önce, yeşil çay ile tuz peelingi yapmaya ne dersiniz? Ayrıca küvetteki suyun içine yeşil çay esansı atabilir ve yeşil çayın canlandırıcı etkisinden faydalanabilirsiniz. Fransız Sothys firmasının banyo tuzları ve Wella’nın yeni banyo serisi Back To Basics’in yeşil çaylı vücut jelleri, kremleri de yeşil çayın faydalarından mümkün olduğunca yararlanmanızı sağlıyor. Yine Elizabeth Arden’nin ünlü parfümü Green Tea, yeşil çayın harika kokusunu teninize taşıyor.mystical2007-11-08 16:56:52

exeditor
05.06.2007, 16:30
Cildimizdeki gözle görülen değişiklikler, bir rahatsızlığın belirtisinin en önemli sinyali olabilir. cildimizin renk ve doku yapısındaki değişiklikler doktora görünme zamanının geldiğini haber verir.Vücudumuzun sağlıkla ilgili önemli sinyaller veren bir bölümü de cildimizdir. Cildin görünümünden, özellikle renginde oluşan değişikliklerden sağlığımızla ilgili sinyaller alınz. Aynca; ‘Güneş girmeyen eve hekim girer“ sözünün gerçeği ciltte saklıdır. Özellikle raşitizm denilen kemik hastalığı güneş ışınlarını cilt yoluyla alıp D vitamini yapamayan, bodrumda yaşayan çocuklarda daha çok görülür.CİLTTE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLERSararma: Korkuyu ve aşın heyecanı gösterir. Solunum bloke olduğundan, kan dolaşımı da sekteye uğrar.Kızaran yanaklar: Utancı gösterir. Kalp atışlan ve dolaşımı hızlanır. Cildin inceldiği yerler (yanaklar, boyun) kızanr.Gri, mat cilt: Bağırsaklarda problemi gösterir. Hasta bir bağırsak, vücudu besin artıklanndan iyi temizleyemez. Cildin rengi bozulur, sivilceler oluşur.Sarı cilt: Karaciğer sorununu gösterir.Cilt Yalanı ortaya çıkarır: insan yalan söylediği zaman beyin ve sinirler, vücut kimyasını değiştirirler. Böylece bazı hormonların ve enzimlerin salgılanmaları normalden farklı olur. Bu da derinin elektrostatiğini ölçen aletler vasıtasıyla tespit edilebilir.CİLDİN DÜŞMANLARIKirli hava: Organizma, vitaminleri oluşturabilmek için güneş ışığına ihtiyaç duyar. Dolayısıyla cilt, bulutlu yan karanlık kış günlerinde bu sağlıl gün ışığından yoksun kalır. Ayrıca oksijeni azalmış kirli havj cildin gözeneklerinden girerek solunum yapmasını önler.Kar güneşi: Kar, güneş ışığını zararlı UV ışınlannın etkisini güçlendirerek yansıtır. Böylece kardan yansıyan parlak ışığın, gözlere zararlı kamaştıncı etkisininf yanı sıra, cilt üzerinde de güneş yanığı oluşturan etkileri olur.Alkol: Deri; tıpkı karaciğer, böbrekler ve bağırsak gibi, alkolün aynştınldığı zehir antma organizmalanndan biridir. Bu nedenle aşın alkol tüketimi halindej cilt hücreleri; alkolün etkisiyle zayıflar ve aşınır.Doğum kontrol hapları: Eğer kullanılan doğum kontrol hapının hormon oranı kullanıcının hormon dengesine uymazsa (çok fazla gestagen, çok az östrojen gibi), giderek cilt kurur ve pürüzlü bir hal alır.Is, duman: Solunan havadaki is ve dumanla birlikte; öteki zehirli gazlann (özellikle kükürdioksit) küçük partikülleri, cildin gözeneklerinden girer ve hücrelere yerleşerek zarar verir.Fazla şeker: Çok masum görünse de şeker zararlılar sınıfindandır. Çünkü şeker; vücudun ihtiyacı olan vitaminleri, mineralleri ve elementleri adeta hırsızlama şeklinde kendine alır. Böylece cildin beslenmesi yetersizleşir ve sivilceleı baş gösterir.Albümin: Fazla et yendiği takdirde, içindeki albüminin etkisiyle vücudun asiditesi artar ki, bu da aslında bazik olan vücut ort..... aykın bir durumdur. Bu durumda, hücreler daha yavaş çoğalır ve daha yavaş yenilenir.CİLT VE BESLENMECiltte sağlıklı bir görünüm sağlıklı beslenmeye bağlıdır. Çünkü deri dıştan kremlerle değil, içten dolaşım yoluyla beslenir. D vitamininin ön maddesi olan Ergosterol deride güneş ışığı ultraviole ile D3 vitaminine dönüşmektedir.Zamanından önce kırışıklıklara şans tanımak istemeyen kişinin bol miktarda E vitaminine ihtiyacı vardır. Bu vitamin C ve betakarotin l ile birleştiğinde deriyi daha fazla dayanıklı yapar. Soya fasulyesi, mısır, kepek çavdar ürünleri E vitamini kaynağıdır.Üç güzellik vitamini E, A ve C serbest radikallerin hücumunu önlerler. Bunlar derinin bir numaralı düşmanıdır. Beslenme uzmanlan bunlara karşı bu vitaminlerden üç misli alınmasını öneriyorlar. Önceleri günde 75 mg C vitamini önerilirken, şimdi üç tane kivvi yenmesi öneriliyor.Havuçta cildi düzgünleştiren, yumuşak yapan ve kırışıklıkları önleyen A vitamini bol miktarda vardır. Yeşil biberde, portakalda olduğundan üç kat daha fazla C vitamini vardır. Bu vitaminle hücreler daha iyi korunur.mystical2007-11-08 17:04:05

exeditor
06.06.2007, 01:52
Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden.
Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu’nun gül diyarı olarak bilinen Isparta- Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.
Parfümlerde aranılan bir madde olan gül, kadınlara kokusunu verirken, cilt bakımı ürünlerinde kullanımıyla da güzelliğini yansıtıyor…

mystical
14.06.2007, 06:55

 
 
Tarihi geçmis makyaj malzemesi riskli
 
Bilim adamları, ruj ve maskaraların bakteri üremesine uygun ortam sağladığı ve makyaj malzemesinin kullanıldığı alanda enfeksiyon gelişmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
 
Londra’daki College of Optometrists uzmanları, araştırmaya katılan kadınların 3’te 2’sinin makyaj malzemelerini iki yıldan uzun kullandıklarını söylediklerine dikkat çekti.Bu konudaki en yanlış davranış biçimini sergileyen kadın grubunun 30’larının sonunda, 40’lı yaşlarının başındaki grup olduğunu belirten bilim adamları, bu grubu oluşturan kadınların 5’te 1’inin makyaj malzemelerini 5 yıldan kullandıklarını bildirdi.
 
Uzmanlar, kadınların makyaj malzemelerini bir başkasıyla paylaşma alışkanlıklarının da tehlikeli olduğuna, özellikle 24 yaşın altındaki grubu oluşturanların 3’te 1’inin bunu sıkça yaptıklarına dikkat çekti.
 
Dr. Susan Blakeney, kadınların makyaj çantalarının tehlikelerle dolu olduğunu belirtirken, “En sık rastlananın, maskaranın taşıdığı bakteriler yüzünden kadınların gözlerinin sıkça kaşınması, sulanması ve kızarmasıdır. Hiçbir kadın bunun kaynağını anlayamaz ama bunun sebebi makyaj malzemelerinin son kullanma tarihi aşılarak kullanılmaya devam edilmesidir. Makyaj malzemelerinin başkalarıyla paylaşılması da risk yaratır” uyarısında bulundu.Dr. Blakeney, kadınlara sık sık makyaj malzemelerini elden geçirmelerini ve son kullanma süresi dolan malzemeleri atmalarını tavsiye etti.
 
İngiltere’de kozmetik kullanımı 5 yıl öncesine göre yüzde 40 artarak yılda 1 milyar sterlinlik harcama kalemi haline geldi.
 
kaynak: ntvmsnbc.com

manolya80
10.07.2007, 01:07
Sivilceler Hakkında...Temizlik eksikliği sivilceye neden olmaz. Eğer öyle olsaydı yüzünü hergün düzenli yıkayan kimselerde sivilcelerin geçmesi, fazla yıkamayan kimselerde de çıkıyor olması gerekirdi. Yüz yıkanarak ancak yüz temizlenir fakat sivilceler geçmez. Hatta aşırı yüz yıkamak yüz derisini kurutup hasar bile verebilir ve bu hasar mevcut sivilceleri artırabilir. Sivilceler ciltteki yağ bezlerinin iltihaplanmasıyla meydana gelen bir cilt hastalığıdır. Hormonsal, metabolik ve mikrobik nedenlerle meydana gelir. Ergenlik çağında yağ metabolizmasındaki değişiklikler nedeniyle daha sık ortaya çıkar. Sivilce ilacı haricen sabah ve akşam sivilcelere sürülerek kullanılır. İki solüsyon halindedir. Biri 50cc diğeri 100cc olmak üzere iki şişelik bir set halinde sunulmaktadır. Solüsyonlardan biri geceleri, diğeri ise gün içerisinde kullanılır.Tedavi süresi sivilcelerin yoğunluğuna bağlı olarak değişebilir. Nadiren duyarlı kişilerde herhangi bir cilt ilacının kullanımında ortaya çıkabilecek lokal kızarıklık ve şişkinlik meydana gelebilir.Stres sivilcelere yol açmaz. O yüzden stresten kurtularak sivilcelerin geçmesini beklemek boşunadır. Dahası stresli insanların kullandığı bir takım ilaçlar yan etki olarak sivilce yaparlar. Stres, cilt yüzeyine daha fazla sebum salgılanmasına neden olarak belki dolaylı olarak mevcut sivilceleri arttırabilir ancak hiç yoktan sivilce varetmez. Stressiz olduğu bilinen kimselerde de sivilce çıkmaktadır.Sivilcenin tedavisi başka türlü, stresin tedavisi başka türlüdür.Yazın gelmesi ve sıcakların başlamasıyla cilt sorunları gündeme oturdu. Daha sağlıklı bir cilt için bilmeniz gerekenler:Sivilceler, kadınların hayatlarının herhangi bir safhasında karşılaştıkları bir cilt sorunudur. Genellikle ergenlik çağında başlar. Bazı kişilerde 40 hatta 50’li yaşlara kadar sürer. Bazı kadınlarda regl dönemi ya da hormonal değişikliklerle bağlantılıdır.Akne yağ kanallarının tıkanması ile oluşur, hücrelerdeki yağlar tüy köklerini tıkar. Bu da cilt içinde o hücrenin şişmesine yol açar ve orada bakterilerin üremesine ve iltihaplanmaya neden olur. Bu olay tuylerın bulunacağı heryerde oluşabilir.Akneyi tedavi etmek zor olduğundan mümkün olduğunca korunmaya çalışmak daha doğrudur. Öncelikle ellerinizi yüzünüzden uzak tutun. Cildinizin bakımını bilinçli yapın. Yüzünüzü yumuşak ve tahriş etmeyen bir sabunla ve en fazla bir ya da iki kez yıkayın. Çok fazla oğuşturmak tahrişe yolaçabilir. Cildinizi etkilemeyecek ama akneyle savaşacak yumuşak temizleyiciler kullanın. Kremli yağlı, parfümlü nemlendiriciler kullanmaktan kaçının. Hücrelerdeki yağ varlığına daha fazla katkıda bulunmayın. Duygusal çalkalanmalar ya da stress de akneye yol açar. Stressten mümkün olduğunca uzak kalın. Problemin regl döneminizde oluşup oluşmadığına dikkat edin. Aknenin kendi kendine iyileşemeyecek boyutta olduğunu düşünüyorsanız bir cilt uzmanına başvurunuz.Uzmanların belirttiğine göre, fondöten, mutlaka temiz ve nemlendirilmiş cilde, nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanıştan sonra yıkanmalı ve kurutulmalı. Fondöten aydınlık bir yerde sürülmeli, gündüz makyajı gün ışığında, gece makyajı da iyi aydınlatılmış bir yerde yapılmalı. Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı. Seçilen fondöten ten rengine uygun olmalı ve ince tabaka halinde sürülmeli. mystical2007-11-08 17:37:31

Misafir
11.07.2007, 06:53

Saçınla barışık olmak için önce ona iyi davranmayı öğrenmen gerekiyor. Ona saygıda kusur etmez ve incitecek tavırlardan kaçınırsan, onun da seni mutlu etmemesi için hiçbir sebep kalmaz!SAKIN YAPMAPaket lastiği gibi üzeri kaplanmamış çıplak lastikleri toka niyetine kullandığında, saçlarına ne büyük bir eziyet ettiğini biliyor musun? Saç telleri rahatlıkla bu lastiğe dolanır; hem düğüm olur hem de çabucak kırılırlar.    DOĞRU OLANSaçını toplamak için lastik bir toka kullanmak istiyorsun, saçının sağlığı için üzeri kumaş ya da iplik dokuma olanları tercih etmelisin. Üstelik çeşitli renklerini bir arada kullanarak hoş şekiller yaratabilirsin.SAKIN YAPMASaçını kuruturken, fönü çeşitli yerlerden gelişi güzel tutmamalısın. Bu uygulama saçın parlaklığını alır.    DOĞRU OLANDaha fazla parlaklık için saç kurutma esnasında yapman gereken, fön makinesini köklerden uçlara doğru tutarak kurutmakSAKIN YAPMASaçını asla sırılsıklamken taramaya kalkma. Saç ıslak olduğunda üç kat daha zayıftır ve kırılmaya müsaittir.DOĞRU OLANBanyodan çıktıktan sonra bir süre havluyla bekle. Nemi alınmış saç, taranmaya en uygun saçtır. Bu arada kullanacağın tarağın da geniş dişli olmasına dikkat et. mystical2007-11-08 17:30:45

Misafir
11.07.2007, 06:55
Güzelleşmek son zamanlarda iyice masraflı olmaya başladı diyorsan, tasarruf yapmayı dene!











Ojelerin çok çabuk kuruyor, kullanılmaz bir hale geliyorsa, ojenin iç kısmına birkaç damla aseton damlat, eskisi gibi sürmeye devam et!
Hem göz kalemi hem de kaş kalemi alarak masraf etmene hiç gerek yok. Kaş rengine göre alacağın koyu kahve rengi ya da siyah kalemi, iki bölge için de kullanabilirsin.
Şu baş belası sivilcilerin çaresi, öyle düşündüğün gibi pahalı ilaçlar kullanmaktan geçmiyor. Ame eğer öyle diye iddia etmekte ısrarlıysan da, pahalı ürünlerin içeriğindeki maddelere bakarak, aynen bu maddelerin bulunduğu daha uygun fiyatlı ürünleri alabilir, gönül rahatlığı ile sivilcelerinle hesaplaşabilirsin.
Eskiyen rujlarını sakın atma. Çünkü onları yeni bir tane elde etmek için kullanabilirsin. Bitmiş gibi görünen rujunun tüpün içinde kalmış bölümünü, fırça yardımıyla vazelin ile karıştırarak parlak bir ruj elde edebilirsin.
Maskaranın kökünü mü kuruttun? Hemen yeni bir tane edinmek yerine, ağzını sıkıca kapattığın maskaranı birkaç dakikalığına kaynar suyun içine koy. bu işlem, maskaranın içinin yumuşamasına ve senin de kurumuş olan maskaradan faydalanmana yardımcı olacaktır.
Bayılarak sürdüğün krem allığın bitti mi? O halde bir süreliğine pembe ya da şeftali tonlarındaki rujlardan yararlanmayı dene. İhtiyacın olduğunda yanaklarına hafifçe sür ve güzelce dağıt. İnan, kimse farkı fark etmeyecek.
Ojelerinin hemen kurumasından şikayetçi misin? O halde bundan sonra annene buzdolabında ojelerin için de bir bölme ayırmasını rica et.
Pedikürünü, manikürünü bir güzellik salonunda yaptıracağına, evde kendin yap.
Dudaklarını güzel göstermek için hergün sürdüğün parlatıcılar, tabii sana dayanmaz! Ayda bir yenisini almak yerine, evde kendin imal etmeye ne dersin? Haydi kolları sıva! Malzeme 6 çorba kaşığı rendelenmiş balmumu 6 çorba kaşığı susam yağı 2 çorba kaşığı bal YapılışıBütün malzemeleri bir kabın içersine boşalt. Daha geniş bir kabın içine sıcak su koyarak, bu kabı içine yerleştir ve içindeki malzemelerin erimesini bekle. Karışım yumuşadığında ve kıvama geldiğinde, kabı dışarı al. Karışımı kalınlaşıncaya kadar bir kaşık yardımıyla iyice karıştır ve bir kaba, örneğin eski krem kutuna boşalt. İşte parlatıcın hazır!

Misafir
11.07.2007, 06:57
Peeling cildi ölü hücrelerden, ufak kırışıklıklardan arındırarak cildi temizleme, yenileme işlemidir.  Bu yazımdan ev koşullarında, elinizin altındaki malzemeleri kullanarak nasıl peeling maskeleri hazırlayabileceğinizi anlatacağım. Ama önce gelin, cildinize peeling uygulamadan önce nelere dikkat etmeniz gerektiği konusuna bir az değinelim.

 
 
Peeling yapma kılavuzu
 
1. Yüz peelingi için en ideal zaman uyku öncesidir.  Yüzünüzü alıştığınız şekilde temizleyin, peelingi yüzünüze uygulayın ve 1-2 dakika dairesel hareketlerle hafif masaj yapın. İşlem bittikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Peeling sonrası besleyici krem (yada maske) sürün ve cildinizi dinlenmeye bırakın.
2. Peeling sonrası cilt taze ve yumuşak olmalıdır. Oluşan kızarıklıklar kısa bir süre sonra geçerler. Eğer peeling sonrası kızarıklıklar birkaç dakika içinde geçmezse, cildinizde yanma ve kaşıntı hissederseniz bu, ürünün cildinize uygun olmadığını bildirir. Bu durumda başka bir peeling yöntemi (daha hafif, daha uyumlu maddelerle) denemelisiniz.
3. El ve ayak peelinglerini manikür - pedikür sırasında, vücut peelinglerini duş veya banyodan sonra kullanmanız uygun olacaktır. Peeling sonrası cildinize süt veya krem uygulayın.
4. Peeling yöntemini haftada en fazla 1-2 defa denemelisiniz. Aksi takdirde cildinizin kendini koruması fonksiyonunu zayıflatmış olursunuz. Bu özellikle kuru ciltler için çok önemlidir.
5. Hassas veya sivilceli ciltlerde dikkatli olmalısınız. Peelingleri dikkatli ve haftada en fazla 1 kez kullanın.
6. Peelinglere ucuz ve etkili alternatif banyo lifi veya masaj eldiveni olabilir. Uzun olmaları sayesinde sırtınız gibi, vücudunuzun normalde ulaşamayacağınız kısımlarına ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkatli olup cildi harap etmemek lazım.
7. Göz çevresinde peeling ürünü kullanılmaz. 
Vücut Peelingi 
Kışın derimiz bakımsız kalır, kaşınız, kızarır ve kurur. Yapmamız gereken cildimizi temizleyip,ölü hücrelerden arındırmak ve nemlendirmek. Bunun için de ev koşullarında kendi bakımımızı yapabiliriz.
Yoğurt Peelingi – 3 yemek kaşığı tuz ve 3 yemek kaşığı yoğurdu karıştırın, vücudunuza sürün, sonra ılık suyla yıkayın ve vücudunuza bal sürün. 5 dakika bekletip balı da yıkayın.
Lor Peelingi – 3 yemek kaşığı pirinç unu, 3 yemek kaşığı tuzsuz lor, 2 tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini iyice karıştırın. Vücudunuza ve yüzünüze sürün. 15 dakika bekletip yıkayın.
Selülit probleminiz varsa aşağıdaki scrub reçetesi işinize yarayabilir.
Selülit Scrub: ¼ fincan taze öğütülmüş kahve çekirdeği, ¾ fincan şeker (varsa esmer olanı), 1 fincan badem yağı. Kaba kahve ve şekeri koyun, badem yağını da ekleyip iyice karıştırın, problemli bölgeye uygulayın. Bu scrubı yara bulunan deride kullanmak sakıncalıdır.
Yoğurt Peelingi -2-: Yarım bardak yoğurt, 100 gram tuz. Malzemeleri karıştırın, vücudunuza uygulayın. Sivilceli ve iltihaplı deriye uygulanmamalıdır. 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra ılık suyla ıslatılmış sünger yardımıyla yıkayın. 
Kahve Peelingi: 2 tatlı kaşığı kahve telvesi, 2 damla bitki yağı (paçuli uygun olabilir), 1 tatlı kaşığı yoğurt veya tatlı badem yağı. Hepsini iyice karıştırın. Duşun altına girin. Banyo süngerine duş jeli ve üzerine hazırladığımız karışımdan ekleyin. Vücudunuza yaklaşık 5 dakika boyunca uygulayın. Daha sonra soğuk suyla yıkayın. Sonuç: ipeksi ten ve harika bir koku. Yalnız dikkatli olun, güneşe çıkmadan önce turunçgil yağı kullanmayın, cildiniz farklı reaksiyon verebilir. 
Lucy Liu Peelingi: Güzel film yıldızı Luci Liu’nun peeling tarifini uygulayabilirsiniz: Mısır unu ve kaynar suyu karıştırın. Duş sırasında vücudunuza masaj yaparak uygulayın. Ilık suyla yıkayın. Daha derin bir temizleme işlemi için mısır unu yerine deniz tuzu, su yerine zeytinyağı kullanın. Etkili bir peeling ürünü elde etmiş olursunuz.
 
Yüz Peelingi
 
Japon Peelingi: Pirinç unu ve sıcak suyu karıştırıp krem yapın, kalın bir tabaka olarak yüzünüze sürün, 10 dakika sonra yüzünüze dairesel hareketlerle masaj yaparak, ılık suyla yıkayın.
Ceviz Peelingi: (Hassas Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı ceviz içi, yarım yumurta sarısı, 2 kaşık tereyağı. Cevizi un haline gelene kadar ezin, tereyağı ve yumurta sarısını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze dairesel masaj yaparak uygulayın.
Meyve peelingi: Peeling olarak kullanmak için kivi ideal bir meyvedir. İçerdiği enzimler sayesinde ciltteki ölü hücreleri arındırır.
Fıstık Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) 2 yemek kaşığı fıstık, 2 tatlı kaşığı limon suyu, 2 tatlı kaşığı nar suyu. Fıstıkların kabuklarını temizleyin, un haline gelene kadar ezin. Limon ve nar suyu ekleyin, iyice karıştırıp yüzünüze uygulayın.
Canlandırıcı Peeling: Havucu rendeleyin, yarım tatlı kaşığı yulaf unu ekleyin, iyice karıştırın. Yüzünüze uygulayın.20-25 dakika bekletin, ılık suyla yıkayın.
Bal Peelingi: 2 yemek kaşığı arı balını sıcak su banyosunda eritin (benmari usulü), bir az soğutup, yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı buğday kepeğini ekleyin, ılık karışımı yüzünüze uygulayın, yarım saat bekletin, ılık suyla iyice yıkayın.
Lor Peelingi: 1 tatlı kaşığı pirinç unu, 2 tepeleme yemek kaşığı lor, yarım tatlı kaşığı zeytinyağı. Hepsini karıştırıp, yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletin.
Yumurta Peelingi: 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı dövülüp un haline getirilmiş yumurta kabuğu. Hepsini karıştırın, maske olarak uygulayın. 20  dakika sonra çıkarıp besleyici krem sürün.
Kahve Peelingi: Kahve telvesini temizlenmiş yüze sürün. Kurumaya bırakın. Dairesel hareketlerle masaj yaparak çıkarın. Daha sonra yüzünüzü önce sıcak, sonra soğuk suyla yıkayın.
Şeker Peelingi: (Yağlı Ciltler İçin) Yüzünüzü bebek sabunuyla sabunlayın. Sonra toz şekeri dairesel hareketlerle yüzünüze sürün. 15 dakika kurumaya bırakın. Sonra yıkayın.
Turp Peelingi: 1 yemek kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı turp rendesi, 1 yemek kaşığı bitkisel yağ, 3 damla nane yağı. Hepsini iyice karıştırın, tuzlanmaması için bekletmeden hemen yüzünüze uygulayın.
Hassas Ciltler için Peeling: Bitki yağı (lavanta, nane, gül, papatya birini seçin), yulaf unu (veya kepeği) ve jojoba yağı. Yulaf ununu az miktarda sıcak suda eritin, üzerine jojoba yağını ve bitki yağını ekleyin, karıştırın. Yüzünüze sürün, 10 dakika bekleyin. Sonra masaj yaparak ılık suyla yıkayın.
Sivilceli Ciltler için Peeling: elma, üzüm, kivi, lahana. Hepsinin suyunu çıkarın, temizlenmiş yüzünüze sürün ve 10 dakika bekleyin. Yıkayın ve sonra nemlendirici sürün.
 
El Peelingi
 
Elinizin derisi kuruysa taze salatalık sürüp bekleyin ve sonra yağlı besleyici krem sürün. Yoğurt veya bal maskesi de kullanabilirsiniz, 5-10 dakika bekletip yıkayın.
Ballı Yumurtalı Maske: yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı yulaf ezmesi. hepsini karıştırın, elinize sürüp 20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayıp krem sürün.  
Patatesli Maske: 3 patatesi haşlayın, rendeleyip süt ekleyin, püre yapın, 2 tatlı kaşığı salatalık veya limon suyu ekleyin. Karıştırıp elinize sürün. Soğuyunca ılık suyla yıkayın. Sonra soğuk suyla tekrar yıkayıp krem sürün.
Fazla zamanınız oksa, elinize yoğurt sürün, 2-3 dakika bekletin.
Bu kadar. Buzdolabını kapatın, artık güzelsiniz




mystical2007-07-11 17:19:18

Misafir
11.07.2007, 06:59

Çok pahalı her şey; neye nereye para yetiştireceğine insan bazen şaşırıyor. Özellikle de konu bakımımız ve güzelliğimizse, pahalı kremlere, kozmetiklere, parfümlere bakıp duruyoruz. Hangi birini alacağız, bir de bir kere almakla olay hallolmuyor ki, bir süre sonra bitecek, yenilerini almamız gerekecek. Başlı başına bir masraf yani. Hayatımız boyunca bizi takip edecek olan bir masraf.
Aaaaaaa. yazımı okuyup hemen karamsarlığa kapılmayın öyle. Eskiden bu pahalı ürünler mi varmış, nasıl koruyorlarmış insanlar güzelliklerini, nasıl bakıyorlarmış kendilerine. Tabii ki doğadan yararlanarak, kendi reçeteleriyle ürünlerini kendileri yaparak. Günümüze kadar ulaşmış olan bazı tavsiyeler, püfler var, bunları sizinle paylaşmak istiyorum.
1- Tonik - biliyorsunuz tonik günlük cilt temizliği ve bakımı için önemli ürünlerden biridir. En iyi tonik asitsiz doğal maden suyudur. Bunu daha önce duymuşsunuzdur. Eklemek istediğim bir nokta, maden suyu kozmetik toniklere (çok pahalılarını almanıza gerek yok, içerikleri hemen hemen aynı) eklenebilir, böylece onları daha uzun süre kullanabilirsiniz. Bu karışım uzun bir süre bozulmadan kalacak ve böylece tasarruf etmiş olacaksınız. Ayrıca tonik olarak sade gül suyu da kullanılabilir. Tonik seçerken alkolsüz olanları almanız önerilir.2- Vücut bakımı – vücut peelingi için bal ve kahve karışımı yada ucuz bir duş jeli ile deniz tuzu karışımı uygulamanız cildinizi ölü hücrelerden arındırmanıza yardımcı olacaktır. Saç bakımı için yumurta, ekmek ve yoğurttan oluşan maskeler, yüz bakımı için de cilt tipine göre çeşitli maskeler bulunmakta, bunların reçetelerini internetten edinmeniz mümkün.3- Banyo keyfi – çeşitli pahalı banyo köpüklerini ve tuzlarını çok ucuz olan deniz tuzu ile kendiniz yapabilirsiniz.  (örnek: deniz tuzu+yemek sodası+çekilmiş yulaf+bitki karışımı – malzemeleri karıştırın, banyo suyuna ekleyin) Deniz tuzu, dokulardaki su birikimini ve toksinleri vücuttan kolayca atabiliyor. Çok zor olmasın derseniz,  küveti doldurun, 100 gram deniz tuzu  ekleyin, bir litre sıcak sütte 250 gram bal eritip bunları da küvete ekleyin. Karıştırın. İdeal banyo süresi 15-20 dakikadır; fazlası zarar, deriyi ve kan dolaşımını olumsuz etkileyebilir. Hep deniz tuzundan bahsettim, yoksa “süt+5 damla güzel kokulu doğal çiçek özlü yağ” karışımı da banyo suyuna eklenebilir. 4- Parfüm yapımı – Favori parfümlerimiz genellikle pahalıdırlar. Sevdiğimiz kokulardan kendi parfümümüzü yapabiliriz. Önce zor parfüm tarifi: Bu tarifi akşam gazetesinden aldım ve denemedim daha. Serpil Çevik hanım yazmış:Malzemelerimiz:  - Misk - Taze çiçek yada çiçekli ağaç dalı (Elma, limon, portakal, iğde çiçeği, gül, orkide, nilüfer, sandal ağacı, zambak, leylak, yasemin, sümbül, gardenya, hanımeli .... Beğendiğiniz çiçekleri toplayarak dilediğiniz parfümü yaratabilirsiniz.) - Taze çam kozalağı - Bitki yada ağaç kabuklarından elde edilmiş yağlar - 2 fincan saf su, - Bir küçük şişe saf alkol Yapılışı: Çiçekleri düz bir tahta üzerine yerleştirip, bıçak yardımıyla ince bir halde kesin. Ardından bir kaba alıp yapraklar sıvı bir hal alıncaya kadar ezin. Aynı işlemi taze çam kozalağı için de yapın. Şimdi sırada özel işlem var. Misk, bitki yada ağaç kabuklarından elde edilmiş yağları hazırladığınız karışıma azar azar dökün. Su ve alkolü de ekleyip, hazırladığınız parfümü sıcak ve kapalı bir ortama koyun. Yaklaşık altı hafta boyunca şişenin ağzını açmayın.
Deneyip başarılı olanlar sonucu paylaşırlarsa çok sevinirim. Parfüm yaparken sevdiğiniz parfümlerin içeriğini inceleyip yakın bir koku elde etmeniz mümkündür. Örneğin; Amarige parfümü - Portakal çiçeği, gül ağacı, menekşe yaprağı, gardenya,  mimoza, ylang ylang, dağ selvisi, misk, ak amber,  vanilya kokularını içeriyor. Koku tercihimiz karakter ve ruh halimizi yansıtır. Tabii çok da abartmamak lazım, yoksa tasarruf yapmamızın bir anlamı kalmaz :).
Bir arkadaşım normal ucuz bir kremle güzel kokan bitki özlü bir yağı karıştırarak kalıcı parfüm yapılabileceğini anlatmıştı. İşe yarayabilir. Belki bu parfüm olmaz, ama  hoş kokular ortaya çıkabilir.
Parfüm yapımı konusunda elimde çok fazla kaynak var. Bir ara onları derleyip toparlayıp burada yayınlarım. Yakında :) Geçeyim diğer püflere…
5- Pahalı dudak balzamı veya dudak nemlendirici ruj yerine bebek kremi kullanmayı deneyebilirsiniz.6- Rujunuz bitti mi? Benzer yeni ruj alana kadar uygulamanız gereken rujun bütün kalıntılarını toplayıp vazelinle karıştırmak. Veya bebek kremiyle, hangisi elinizin altındaysa. Bu ruju fırçayla uygulayabilirsiniz. Dudaklarınız kurumaz ve iyi nemlendirilir.7- Dudak parlatıcı – rujunuzu sürün, üzerine pamuk yardımıyla zeytinyağı uygulayın. Uzun ömürlü olarak düşünülemez, ama dudakları nemlendirip güzel bir görünüm sağlar.8- Selülit kremi – zeytinyağı + 5 damla greyfurt yağı (yoksa, turunçgillerden herhangi birinin yağı) Masajla uygulayın, bölgeyi poşetle kaplayın, bölgeyi battaniyenin altında 20-30 dakika terletin.9- Allık – annelerimizin tavsiyesi, rujunuzu allık olarak kullanabilirsiniz. Biten rujunuzun kalanını bu iş için kullanabilirsiniz.
On demeden bitiriyorum. Püflere devam edeceğim. Bu konuda görüşlerinizi bekliyorum. Söyleyin çok mu cimriyim? :)

Misafir
11.07.2007, 07:02
Cilt temizliğinin püf noktaları... İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.CİLDİNİZİ TEMİZLEYİNEylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.KURU CİLTLERE KREMYağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.MİKROFİBER KUMAŞLARCilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİCildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİNGözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadırmystical2007-11-08 17:34:19

Misafir
11.07.2007, 07:08










Genç kalmanın sırları Sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil!"Mutlu bir hayat daha uzundur..." Ne mucize besinler, ne sporla geçirilen bir hayat, ne de sihirli formüller... Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırlarını öğrenmek için başvurduğumuz Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun üzerinde en çok durduğu ve ısrarla vurguladığı kavramlar, sağlığa eşlik eden mutluluk, huzur ve dinginlik oldu...Belki temel bu ama daha pek çok şey var... Bu yazıda daha uzun ve sağlıklı yaşamın püf noktaları ve çeşitli reçeteleri verilirken, genç kalmayı kolaylaştıran küçük formüller de sıralanacak. Prof. Dr. Müftüoğlu, 'yaşama sanatı'ndan 'yaşlanma sanatı'na uzayan bakış açısıyla, nasıl yaşlanmamız gerektiğini anlatacak...'Biz yaşamı uzatmıyoruz, zaten yaşam uzuyor' diyorsunuz. İnsan ömrü neden uzuyor ve biz ne kadarına müdahale edebiliyoruz?Bilim ve teknolojik gelişmeler insan ömrüne ömür katıyor. Sadece antibiyotiklerin keşfi, ortalama insan ömründe 10-15 yıllık uzama yaptı. Aşılanmanın getirdiği koruyucu güç, bizim daha az hastalanmamızı sağladı.Son bir araştırmada statin grubu kolesterol ilaçlarının ortalama insan ömrüne ilavesinin 12 yıl civarında olduğu hesaplandı. Karaciğere verdiği zarar çözülürse statinler 10 yıl sonrasının Aspirin'leri olacak. Genetik bilimindeki gelişmelerle genetik mirasımızdan dolayı başımıza gelen sağlık olaylarının çoğunun ertelenmesini sağlayacağız. İnsanlar, muhtemelen hak ettiği ömrü zaten yaşayacak.Eğitim bir avantajNedir hak ettiğimiz ömür?Bence 120'nin üzerinde. Kayıt altında bilinen en uzun yaşayan kişinin yaşı, 117. Eğer 117 yıl gerçekleşiyorsa insan ömrü bunu zorlayabilir. Bana göre 120 yıl yaşamak efsane değil. Son 100 yılda yaşam süremiz ortalama 30 - 40 yıl uzadı.Uzun yaşamın kaynağı dediğimizde en önemli belirleyiciler neler?Daha çok sağlık bilinci içinde olmayı, daha iyi, daha sağlam duruşu sağlamayı becerebildiğimiz için hak ettiğimiz süreyi yaşayacağız. Entelektüel düzey iyiyse, bu daha iyi gerçekleşecek. Çünkü araştırmalara göre uzun ömrün en önemli anahtarlarından biri eğitim.Yaşlanmayla eğitimin ilişkisi ne?Eğitimli kişi sağlık ve dünya konusunda daha bilinçli. Araştırmalar eğitilmiş insanların belleklerinin daha sağlam olduğunu ve yaşam süresinin uzadığını gösteriyor. Eğitimli insan aşısını yaptırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalık belirtilerinde doktora daha erken başvuruyor. Hastaların yüzde 80'i çok hastalanmadığı sürece doktora gitmiyor.Bugünkü Türkiye'de eğitim düzeyimize bakarsanız, potansiyel yaşlanma sürecimiz nasıl?8 yıllık eğitimin sadece eğitimle ilgili değil, sağlıkla ilgili sorunlarda da ciddi çözüm üreteceğini umut ediyorum. Eğitim düzeyimize, üniversitelileşme oranlarımıza bakarsanız hâlâ yüzde 35-40'lardayız. Türkiye'de ortalama yaşam süresi kadınlarda 72, erkeklerde 68-69'a dayandı. ABD'de 78-82 yaş civarında. İleride ortalama yaşam süresini hızla uzatan ülkelerden biri haline geleceğiz. 'Ölçü kaçmamalı''Sağlıklı yaşlanma'dan ne anlamalıyız?Ömrü akıllıca yaşamak. Hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmamak lazım. Formda kalmak, kaliteli bir hayat yaşamak, mutlu olmakla birleştirdiğiniz zaman sağlığın faydası var.Nereden, nasıl başlamak lazım? Bunun için belli bir yaş var mı?2 sınır çiziyorum. 30-35'li yaşlar artık dönüp kendinize bende neler oluyor diye sormaya başlamanız gereken yaşlardır. Diğeri 55 yaş ve üstü. Yolun yarısı da 35 değil artık...Tabii ki. 35 çok gerilerde kaldı. Ama orada Cahit Sıtkı'nın anlatmak istediği hayatın sadece organik yarılanması değil, ruhsal yarılanması. 35'ten sonra yaşamınız uzuyor ama ruhsal kalıbınız orta yaşa geliyor. 50 yaş ve civarını orta yaşlara giriş gibi düşünmek lazım. Bugünkü klasifikasyonda birkaç şeyi gündeme getirmek lazım. Artık bütün dünyada her şey yaşlılar ve orta yaşlı insanlara göre konumlandırılıyor. Çünkü tüm dünyada doğurganlık azalıyor, yaşam süresi uzadığından en fazla yaşlı nüfus artıyor. 55'te doktor şartPeki bir doktora başvurmak için hangi yaşı beklemek lazım?Doktora başvurmanın mutlaka gerektiği yaş, 55 ve üstü yaştır. Bu yaş grubu çok daha önemli. Çünkü o dönemde kadında da, erkekte de birdenbire hızlanan hormonal, metabolik değişimler yaşanır. Kadında yıkım daha fazla olmasına karşın daha uzun yaşamaları bir paradoks değil mi?Evet ama bence kadınların uzun ömürlü olmalarında bu çok olumlu bir katkı. Bütün dünyada kadınların ömrü daha uzun. Hiçbir ülke yok ki, erkekler kadınlardan daha uzun yaşasın. Erkeklerin sağlıkları konusunda daha fazla duyarlı olmaya ihtiyaçları var. Sağlıklarını daha iyi izlemeleri bazen erkekler tarafından alay konusu edilse bile, çoğu zaman kadınların daha uzun yaşamalarının sebebidir. Orta yaşlarda hayata bakış nasıl olmalı?İlkönce sağlığa, mutluluğa, dinginliğe odaklanmak lazım. Sağlıklı olma kararı, beraberinde başka türlü bir hayat yapılanmasını da gerektiriyor. Biraz egzersiz, biraz beslenme odaklı, uykuya, stres yönetimine dikkat eden, kendini başarıya daha fazla adayan, bunlar için gerekli olan ekonomik gücü elde etmeye çalışma gayreti içinde olan, ki ekonomisi daha iyi olanlar daha az hastalanıyor. Örneğin ben sağlığımdan başlamalıyım, sigara içiyorum, onu bırakmalıyım. Egzersiz yapmıyorum, yapmalıyım. Duygusal hayatıma çok iyi dikkat etmeliyim. Ailevi ilişkilerim çok iyi değil, eşimle, çocuklarımla yeterince ilgileniyor muyum? Bunları zaman zaman gözden geçirmek lazım. Hayatı dikkatli bir şekilde dağıtmak lazım. Sağlıklı olma kararı bir meydan okumadır.Haftada en az 2 öğün balık yiyinLikopen içeren domatesi, karpuzu, proantosiyanidin içeren üzümü, pekmezi, kırmızı şarabı, beta karoten bakımından zengin portakal, kayısı, şeftali ve havucu, yoğun lif içeren tüm meyve ve sebzeleri bol bol tüketin.Günde birkaç tane ceviz ya da fındığı, salataya ekleyeceğiniz yarım fincan ketentohumunu beslenme alışkanlıklarınıza yerleştirin. Süt ürünlerinde yağsız ya da az yağlı olanlara yönelin. Haftada 2 kez ortalama 100-150 gram düzenli olarak balık tüketin. Yeşil yapraklı sebze ve meyvelere daha çok ağırlık verin. Kafeinden olabildiğince uzak durup tuzu azaltın.Daha bol potasyum, magnezyum, kalsiyum almaya çalışın. Lahana, brokoli, ıspanak, soya fasulyesi, güvenilir bitkisel kalsiyum kaynaklarıdır. Orta yaşlarda güçlü antioksidan etkileri sebebiyle flavinoitlerin de bol bol tüketilmesi yararlıdır. Çaydan, koyu yeşil, sarı ve kırmızı renkli sebze ve meyvelerden yeterince sağlanabilir. Soya, elma ve brokoli önemli flavinoit kaynaklarıdır. Lahana, kereviz, bezelye ve şalgamda da bol bulunur.Kadınlar erkeklerden fazla yaşıyor çünkü...Kadınlar sağlıklarına daha düşkün. Stresleri erkeklere göre daha az.İş kazalarıyla karşılaşma riskleri daha az.Erkeklere göre ruhsal ve hormonal açıdan daha monogam olmaya eğilimli. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha az yakalanıyorlar. Hormonal hiperaktif olmaları yani çok fazla değişken hormonal yaşamları, daha dirençli olmalarını sağlıyor.Kadınlar daha sevecen, hayata daha bağlı, daha çok huzur içinde olmaya çabalıyor. Erkekler birbirlerine çok açık ve samimi değiller. Kadınlar daha az sigara, alkol tüketiyor.İşte erken yaşlanmanın nedenleriBeslenme eksiklikleri.Hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği gibi uzun süreli sağlık sorunları.Genetik hastalıklar.Kas ve eklem sorunları.Egzersiz eksikliği (hareketsiz yaşam tarzı).Kolesterol-trigliserit yüksekliği.Yoğun stres, mutsuzluk, kötümserlik, depresyon.Organ yetmezlikleri (tiroit bezi tembelliği, karaciğer yetersizliği, kalp, böbrek, hipofiz yetmezliği).Yoğun çevresel kirlilik ve radyasyon etkisi.Yetersiz ve kalitesiz uyku.Sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı.

Misafir
11.07.2007, 07:20
PÜRÜZSÜZ BİR BEDEN İÇİN       Dinlendirici bir banyo       Malzemeler: Taze nane + tuz      Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.       Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.              Kuru ciltlere süt banyosu       Malzemeler: Süt + tuz + bal      Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.       Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.       Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.       SELULİTSeluliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor. Selulitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün. Bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.       Malzeme: Rezene + anason + biberiye       Hazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla sonunda selulitlere ‘elveda’ diyebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığına şahit olacaksınız.       PAMUK GİBİ ELLER İÇİN....       Kuru ellere losyon       Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı       Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.       Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra.....       TIRNAKLAR DA BAKIM İSTERTırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Lavanta işte bu noktada imdadımıza yetişiyor. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak, sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.       EL MASKESİMaskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytin yağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.       İPEK GİBİ SAÇLAR.....Cansız saçlara krem       Malzemeler: Yumurta sarısı + rom + adaçayı yağı      Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı, şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın.       Ne işe yarıyor: Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor.Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliğiyle saç derisini rahatlatıyor. Adaçayı yağının ise arındırıcı etkisi var. Kısaca, hazırladığınız bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar görmüyor.       Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.              Saç maskesi       Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal + bir limon       Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.       Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.       BEBEK GİBİ BİR YÜZ İÇİN.....Yüz için nemlendirici maske      Malzemeler: Yumurta sarısı + süt       Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.       Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.       Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.              Siyah noktaların sonu geliyor       Malzemeler: limon suyu + yoğurt       Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.       Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.       Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.              Sivilceler için karnı bahar       Malzemeler: Karnı bahar + Zeytinyağı       Hazırlanışı: Sekiz adet karnı bahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.       Ne işe yarıyor: Karnı bahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.       Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir yada iki kez.              Kırışıklara karşı maske       Malzemeler: Kaymak + Elma       Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.       Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.      Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.              Yağlı ciltler için       Malzemeler: Bal + süt + limon suyu       Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.       Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.       Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre on-on beş günde bir tekrarlayabilirsiniz.mystical2007-11-08 17:15:57

Misafir
11.07.2007, 07:22
Göz şeklinize göre makyaj yapın
Gözler yüzün en çok dikkat çeken bölgesidir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici bakışlara sahip olabilirsiniz. Bunun yanında gözlerinizdeki anlamı ön plana çıkarmak için göz şeklinize uygun makyaj yapmalısınız. Böylelikle küçük olan gözlerinizin büyük görünmesini sağlayabilir, istediğiniz etkileyici bakışları elde edebilirsiniz. Unutmayın anlamlı bakışlar doğru yapılan makyajla ortaya çıkar…
Küçük gözler Bir koyu, bir de açık renk far seçin. Üst göz kapağınızın tamamına açık renk farı sürün. Koyu renk bir kalemle kirpik diplerine çizgi çekerek göz çevrenizi belirleyin. Çizgiyi dışa doğru dağıtın. Koyu renk farı gözün dışına doğru, göz çukurunun üzerine sürün. Dışa doğru hafifçe dağıtın. Gözün iç kenarına beyaz renk far sürün. Açık ve koyu farlar arasındaki renk farkının sınır oluşturmaması için renkleri birbirine iyice yedirin. Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.
Ayrık gözler Yumuşak tonda kestane rengi bir far ile koyu renk bir diğer far seçin. Kestane rengi farı burnunuz ile gözünüz arasındaki bölgeye uygulayın. Farın leke gibi durmasını engellemek için rengi iyice dağıtarak gölge havası verin. Koyu renk farı göz kapağınızın hareketli kısmına sürün. Aynı farla, gözün dış kenarını, dışarı taşarak yuvarlayın. Koyu renk kalemle göz kapağınızın üstüne ve gözün iç kısmına çizgi çekin. Sadece üst kirpiklerinize iki kat rimel sürün.
Düşük gözler Birbirini tamamlayan renklerde üç far seçin. Renklerden biri açık, biri orta, biri ise koyu tonlarda olmalı. Tek ambalajda satılan üçlü göz farları uygun bir seçenek oluşturabilir. Koyu renk farla, alt kirpiklerinizin ortasından başlayıp dışarı doğru bir çizgi çekin. Çizginin ucunu göz kenarınızın dışında hafifçe yukarı doğru kaldırın. Aynı işlemi üst kirpikleriniz boyunca da uygulayın ve iki çizgiyi birleştirin. Sünger uçlu bir aplikatör veya bir pamuklu çubuk yardımıyla çizgileri dağıtarak hafifleştirin. Açık renk farı üst göz kapağınızın tamamına sürün. Orta koyuluktaki farı göz çukuruna muz formunda uygulayın. Yine orta koyuluktaki farla gözün dış kenarına gölge yapın. Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.
Yuvarlak gözler Bir koyu, bir açık tonda iki far rengi seçin. Renkler birbirleriyle uyumlu olmalı. Açık renk farı göz kapağınızın tamamına uygulayın. Koyu renk farı göz kapağınızın sadece hareketli kısmına sürün. Göze daha uzun bir form kazandırmak için renkleri uygularken gözün dışına ve yukarıya doğru çalışın. Göz kapağınıza, kirpiklerin hemen dibinden, boylu boyunca kalem çekin. Çizgiyi göz kenarından dışarı doğru taşırın. Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.
 
 
 mystical2007-07-11 17:17:10

Misafir
11.07.2007, 07:23

 
İşte Size Birkaç Makyaj Hilesi
Öncelikle cildinizi size uygun temizleyici ile temizledikten sonra , cildinizi bir miktar yine cildinize uygun bir krem ile nemlendirin.
Cilt tipinize ve renginize uygun bir fondöteni bütün yüzünüze ve çenenizin altina doğru düzgünce yayın. Fondöteni ince bir tabaka halinde sürmeye özen gösterin, bu şekilde daha iyi sonuç elde edeceksiniz.
 
Fondötenin ardından cildi biraz aydınlatmak için gözlerin altindaki, burun kanatlarının etrafındaki, dudakların altındaki koyu kısımları, yüzünüze sürdüğünüz fondötenden iki ton daha açık renk fondötenle yapabilirsiniz. Burun kemiginin üzerine ve elmacık kemiklerinin üst kenarlarına iyice yayılmalı ve geride sadece hafif bir parlaklık kalmalıdır. Cildinizdeki kusurlari bir kapatıcının yardımıyla gizleyin. Bunun için cilt lekelerine veya sivilce gibi yerlere bir miktar kapatıcı sürmeniz yeterli.
 
Eğer fondöteniniz ciltte parlama yapıyorsa matlaştırmak için bir pamuk veya kuru bir sünger parçası ile pudranın cilde yerleşmesini sağlamak için yüzünüze hafifçe bastırarak sürün ve fazlasını başka bir süngerle alın.
 
Gözlerinize farı sürerken önce tüm gözkapagına bir aplikatör yardımıyla farı sürün. istediginiz kısımlarda rengi azaltın, artırın. Göze gölge yapmak istiyorsanız bunu bir göz kalemi ile yapabilirsiniz. Uygulayacagınız ton, göz farından daha koyu olmalıdır. Yaptığınız bu çizgiyi bir pamuklu çubuk yardımıyla hafifçe yukarıya dogru dagıtın.
 
Kirpiklerinizin daha sık görünmesi ve göz biçiminizin daha iyi farkedilmesi için göz çevresine yani kirpik diplerinize çizgi çekebilirsiniz ancak sert çizgilerden kaçının. Rimel mutlaka sürün üst kirpiklerinizin rimelini, önce içten dışa doğru, daha sonra asağıdan yukarıya dogru sürerek, kirpiklerinizin daha gür ve dik görünmesini sağlayabilirsiniz. Alt kirpikleri ise rimeli diplerden aşagıya doğru sürün. Kirpiklerinizde rimelin birikmemesine dikkat edin.
 
Kaşlar içinse bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Kaş renginize uygun bir kalemle kaşlarınızı küçük darbelerle boyayın ve hafifçe dagıtın. Bunun için toz far da kullanabilirsiniz. Yanakları renklendiririken allığınızı yanak çukuruna iyice yayın. Allığı sürdüğünüz yerde sadece bir parlaklık olmalı. Boyanın nerede baslayıp bittiğini gösteren çizgiler olmamasına dikkat edin.
 
Dudaklarınıza çekici bir görünüm verebilmek için dudak çevrenize rujunuzun bir ton koyusu olan kaleminizle çerçeve yapın. Bir ruj fırçasıyla dudaklarınızı boyayın. Bu işlemden sonra dudaklariniza biraz pudra sürüp ikinci bir kat ruj sürün. Alt dudağınıza biraz parlatıcı sürerseniz dudaklarınız daha çekici görünür.
 
 
 
 
 mystical2007-07-11 17:18:13

manolya80
11.07.2007, 13:34
Vücudumuzdaki istenmeyen kılların yok edilmesini sağlayan yöntemdir. Klasik yöntemlerin kısa etkili ve acı verici olması günümüzde lazer epilasyon yönteminin gelişmesine neden olmuştur.Tıpta pek çok alanda kullanılan lazerler, epilasyon amaçlı yani istenmeyen kılları yok etmek için de kullanılmaktadır. Pek çok epilasyon aracı ile istemediğimiz tüy ve kıllardan kurtulmayı deneriz. Epilasyon amaçlı kullandığımız araç ve gereçlerin artı ve eksileri olduğu bir gerçektir. Ağda, cımbız, ip, tıraş bıçağı, jilet, tüy dökücü kremler, epilatörler, elektrikli epilasyon aletleri vb. gibi araçlar bunlardan bazılarıdır.Epilasyon Yöntemleriİğneli Epilasyon (Elektroliz): Epilasyon yapılacak bölge önce alkolle temizlenir, sonra ince bir iğneyle kıl köküne girilerek elektrik verilir. Bu şekilde kıl kökü tahrip edilmiş olur. Jilet ya da tüy dökücülerle alınarak kalınlaşmış tüylere daha fazla elekrik verilmesi gerektiğinden, bu durumda daha fazla acı hissedilir. İğneli Epilasyon neden tercih edilir;    * Lazer Epilasyon-Foto Epilasyon imkanı olmayan kişiler    * Kıl rengi Lazer Epilasyon ya da Foto Epilasyon uygulamalarına müsait olmayan beyaz-sarı kıl rengine sahip kişiler    * Lazer Epilasyon-Foto Epilasyon’dan arta kalan beyaz kıllar için bu epilasyon yöntemi uygulanabilir Bio-Aktif Sistem: Epilasyon işleminden önce 3 gün üst üste bitkisel ağırlıklı solüsyon sürülür ve vücut su ile temas etmez. Seans sırasında solüsyon sayesinde yumuşamış bölgedeki tüyler sır ağda ile alınır ve tekrar solüsyon sürülür. Sonra epilasyon makinesinin bob adı verilen başlığı ile bu bölgeye 15 dakika kadar masaj yapılır. Bu yöntemin esasını oluşturan solüsyonun amacı kılları zayıflatmaktır.Radyo Frekansı ile Epilasyon: Bu yöntem ses dalgalarının kıl kökünde ısıya dönüşerek kıl kökünü yakmasına dayanır.Foto Epilasyon: Foto epilasyon, lazer gibi ışığın yoğun biçimde deriye verilerek kıl köklerinin yakılmasıdır. Ancak ışığın dalga boyu lazerinkinden daha düşüktür. Epilasyon yapılacak bölgenin acısını hafifletmek ve oluşabilecek kızarıklıkları engellemek için önce buz ile soğutulur.Blend Yöntemi: İğneyle kıl köküne girilerek elektrik verilerek epilasyon yapılır. Verilen yüksek frekans nedeniyle kıl kökünde bir çeşit sıvı oluşarak kılı öldürür. Bu sıvının oluşması beklendiğinden seanslar klasik iğneli yönteme göre daha uzun sürer.Epilasyondan sonraki ilk 24 saat içinde cilde su ve fondoten, ilk 48 saat içinde de sabun değdirilmemesi gerekmektedir. Hamilelere, vücudunda platin taşıyanlara, yüksek tansiyon hastalarına ve regl dönemindekilere uygulanmaz.mystical2007-11-08 17:10:01

özlem
19.07.2007, 01:28
Bronz makyajTek bir adımda güneşin altın rengini
yüzünüze ve vücudunuza taşıyan fondöten ve pudralar, kolayca kalıcı bir
bronzluk sağlayan hızlı bronzlaştırıcılar ve son dokunuş için pırıltılı
kremler.

En yeni kozmetik ürünleri, bronzluk hayalinizi güneşin zararlı
ışınlarına maruz kalmadan da gerçekleştirmeniz için adeta ambalajda
sunuyor.

Bronz bir tenin güzelliği tartışılamaz... Hele güneşlenmeden sonraki
birkaç gün, nasıl da cildimiz parlak, yüzümüz canlı, sağlıklı bir
görünüm alıyor. Güneşlenmek ve sağlıklı görünüm... Aslında birbiriyle o
kadar çelişkili, tezat iki kelimeden bahsediyoruz ki...

Güneşlenme ve bronzlaşma bizi görünürde güzelleştirse de gerçekte bir o
kadar da sonradan giderilmesi çok zor zarar veriyor. Güneşin bu zararlı
ışınlarından korunmada koruyucu güneş kremlerinin büyük rolü var. Ama
pek çok uzman sağlıklı bronzlaşma diye bir şeyin asla söz konusu
olamayacağından, zaten bronzlaşmanın, tenin koyulaşmasının bile başlı
başına cildin zarar görmesi anlamına geldiğinden söz ediyor. Bu
uzmanların anlattıklarına göre, bronzlaşma cildin savunma
mekanizmasının harekete geçmesinden başka bir şey değil. Melanin
hücreleri, birer perde gibi görev yaparak zararlı ışınları engelliyor,
alttaki hassas tabakaları koruyorlar. Bu arada zarar gören hücreler de
cildin üst yüzeyine çıkıyorlar. Böylece cildin en üstünde sert, kalın
bir deri tabakası oluşuyor. Kurumaya çok müsait bu deriyle cildimiz de
olduğundan yaşlı görünebiliyor. Yani bronzlaşmak, hele bunu bir
alışkanlık haline getirmek kısa süreli bir güzelliğin arkasından
problemli bir cildin ve erken yaşlanmanın söz konusu olması anlamına
geliyor. Peki tüm bunlar, bronzlaşmaktan vazgeçip yaz-kış beyaz bir
tenle dolaşmamızı mı gerektiriyor? Tabii ki hayır. Neyse ki, yepyeni
kozmetik ürünler, sadece birkaç dokunuşla en doğal şekilde bronz bir
görünüme kavuşmamızı sağlıyor. Bunların arasında hızlı bronzlaştırıcı
kremleri, vücut ve yüz fondötenlerini, pudraları saymak mümkün. Bu
yılın sürprizi renkli sprey ve mendiller de tenimizi anında
bronzlaştırarak bu işe yepyeni bir boyut getiriyor. Bu ürünlerin en
önemli özelliklerinden biri de, tıpkı yüze uygulanır gibi vücudunuza
makyaj yapmaya olanak tanıması hatta cilde bronzluk kazandırmanın yanı
sıra, bacaklardaki ve sırttaki cilt kusurlarını da kapatmak için
kullanılması. Bazı kurallara dikkat ettikten sonra bronzlaştırıcı
ürünleri kullanmak ve tıpkı güneşte yanmış gibi doğal bir bronzluk elde
etmek zor değil.

Bronz makyajın tarihçesi

Bronz makyajın da bir tarihinin olacağı aklınıza gelir miydi? Belki
gelmezdi ama böyle bir şey var. Kozmetik dünyasıyla ilgili kayıtlara
baktığınızda, ilk güneş kremini, ilk hızlı bronzluk sağlayan kremi
kimin ürettiği görülebiliyor. Bronz tenin moda olması ve kar beyaz
tenli kadınların yerini altın teniiierin almasıyla ilk güneş kremi 1935
yılında Ambre Solaire tarafından üretilmiş. Bu kremin formülünde,
hindistan cevizi ve zeytinyağıyla vazelin varmış. 1979 yılında Helena
Rubinstein "Weekend Bronzer" adı altında, altın renkli ve hızlı bir
bronzluk vaat eden ürünü piyasaya sunmuş. 1993 yılında Shiseido'nun
bronzluk veren kompakt pudrası bu alanda bir devrim yaratmış ve
kadınların en hızlı, en doğal ve zararsız şekilde bronz bir tene sahip
olmalarını sağlamış.

Bronz makyaja hazırlık

Her şeyin olduğugibi bu işin de bazı püf noktaları var. Aksi takdirde
doğal bir bronzluk yerine parça parça lekeli bir tenle baş başa kalmak
işten bile değiy. Öncelikle cilt bronz makyaj için iyice hazırlanmalı.
Hazırlık için yapılabilecek en etkili şey peeling. Özellikle hızlı
bronzlaştırıcı kullanacaksanız, bir sonraki ölü derilerin atılma
evresini geciktireceğiniz için bronzluğunuzun daha uzun dayanmasını
sağlayabilirsiniz. Bronzlaştırıcı ürünü temiz ve kuru cildin üzerine,
avuç içlerinizle geniş daireler halinde uygulayabilirsiniz.

Altın bir ten

Bronzlaştırıcı fondöten ve pudraların uygulanmasına gelince. Tabii ki
en önemli kural temizlenmiş, ölü derilerden arındırılmış ve iyi bir
şekilde nemlendirilmiş cilde uygulamak. Bu konuda, dikkat edilmesi
gereken diğer önemli bir nokta da, makyajın aydınlık bir yerde, yeterli
bir ışık altında yapılması. Farlar, rujlar ve diğer makyaj malzemeler
söz konusu olunca tüm makyözler altın pırıltıları içeren farlara
parlatıcıların bronz tenle çok iyi gittiği düşüncesini paylaşıyor.
Senenin modası su yeşili ve turkuvaz farlarla gözlerinize çarpıcı bir
bakış kazandırmanız mümkün.

Vücuda makyaj

Kısa bir zaman öncesine kadar vucudumuzu güneşsiz bronzlaştırmak
istediğimizde tercih edebileceğimiz iki seçenek vardı; ya solaryuma
girmek ya da otobronzanları kullanmak. Şimdi, vücut için özel
fondötenler, pudralar ve renkli spreyler var. Özellikle renkli
spreyler, birkaç dakika içinde muhteşem bronz bir vücuda sahip olmanızı
sağlıyor.
mystical2007-11-08 17:28:58

özlem
19.07.2007, 01:30
Peynir Yanakları Sarkıtıyorİşte ünlülerin güzellik sırlarını almak
için kapısına dayandığı Filipin asıllı Lourdes Çabuk'tan güzellik
sırları.. Gençleşmek isteyenlere müjde! 10 yaş genç görünmenin sırrı çözüldü.

Gençlik ve güzellik denince kadınlar için akan sular duruyor. Bu
uğurda ameliyat dahil her yöntem deneniyor. Şimdilerde ise kremler,
bitkisel çözümler, plastik cerrahi ve yardımcı yöntemler bir kenara
bırakıldı! Gençleşmenin son moda yöntemi yüz yogası oldu. Filipin
asıllı Lourdes Julian Doplito Çabuk, verdiği yoga dersleri gençleşmek
isteyen kadınlar tarafından keşfedildi.


Kadınlara gençlik ve güzellik yogası kursları veren Lourdes Çabuk, dört
çocuk ve dört torun sahibi 57 yaşında genç bir kadın! Genç diyorum
çünkü; Madam Lourdes kendisinden ders almaya gelen 30 ve 40'lı
yaşlardaki öğrencilerinden çok daha duru bir tene, çok daha az kırışığa
ve oldukça fit bir vücuda sahip.
Amerika'da başladığı güzellik yogası derslerini İstanbul'a taşıyan
Filipin asıllı Lourdes Çabuk, annesi ve anneannesinden gözlemlediği
güzellik uygulamalarını da deneyimleyerek ilginç teknikler geliştirmiş.
Yoga hocası olan eşi Adnan Çabuk'la birlikte açtığı Shiddashram Yoga
Merkezi'nde yaklaşık altı yıldır kurslar veren Madam Lourdes'in
sırlarını öğrenmek üzere Nişantaşı'ndaki merkezin kapısını çaldık.
Dekorasyonun verdiği mistik hava, müzik ve bitki çayıyıyla bütünleşince
bir huzur ortamında buluyoruz kendimizi. Madam Lourdes, katılımcılara
çeşitli sorular soruyor ve kursun gerçekleşmesi beklenen etkisini somut
olarak görmek üzere yüzlerinin fotoğrafını çekiyor. Kiminin
yanaklarındaki sarkmalar canını sıkıyor, kiminin alnındaki
kırışıklıklar, kimininse giderek büyüyen gıdısı.

Yaşlanmanın ilk sinyallerini almış ve bunun önlemlerini almak isteyen,
özellikle 30-40 yaşlarındaki çalışan kadınların rağbet ettiği kurs,
haftada iki saatlik derslerle 1 ay sürüyor. Program
************bolizmanın yavaşladığı menopoz dönemindeki kadınlar için de
etkili bir anti aging çalışması aynı zamanda. Sadece yüz
egzersizleriyle sınırlı kalmayan dersler, hem teorik hem pratik yoga
çalışmalarıyla beraber ilerliyor. Çabuk'un öğrencileri arasında Defne
Samyeli, İpek Tenolcay ve İpek Tuzcuoğlu gibi ünlü isimler de var.

Gelelim Madam Lourdes'in cömertce paylaştığı gençlik ve güzellik
sırlarına. Şu beş maddeye dikkat ederseniz; 10 yaş gençleşmeyi sağlama
aldınız bilin; "Doğru beslenme, doğru düşünce, doğru rahatlama, doğru
nefes ve doğru egzersiz". "Herkesin bir enerji bedeni, yani aurası var.
Eğer bu auranın herhangi bir yerinde boşluk oluşursa, o bölgedeki
organlar kolay hastalanabilir. Bizim yaptığımız yoga egzersizlerinde
önce aurayı temizliyoruz" diyor Madam Lourdes. Katılımcıların beslenme
alışkanlıklarını öğreniyor, kimininkini de yüzüne bakarak şıp diye
söyleyebiliyor: "Çok fazla peynir yiyorsun değil mi?" Peynirin içinde
yapışkan bir madde bulunduğunu, bunun da yanaklarda sarkma yaptığını
biliyor muydunuz?

Biz, her yüze ve her yüz kasına ayrı hareket
öneren Lourdes hocayla, beş altın kuraldan biri olan doğru beslenme
üzerine konuştuk.

Yaşınızı öğrenen herkes eminim aynı şaşkınlığı yaşıyordur, nasıl bu
kadar genç kalabildiniz? Bunda Filipin asıllı olmanızın bir etkisi
olabilir mi?

Bu soruyla çok karşılaşıyorum. Önce şunu söyleyeyim. Uzakdoğulular
neden daha genç görünür ve ciltleri güzel olur? Bu öncelikli olarak
beslenmeyle ilgili tabii ki. Biz daha fazla balık, deniz mahsulü
yiyoruz ama daha az ekmek, daha az peynir ve şeker tüketiyoruz.
Yemekleri fazla pişirmiyoruz. Şeker, kek, pasta sevmiyoruz. Tatlı
yerine ekşiyi tercih ediyoruz. Mesela ben greyfurta bayılırım. Üstüne
biraz tuz serper, sirkeye batırıp yerim. Bizim ülkemizde insanların
yüzde sekseninin dişleri sağlamdır. Benim babam 90 yaşında ve dişleri
tamamen kendisinin. Çünkü tatlıyı sevmiyor. Kanser de biliyorsunuz
şekerden besleniyor.

Genetik faktörlerin etkisi var mı?

Benim için genetik faktör yaşlanma nedenleri arasında en sonda gelir.
Örneğin benim kızkardeşim benden dört yaş küçük ama benden yaşlı
gösteriyor. Vücudu esnek değil, daha fazla kırışığı var. Daha stresli
ve yanlış beslenen insanlar daha çabuk yaşlanır.

Vücudun ne tür beslenmeye ihtiyacı olduğunu nasıl bilebiliriz?

Herkesin ihtiyacı olan şey farklı. Bir kan tahlili yaptırmak
iyi olur. Vücudun neye ihtiyacı olduğunu görebilir ve fazlalıkları
atabilirsiniz. Vücutta çok fazla fosfor varsa balık yemek alerji
yapabilir mesela. Potasyumunuz çok ise muz size göre değildir. İnsanlar
genellikle içinde her şey olan vitamin tabletleri alıyorlar. Ama
bakalım bizim ihtiyacımız var mı hepsine? Vücut fazlalıkları atmak için
çok uğraşıyor daha sonra. Böbrekler ve karaciğer yoruluyor.

Kadın ve erkeğin ihtiyaçları da değişiyor değil mi?

Evet. Kadınlar hormonlardan dolayı daha fazla sebze tüketmeli.
Sebzelerdeki doğal östrojen kadınlara iyi geliyor. Erkekler daha fazla
et yemek istiyor, testosteron hormonundan dolayı. Daha çok demire
ihtiyaçları var. Biz daha yumuşak bir beslenme tarzı seçmeliyiz.

Kadınlar genç kalmak için nelere dikkat etmeliler?

En önemli, en güzel antioksidan sudur. Sudaki oksijen kanı, hücreleri
besler. Bol su içen bazı kadınlara bakın, ciltlerinde yine de kuruluk
vardır. TDS denilen, sudaki toplam çözünmüş maddeler, yani suda olan
fazla mineral, ************l, tuz ve kimyasallar nedeniyle içtiğimiz
sudaki oksijen bir türlü hücrelere gitmez. Musluk suyunda ölçtük aşağı
yukarı 200 madde var. O suyu içtiğimizde o maddeleri de torba gibi
taşıyoruz. O maddelerden dolayı oksijen giremiyor hücrelere. Biz o
minarelleri yemekten, sebze-meyveden alıyoruz zaten. Su, oksijenin
vücudumuza taşınması için bir araç. İçtiğimiz su maalesef o kadar çok
diğer maddelerle dolu ki ne hücrelerimize oksijen taşıyabiliyor, ne de
vücuttaki toksinleri atabiliyor. TDS miktarı 50'den fazla olmamalı. Biz
eve filtre takdırdık. Musluktan akan suda şimdi sadece 12 TDS var.
Tabii oksijenin diğer kaynağı doğru nefes. Doğru nefesle sadece oksijen
almıyoruz aynı zamanda hayattan da daha çok haz alıyoruz. Prana yoksa
hayat da yok.

Ve tabii ki doğru beslenme.

Evet. Doğru beslenme ile ilgili birkaç genel kuralı saymak gerekirse;
protein ve karbonhidratı beraber hiç tüketmemek lazım. Ben derse
katılanlara bir çizelge veriyorum, ne ile neyi beraber tüketmemek lazım
diye. Bu çok önemli. Böylece sağlıksız şeyler de yesek zararı
azaltabiliriz. Örneğin eti çok seviyorsak sık ve fazla tüketmemek
kaydıyla yiyebiliriz ama mutlaka yanında salata yemeliyiz. Bizim yoga
merkezinde beslenme ile ilgili fanatik bir yaklaşımımız yok. Uzun
zamandır görmediğiniz bir akrabanızı ziyarete gittiniz, size bir sürü
yemek yapmış. Ben bunları yiyemem diye onu reddetip kırmak olmaz.
Ölçülü ve dengeli olmaya çalışmak en güzeli. Her şeyi yasaklamak
olmuyor ve insan doğası buna alışamıyor. Haftanın beş günü sağlıklı
beslenelim, ama strese de girmeyelim. Hafta sonu serbest gün olsun. Bir
de her insan farklı. İyi niyetli olmak lazım ne yersek yiyelim, iyi bir
enerjiyle, sevgiyle yiyelim. Süt ürünlerine dikkatli yaklaşmak lazım.
Peyniri ve sütü mutlaka azaltmak lazım. İçlerinde yapışkan bir madde
var. Araştırma yaparsanız bunu görebilirsiniz. İlla peynir yemek
istiyorsak lor peynirini tercih edelim. Yoğurt ve ayran sütten çok daha
faydalı. Ekmeği azaltalım. İnsan kendi dışkısına bakarak nasıl
beslendiğini görebilir. Kabızlık vücudun ne kadar susuz kaldığının,
sindirimi zor besinler tükettiğinin bir göstergesidir. Sindirim yolunun
tıkanması mutfak lavabosunun tıkanması gibidir. Sağlıklı bir
beslenmeden söz edilemez.

Peki bu dört hafta sonra kadınlar ne gibi bir değişiklik görecekler kendilerinde?

Çok memnun olan öğrencilerim var. Arkadaşları "Estetik mi yaptırdın"
diye soruyormuş. Bunu duyunca çok mutlu oluyorum. Ciltleri pırıl pırıl,
aydınlık oluyor. Temiz beslendiklerini yüzlerinden anlayabiliyorsunuz.
Toksinsiz yiyecekler yediğinizde bütün hücreleriniz iyi beslenir ve
mecburen genç kalırsınız.

Bize biraz günlük beslenme tüyoları verir misiniz?

Sabahları meyve yemek için en ideal zamandır. Karnınız açken
vücut meyvedeki bütün besini emer. Hem de güne taze bir başlangıç
yapmış olursunuz. Öğle vakti protein alma vaktidir. Çünkü protein
sindirimi zaman alan, ortalama 4 saat süren bir maddedir (Karbonhidrat
ise 2 saat). Onun yanında salata ya da sebze olsun ama karbonhidrat
yok. Çünkü bütün bu maddeler için midede farklı enzimler var. Hepsini
karıştırırsak midede asit yapar. Yediğimizin faydasını göremediğimiz
gibi, kısa sürede tekrar acıkırız. Hazımsızlık ve rahatsızlık da
cabası. Meyveyi akşam yemeğinden sonra yeme alışkanlığını bırakmak
gerekir. Hem şekeriniz yükselir hem de hazmı zor olur, mineralleri tam
alamazsınız. Bir de aynı aileden meyveleri beraber tüketin. Mesela elma
ile armutu, portakal ve greyfurtu birlikte yiyebilirsiniz.

Lourdes Çabuk kimdir?

Filipinler'de San Thomas Üniversitesi Tıbbi Teknoloji
Bilimi'nde eğitimini tamamlayan Lourdes Julian Doplito Çabuk,
çiçekçilik ve moda üzerine çalışırken yoga ile tanışıyor ve kristal taş
şifacılığı çalışmalarına katılıyor. Daha sonra Amerika'ya taşınan
Çabuk, New York ve Florida'da Hatha Yoga, Kundalini Yoga ve Kriya Yoga
eğitimleri alıyor. İlk evliliğinden 4 çocuk ve 4 torun sahibi olan
Çabuk, güzellik yogasını ilk kez dördüncü çocuğunu doğurduktan sonra
keşfediyor. Doğum sırasında kilo alan Çabuk, hem kilo vermek hem de
yüzünü toparlamak amaçlı hareketler yapmaya başlıyor. İkinci evliliğini
yoga hocası Adnan Çabuk'la yapan Madam Lourdes, bir ev de İstanbul'da
açıyor. Ve Amerika'dan sonra gençlik ve güzellik yogasını Türkiye'de de
öğretmeye başlıyor.

Neden yüz yogası?

Türkiye'deki kadınların ciltleri çok güzel. Burada
kadınlar ayrıca daha hassas ve duygusal. Stresten çabuk etkilenme
oranları yüksek. Sigara, doğru nefes alınmaması, yanlış beslenme ve
negatif düşünce özellikle 30 yaşından sonra kırışıklıkların başlamasına
neden oluyor. Yüz bölgesi, vücudun en az çalıştırdığımız bölgesi. Belli
bir yaştan sonra adaleler tembelleştiği için sarkmalar başlıyor. Yanlış
nefesle yüzdeki hücrelere oksijen gitmiyor. Doğru duruş da çok önemli.
Bu nedenle bir bütün içinde çalışma yapmak gerekiyor. Bedene önce
düşüncelerle hükmediyorsunuz. Sabah kalkar kalkmaz yapacağınız bedensel
hareketlerle, duştan sonra 15 dakika aynanın karşısında sorunlu
bölgeleri hareketlendirmeyle ve beslenmenize dikkat ederek olduğunuzdan
10 yaş bile genç görünebilirsiniz.

Gençlik ve güzelliğin 5 altın prensibi

1- Doğru rahatlama
2- Doğru nefes
3- Doğru beslenme
4- Doğru egzersiz
5- Pozitif düşünce

Detoks çayı

Lourdes Çabuk'un tavsiye ettiği bu detoks çayını arınma amaçlı olarak ayda 1 ya da 2 kere içebilirsiniz.
2 bardak suyu kaynatın. Kaynamış suyun içine bir tutam kiraz sapı, bir
tatlı kaşığı kereviz yaprağı, bir demet taze maydanoz, bir tutam
enginar yaprağı ve 4-5 tane avokado yaprağı koyun.

Malzemeleri ekledikten sonra en fazla iki dakika daha kaynatın. Ateşten
aldıktan sonra demlenmesini bekleyin. Yatmadan önce bir bardak suyu
için, ertesi sabah da kalkınca kalan bir bardak suyu için.

özlem
19.07.2007, 01:31




İşte Acil Güzellik Önlemleri

Acelemiz olduğunda makyaj yaparken kolaylıkla hata yapabiliriz. Sizlere
sunacağımız acil durum önerileriyle hızlı bir şekilde bu hataları yok
edebilirsiniz. İşte hazırsınız bile!

Oje sürerken parmağınızı bir yere mi yapıştırdınız?

Acil durum yardımı: Eğer çok aceleniz varsa ve evde asetonunuz yoksa o
zaman bozulan yerleri ojeyle düzeltebilirsiniz. Daha düzgün olmasını
istiyorsanız o zaman ojeli tırnağınızın üstüne daha kalın bir tabaka
oje sürün ve on saniye sonra kağıt mendili tırnağınızın üstüne
yapıştırın. Bu sayede ilk katın da çıkmasını sağlamış olacaksınız.
Şimdi ojenizi yeniden sürebilirsiniz.

Önlemler: Biraz zahmetli ama buna değer: Ojenizi sürdükten sonra ve
sürmeden önce koruyucu cila kullanın. Cila, koyu tonlardaki ojelerinizi
çıkarırken tırnaklarınızı boyamasını engeller.

özlem
19.07.2007, 01:32
Sivilcelere karşı çilek yiyin;Çilek bol mikktarda A, B ve C vitaminleri ile kalsiyum, demir ve fosfor gibi mineral maddeler içerir.Kansere karşı da önemli bir koruyucu olduğu bilimsel çevrelerce belirtilmektedir. Uzmanlara göre çilek; kansere karşı koruyucu ve ilerlemesini önleyici özellikler taşıyor. Bağışıklığı güçlendiren ve besin değeri yüksek olan çilek; çocuk felci, ağız ve deri yaralarını oluşturan bazı virüsler için öldürücü etkiye de sahip. Çileğin diğer faydaları: Sivilce ve aknelere iyi gelir.İdrar söktürücü, romatizma ve gut hastalığı ağrılarını azaltıcı etkisi var. Sinirleri kuvvetlendirip, bağırsak kurtlarını döker ve ateş düşürür. Ancak çok güçlü bir besin olduğu için bazen alerjiye neden olabilir. Çilek satın alırken dikkat etmeniz gerekenler; Canlı kırmızı renkli ve lekesiz olanları seçin. Satın aldıktan hemen sonra tüketin. Buzdolabında 1-2 gün saklayacaksanız, saplarını koparmadan ve yıkamadan geniş bir kase içinde saklayın. Çilekleri yıkarken saplarını ayıklayın. Taze olarak sofrada yararlanılmasının yanı sıra çileğin pastası, reçeli, marmelatı, kompostosu, dondurması, şırası ve likörü de yapılabilir.mystical2007-07-19 08:36:14

özlem
19.07.2007, 01:34


kozmetik sözlüğü
AFTER SUN MOISTURIZER: Güneş sonrası nemlendirici.

AHA (Alfa-Hidroksit Asit): Çoğu meyvelerden elde edildiği için
"meyve asitleri" olarak da adlandırılır. Cilt bakımında güçlü bir
yaşlılık önleyicidir. Düşük konsantrasyonlarda, ölü hücreleri yok eder,
yumuşak ve taze bir cilt oluşturur. Orta ve yüksek konsantrasyonlarda
ise kırışıkların azalması için elastin ve kolajen üretimini uyarır.

ALBÜMİN: Yumurta akında bulunur ve ciltte bir tabaka bırakır.

ALDEHİT: Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.

ALKALİN: Ph değeri 7den büyük olup asit olmayan madde.

ALLANTOIN: İyileştirici ve rahatlatıcı etkileri olduğu söylenen botanik bir madde. Cilt için kullanılan kremlerde kullanılan bir madde.

ALLERGEN (Allerjen): Alerjik reaksiyona neden olan madde.

ALOE VERA: Tahriş önleyici ve rahatlatıcı etkileri vardır.
Ancak, aloe değişken bir madde olduğundan, bu yararları için aloe
veranın taze bitkisinden veya sıkıca kapatılmış koyu bir kapta
soğutularak korunulan saf bir aloe ürününden elde edilir.

ALTHEA: Cilt için yumuşatıcı ve rahatlatıcı etkileri olduğu söylenen bir kök.

AMİNO ASİT: Proteinler amino asitlerden oluşur. Cilt bakım
ürünlerinde, pek çok çeşidi bulunan bu madde, su tutucu ajan olarak
kullanılır. (Bknz: Protein)

ANTI-ÂGE ÜRÜNLER: Cildin yaşlanma sürecini yavaşlatan ürünler.
Yenileyici ve besleyici etkiye sahip olan bu ürünler erken yaşlanmaya
karşı cildi güçlendirip korur.

ANTIBAKTERIAL: Özellikle yüzde kusurlar oluşturan bakteriler olmak üzere, her tür bakterinin oluşmasını engelleyen maddeler.

ANTI-CERNE: Göz altı morluklarını, yüzdeki renk farklılıklarını, sivilce ve pürüzleri gizlemek için kapatıcı.

ANTİOKSİDAN: Oksijen, güneş ışını veya herhangi diğer bir
kaynağın zararlı etkilerini azaltabilen maddedir. Ancak,
antioksidanların kırışıkları önlediği konusunda herhangi bir kanıt
yoktur; bunların cilt üzerinde öncelikli etkileri iltihap ve
kızarıklıkları azaltmalarıdır. Antioksidanlar birçok bitki özü,
vitaminler ve sentetik maddeler içerir.

ANTI-RIDES ÜRÜNLER: Kırışık giderici ürünler. Ciltteki
sarkmaları toparlar, cilt tabakalarını derinlemesine yeniler ve
kırışıklıkları silikleştirir.

APRÈS-SOLEIL HYDRATANT: Güneş sonrası nemlendirici.

AROMATERAPİ: Bedensel rahatlama sağlamak için vücut bakımında temel yağların kullanılması.

ASKORBİK ASİT: Solüsyon halinde değişken sayılan ve cilt kızarıklığına sebep veren, C vitamininin bir türüdür.

AUTO-BRONZANT: Güneşsiz bronzlaştırıcı.

AZULENE: Alman papatyasından elde edilen ve yatıştırıcı özellikleri olan bir ajan.

B

BARIUM SULPHATE: Kozmetikte beyazlatcı bir ajan olarak kullanılan bir mineral. Cildi tahriş etme olasılığı vardır.

BENTONITE: Kozmetikte emici olarak kullanılan kile benzer bir materyal. Cildin kurumasına sebep olabilir.

BENZEPHENONE-3: "Oxybenzone" olarak da adlandırılır. Güneşin UVB ve bazı UVA ışınlarına karşı koruyucu olarak kullanılan bir ajan.

BENZOIK ASİT: Cilt bakım ürünlerinde kullanılan bir prezervatif
(koruyucu). Diğer bazı prezervatif maddelere oranla daha az tahriş
edici sayılır.

BENZOYL PEROXIDE: Akne tedavisinde sıkça kullanılan anti-bakteriyel bir madde.

BETACAROTEN: Potansiyel iyi bir antioksidan.

BETA-GLUCAN: Cildin doğal defans mekanizmasını güçlendirdiği rapor edilen ve mayadan elde edilen yeni bir madde.

BETA-HİDROKSİT: Alfa-hidroksitten daha ufak bir molekül boyuna sahip olan arındırıcı bir ajan.

BIOFLAVONOID: Genellikle narenciye bitkilerinden elde edilen ve antioksidan, yatıştırıcı etkileri olan bir madde.

BIOTIN: Diğer adıyla H vitamini. Vücutta, bazı bağırsak
bakterileri tarafından üretilen ve suda eriyebilen bir vitamindir. B
kompleks grubundan olan bu vitamin ************bolizmadaki
karbonhidratların, yağların ve amino asitlerin ihtiyacıdır. Yüzeysel
uygulamada cilt için yararı bulunmamıştır.

BOTOX: Botulinum toxininin ticari adı. Az miktarlarda
kullanılarak belli bir süre için kasları felç ederek kırışıklık ve
çizgilerin giderilmesinde kullanılan madde.

C

CALCIUM ASCORBATE: C Vitamininin bir şekli; yüzeysel veya içilerek kullanımıyla ilgili çok az bilimsel araştırma vardır.

CALCIUM CARBONATE: Kozmetikte emici olarak kullanılır. Günlük kullanımda tebeşir olarak anılır.

CALCIUM GLUCONATE: Kalsiyum vücut için gerekli bir mineraldir.
Az da olsa, yapılan araştırmalar yüzeysel uygulamalarda bu mineralin
iyi bir iltihap giderici (anti-enflamatuar) ve tedavi edici olduğunu
göstermiştir.

CALENDULA: İyileştirici, yatıştırıcı ve antiseptik etkileri olduğu bilinen bir yumuşatıcı. Kuru cildin tedavisinde kullanılır.

CERAMIDES: Ciltte doğal olarak bulunan ve koruyucu bir set
oluşturarak su kaybına mani olan madde. Bu madde sentetik olarak da
üretilerek cilt bakım ürünlerine katılmaktadır.

CITRONELLA YAĞI: Sabun ve deodorantlarda yaygın olarak kullanılan bir antiseptik. Böcek savar etkisi de vardır.

CONCEALER: Göz altı morluklarını, yüzdeki renk farklılıklarını, sivilce ve pürüzleri gizlemek için kapatıcı.


D

DERMATITIS: Cildin tahriş olması, iltihaplanması.

DHA: Cildin üst tabakalarında bulunan amino asitlerle reaksiyonu
sonucu 2-3 saat içerisinde gerçekleşen bir kahverengi ton oluşturur ve
her yeni uygulamada renk derinliği sağlar.

DHEA: New England Tıp Gazetesi ‘nin bir haber yayını olan
HealthNews’a göre DHEA’nın ağızdan alınmasının faydası hakkında az da
olsa araştırmaların bulunduğuna işaret edilse de, birçok nedenden
dolayı yararından çok riskleri vardır. Büyük bir olasılıkla
"dehydroepiandrosterone" adında kuvvetli bir steroid hormon, yani
testesteron ve östrojenin kimyasal bir kuzenidir... DHEA testesterona
dönüştürüldüğünden bunu kullanan bazı kadınlarda yüz veya vücut
kıllanması olabilir ve eğer 50 yaşlarının altında iseler
mensturasyonları durabilir. DHEA’nın ayrıca kalp hastalıkları riskini
arttıran HDL (iyi kolesterol) oranını kadınlarda azalttığı da
gösterilmiştir. Cilde yüzeysel uygulamada herhangi bir pozitif veya
negatif etkisi bulunduğunu gösteren bir araştırma yoktur.

DIHYDROXYACETONE (DHA): Kozmetikte kullanılan kendinden bronzlaştırıcı bir ajan.

DONG QUAI: Düzensiz ay başı veya menopoz sorunlarını tedavi etmek için kullanılan geleneksel bir Çin bitkisi.

E

EAU DE PARFUM: En yüksek konsantrasyonu olan koku. Bu nedenle diğerlerine göre daha pahalıdır.

EAU DE TOILETTE: Konsantrasyonu daha düşük olan koku.

EDTA: Ethylenediaminetetraacetic asitin kısaltılmışı. Bu asit
kozmetik ürünlerinde kullanılan bir sabitleyicidir. Belli bir formülün
içindeki maddelerin bazı elementlerle (özellikle minerallerle)
birleşmesine mani olarak ürünün su gibi maddelerle karşılaştığında
doku, koku ve kıvam gibi istenmeyen değişikliklere uğramasını önler.

ECZEMA: Cildin kızarmasına, kaşınmasına ve kabuklanmasına neden
olan bir cilt rahatsızlığı. Nedeni bilinmemektedir. Vücudun herhangi
bir yerinde ortaya çıkabilir. Akut veya kronik olarak görülebilen bu
rahatsızlık genellikle reçeteli olarak satılan ve harici olarak
kullanılan iltihap giderici kremlerle tedavi edilir.

ELASTİN: Cilde esnekliğini veren ana bileşenidir. Güneşin zararları ciltteki elastinin bozulmasına neden olabilir.

ELECTROLYSIS: Saç köklerini eritmek için kullanılan elektrik.

ERGOCALCIFEROL: D Vitamininin teknik adı.

ETHANOL: Alkol

F
FARNESOL:
Bitkilerden elde edilen ve kozmetikte öncelikli olarak kokularda
kullanılan bir öz. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmaların
sonucunda antibakteriyal özellikleri saptanmıştır.

FLORALOZONE: Birçok sentetik koku bileşeninden biri.

FOLİK ASiT: B-vitamin kompleksinin parçasıdır. Ağız yoluyla
alındığında iyi bir antioksidan olarak kabul edilir. Bu yararı henüz
cilt üzerinde kanıtlanmamıştır.

G

GOMMAGE: Vücudu ölü hücrelerden arındırma.

GELATİN: Bitki veya hayvanlardan elde edilen ve kozmetikte kalınlaştırıcı ajan olarak kullanılan bir madde.

GİNGKO BİLOBA: Yelpaze biçiminde yaprakları olan bu süs ağacı,
kozmetik kullanımda antioksidan, iltihap giderici ve kızarıklık
önleyici özellikleriyle öne çıkar.

GLİSERİN: Bitkilerden veya sentetik olarak elde edilen yapışkan bir sıvıdır. Yumuşatıcı, kaygan ve su tutucudur.

GLÜTAMİK ASİT: Buğday glüteninden elde edilen ve cilt için su tutucu özellikleri olan bir amino asittir.

GLÜTAMİN: Bir amino asittir.

H

HAMİLELİK MASKESİ: Alın, çene ve ağız çevresinde aşırı
pigmentasyon nedeniyle oluşan kahverengi lekeler. Genellikle
hamileliğin 4. ila 5.ayları arasında görüldüğü için bu adı almış.

HİPOALERJENİK: (Hypoallergenic) Kozmetik sanayiinde ürünün cilt
reaksiyonu ve/veya hassasiyetine ve alerjiye neden olmayacağını
göstermek için kullanılan bir terim. Ancak, üreticilerin bu iddialarını
kanıtlamaları henüz bir standart veya yasaya bağlanmadığından bu tür
ürünlerde çok dikkatli olunması gerekir.

HOELEN: Yüzeysel (harici) olarak uygulandığında antibakteriyel, koruyucu, yara iyileştirici ve su birleştirici özellikleri vardır.

HUMECTANT: Su birleştirici ajan.

HYALURONIC ASİT: Cilt bakımı ürünlerinde iyi bir su birleştirici olarak kullanılan cilt dokulsu bileşeni.

HYDRATANT: Nemlendirici.

İ

INOSITOL: Ciltte su birleştirici özellikleri olabilen lesitin
bileşeni. Çoğunlukla B Vitaminiyle karıştırılmasına rağmen vitamin
değildir.

ISOPROPYL LANOLATE: Lanolinden elde edilen ve kozmetikte kıvam verici ve yumuşatıcı olarak kullanılan bir madde.

IN VITRO: Kelime anlamıyla "camda" anlamına gelir. Biyokimyasal
bir işlemin canlı bir organizmada değil de tüp ve benzeri yerde
gerçekleştiğini gösterir.

IN VIVO: Kelime anlamıyla "canlıda" anlamına gelir. Biyolojik
veya kimyasal bir işlem veya reaksiyonun yaşayan bir hücre, organizma,
hayvan veya insanda gerçekleştirildiğini gösterir.

J

JELATİN: Bitki veya hayvanlardan elde edilen ve kozmetikte kalınlaştırıcı ajan olarak kullanılan bir maddedir.

JOJOBA YAĞI: Uçucu olmayan tüm bitki yağlarına benzer bir yumuşatıcıdır.

K

KAOLİN: Kozmetikte emici özellikleri nedeniyle kullanılan kile benzer doğal bir mineral (alüminyum silikat).

KAPATICI:Göz altı morluklarını, yüzdeki renk farklılıklarını, sivilce ve pürüzleri gizlemek için kapatıcı.

KATRAFAY YAĞI:Tahriş giderici özellikleri olduğu söylenen yumuşatıcı bitkisel bir yağ.

KERATİN:Derinin boynuzsu katmanındaki (üstderinin en üst
katmanı) lifsi protein. Keratin, tırnaklarımızın ve vücudumuzdaki
kılların en önemli yapısal maddesidir.

KERATOZ: Üst derideki boynuzsu katmanın düzensiz olarak kalınlaşması.

KOENZİM Q10:Cilt bakım ürünlerinde bir antioksidan.

KOLAJEN: Doku hücrelerinin aralarındaki boşlukları dolduran, son
derece esnek yapıdaki lifsi protein. Fibroblast denilen özel hücreler
tarafından üretilen kolajen, yaşın ilerlemesiyle birlikte esnekliğini
kaybetmeye başlıyor.

L

LAKTAT: Kozmetikte yumuşatıcı, kalınlaştırıcı ajan veya yağ olarak kullanılan doğal veya sentetik maddeler.

LAKTİK ASİT: Sütten veya sentetik olarak elde edilir. Cilt
hücrelerini bir arada tutan maddeyi kırar ve cilt yüzeyindeki hücreleri
bölerek döker.

LANOLİN ALKOL: Alerjiye saf lanolinden daha az neden olduğu sanılan ve lanolinden elde edilen bir yumuşatıcı.

LANOLİN: Koyunların yağ bezlerinden elde edilen bir maddedir.
Bazı bünyelerde alerji yaratabilir ancak kuru cilt için çok iyi bir
yumuşatıcı olarak kabul edilir.

L-ASKORBİK ASİT: İyi bir antioksidan.

LİPİD: Yağ, yağ asitleri ve sebum içeren, hem bitkiler hem de
ciltte bulunan çok çeşitli maddeye denir. Cilt bakım ürünlerinde,
bunlar yumuşatıcı ve kalınlaştırıcı ajanlar olarak kullanılırlar.

LİPOZOM: Bir madde değil, bir taşıyıcı sistemdir; bazı maddeleri
tutup, cilt tarafından emildikten sonra cilde geçirebilme özelliği
vardır.

M

MAGNEZYUM: Güçlü emici özelliklerinin yanı sıra dezenfektan etkileri de olan bir mineral.

MAGNEZYUM ALÜMİNYUM SİLİKAT: Kozmetikte kalınlaştırıcı bir ajan ve toz olarak kullanılabilen kuru, beyaz bir madde.

MAGNEZYUM ASKORBİL PALMİTAT: C Vitamininden elde edilir ve kuvvetli bir antioksidandır.

MELANİN: Koyu kahverengi pigment. Fazlalığı tenimizin koyu renk, azlığı ise açık olmasını sağlar.

MOISTURIZER: Nemlendirici.

N

NEOPENTANATE: Kozmetikte kalınlaştırıcı ajan ve yumuşatıcı olarak kullanılır.

NYLON-12: Emici ve kalınlaştırıcı ajan olarak kullanılan toz halinde bir madde.

P

PANTENOL: B kompleks vitamininden türetilmiş bir maddedir.
Kalın, şurupsu bir yapısı ve nemlendirici özelliği vardır. Yumuşatıcı
olarak da kullanılır.

PEELING: Yüzü ölü hücrelerden arındırma.

pH: Çözeltilerin asit, nötr veya alkali olma özelliğini gösteren
değer. Organizmamızdaki tüm sıvılar belirli pH değeri taşırlar. Nötr pH
değeri 7,0'dır.

PİGMENT: Dokulara gerçek rengini veren madde.

R

RETİNOL: A vitamininin daha saf ve asitsiz halidir. Cildi yenileme özelliğine sahiptir.

S


SELF-TANNING: Güneşsiz bronzlaştırıcı.

SERAMİD: Tabii olarak oluşan cilt yağları. Cilt bakımı ürünlerinde kullanıldıklarında, su tutucu olarak faydalıdırlar.

SERBEST RADİKALLER: İç ve dış etkenlerle cilt dokusunda oluşan
ve sabit olmayan moleküler parçacıklardır. Serbest radikaller,
hücrelere saldırarak yapılarını bozar.

SİLİKAT: Kuvvetli emicilik ve kalınlaştırıcılık özellikleri olan inorganik bir tuz.

SİLİKON: Silisten (kum bir silistir) elde edilmiş bir madde.
Eşsiz sıvı nitelikleri silikona kayganlığını verir ve farklı formlarda
tende ipek gibi hissedilebilir, yumuşaklık verebilir ve cilt ıslansa
bile iyi su tutan bir ajan olabilir.

SİTRİK ASİT: Narenciyeden elde edilir ve ürünlerin pH derecelerinin fazla alkalin olmasını önlemek için kullanılır.


SORBİTOL: Doğal kaynaklardan sentetik olarak elde edilebilir. Kalınlaştırıcı ve kayganlık verici bir ajandır. Gliserine benzer.

SPF ( Sun Protection Factor): Güneş koruma faktörü.

T

TALK: Emici olarak kullanılan toz halinde mineral ve
preslenmiş veya toz halinde olan çoğu pudranın bazı. Talk çoğunlukla
eleştirilen ve kullanılmaması önerilen kozmetik maddelerindendir. Bunun
asıl nedeni 1990larda yayınlanan araştırmalarda talkın vajinal
kullanımlarda yumurtalık kanserini artırma riskidir. Ancak kozmetik
kullanımda talkın böyle bir risk faktörü yoktur.

TİTANYUM DİOKSİT: Kozmetikte kalınlaştırıcı, beyazlaştırıcı,
yağlayıcı ve güneş ışınlarını kesici bir madde olarak kullanılan bir
mineraldir. Cildi UVA ve UVB radyasyonundan korur ve cildi tahriş etme
riski yoktur.

TRİGLİSERİT: Kozmetikte yumuşatıcı ve kalınlaştırıcı ajan olarak kullanılır.

V

VİTAMİN A: İyi bir antioksidan.

VİTAMİN C: İyi bir antioksidan.

VİTAMİN D: Antioksidan.

VİTAMİN E: Bazı insanlarda alerjiye neden olabilmesine rağmen en güvenilir antioksidanlardandır.

VİTAMİN K: Kozmetikteki ana kullanımı göz çevresindeki
halkaların koyuluklarını ve yüzeysel kılcal damarların görünümünü
azaltmasıdır. Buna rağmen K vitamininin cilt bakımının herhangi bir
evresinde işlevsel olduğunu kanıtlayan bağımsız bir araştırma yoktur.

Y

YEŞİL ÇAY: Tahriş önleyici özellikleri de olan bir anti-oksidan.

YAĞLAR: Yağ, yağ asitleri ve sebum içeren, hem bitkiler hem de
ciltte bulunan çok çeşitli maddeye denir. Cilt bakım ürünlerinde,
bunlar yumuşatıcı ve kalınlaştırıcı ajanlar olarak kullanılırlar.

Z

ZEDOARİ YAĞI: Cilde tahriş edici etkileri olan kokulu bir
yağ. Buna rağmen, bu yağın antioksidan ve tahriş/iltihap giderici
etkileri olduğunu gösteren çalışmalar da vardır.

ZEOLİTE: Kozmetikte emici olarak kullanılan mineral gruplarından biri. Kanseri önleyici etkileri olduğu da söylenmektedir.







mystical2007-11-08 17:20:51

özlem
19.07.2007, 01:35

Çiçeklerin kraliçesi olarak sayılan ve özel günlerin anlamlı çiçeği
gülün marifeti sadece kadınların gönlünü fethetmek değil aynı zamanda
onları güzelleştirmek.

Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri
barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil
aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden. Ana vatanı
Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da
yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu'nun gül diyarı olarak bilinen
Isparta-Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var.
Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek
değerden satılıyor.

Yüz temizliği

• Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı
zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice
kaynatın. Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın
kenarları hariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra
yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını
alıp temizler. Gül kokusu cildi rahatlatır ve besler.

• 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip
karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj
temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz.

• Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın sonra bir çay
kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba
kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin. Hazırlanan
karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek
karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı
yüzünüze sürebilirsiniz.

Cilt bakımı

• Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak
için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır
nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten
sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj
sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.

• 3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir.

• Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.

• Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice
karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza
yardımcı olacaktır.

Saç bakımı

• 30 gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç
diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler,
kepeklenmesini önler.

• 4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın.

Sağlıklı yaşam

• Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir, yaralara ve tıkanıklıklara iyi gelir.

• İshali engellemek için 20 gr. gül kurusunu 1litre suda kaynatın, günde 3 fincan içebilirsiniz.

• 2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1
bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine
yarım limon suyu katın. Bu karışım hafif sindirim sistemi
iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir.

• 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin.

Gül yağı faydaları

• Antiseptik (mikrop öldürücü )olarak kullanılan gül yağı makyajı
temizler, ciltteki doğum lekelerini alır. Alerjik ciltlere iyi gelir.
Cilde canlılık kazandırır.

• Boğaz ve bademcik iltihaplarının giderilmesine yardımcı olur.

• Ellerinizin ve cildinizin güzelleşmesi için gül yağını badem yağıyla karıştırıp, kullanabilirsiniz.
mystical2007-11-08 17:38:17

özlem
19.07.2007, 01:36




Bacaklar`ın dış görünümü, fiziksel yapısı, doğanın kadına verdiği
bir hediyedir. Her kadın sütun gibi bacaklar`a sahip olmak ister.Düzgün
bir bacak bakımla daha da güzelleştirilir, güzelliğini korur.

Bacaklar`ın cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel bakımdan ayrı
düşünülmemelidir. Genellikle eller için kullanılan bakım ürünleri,
bacaklar için de kullanılır. Tonikler ve losyonlardan da
yararlanabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt görünümü ancak iyi bir kan
dolaşımına sahip olmayı gerektirir. Dolaşımı artırmanın ve sağlıklı
olmasını sağlamanın en iyi yolu, masaj ve spor yapmaktır. Kasları
çalıştıracak ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir
bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme önerilebilir.
Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için
iyi bir dinlenme gereklidir.

Nelere dikkat etmeli?

Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:

Yorgun bacaklar`ınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklar`dan
başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklar`ınız
kalbiniz seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir
yastık koyabilirsiniz. Bacaklar`ınızı sıra ile havaya kaldırın, el
parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj
yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adeleler alıştıkça
sertleşmelidir.

Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve
bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte
kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz
sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem,
mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.

Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve
tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel
sütler ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz
UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz
özeni mutlaka bacaklar`ınızada göstermelisiniz. Kullanacağınız
ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.

Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp,
görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok
etmeniz gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri
uygulayabilirsiniz.

Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve
zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.

özlem
19.07.2007, 01:38




kırışıklıklar

Yüzdeki çizgilerle mücadeleye 30'lu yaşlarda başlamak gerekiyor. Genç
yaşta alınan önlemler, kırışıklık`ların ortaya çıkmasını geciktiriyor.
Zamana karşı yarışmak için yüzün gergin görünmesini sağlayan, cilt
altındaki kolajen adlı dolgu maddesi uyarılıyor. Böylece cilt daha genç
bir görünüm kazanıyor. Ancak yaşlanmayı durdurmak için bu yöntemleri
uygulamak yetmiyor. Günde en az altı saat düzenli uyku, cilt bakımı ve
sigaradan uzak durmak şart...

Kadınlar yüzdeki kırışık`lıklar açsından erkeklere oranla daha
şanssızlar. Vücutlarında yağ oranı daha yüksek olduğu için kadınlarda
ilerleyen yaşlarda kırışık`lık riski artıyor. Çünkü zamanla bu yağ
oranı azaldığı için yüz daha çabuk çöküyor. Bu nedenle kadınlar,
gençleşme yöntemlerine erkeklerden daha fazla ilgi duyuyor. Oymak
Plastik Cerrahi Merkezi'nden Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gün Ersu,
kırışıklıklar`ı gidermek için günümüzde koruyucu hekimliği
hedeflediklerini belirterek 'Amacımız kırışıklıklar`ın ortaya çıkma
sürecini geciktirmek' diyor. Gün Ersu, yüzdeki çizgilerin
belirginleşmesinde mimiklerin önemli rol oynadığını belirtiyor: 'Gözler
ve alın kısmının yaşlanmasının temel nedeni ne güneş ne de sigaradır.
Tek nedeni tamamen mimiklerdir. İnsanlar şaşırırken, kızarken bu kısmı
kullanarak mimik yaparlar. Bu nedenle, 35 yaşından sonra kalıcı
çizgiler oluşuyor. Bunlar için koruyucu yöntemler uyguluyoruz.'
Kırışıklıklar`ın oluşumu engellemek için 'Yüz LPG'si uyguladıklarını
belirten Gürsu, bu yöntem hakkında şöyle bilgi veriyor: 'Yüz LPG'si,
Lift 6 adlı cihaz kullanılarak yapılıyor. Temel amacı, cilde kalınlığı
veren dokuları uyararak derinin incelmesini önlemek. Cildin incelmesini
önleyemezseniz alt yapısının yarısından çoğu kaybolur. Yaşla birlikte
çizgiler oluşmaya başlar. 'Lift 6' bunu mekanik yolla sağlayan bir
alet. Yüz LPG'si selülit için kullanılan LPG'nin bir başka formudur.'
Ersu, bu yöntemin ne kadar sıklıkla uygulanması gerektiğini açıklıyor:
'Haftada üç kere yarımşar saat uygulanmasıyla 6 haftalık kür sonucunda
temel bir cilt kalınlaşması sağlamak mümkün. Kalınlaşmayı korumak için
15 seans sonucunda haftada bir yarım saat uygulanmalı. Bunun manikür,
pedikür yaptırır gibi yaşam boyu devam etmesi gerekiyor. Bu aletlerin
evde kullanılan formları çok yakında çıkacak.'

Cildi ısıtarak gençleştirmek

Cilde gerginliği veren kolajen adlı cilt altı dolgu maddesinin ısıya
karşı duyarlı olduğunu belirten Op. Dr. Gün Ersu, şunları söylüyor:
'Kolajen üreten hücreler, ısıyla uyarıldıklarında çok daha fazla
hareket ediyorlar. Bu nedenle daha sıcak yerlerde yaşayan insanların
cildi çok daha kalındır. Kolajeni üreten bu hücreleri uyararak cilt
kalınlığını sağlamak mümkün. IPL yönteminde Plasmalipe adlı cihazla bu
tabaka uyarılıyor.Bu alet post lazer teknolojisi.' Ersu, IPL'n nasıl
uyglandığını anlatıyor: 'Seanslar kişiye göre değişebiliyor. Bir senans
20-25 dakika sürüyor. Biraz acı hissediliyor. 2-3 gün sonra değişmeler
görülüyor. Cildi gençleştirmek için üç haftada bir kere yapılıyor. Bir
kürde bu üç kez uygulanıyor. Ondan sonra her üç ayda bir hastayı
çağırıyoruz. Ciltte oldukça kalıcı gençlik görüntüsü meydana geliyor.
Lazerle yüz gençleştirmek gibi. Ama cildi soymuyor, lazerde
karşılaştığınız kızarılıkla karşılaşmıyoruz. Sadece akşama kadar süren
ertesi gün kalmayan hafif bir pembelik oluşuyor.' Op. Dr. Gün Ersu, Yüz
LPG'si ve IPL'in bir arada kullanıldığını kaydederek 'IPL için 30, lift
6 için 35 yaşı öneriyoruz. Lift 6 ile dokular çekildiği için çok genç
yaşta gergin bir ciltle uygularsanız çekme ödem yapar. Cildin
yumuşamaya başladığı yaşları seçiyoruz' diyor.

Cildinizi temİz tutun

Kırışıklıklar`la mücadelede cilt bakımının önemine dikkat çeken Plastik
Cerrahi Uzmanı Dr. Gün Ersu, neler yapılması gerektiğini şöyle
anlatıyor:

20 yaşından sonra üç haftada bir cilt bakımı yaptırılmalı. Bakımsız bir cilde ne yaparsanız yapın pütür pütür olacaktır.

Sigara içilmemeli. Sigaranın cildi yaşlandırdığı laboratuvar ortamında kanıtlandı.


Güneşten kaçınılmalı.

Cilt tipine uygun ürün seçilmeli.

Sabunlarda asit oranına dikkat edilmeli. Çünkü yanlış ürünler cildi yaşlandırıyor.

Günde en az altı saat uyumalı. Düzensiz uyku, büyüme hormonunun yeterince salgılanmasına engel olarak yaşlanmayı hızlandırıyor.

Makyaj temizliğine dikkat edilmeli. Yağlı ve asitli olan makyaj ürünleri uzun süre ciltte kalınca kırışıklığa neden oluyor.
mystical2007-11-08 17:24:15

özlem
19.07.2007, 01:40

Kaşlarınız ve yaşınız 40 yaşını geride bırakanlar için en büyük problem, yüzün sıkılığını ve diriliğini kaybetmesiyle kaşların yavaş yavaş göz kapaklarının üzerine yığılmaya başlaması.Bu yaşlardaki kişilerin yapması gereken ilk iş öncelikle kaşlarını çok inceltmekten kaçınmaları, burun köküne yakın kısmı mümkün olduğunca doğal bırakmaları ve şekil vermek için sadece kaşların uç kısımlarıyla oynamaları. Böylece gözlerinin daha çekik görünmesini sağlayabilirelr. Nasıl mı?Kaşların uca doğru olan bir-iki santimlik kısmını tamamen alabilirler. Ardından da bir kaş kalemiyle, doğal kaş çizgisinin hemen üzerine (çok fazla yukarıda olursa yapay bir görünüm olabilir) yeni bir hat çizmeleri. Yeni kaşlarını oluştururken dikkat etmeleri gerekense tek bir çizgi yerine minik minik dokunuşlarla birçok küçük çizgiden yararlanmaları.



 Kalıcı makyajKaşlarınız sizden yılların ve onları hiç düşünmeden yolduğun günlerin acısını çıkarıyorsa, imdadınıza kalıcı makyaj yetişebilir. Kaşları küsen ve bir daha çıkmayanlar kalıcı makyajla daha kalın kaşlara sahip olabilirler. Kalıcı makyajda bir çeşit dövme ve yaklaşık 1 yıl boyunca kalıcılığını koruyor. Kaşların kontürünü belirlerken gerçek yerinden biraz daha yukarıya çizerek gözlerinize daha çekik bir ifade vermek mümkün.Ayrca kaşlarınızı ve kirpiklerinizi boyatarak da daha çarpıcı görünmelerini sağlayabilirsiniz. Çünkü bazen kaşların yoğunluğu ve biçimi güzel olduğu halde renklerinin açık olması belirsiz görünmelerine neden olabiliyor. Tabii aynı şeyi kirpikleriniz için de geçerli. Üstelik kirpiklerinizi boyattıktan sonra sürekli bakra kullanmanıza da gerek kalmayacaktır. Bu işlemi ayda bir-iki ayda tekrarlamanız gerekebilir. mystical2007-11-08 17:26:23

exeditor
21.07.2007, 09:24
Güneş gözlüğü alırken dikkat!Yaz mevsiminin gelmesiyle göz hastalıkları uzmanları, ultraviyole ışınlarını kestiğine dair sertifikası olmayan güneş gözlüklerinin alınmaması tavsiyesinde bulundu.
Çanakkale Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Topçu, yaptığı açıklamada, yaz mevsiminin vazgeçilmez aksesuarı arasında bulunan güneş gözlüklerinin göz sağlığı açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Özellikle ozon tabakasının delinmesinin güneş gözlüğü kullanımını zorunlu hale getirdiğini belirten Dr. Topçu, günümüzde her yüz tipi için değişik marka ve modellerde pek çok güneş gözlüğünün rahatlıkla bulunabildiğini, ancak güneş gözlüğü seçerken bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğine işaret etti.
Yanlış güneş gözlüğü seçiminin göz hastalıklarına neden olabilecek ciddi sorunlar yarattığını belirten Dr.Topçu, ''Seyyar tezgahlarda satılan güneş gözlüklerinden çok, ultraviyole ışınlarını kestiğine dair sertifikası bulunan gözlükler tercih edilmelidir. Güneş gözlüklerinde ultraviyole ya da morötesi ışınları kestiğine dair bir tescilin olması gerekmektedir'' dedi.
Sağlık Bakanlığının, ithal tüm güneş gözlükleri için sertifika mecburiyeti getirdiğini anımsatan Dr. Topçu, gözlük alımında şu denemelerin yapılması uyarısında bulundu: ''Satın alınan güneş gözlüğünü ışığa karşı tutun. Ardından gözlüğü aşağı yukarı oynatın. Böyle yaptığınızda camında dalgalanmalar oluyorsa gözlük camı kalitesizdir. Camda çizik olmamalıdır.'' Güneş gözlüğü yüz şekillerine göre seçilmeli...Dr. Topçu, güneş gözlüğü seçiminin yüz şekline göre yapılması gerektiğini, gözlüğün yüze tam olarak oturmaması durumunda gözün, yan kısımlardan sızan zararlı güneşin ışınlarına maruz kalabileceğini kaydetti.
Güneş gözlüğünde, kullanılan camların renginin de çok önemli olduğuna dikkati çeken Dr. Topçu, şunları kaydetti: ''Güneş gözlüklerinin cam renginin duman ve kahverengi olması gerekiyor. Amber ve turuncu renkte güneş gözlüğü camları, trafik ışıklarının renklerini algılamakta zorluk çekilmesine neden oluyor. Trafikte araç kullanırken kesinlikle bu renkte güneş gözlüğü takılmamalıdır. Yine mavi renkli camların, güneş ışınlarının daha çok göze yansımasına neden olduğu için bu cam renkli gözlüklerde tercih edilmemelidir.''mystical2007-11-08 17:27:32

PAPATYA
24.07.2007, 10:07
Güneşin hem cilt hem de saçlar üzerinde birçok olumsuz etkisi var. Yaz aylarında yoğun bir şekilde gü Güneşin hem cilt hem de saçlar üzerinde birçok olumsuz etkisi var. Yaz aylarında yoğun bir şekilde güneşe maruz kalan saçlar yıpranarak mat bir görünüme bürünürler. Bunu önlemek için, tatile çıkmadan önce, tatil sırasında ve dönüşte bir takım önlemler alamanız gerekin. Öncelikle, tatile çıkmadan önce, perma, boya, balyaj gibi işlemler yaptırmaktan kaçınmalısınız. Bu tarz kimyasal işlemler güneşin zararlı etkilerini artırır ve saçınızın daha hızlı kurumasına yol açar. Yine de kuaförünüze uğrayıp, saç uçlarındaki kırıkları ve rengi açılmış kısımları kestirin.
Saçınızı güneşten, tuzdan, kumdan ve klordan korumak için UV filtreli koruyucu bir ürün kullanın. Saç için hazırlanmış özel bir koruyucu ürün seçebileceğiniz gibi yüzünüz veya vücudunuz için kullandığınız güneş kremini saçınız için de kullanabilirsiniz.
Deniz veya havuzdan çıktıktan sonra mutlaka yumuşak bir suyla saçınızı yıkayın. Suyunu aldıktan sonra koruyucu ürünü tekrar uygulayın.
Eğer saçınız boyalıysa rengi koruyacak tek yol saçınızı kapatmanızdır. Bu nedenle bir bandana ya da şapka kullanmaya gayret edin. Açık renge boyanmış bazı saçlarda güneş, deniz, tuz, klor bileşimi, yeşermeye neden olur.
Akşamları, saçınızı, tuz, klor, kum ve koruyucu üründen tamamen arındırmak için iyice yıkayın. Mümkünse bir güneş bakım şampuanı ve yıkama maskesi kullanın; değilse, kuru ve yıpranmış saçlar için hazırlanmış şampuanları tercih edin. Eğer saçınızın çok kuruduğunu hissediyorsanız, 2 günde bir besleyici bir maske uygulayın.
Tatil dönüşü saçlar donuk ve parlaklığını kaybetmiş görünür. Bu durumda şok bir kürle bakıma başlamanızda fayda var. Haftada 2 veya 3 kez şampuan öncesi bir besleyici uygulayın. Saçınız eski kuvvetini ve parlaklığını yakalayana dek küre devam edin.
Şampuan olarak, kuru ve yıpranmış saçlar veya boyalı saçlar için olanları kullanın. Saçınız eski formuna kavuşunca saç yapınıza uygun olana dönebilirsiniz.
Şampuan sonrası bir bakım maskesi veya serum uygulayın

PAPATYA
24.07.2007, 10:12

YAĞ YAKMANIN YOLLARI

Yağlarınızı olabildiğince çabuk ve sağlıklı bir şekilde yakmak mı istiyorsunuz? İşte yolları, Bir an önce forma girmek istiyorsanız, vereceğimiz küçük tüyoları dikkatlice okuyun. Çünkü bu öneriler sayesinde yaptığınız aktivite ne olursa olsun daha hızlı yağ yakabilir, istediğiniz gibi formda bir vücuda sahip olabilirsiniz.
Çok yağ yaktıran kaslarınızı çalıştırın
Ne kadar çok kasınız çalışırsa, yaktığınız kalori miktarı o kadar çok demektir, sadece oturuyor olsanız bile. Eğer amacını yağlarınızdan kurtulmaksa, en çok yağ yakmanızı sağlayacak kaslarınızı çalıştırmanız gerekiyor ki; bunlar baldır, kalça ve göğüs kaslarınızdır.
Sık sık hareket edin
Yapılan araştırmalar kendiliğinden gerçekleşen fiziksel aktivitelerin de kalori harcamanızı sağladığını gösteriyor. Örneğin ayak uçlarını yere vurmak ve elleri hareket ettirmek günde ekstradan 800 kalori yakmanızı sağlıyor.
Gücünüzü arttırın
Aerobik çalışmanızda daha fazla kalori yakmak için ya yaptığınız egzersizin şiddetini ya da hızınızı arttırın. Örneğin koşu bandında çalışıyorsanız, yokuş çıkmak 50 kalori daha fazla yakmanızı sağlayacaktır.
Isının ve gevşeyin
En istekli insanlar bile iş, egzersiz öncesi ve sonrası yapılan 5 – 10 dakikalık ısınma ve gevşeme hareketleri sırasında da kalori yakacağınızı biliyor musunuz? Örneğin yüzmeyle uğraşan biri, bu sırada fazladan 90 kalori yakabilir.
Doğru yöntemi kullanın
Yaptığınız egzersiz ne olursa olsun, iyi sonuç almak için doğru bir şekilde yapmalısınız. Örneğin, kardiyo makinesinde kullandığınız teknik zayıfsa, bu harcadığınız kalorinin de az olmasına yol açar. Yapılan en yaygın hatalardan biri de merdiven çıkarken parmaklıklara tutunmaktır. Bu şekilde bacaklarınız yeteri kadar ağırlık taşımaz ve gereken eforu sarf edemezsiniz. Merdiven çıkarken dik durup, parmaklıklardan sadece denge sağlamak için yararlanmanız gerekir.
Duş öncesi egzersiz yapın
Tuvaletin önünde durup, bir ayağınızı klozet kapağının üzerine koyun ve elinizle lavabodan destek alın. 15 kez oturup, kalkma egzersizi yapın. Daha sonra bacak değiştirip, hareketi tekrarlayın. Tek bacakla yapılan çömelme hareketi, iki bacakla yapılana göre daha çok kas yapar ve bu şekilde güz içinde daha çok kalori yakmış olursunuz.
Periyodik olarak yürüyün
Sürekli yürüyenler yağ rezervlerini kullanırlar. Eğer sürekli yürümüyorsanız, hızlı tempolu yürüyüşünüz sırasında 5 dakikalık yürüme molası verin. Günde sekiz saat yürürseniz, ekstradan 100 kalori yakabilirsiniz.
İkişer ikişer çıkın
Asansör yerine merdiven kullanmanın kalori yakmaktaki yararı bilinen bir gerçek. Ancak basamakları birer birer yerine ikişer ikişer çıkarsanız, yüzde 55 daha fazla yağ yakmanız mümkün.
Farklı egzersizler deneyin
Güçlendirici egzersizler ve kardiyovasküler egzersizi birleştirdiğinizde, normalden iki kat daha fazla kalori yakabilirsiniz. 5 dakika kardiyovasküler egzersizle başlayıp, güç gerektiren egzersize geçebilirler, daha sonra birkaç dakika için tekrar kardiyovasküler egzersiz yapabilirsiniz. Bu şekilde değişiklikler yaparak devam edebilir, 5 dakika kardiyo egzersizle çalışmanızı tamamlayabilirsiniz.
Ev işinden kaçınmayın
Ne kadar sıkıcı olsa da en azından yakacağınız kalorileri düşünüp, temizlik yapabilirsiniz. Toz almak, yerleri silmek, süpürmek, yatakları toplamakla geçireceğiniz bir saat 200 kalori yakmanızı sağlayabilir.
Günde iki kısa egzersiz yapın
Sabah ve akşam saatlerinde 20’şer dakikalık iki kısa egzersiz yaparsanız, metabolizmanızın egzersizden sonraki birkaç saat içinde canlı kalmasını sağlarsınız. Bu şekilde taktığınız kalori miktarı da ikiye katlanır.
Susuz kalmayın
Su ihtiyacını karşılamak, daha uzun süre egzersiz yapmanızı, dolayısıyla kalori yakmanızı sağlar. Egzersiz sırasında vücut ağırlığınızın yüzde1’i oranında su kaybederseniz, daha çabuk yorulup, pes edersiniz.
Aktiflikten vazgeçmeyin
Erkek arkadaşınızla buluştuğunuzda, size ne yapmak istediğinizi sorarsa, dans etmeye gitmek gibi aktivite seçin. Böylece saatte 180 kalori yakabilirsiniz. Ya da yüzmek, bowling oynamak gibi daha sportif faaliyetleri önerebilirsiniz.
En çok yağ yaktıran 5 egzersizi deneyin
Eğer bütün bu önerilerin hangisini yapacağınız konusunda kararsızsanız, en çok yağ yakmanızı sağlayacak 5 egzersizden birini seçebilirsiniz.
• Kardiyo kick boks (saatte yaklaşık 700 kalori)
• Koşma (saatte yaklaşık 650 kalori)
• İp atlama (saatte yaklaşık 590 kalori)
• Karate (saatte yaklaşık 590 kalori)
• Kayak (saatte yaklaşık 470 kalori)mystical2007-11-08 17:23:08

barosum
04.08.2007, 14:16
Kimyasal boyalar mı yoksa doğal boyalar mı, hangisini seçmeli? Saç rengini değiştirmek, beyazları gizlemek veya sadece bir ışıltı yaratmak için... En uygun saç boyası nasıl seçilir? Hangi metoda öncelik tanınmalı? Saç sağlığına zarar vermeden nasıl kullanmak lazım? Güzel günlerin şerefine saçlarınıza eğlence katın!Kına çok popülerdir. Kınanın avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmamasıdır. Kına en fazla tanınan doğal saç boyasıdır.Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına; Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde edilir. Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken esmer veya turuncu tonlarından geçer. Bunlar da maun ve kumral yansımalar elde edilmesine neden olur. Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılır. Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmaz; bu nedenle bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gider. Doğal boyalar saç telinin içine nüfuz etmez, beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız nötr kına uygulayın: boya maddelerinden arınmış kına saçınızı boyamaz.Doğal boyaların özelliği, sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler.Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar; çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır.Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta “havuç turuncusu” gibi bir sonuç istenmiyorsa, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun süre tutar. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.

barosum
04.08.2007, 14:18

Doğru sutyen kullanıyor musunuz? Bilinçsiz satın alınan sutyenler, kötü bir estetik görünümün yanı sıra göğüs sarkması ve sırt ağrısı gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor.Yaz ayları gelince kadınların gardıropları incecik elbiseler, şifon bluzlar ve daracık üstlerle dolmaya başlayınca; iç çamaşır seçimi büyük önem kazanıyor. Ancak yapılan araştırmalar kadınların yüzde 70'inin sutyen ölçülerini ve kendilerine uygun modeli bilmediklerini gösteriyor. Yanlış sutyenleri kullanmak estetik olarak kötü bir görüntü oluşturduğu gibi çeşitli sağlık sorunlarına da davetiye çıkarıyor. Bu yüzden kadınlar için doğru sutyen ölçüsünü belirlemek büyük önem taşıyor. Sutyende iki farklı ölçü bulunuyor: A-B-C diye giden göğüs cup'ının ölçüsü; 75-80-85 diye artan ise göğüs kafesi çevresinin ölçüsüdür.Bir beden büyültülebilirGöğüs şeklinin ve hacminin yaş ilerledikçe değiştiğini de unutmamak gerekir. Bu yüzden sutyen ölçüsü zaman zaman gözden geçirilmeli... Çünkü doğru sutyen kullananların göğüsleri deforme olmuyor. Ayrıca balenli sutyenler sarkmayı önlüyor.Küçük göğüslü kadınlar; dolgun bir görüntü istiyorlarsa cup'lı ya da silikonlu modelleri tercih etmeliler. Ancak doğal görünümden uzaklaşmamak için göğüsleri sadece bir beden büyük gösteren modelleri giymeliler. Bu tarz modelleri sevmeyenler ise normal sutyenin içine yerleştirilen 'tavuk göğsü' denilen ve göğse dolgun bir görüntü veren parçalardan faydalanabilir. İnce askılı ya da askısız sutyenler ise küçük göğüslüler tarafından rahatlıkla kullanılabilir.

barosum
04.08.2007, 14:20


Hızlı makyaj önerileriSabahları makyaj yapmak için çok az bir zamanınız mı var? Yoksa hazırlanmayı son dakikaya bırakanlardan mısınız? İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri...TenCildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün.Gözaltlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.GözÜst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün. DudakDudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.Ve artık hazırsınız! Hazırlanmak hiç bu kadar kolay olmamıştı, değil mi?mystical2007-11-08 17:18:55

barosum
04.08.2007, 14:21


Parfümünüz kişiliğinizi yansıtıyor mu?"Koku, hayatın anlarını yeniden hayata geçirir" diyor ünlü modacı Karl Lagerfeld. Parfümler kadının görünmeyen ama baştan çıkaran en önemli aksesuarlarından.Sadece tek bir notası bile erkekleri büyülemek için yeterli. İyi bir kokunun, onu kullanan kişinin karakterini yansıtması ise en belirgin özelliği. Bu yüzden bu kadar geniş bir koku yelpazesi içinde herkesin kendine uygun parfümü bulması, biraz zaman alan bir deneyim.Altın parfüm kuralları1-Doğru parfümü nasıl bulursunuz?Bir parfüm satın almanın en doğru zamanı sabah saatleridir. O süreçte henüz koku alma duygusu uyanıktır ve gündelik kokular henüz havaya karışmamıştır. Ama yine de burnun çok kolay yorulduğunu belirtmekte fayda var. Öyle ki, sadece üç koklamanın ardından aradaki farkı ayırt etmekte zorlanmaya başlar. Bu yüzden uzmanlar koku duyunuzu temizlemenin en iyi yolunun taze bir kahveyle mümkün olabileceğini belirtiyor. Kahve aroması diğer tüm kokuları nötralize ediyor ve sonraki seçimleriniz için size yeniden fırsat yaratıyor. Denediğiniz parfümü el bileğinizin içinde değil aynı zamanda yanınızda taşıyabileceğiniz deneme çubuklarından koklayın. Böylelikle aralarından seçim yapamadığınız farklı kokuları evde yeniden test etme imkanı bulabilirsiniz.2- Parfüm ne zaman ve nasıl kullanılmalı?Uzmanlara göre, parfümün en ideal sürülme zamanı duş sonrası. Hızlı kan dolaşımı dolayısıyla oluşan vücut ısısı, kokunun cilde daha kalıcı bir şekilde alınmasını sağlıyor ve aromasının değişmesini önlüyor. El bileğine sürülen parfüm ise ovuşturmanın etkisiyle molekülleri zarar gördüğü için koku kimliğini kaybediyor. Parfüm gurusu Estee Lauder'ın parfüm sürmeyle ilgili efsane bir yöntemi var; kokuyu önce havaya sıkın ve daha sonra oluşan koku bulutunun altında durun...3- Parfümün en kalıcı olduğu bölgelerKokunun kalıcılığını uzatan en ideal vücut bölgeleri arasında şakaklar, iki göğüs arası ve kol içleri öne çıkıyor. Vücudun bu belirtilen bölgeleri kan damarlarının cilde en yakın olduğu yerler, dolayısıyla buralarda ısı daha yüksek. Bu da kokunun bu bölgelerde mükemmel şekilde tende hapsedilmesini sağlıyor. Kulak arkasına koku sürme alışkanlığını derhal değiştirin! Çünkü bu bölgede cilt daha fazla yağ üretiyor, o da kokuyla bir araya geldiğinde içeriğinin değişmesine yol açıyor.4- Parfüm nerede saklanmalı?Hepimizin parfümlerimizi sergilemeyi en sevdiğimiz yerlerden biri banyolar. Ancak bu aydınlık, sıcak ve nemli ortam, parfümün ömrünü kısaltıyor. En iyisi kapağı kapalı olarak nemsiz, serin ve karanlık bir yerde, örneğin dolapta ya da çekmecede saklamak... Hatta buzdolapları, parfümler için ideal yerler olarak tavsiye ediliyor.5- Kokuları karıştırabilir miyiz?Aslında her kokunun kendi içinde bir uyumu söz konusu. Birkaç farklı kokunun aynı anda kullanılması, hafif bir uyumsuzluk yaratabilir. Dolayısıyla her parfümün kendi kişiliği zarar görür ve ortaya kötü kokular da çıkabilir. Parfümlerinizi karıştırarak kullanmak istiyorsanız, en azından aynı koku ailesinden olmalarına dikkat edin.6- Neden parfümler her tende farklı kokar? Parfümler alkol, bir dizi aromatik yağ ve sudan oluşmaktadır. Bu yağlar ciltle buluştuğunda her ten tipine göre farklı reaksiyon gösteriyor. Bir tende hafif diğer tende güçlü reaksiyonlar da farklı şekilde kokmalarına neden oluyor.7- Gün içinde parfümü değiştirmek mümkün mü?Bunun için önceden mutlaka duş alınmalı mı?Duş almak parfüm değiştirmek için mutlaka yapılması gereken bir eylem değil. Kokular yaklaşık dört saat içinde notalarının büyük kısmını kaybettiklerinden, bu süreden itibaren başka koku kullanmanızda sakınca olmayacaktır.8- Hangi koku ne zaman kullanılmalı?Ağır, oryantal kokular özel gecelerde hoş durabilirken, bir iş yemeği için fazla kaçabilir. Dolayısıyla gün ne kadar erken başlarsa, parfüm de o kadar hafif olmalı. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise daha ağır kokular kullanabilirsiniz.9- Bir kokunun kalıcılığı ne kadardır?Genel kural; bir parfümün alkol içeriği ne kadar fazlaysa kalıcılığı da o kadar uzundur. Saf bir parfümün koku konsantrasyonu yüksektir, ancak düşük alkol oranına sahip kokuların en geç altı ay içinde tüketilmesi gerekmektedir. Eau de parfum ve eau de toilette, alkol oranı yoğun kokular olduğundan üç yıla kadar dayanabilir. Eğer parfümünüzün kokusu ve rengi değişmişse yapacağınız tek şey onu atmaktır.10- Parfümün tendeki kalıcılığı nasıl sağlanır?Parfümün kalıcılığı cildin tipiyle yakından alakalıdır. Kuru ciltler kokunun aromatik içeriklerini yağlı ciltler kadar iyi muhafaza edemez. Bu yüzden parfüm denerken, cildinizin küçük bir bölgesine hafif yağlı ve kokusuz vücut losyonu sürüp parfümü bunun üzerine sıkın.mystical2007-11-08 17:42:13

barosum
04.08.2007, 14:22


Makyajda ışık, gölge ve renk!Makyajda amaç, yüzün kusurlarını gizlemek, güzel bölümlerini ise ortaya çıkarmaktır. Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir.Makyajda da sanatta olduğu gibi "chiaroscuro" olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür."Chiaroscuro” ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.Hızlı makyaj yaparkenTenCildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün.Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.GözÜst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.DudakDudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyinmystical2007-11-08 17:18:11

barosum
04.08.2007, 14:23


Rujunuz taze mi?Makyaj çantanızı yeniden dizmenin vakti geldi! Son kullanma tarihi dolan makyaj malzemesinin kullanılması sağlık açısından çok riskli...İngiliz bilimadamları, ruj ve maskaraların bakteri üremesine uygun ortam sağladığı ve makyaj malzemesinin kullanıldığı alanda enfeksiyon gelişmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.Londra'daki College of Optometrists uzmanları, araştırmaya katılan kadınların 3'te 2'sinin makyaj malzemelerini iki yıldan uzun kullandıklarını söylediklerine dikkat çekti.Uzun süre kullanmamalıBu konudaki en yanlış davranış biçimini sergileyen kadın grubunun 30'larının sonunda, 40'lı yaşlarının başındaki grup olduğunu belirten bilim adamları, bu grubu oluşturan kadınların 5'te 1'inin makyaj malzemelerini 5 yıldan kullandıklarını bildirdi.Uzmanlar, kadınların makyaj malzemelerini bir başkasıyla paylaşma alışkanlıklarının da tehlikeli olduğuna, özellikle 24 yaşın altındaki grubu oluşturanların 3'te 1'inin bunu sıkça yaptıklarına dikkat çekti.Makyaj çantasındaki tehlikeDr. Susan Blakeney, kadınların makyaj çantalarının tehlikelerle dolu olduğunu belirtirken, "En sık rastlananın, maskaranın taşıdığı bakteriler yüzünden kadınların gözlerinin sıkça kaşınması, sulanması ve kızarmasıdır. Hiçbir kadın bunun kaynağını anlayamaz ama bunun sebebi makyaj malzemelerinin son kullanma tarihi aşılarak kullanılmaya devam edilmesidir. Makyaj malzemelerinin başkalarıyla paylaşılması da risk yaratır" uyarısında bulundu.Dr. Blakeney, kadınlara sık sık makyaj malzemelerini elden geçirmelerini ve son kullanma süresi dolan malzemeleri atmalarını tavsiye etti.İngiltere'de kozmetik kullanımı 5 yıl öncesine göre yüzde 40 artarak yılda 1 milyar sterlinlik harcama kalemi haline geldi. mystical2007-11-08 17:17:22

barosum
04.08.2007, 14:23


Bakışlar sürmeli gözlerde!Ünlüler neden koyu renk kalemlerle yapılan makyajı tercih ediyor biliyor musunuz? Uygulaması çok kolay olan bu makyaj, gözleri belirginleştiriyor ve ışıldamasını sağlıyor!Bu yaz hepimiz stil ikonu Sienna Miller’ın göz makyajını örnek alabiliriz. Veya Naomi Campbell’ın; çünkü o da göz kalemini cesurca kullanmaktan çekinmeyen ünlülerden... Campbell, gözlerinin tamamını çerçeveleyerek kedi gözü efekti yaratmayı seviyor. Gözlerde ekstra seksapel yaratmanın bir diğer formülü ise göz içine siyah kalem çekmek... Bu makyaj tekniği gözü optik olarak küçük gösterdiğinden, özellikle gözlerinizin gerçekten iri olduğunu düşünüyorsanız uygulamanız yerinde olacaktır.Koyu renk göz kalemleri özellikle renkli gözlerde dikkat çekici bir görüntü yaratıyor. Gözlerin tamamını siyah bir eye-liner’la belirginleştirin. Göz kapağında ise çikolata kahve tonlarında far kullanın. Eğer doğal olarak çok iri gözleriniz yoksa göz kapaklarını komple boyamanız pek hoş olmayabilir. Ama bu da seksi bir eye-liner’dan sizi mahrum bırakmamalı. Dolayısıyla siz sadece gözünüzün üst kıvrımına eye-liner çekebilirsiniz. Koyu ve dışarıya doğru uygulanan rimel de ışıldayan gözler kazanmanıza yardımcı olacaktır.mystical2007-11-08 17:39:05

barosum
04.08.2007, 14:24


Cilt bakımında 7 yanlış!Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu 7 güzellik yanlışını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyor. 1. yanlışSiz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.2. yanlışTatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.3. yanlışCildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.4. yanlışBacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz.Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.5. yanlışÇenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.6. yanlışHamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.7. yanlışMakyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar.mystical2007-11-08 17:46:05

barosum
04.08.2007, 14:25


Tırnak bakımının püf noktalarıUzmanlar, yanlış manikürden dolayı çıkan şeytan tırnaklarının ellerin mikrop kapmasına ve iltihaplı hastalıklara yol açabileceğini belirtiyor.Sağlıksız ortamlarda yapılan manikürler ise çok ciddi rahatsızlıklara neden olabiliyor. İşte Dermatolog Dr. Meriç Aksoy'dan tırnak bakımına dair önemli ipuçları...Tırnak bakımı nasıl yapılmalı?Parmak uçlarını darbelerden korumak, küçük cisimleri tutmak gibi önemli görevleri olan tırnakların güzel ve bakımlı olması, kişinin kendine güvenini artırır. Sağlıklı tırnaklar sert, düzgün yüzeyli, ten rengine yakın renkte ve esnektir. Böyle tırnaklara sahip olmak için her hafta düzenli bakım yapmalısınız. 4-6 haftada bir de profesyonel bakım yaptırmanız iyi olur. Profesyonel bakım için kendi manikür aletlerinizi götürün, manikür suyunun size özel olmasına ve aletlerin sterilizasyon makinesinde bekletildiğine de dikkat edin.• Tırnaklarınızı her biri aynı boyutta olacak şekilde düzgünce kesin. Çok derine girmeyin, aksi takdirde enfeksiyon ve batıklar oluşabilir.• Tırnağa, törpüleme işlemini hep aynı yöne doğru yaparak şekil verin.• Tırnak etlerini yumuşatmak için ellerinizi suda bekletip, yumuşayan tırnak etlerini makasla kesebilir ya da tahta çubukla geriye doğru itebilirsiniz.• Renkli ojeyi alta koruyucu ve besleyici bir oje sürdükten sonra uygulayın.Tırnak bakımında nelere dikkat edilmeli?Sağlıklı, güçlü görünümlü tırnaklara sahip olmak için iş yaparken mutlaka eldiven kullanın. Suda, deterjanlı suda, tozlu ortamda korumasız kalmamalarına dikkat edin. Kaliteli bir el kremi kullanın. Tırnak masajını kökten uçlara doğru yapın; unutmayın ki el ve tırnak sağlığı açısından masaj çok önemlidir.mystical2007-11-08 17:35:57

barosum
04.08.2007, 14:27
Kusursuz bacakların sırrıYaz sezonunun iki hit iki hit parçası mini etek ve şort bacakları mükemmel bir şekilde gözler önüne serme fırsatı veriyor. Peki, kusursuz bacaklara sahip olmak için ne yapmak gerekiyor?1. Adım: İstenmeyen tüylerden kurtulmakBacaklarınızdaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın hem zaman, hem de uygulama olarak çeşitli yolları bulunuyor. Ağda ve epilasyon sonrasındaki iki günü cilt yüzeyindeki kızarıklıklardan kurtulma süresi olarak hesaplamalısınız. Buna karşın bacaklarınız 4-6 hafta arası pürüzsüzlüğünü koruyacak. Kuru ya da ıslak jilet yönteminde ise bacaklar ilk gün mükemmel görünse de üçüncü günde yeni çıkan tüylerden rahatsızlık duymanız işten bile değil.2. Adım: Kremlemek ve masaj yapmakHer gün duştan sonra vücudunuzun yanı sıra sorunlu bölgelerinize mutlaka krem sürün. Cilt duş sonrası ürününü en etkili şekilde emer ve bileşimindeki maddelerle kan dolaşımını hızlandırır.3. Adım: Beslenme alışkanlıklarını değiştirmekOrganizmanın aşırı beslenmesi bağ dokusunun gevşemesine neden olur. Kahve, beyaz ekmek, tatlı, et, alkol gibi asit yapıcı besinler yerine sebze, tavuk, balık ve tahıllı ekmek yemek çok daha sağlıklı. Özellikle enginar ve greyfurdun zayıflatıcı etkileri biliniyor.mystical2007-11-08 17:11:24

manolya80
25.08.2007, 11:29
Pürüzsüz cilt içinStres ve yanlış beslenme cildi bozar. Bu arada cildi bakımsız bırakmak da elbette aynı etkiyi yaratır. Bu aralar herkes anti-aging kremlerini kullanıyor. Oysa haftada bir kez peeling uygulaması ile bu sorun çözersiniz. Yüzeydeki ölü hücreler peeling ile yok olur. Bu süreç içinde pürüzsüzlük sağlar. Peeling için "doğal" bir öneri istiyorsanız şunu söyleyebiliriz.. Yüzünüze meyve maskeleri de uygulayabilirsiniz. Hem daha ucuz hem de yan etkisi yok!

manolya80
25.08.2007, 11:30
Boyun bakımıBoyun bölgesi önemli. Buraya hergün gerginleştirici bir doğal krem sürün. Haftada bir kez de boyun ve dekolte bölgesine masaj yaptırın.. Boyun için arada önerdiğimiz doğal maskeleri uygulayabilirsiniz. Mutlaka bitkilerden yararlanmak ve onları da önermek bizim özelliğimiz. Size biberiye özlü kremi tavsiye ediyoruz bunun için..

manolya80
25.08.2007, 11:32
Kivi güzelliğiKivi'de çok fazla C vitamini var. İçindeki meyve asitleri de cildi yeniler. Peeling etkisi gösterirler. Böylece hem lekeler gider hem de canlı bir görünüm alır. Unutmayın, ölü deriyi ciltten attığınızda kolajen yapılanması olur.Kivi maskesiBir kivinin kabuklarını soyun. İnce ince dilimleyin. Bu halkaları cildinizin bir çok yerine koyun. Yarım saat dinlendikten sonra yıkayın. Cildiniz yağlı ise kiviyi özellikle tercih edin, Çünkü gözenekleri sıkılaştırır ve yağ dengesini sağlar.

manolya80
25.08.2007, 11:33
Selülit sorunuBölgesel yağlanma ve selülit bir çok kadının sorunu. Yağların biriktiği bu bölgelerde Herbaluim'da üretilen selülit yağı iki aylık bir sürede sonuç veriyor. Tamamen bitkisel olan bu yağla yapılan masaj, portakal kabuğu görünümünü bir süre sonra yok ediyor...

manolya80
25.08.2007, 11:34
Işıltılı saçlarSaçları için en etkili bakım ısırganlı şampuanlarla olur. Ama bunu siz de evde yapabilirsiniz.. Aktardan aldığınız bir avuç ısırganı ılık suda bekletip. (Bir gece önceden yarım veya bir litre suya koyabilirsiniz) Daha sonra suyunu banyodan önce saçlarınıza sürün. Ve bir havluya sarıp bekleyin. Yarım saat sonra (durulamak için) yıkarsanız, sağlıkılı saçlar elde edersiniz. Ancak bunu haftada iki kez yapmanız ve en az iki ay devam etmeniz gerekir.Doğallık ve güzellik dileklerimizle!!!

manolya80
25.08.2007, 11:38

Polenle Gelen Kusursuz GüzellikSon yıllarda polenin cilt ve saçlara, dolayısıyla güzelliğe olan etkisi gündemde. Bu doğal ürün, günümüzde az bilinen yönüyle aynı zamanda bir "gençlik iksiri".Polenin sağladığı mucizelerin farkında olan pek çok insan günlük yaşamından onu eksik etmiyor. Bileşimindeki vitamin ve mineraller, başka pek çok besinde bulunabilenden çok daha fazla. Organizmayı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve bunları korumak açısından yaşamsal önem taşıyor. Zaten kimyasal olarak analiz edildiğinde, "polen mucizesi"; yani vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör ve pigment vs. ortaya çıkıyor. Beyni ve vücudu yorgun, uyuşuk insanlar için de çok olumlu sonuçlar oluşturuyor. Canlılık ve yaşama sevinci sağlıyor.Cilt ve polenGüzellikteki etkisi de yine mucizevi sonuçlar yaratıyor. Lekeli ve bozuk görünümlü bir ten, genellikle vücuda gerekli bir besleyenin eksikliğinden kaynaklanır. Polen, ciltteki bu sorunların üstesinden gelir. Kanın atık maddelerden arındırılması, yani temizlenmesi sonucunda ciltte önemli değişiklikler olur. Polen bu görevi yerine getirir. Sağlıklı ve parlak bir ten isteyenler, bir çay kaşığı poleni her gün yemeli. Bazı güzellik ürünlerinin özünde de polen bulduğunu unutmayalım.Birçok akademik çalışmada polenin yararlarından bilimsel olarak söz ediliyor. Öğüterek toz haline getireceğiniz bir çay kaşığı polen, güzelleşmenizi sağlar. Polenle yapılan güzellik maskelerini yüze ve boyna uygulayan kadınlar, sonaçlarından memnun olduklarını söylüyorlar. Taze ve canlı pürüzsüz bir yüz için bu mucizeden yararlanmayı ihmal etmeyin. Bu doğal ürünü diğer güzellik maskelerinize de ilave edebilirsiniz (Maskenizin etki gücünü çoğaltır.)Polenli cilt maskesiBir kahve kaşığı poleni bir taze yumurtanın sarısıyla iyice karıştırın. Karışımı parmağınızla yüzünüze sürün.. Yarım saat sonra yıkayın. Parlak ve taze bir cilt kazanacaksınız.Saçlara polenPolen, saçların can suyudur. Saça faydası, kullanımdan kısa süre sonra görülür. Saçın kök kısmına olumlu etki yapar. Bileşiminde yer alan niasin ve sistin maddeleri saç kökünü besler, dökülmesini durdurur. Zayıf tellere canlılık verir. Saç hacmini geliştirir. Yani saçların dökülmesini durdurup, kopacak gibi duran saç tellerinin canlanıp gürleşmesine neden olur. Saçların korunması için günde yiyeceğiniz bir çay kaşığı kaliteli polen yeterli. Dökülme fazlaysa, bunu 3 çay kaşığına kadar yükseltebilirsiniz.Gözaltı sorunlarıBu arada "arı sütü polen balı"nı da unutmayalım. Örneğin; bir kahve kaşığı polen içine bir damla kayısı ve buğday yağı ilave ederseniz, bir doğal "gözaltı kremi" elde etmiş olursunuz. Karışımın içine iki damla ampul halinde satılan E vitamini de ekleyebilirsiniz. Bunu göz altına sürün ve 15 dakika sonra yıkayın. Arı sütü polen balı, gözaltlarının yorgun görünümünü yok eder; gerginleştirip, canlandırır.Gerçek polen önemliHer şifalı üründe olduğu gibi, polende de kalite çok önemli. Herbalium Bitki Merkezi’nin sergilediği ürünlerde en çok buna dikkat edildiğini belirtmekte fayda var. Bu önemli, çünkü güzelliğe katkı sağlayan bu doğal ürünün "saf"lığına dikkat edenler, etkisini daha çabuk elde ederler. Birçok hastalığa iyi gelen bu ürün gençliği ve zindeliği de artırıyor. O nedenle polen bazı yörelerde "gençlik iksiri" olarak anılıyor..mystical2007-11-08 17:40:54

ılgın
03.09.2007, 06:46
Sivilcilerden Kurtulmak için evde Yapabilecekleriniz
Hepimiz her zaman güzel olmak isteriz. Fakat şu da vardır bizlerde, yazın çok daha güzel görünmek…Peki bizim için önemli olan sivilcelerden kurtulmak için neler yaptık???Şunu mutlaka belirtmeliyim ki sivilce sadece birsebebe bağlanmamalıdır. 1 ürünün geçireceği düşüncesini kafamızdan atmalıyız ki sağlıklı bir güzelliğe kavuşalım. Sivilceye ortam hazırlayan çok etken vardır. Uykusuzluk, stres, yanlış ürün(sabun, krem, makyaj malzemeleri, vs…)Bunun için küçük öneriler….• Tencereyi yarısına kadar su ile doldurun ve ocağa koyun. O buhar oluşturana kadar sizde bu arada yüzünüzü yıkayın ve havlunuzu yanınıza alın. Buharlaşmaya başlayan suya başınızın üstüne havluyu koyarak eğilin ve 10 dakika bekleyin. Bunun düzenli yapılması cildinizin sıklaşmasına ve sivilce oluşturan ortamın zamanla yok olmasına yarayacaktır.• 1 kaşık limon suyuna, 1 kaşık tarçın karıştırın ve sivilcelere sürün. Kuruduktan sonra yıkayın.• Portakal kabuğunu rendeleyin ve havanda ezerek krem haline getirin, sivilcelere sürün. Bir süre sonra yıkayın.• Bir diş sarımsağı ikiye kesin ve iç kısmını tam sivilcenizin üzerine surun. Bunun devamlı yapılması probleminizi ortadan kaldıracaktır.• Eşit miktarlarda limon suyu ve gül suyunu karıştırın ve problemli bölgeye sürün. Yarım saat sonra ılık su ile yıkayın. Bunun sıklıkla yapılmasının sonuçları da mükemmeldir.• Olgun domatesi püre haline getirip sivilceli alana sürün ve l saat sonra yıkayın. Böylece gözenekleriniz küçülecek ve sivilce oluşumunu önlemiş olacaksınız.• l kaşık sirkeye, bulamaç yapabilecek miktarda tuz ekleyin ve sivilcenizin üzerine sürün. Yarım saat sonra ılık su ile yıkayın.• Bir salatalık alın ve rendeleyerek püre haline getirin. Suyunu sıktıktan sonra cildinize uygulayın, bu şekilde gözenekleriniz ufalacak ve cildiniz ışıltılı bir görünüm alacaktır.Not: Sivilcenin temiz havaya, iyota, bakıra ihtiyacı vardır. E vitamini alın sigara ve içkiden, fındık, çekirdek gibi yiyeceklerden uzak durun. Bol bol su için Admin2007-09-03 15:04:38

ılgın
03.09.2007, 06:50

Bakımlı Cilt İçin 10 Öneri
Yaz ayları geçmiş olmasına rağmen cildinizin güzelliğine her zaman önem vermeniz gerekir. Cildinizi çevrenin olumsuz etkilerinden, kurumalardan ve dökülmelerden aşağıdaki 10 yöntemle koruyabilirsiniz.1. Sıcağa karşı daha dayanıklı olun.Yaz havaları vücudun yağ düzenini bozar. Bu sorunu halletmek için az yağlı cilt temizleyicileri, nemlendiricileri ve fondotenleri tercih edin. Cildiniz hala çok yağlıysa, yüzünüzün T bölgesini (alın, burun ve çene) alkolsüz tonikle her sabah temizleyin.
2. Parlatıcı kullanın.Kozmetik dükkanları parlatıcı ürünlerle dolup taşıyor. Sizde vücudunuzun ölü derisinin daha kolay dökülmesini ve daha ferah hissetmenizi sağlayacak C Vitamini veya alfa hidroksitasit içeren temizleyizi veya nemlendiricileri kullanarak daha bakımlı bir cilde sahip olabilirsiniz.3. Güneşin zararlı etkilerinden korunun.Çoktan yanmış olsanız veya hava kapalı olsa bile hergün 15 veya üzeri koruma faktörlü nemlendiricilerden kullanın. Eğer tercih ettiğiniz nemlendirici koruma faktörlü değilse nemlendiricinin üzerine az yağlı sunscreen sürebilirsiniz.4. Doğru sunscreen i seçin.Gününüzü dışarıda güneşin altında geçirecekseniz cildinizi UVA ve UVB ışınlarından yeterince koruduğunuza emin olmanız gerekir. Bunu titanyumdioksit, demiroksit ve parson 1789 içeren az yağlı ürünler kullanarak sağlayabilirsiniz. Ürünü cildinizin yeterince absorplayabilmesi için dışarı çıkmadan yarım saat önce sürün.5. Dudaklarınıza da bakım yapın.Dudaklar vücudun güneşe karşı en hassas bölgesidir. Dudaklarınızı güneşin olumsuz etkilerinden korumak için rujunuzun sürmeden önce SPF içeren dudak merhemi kullanabilirsiniz veya SPFli rujları tercih edebilirsiniz.6. Vücudunuzun verebileceği olumsuz tepkileri engelleyin.Güneşten korunmanızı sağlayacak ağır kremler gözeneklerinizin kapanmasını ve bunun cildinizi olumsuz etkilemesini sağlayabilir. Cildinizi düzenli olarak vücut şampuanlarıyla temizleyin. Banyo tuzları da vücudunuzun ölü hücrelerini uzaklaştıracağından iyi bir temizlik sağlayabilir.7. Baştan ayağa nemlendirici kullanın.Her duştan sonra vücudunuz ıslakken vücut losyonu sürün ve sonra hafifçe kurulayın. Fazla yüzen biriyseniz klorun ve tuzlu suyun kurutucu etkisini azaltmak için petrolatum veya kakao yağı içeren hidratlı nemlendiricileri tercih edebilirsiniz.8. Bacaklarınızı tahrişlerden koruyun.Bacaklarınızı traş etmek yaz aylarında bir zorunluluk. Fakat bacaklarınızda bulunan yaraların daha da tahriş olmasına sebep olabilir. Banyo yaparken değil de duş aldığınızda bacaklarınızı traş ederek cildin kabarıp tüyleri saklamasını engelleyebilirsiniz. Sabun yerine vücut şampuanlarını kullanarak cildinizin daha yumuşak ve kaygan olmasını sağlayabilirsiniz.9. Bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyin.Traş edilerek ya da ağdayla alınan tüyler uzamaya başladıklarında bikini bölgenizin çirkin görünmesini sağlayabilir. Tüy dökücü kremler kullanarak tüylerin kökten değil de yüzeyden alınmasını sağlayabilir, bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyebilirsiniz.10. Bronzlaştırıcı kullanın.Son dönemde kullanımı yaygınlaşan bronzlaştırıcılar kullanım ve görünüm açısından daha iyi sonuçlar veriyor. Bronzlaştıcıları önce vücudunuzun ufak bir bölgesinde kontrol ettikten sonra vücudunuza uygulayın. Sonuç istediğiniz gibiyse ürünü bir pamuk yardımıyla vücudunuza iyice sürün.
mystical2007-11-08 17:43:24

Misafir
04.09.2007, 13:14
Aşağıda belirtilen yağlara ait özellikler genel olarak ifade edilmiştir. Eğer allerjik bir bünyeye sahipseniz veya aşağıdaki yağlardan herhangi birine karşı hassasiyetinizi ölçmek istiyorsanız basit bir allerji testi yaptırabilirsiniz.Genel olarak pekçok yağ, masaj sırasında cilde direkt olarak uygulanmaz. Örneğin masaj için avakado yağı hazırlamak isteniyorsa, avakado yağı %10'u geçmeyecek bir oranda diğer taşıyıcı bir yağ (zeytinyağı, vb.) ile karıştırılacaktır.Avakado : Kuru cilt tipi için uygundur. A, B, D, E vitaminlerini içerir.Ayçiçeği yağı : Nemlendirici ve besleyicidir.Bal : Kuru ciltler için önerilir.Bergamot : Yağlı ciltler için iyi gelir, Hassas ciltler dikkat etmelidir.Biberiye : Derinden temizlik sağlar, mikrop kırıcı özelliği vardır.Buğday : Yıpranmış cildi besler. E vitamini açısından zengindir. A, D vitaminleri, protein ve mineraller içerir.Gül : Tüm cilt tipleri için uygundur. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.Havuç : Tüm cilt tipi için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Beta-Carotene, A, B, C, D, E vitamini açısından zengindir.Hindistancevizi : Cildi besler.Hint yağı : Cildi besler.Jojoba : Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.Kayısı : Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.Keten yağı : Yüz bakımında parlatıcı olarak kullanılır.Kil : Ölü derileri temizler.Lavanta : Hassas veya yağlı ciltler için uygundur. Akne tedavisinde kullanılır.Limon : Yağlı ciltler için uygundur. Hassas ciltler dikkat etmelidir.Menekşe : Hafif mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.Mısır Yağı : Yüksek miktarda E vitamini içerir.Nane : Hassas ciltler dikkat etmelidir.Papatya : Hassas ciltler için uygundur. Yumaşatıcı ve rahatlatıcıdır. Akne tedavisinde kullanılır.Portakal : Kuru cildi besler, çok iyi bir cilt toniğidir. Kokusu ferahlatıcıdır.Susam yağı : Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.Tarçın : Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.Tatlı Badem : Tüm cilt tipleri için uygundur. Protein, vitamin ve mineraller açısından zengindir.Yasemin : Kuru ciltler için uygundur.Zencefil : Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.Zeytinyağı : Cildi besler, nemlendirir. mystical2007-11-08 17:45:22

Misafir
04.09.2007, 13:22
Evde hazırlayabileceğin pratik ve kolay karışımlarla cildini canlandırmaya, kendini şımartmaya ne dersin?SAÇBESLEYİCİ KARIŞIMMalzemelerBir yumurtaBir çay kaşığı balİki çorba kaşığı zeytinyağıYapılışıYumurtayı bir kaseye kırdıktan sonra, balı içine kat ve elektrikli mikserle 10 saniye kadar karıştır. Zeytinyağını yavaşça ekleyip 20 saniye daha karıştır. Karışımı duşa giderken yanına al. Her zamanki gibi saçını şampuanla yıka, kremle ve durula. Sonra bu besleyici karışımı 5 dakika masaj yaparak uygula (gözlerinden uzak tut). Saçını ılık su ile iyice durula.CİLTELMALI PEELINGMalzemelerBir orta boy elma5 çorba kaşığı balYapılışıElmayı soyup iyice rendele. Balı katıp güzelce karıştır. Cildine sür ve 10 dakika beklet. Sonra soğuk su ile yıka. Günde bir elma yemek de cildin için çok yararlı.EL-AYAKELLERİN İÇİN ŞEFTALİMalzemelerYarım taze şeftali (tazesi yoksa küçük bir avuç dolusu kurutulmuşunu kullanabilirsin)Yarım fincan şeftalili yoğurt (oda sıcaklığında) Bir çorba kaşığı balmystical2007-11-08 17:48:26

Misafir
08.10.2007, 04:15



Saçlarınızı düzenleyinEliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.



Güne zinde başlamakSabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.

Diş sağlığı   Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.

Susuz ciltler için    Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.
Buzlu dudak kremi    Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.Ellere süt banyosu       Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.Farların kullanımı       Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.Mat dudaklar için       Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.Göz makyajı temizliği       Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.Cildiniz parlıyorsa       Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa       Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

Misafir
08.10.2007, 04:20
Daha önce hiç duymadığınız güzellik sırlarıyla teninize, saçınıza, makyajınıza yeni boyutlar kazandırmak ister misiniz? Bu sırlarla birlikte güzellik anlayışınız evrim geçirecek!1. Parlak farlar gündüzleri de kullanılabilir!Kadınların çoğunun kullandığı mat görünümlü kahve tonlarındaki göz farları, gözlerinizi sandığınız gibi doğal göstermez. Tam aksine gözünüzü iyice çember içine alıp daha ufak gözükmesine yol açar. Son günlerin trendi altın ve gümüş renklerini kullanmakta hala tereddüt mü ediyorsunuz? Onları gündüz kullanmanın abes olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz! Makyaj uzmanlarına göre; bu renkler gece kullanıldığı gibi gündüz de pekala kullanılabilir, üstelik yüzünüze ışıltı kazandırıp daha güzel görünmesini de sağlar.2. Açık renkler dudaklarınızı daha güzel gösterir!Tıpkı gözkapaklarında olduğu gibi dudaklar için de koyu ruj kullanmak, onları ince ve doğal olmayan bir görüntü içine sokar. Dudaklarınıza dolgun seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız, pembemsi, parlak rujlar kullanmanız gerekiyor. Dudaklarınıza en yakın pembe tonunu bulmak için, denediğiniz ruju elinizin üst kısmına sürün. Böylece teninize uygun olup olmadığını görebilirsiniz.3. Kaşlarınızı almadan önce onları kısaltın!İşte size güzellik uzmanlarından göz kamaştırıcı kaşların sırrı: İlk aşama kaşlarınızı almanız gereken bölgeyi belirlemek. Dikkat etmeniz gereken, kaşlarınızın her ikisinin de eşit oranda incelmesini sağlamak. Bunun için bir çubuk yardımıyla kaşlarınızın başlangıç ve bitiş noktalarını işaretleyin. Elinize cımbızı almadan önce ufak bir makas kullanın.İlk önce, bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Burna yakın olan kılların daha uzun olduklarını göreceksiniz. Makasla bu uzun kılların uçlarından hafifçe alın. Kavisli bir kaş için burnunuza doğru bir eğim olacak şekilde kaşlarınızı alın. Daha sonra, kaşınızı tarayıp uzun olan kılları kısaltın. Son olarak da artık cımbızınızı alıp, fazlalıkları tamamen ortadan kaldırabilirsiniz.4. Yüzünüzü fazla yıkamayın!New York Üniversitesi dermatologlarından Jeannette Graf’ın açıklamalarına göre; yüzü fazla yıkamakla tenin doğal lipitlerine(yağlara) zarar verip, cildimizin kurumasına neden oluyoruz. Eğer teniniz kuruysa fazla nem kaybetmek cildinizin tahriş olmasına sebep olacaktır. Eğer teniniz yağlıysa, yağ kaybına yağ bezeleri cevap verecek ve daha çok yağ üretecektir.Cildinizin nem dengesini bozmak istemiyorsanız, fazla yüz yıkama huyunuzdan vazgeçin. Yüzünüzü yalnız akşamları sabunla yıkayın. Öğleden sonra yüzünüzü yıkama ihtiyacını duyarsanız, su serpiştirmekle yetinin. Her iki defasında da hafif bir nemlendirici kullanarak su kaybınızı önleyin.5. Ph konusunda hassas davranın!Ürünlerin etiketlerinde okuduğumuz Ph miktarları o ürünün ne kadar asit veya ne kadar alkalin içerdiğini gösterir. Bu rakamlar 1’le başlar (1=çok asit) ve 14’le biter (14=çok alkalin). Gündüz kullanımında düşük Ph’lı (3.5) alfahidroksit asit ve C vitamini içeren kremleri tercih ediyorsanız, cildinizin “kolajenaz” denilen bir madde salgılamasına sebep olursunuz.“Kolajenaz” enzimi cildi sıkı tutan ve yaşlanmasını önleyen kolajen dokuya zarar veriyor. O yüzden ürün seçiminizde Ph değerlerine dikkat edin.mystical2007-11-02 14:17:24

Misafir
08.10.2007, 04:25
Herhalde saçımız kadar ilgilendiğimiz bir başka yer daha yok bedenimizde (gerçekçi olmak lazım!). Ama ilgilenelim derken bazen öyle zararlar veriyoruz ki saçlara, farkında değiliz! İşte bu hem bu zararları en aza indirecek hem de saçınızın daha iyi görünmesini sağlayacak birtakım hileler mevcut...
1. Saçlarının sağlıklı uzamasını isteyen her insan her on ya da oniki haftada saçlarını uçlarından kestirmeli.
2. Saçlarınızın gür gözükmesini istiyorsanız saç modelinize dikkat etmeniz gerekiyor. Bunun için uçlarına jöle sürmeniz iyi olur.
3. Saçlarınızı kuruturken başınızı öne eğmek en iyi yöntemdir. Böylece altttaki saçların kabarmasını sağlarsınız. En üst tabakalar en son kurutulması gereken yerlerdir.
4. Saç spreyi kullanırken spreyi saçın üst tabakasına sıkmamak gerekir.
5. Yüzünüzde oturmuş kırışıklıklar varsa saçları koyu renkte boyamamak gerekir. Ayrıca dalgalı modeller daha iyi duracaktır.
6. Saçlarınızda dalgaları uzun süre korumak için yıkamadan bir gece önce hint yağı masajı yapın ve yağı bütün gece kafanızda tutun.
7. Saçtaki kırıklara karşı jojoba yağı ile dört damla kekik esansını karıştırmak veşampuandan önce saçta tutmak çok iyi gelir.
8. Kepeğe karşı 300 gram taze ısırgan otunu kökleriyle birlikte üç litre su içinde 15 dakika kaynatın. Sonra da saçınızı şampuanlayın.
9. Saçlarınızın çabuk uzaması için bir dilim taze zencefili blender'dan geçirin ve kaynatın. Sonra da suyu ile 15 masaj yapın. 15 dakika sonra saçlarınızı sabunlayabilirsiniz.
10. Saçlarınıza parlaklık vermek için son durulama suyuna bir kaşık limon suyu ve sirke ekleyin. 
 

Misafir
08.10.2007, 06:07
Haydi hanımlar cilt bakımına!




Yüz ve boyun dış etkenlerden çok fazla etkilenir. Yüzümüzün cilt yapısı elimizin cilt yapısına benzer. Fakat yüzümüzün cildinin elimizin cildine göre başka sorunları da vardır. Siyah noktalar, sivilceler, yağlanmalar veya kurumalar, kırışıklık gibi. Bunlar cildin gerçek ve en büyük düşmanıdır.
Herkes normal bir cilde sahip olmak ister. Fakat cilt ister normal, ister yağlı, ister kuru olsun asıl önemli olan cilt bakımını bilmek ve cildimizi korumaktır. Cilt bakımı için aşağıdaki doğal ve bitkisel karışımları uygulayabilirsiniz. Bitkilerle cilt bakımı hem sağlıklı hem de doğal olduğu için bayanların kozmetik ürünlere alternatif olarak her zaman tercih ettiği bir bakım yöntemi olmuştur.
Sabah bakımı
İlk olarak sabah kalktığınızda su ve sabunla cildinizi iyice yıkayın ve yumuşak bir havlu ile kurulayın. Bir süre sonra yani cilt kuruduktan sonra tonikle temizleyin. Yüzünüzü temizlediğiniz pamuğa baktığınızda çok şaşıracaksınız. Az önce cildinizi sabunla temizlememiş gibi pamuk kirlenir. Çünkü sabun toniğin ulaşabildiği kadar cildin derinine ulaşıp oradaki kirleri temizleyemez.
Cildinizi temizledikten sonra mutlaka cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün fakat cildiniz kuru dahi olsa kreminiz çok yağlı olmasın. Sabah yaptığınız bu basit cilt bakımı cildinizi ve boynunuzu gün boyu dış etkenlerden korur ve cildinize güzellik kazandırır.
Akşam bakımı
Akşam bakımı da sabah bakımına benzer. Özellikle makyajlıysanız yüzünüzü ve boynunuzu önce sabunla yıkayın, daha sonra tonik veya losyon, bunlar yoksa süt ile iyice silerek temizleyin. Yüzünüzde fondöten veya pudra artığı bırakmayın. Daha sonra cildinize sabah kullandığınızdan biraz daha yağlı bir nemlendirici krem sürün. Kreminizi cildinizin yapısına göre seçmeye özen gösterin. Evet hepsi bu. Basit, ekonomik ve gerçekten faydalı.
Kadife gibi bir cilt için
Cildinize uyguladığınız sabah ve akşam bakımının yanında haftada bir kez uygulayabileceğiniz bazı doğal maskeler yardımıyla da cilt bakımı yapabilirsiniz.
1 adet yumurtanın beyazını iyice çırparak kabartın. İçine bir komposto kaşığı bal ile birkaç damla bademyağı ilave edin. Bu karışımı krema haline gelinceye kadar çırpın (eğer cildiniz kuru ise badem yağını birkaç damla daha fazla katabilirsiniz). Hazırladığınız kremi sabahları yüzünüze sürüp 1-2 saat bekleyin ve daha sonra yüzünüzü ılık suyla silin (haftada bir kez uygulayabilirsiniz).
1 tane muzu soyup iyice ezin ve bunu yüzünüze sürüp 15 dakika bekletin. Daha sonra yüzünüzü su ile yıkayın ve yumuşak bir havlu ile kurulayın ve nemlendirici krem sürün (haftada bir kez uygulayabilirsiniz).
Cilde parlaklık vermek için
1 kaşık bal ile 1 yumurtanın akını iyice çırpıp yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra avuç içlerinizi 4-5 kere yüzünüze bastırıp çekin. Daha sonra yüzünüzü soğuk su ile yıkayın.
Aynı miktarlarda avokado yağı, buğday yağı, saf zeytinyağı ve 2 yemek kaşığı balı iyice karıştırıp cildinize sürün. 10-15 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.
Cildinizdeki gözenekleri sıkılaştırmak için
2-3 yemek kaşığı killi toprak ile 2 tane havucun suyunu karıştırıp yüzünüze sürün. 1 saat bekledikten sonra yüzünüzü soğuk su ile yıkayın.
1 litre maden suyuna 1 tutam lavanta çiçeği, 1 tutam ısırgan yaprağı, 1 tutam kırlangıç otu atıp 2 gün bekletin. Sonra bu su ile yüzünüzü silin. 30 dakika bekledikten sonra ılık su ile yüzünüzü yıkayın

Misafir
08.10.2007, 06:08
Cildiniz için ne tür bakım ürünlerini, nasıl kullanmalısınız?
Cilde hoş bir görünüm veren zengin ve yoğun kremin altına nemli ve hidratlanmış bir krem deneyin. Kremi cildinize yedirmek için parmaklarınızın ısısını kullanın. Gözaltı bölgenize daha canlı ve parlak görünmesi için kapatıcı kullanın. Pembe veya şeftali rengi düzeltici bir kapatıcı ile sarı tonlu kapatıcıyı birbirine eş olarak seçin. Kapatıcıyı, kirpiklerinize ve gözün iç köşelerine yakın uyguladığınızdan emin olun.
Yanaklara Renk Verme
Cildinize daha gergin ve sıkı bir görünüm vermek için elmacık kemiklerinizin üzerine allık sürün.
Kalem İle Gözleri Belirginleştirme
Göz kalemi ile gözlerinizi çizerken, kalemi hafifçe gözün dış köşesine doğru uzatın. Kalemin, gözlerinizi açtığınızda görülebilecek kadar kalın olduğundan emin olun. Saç röflesi ile yüzünüzü canlandırın. Çoğu insan yaş ile birlikte rengi değişen ve koyulaşan doğal röfle ile doğar. Röfle, makyaj veya iyi bir gece geçirmiş gibi yüzünüzde aynı gerginleştirme ve canlandırma etkisi yaratabilir.
Dişleri Beyazlatma
Dişlerinizi beyazlaştırın. Yaşa bağlı olarak oluşan sararma etkisini gidermeye ihtiyacınız olacak.Dişlerinizi beyazlatan ürünler kullandığınızda gözünüzdeki ışıltıyı ortaya çıkarır ve yüzünüz tamamen daha genç ve daha canlı görünür.
Kilolar ve Şişlikler İçin
Vücut şekillendiriciler ile şişlikleri kamufle edin. Fazla kilolara sahipseniz, tank veya t-shirt tarzını deneyin. Kısa şortlar karın ve kalça fazlalıklarını saklamanıza yardımcı olabilir ve hem pantolonun hem de eteğin altına giyinilebilirler. Küpe takarak yüzünüzü canlandırın. Pembe inciden yapılmış küp, çarpıcı bir şekilde yanaklarınızdaki doğal pembeliği ortaya çıkarabilir.

Misafir
08.10.2007, 06:11
Cilt bakımında 7 yanlış !




Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları açıklıyor ve sıkça yapılan bu güzellik yanlışlarını düzeltmeniz için çözüm yöntemleri sunuyorlar.
YANLIŞ 1Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
ZARARI: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin vb.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere doğru yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar) Eve dönünce de duşa girip saçınıza ve cildinize bulaşmış artıkları çıkartın. Hemen ardından da C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
YANLIŞ 2Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
ZARARI: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir hasara eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere öyle bir zarar verir ki bu da cilt kanseri riskini arttırır. Bir araştırma sonucu, düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma riskini yüzde 55 arttırdığını belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka bir sürü seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve giliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer'ı deneyebilirsiniz.
YANLIŞ 3Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
ZARARI: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağıya keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hisroksi asitlarini (AHA) içeren losyonlar kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir.  Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalanma gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gündüz veya gece kremi kullanın (ama her ikisini değil). Haftada bir olarak da sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyici ile cildinizi rahatlatın.
YANLIŞ 4Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine sabun veya vücut şampuanı kullanıyorsunuz.
ZARARI: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünden kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde 'nemlendiricilidir' yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında koruyamazlar bu yüzden tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul gözükebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın tıraş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
YANLIŞ 5Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
ZARARI: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısım içeride, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanmış metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru itin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman daha iyisi; bir dermatologa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede birkaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönemsini engelliyor.
YANLIŞ 6Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakımı rutininizi değiştirmiyorsunuz.
ZARARI: Montclair, New Jersey'de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie'nin ciddi bir uyarısı var: 'Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.' Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra, ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü) ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean&Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyicileri iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren  ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Cleaning Gel'i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bileşenler bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
YANLIŞ 7Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız?
ZARARI: Fırçalar zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunu yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemelerini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkama zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanarak geliştirdiği fırçalar.

Misafir
08.10.2007, 06:12
Yüzünde kahverengi lekeler olanlar, saçının çabuk uzamasını isteyenler ve kepek şikayeti olanlar için mucize öneriler..      Kişi kendini rahatlatmayı biliyorsa ve sakinliğini koruyabiliyorsa, esir olduğu duygulardan rahatlıkla kurtulabilir. Her gün kendimizi rahat hissedebileceğimiz bir yere oturup derin nefes alalım! Her gün yürüyüş yapalım. Bu sayede stresimizi atabiliriz. Bu da sağlıklı düşünmemize yardımcı olur ve hayata karşı dayanıklılığımızı artırır.
Saçlarınıza iyi bakın!
- Saç diplerimde yaralar var. Kabukları kopardığımda hafif kanamalar oluyor. Badem yağı kullandım. Ancak hiç faydasını göremedim. Ne yapmalıyım?
Eşit miktarda keten tohumu yağı ve Hint yağına 10 damla biberiye yağı, bir yumurta sarısı, bir çorba kaşığı elma sirkesi, bir tatlı kaşığı deniz tuzu ve 2 adet dövülmüş aspirini karıştırın. Saç diplerinize karışımı sürün. Sıcak nemli havlu sarıp, iki saat bekletin.
- Saçlarım çok yağlı... Ayrıca kepek sorunum da var. Ne yapmalıyım?
3 çorba kaşığı Hint yağı, bir çorba kaşığı keten tohumu yağı, bir çorba kaşığı elma sirkesi, bir çorba kaşığı bal, E-vitamini ampulü ve bir tatlı kaşığı tuzu karıştırıp saç diplerinize sürün.
- 18 aylık bir kızım var. Saçları az olduğu için iki defa tıraş ettik. Ama değişen bir şey olmadı. Saçları hâlâ az ve ince telli...
Daha çok küçük zamanla düzelecektir. Sadece haftada bir kez az miktarda badem yağı sürün.
- Saçlarımın bir an önce uzamasını istiyorum. Ne yapmamı önerirsiniz?
Bir kahve fincanı ılık zeytinyağı, bir tatlı kaşığı yaş maya ve bir çorba kaşığı çiçek balını karıştırıp fırçayla saç diplerinize masaj yaparak sürün. Üzerine streç film sarıp, iki saat bekletin. Haftada bir kez tekrarlamanız yeterli olacaktır.
- Dudaklarım kuruyup çatlıyor. Ne yapmalıyım?
Soğuk, sıcak, kuru hava ve rujlar bazen bu tarz sorunlara neden olabilir. Meyve, sebze ve bol su tüketmelisiniz. Ayrıca bir tatlı kaşığı tuzsuz tereyağına, bir tatlı kaşığı çiçek balı ve 5 damla Hint yağı karıştırın. Küçük boş cam bir kutuya koyun. Her gün dudaklarınıza sürün
- 20 yaşındayım... Yüzümde sonradan oluşan kahverengi lekeler var. Dudak üstüne ağda yaptığımda lekeler oluşuyor. Ne yapmamı önerirsiniz?
Kuru fasulyeyi haşlayıp bir fincan süt ekleyin. Karışıma yarım limon sıkıp cildinizi silin. Ayrıca 15 adet kaysıyı haşlayın suyunu süzüp robottan geçirin. Bir tatlı kaşığı bal karıştırıp cildinizde 30 dakika bekletin. Güneş koruyucu olmadan dışarı çıkmayın.
Bunlar her derde deva
Isırgan otu
Vücudu kuvvetlendirir. Hormonları dengeler, hücreleri yeniler, mide ülseri, bronşit ve öksürüğe iyi gelir. Erken teşhiste kansere çare olur.
Kantaron
Vücuttaki iltihabı kurutur. Mide ülserini giderir. Ağız yaralarına ve nefes darlığına iyi gelir. İştah açar ve ateş düşürür.
Kabak
Bağırsakları çalıştırır. Kabak çekirdeği aç karnına yendiğinde tenya ve solucan dökülmesinde etkili olur. Ergenlik sivilcelerinin giderilmesine yardımcı olur. İdrar söktürür. Kan yapar. Cilde sürüldüğünde cildi yumuşatır.

Misafir
08.10.2007, 06:15

Bu sayfada yer alan doğal saç bakım yöntemleri ile saçlarınızın daha canlı ve sağlıklı olmasını sağlayabilirsiniz.Sıcak yağ tedavisiKurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.Hintyağı tedavisiYarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.Zeytinyağı ve bal tedavisiYarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.Protein tedavisiYumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.Kakao yağı tedavisiKoyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.Mayonez TedavisiKuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.mystical2007-10-08 09:03:35

Misafir
08.10.2007, 06:23
Seksilik sadece vücudumuzun belli bir bölgesine atfedilecek bir durum değil tabii... Her ne kadar erkeklere öyle geliyorsa da, seksi bir kadın aslında bakımlı kadın demektir.O halde hemen şu önerileri uygulayın ki, durmadan en seksi kadın seçilen kimi ünlü kadınlardan bir farkınız kalmasın. Neyimiz eksik di mi? Dudaklar için Seksi dudaklara sahip olmak için iki seçeneğiniz var, ya kırmızı renkte ruj ya da dudağın doğal rengi. İlk durumda kırmızının teninizle uyumlu bir tonunu yakalamanız gerekiyor. Rujun düzgün ve kalıcı olması için ruju fırçayla sürebilirsiniz. Ruju sürdükten sonra bir kat da parlatıcı kullanın. Dudaklarınızın doğal renginde kalmasını istiyorsanız sadece parlatıcı sürün. Göğüsler için İçinde pırıltılar bulunan bir kremi dekolte bölgenize sürün! Teniniz beyazsa pembe tonlarında ışıltılar taşıyan kremi tercih edin. Yanık tenliyseniz, tercihinizi altın rengi ışıltılar taşıyan bir kremden yana kullanın. Büyük bir fırça ile iki göğsünüzün arasına bronz toz pudra sürmeniz de göğüslerinizin daha yuvarlak görünmesini sağlar. Saçlar için Saç renginizin birkaç ton açığından gölgeler yaptırarak her zaman "ışıltılı" görünebilirsiniz. Bir başka öneri de saçınıza parfüm sürmeniz. Ensede bol toplanmış topuzun her zaman seksi göründüğünü de hatırlatalım. Uzun saçlıysanız saçınızı gün için de fırçalamayı ihmal etmeyin. Ayaklar için Bacaklarınız bronzsa pırıltıları olan kremlerden sürebilirsiniz. Topuklarınızın pembe görünmesini de sağlamalısınız. Ve tabii ayakkabı seçimi. Topuklu, sivri ayakkabıların seksi olduğu kesin. Ancak rahatsız ayakkabılar duruşunuzu bozup nasırlara sebeb olabileceğinden ayakkabı seçiminde rahatlığı ve kaliteyi ön planda tutun. Boyun için Ensenizi açıkta bırakacak bir saç modeli boynunuzu gözler önüne serecektir. Birkaç damla parfüm, boyuna sürülen tem renginde pudra, hafif sarkıntılı küpeler dikkati boyuna çekmek için yeterli. Boynu tümüyle açıkta bırakmak ya da ince bir kolye takmak da size kalmış bir seçim. Eller için Tırnaklarınızın hepsi aynı uzunlukta olmalı. Tırnaklarınız farklı boylarda ise tercihinizi doğal renklerden yana kullanın. Kısa kesilmiş ve parlatıcı ile doğal bir görünüm almış tırnaklar da seksi olabilirler. Enteresan, ama çok dikkat çekici olmayan bir yüzük de farklı bir stil yaratmanızı sağlayabilir

Misafir
08.10.2007, 06:25
 Güzelsiniz, hem de çok özel bir nedenden dolayı.. Dokuz aydan uzun bir süre boyunca pek çok değişik olayla karşılaşacaksınız.Örneğin cildiniz, dokuların gerilmesi ile birlikte sadece hamilelik döneminde görülen hormonal bir değişimden etkilenecek, aynı sizin gibi biraz daha duyarlı, daha kırılgan olacak. Hamileliğinizle ilgili sadece güzel anılara sahip olabilmek için yalnızca şu anda yaşadığınız fiziksel değişikliklerle uğraşmayacak, aynı zamanda yakın gelecekte yaşayacağınız değişikliklere de hazırlanmak durumunda kalacaksınız.İsterseniz, hamilelik döneminde cildinizin yaşayacağı değişimleri inceleyelim:Karın çatlaklarına son!Önlem almaya birinci aydan itibaren başlayın!• Karın çatlağı nedir?Bunlar mor-kırmızı renkten beyaza dönüşen izlerdir ve hamileliğin en önemli işaretleridir. Karın çatlakları hamilelerin yarısından fazlasında görülür.• Neden ortaya çıkarlar?Hamilelik sırasında hormonların etkisinde kalan ve gerilen dokularda cildin yapısını ve esnekliğini sağlayan kollajen ve elastin lifler iyice gerilerek kopuyorlar. Daha ince ve düzensiz yapıdaki yeni liflerin oluşumuyla telafi ediliyorlar. Bu liflerin üzerindeki deri de daha ince olduğu için ciltte bir yara izi niteliğinde gözle görülür izler ortaya çıkıyor.• Neden görünürler?Kaçınılmaz olarak hormonal faktörler nedeniyle çatlaklar oluşuyor. Vücut ağırlığındaki artış nedeniyle cildin sıkılığındaki değişim, yani mekanik faktör de etkili oluyor. Ancak çatlakların asıl sorumlusu hormonal değişim. Çatlakların oluşumda kadının hamilelik öncesindeki kilosu, kolajen kalitesi ve genetik faktörler de ayrıca rol oynuyor. Ayrıca karın çatlakları çoğunlukla genç kadınlarda görülüyor. Daha önce yaşanmış olan hamileliklerin sayısının ise yeni karın çatlaklarının ortaya çıkmasında herhangi bir rolü söz konusu değil. Bel çevresi genişliği ile karın çatlaklarının varlığı arasında ise herhangi bir bağlantı bulunmuyor.Göğüslerdeki Değişim• Göğüslerim için neden özel bir cilt bakım ürünü?Hamileliğin başlangıcından itibaren göğüs deriniz hacimce artıştan kaynaklanan bir gerileye maruz kalır. Bununla beraber hamileliğin ilk işaretinin göğüslerde bir gerginlik hissi ve hatta acı olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bu dönemde mavi bir toplardamar ağı gözle görülür hale geliyor. Göğüsler kas dokuna sahip olmadıkları için, durumları tamamen derinin gerginliğine bağlı oluyor.• Tam olarak ne oluyor?Kadınlık hormonları süt bezlerinin hacminde bir artışa neden oluyor ve bu da gerginlik hissi yaratıyor. Doğumdan sonra hormonlar normale dönüuor ve göğüslerin hacminde bir azalma söz konusu oluyor. Bu hacim değişiklikleri cildi zayıflatarak esnekliğini kaybetmesine, gevşemesine yol açıyor. Bu nedenle göğüs derinizin gevşemesine engel olmak için hamileliğin başlangıcından emzirme döneminin sonuna dek göğüslerinizin bakımına özen göstermeniz gerekir Bacaklarınızı RahatlatınOnları rahatlatın!• Bacaklarımda neden bir ağırlık hissi var?Hamilelik döneminde bacaklardaki toplardamarlar ve lenfler gerktiği biçimde çalışmazlar. Isınmanın da artırdığı bu ağırlaşma hissi ile birlikte genelde cildin yoğun bir biçimde kuruduğu görülür.• Bu olay nasıl açıklanır?Hamileliğin ilk 3 ayından itibaren hormon değişiklikleri nedeniyle damarların esnekliği azalıyor ve kan akışında düzensizlikler meydana geliyor. Bacaklarda bulunan damarlardan kalbe doğru olan kan akımı zorlaşıyor. Hamileliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde (trimester) vücut ağırlığında ve uterus hacmindeki artış, kalbe doğru olan kan akımını geciktiriyor.  Doğum Sonrası BakımCildinizde canlılık belirtileri eksik!• Neden?Hamilelik ve emzirme sırasındaki hormonal değişiklikler cildi etkiliyor. Özellikle karın, kalça, baldır ve göğüs bölgesinde cildiniz daha az esnek, daha sarkık hale geliyor. Ayrıca kilo artışı kişide kişiye değişeceği için kalça, karın ve baldır bölgelerinin inatçı direnişi nedeniyle her kadının normal vücut ağırlığına dönme süresi de farklı olabiliyor.• Nasıl?Hamilelik sırasında cilt hem uterus hacminin hem de vücut ağırlığının artışı nedeniyle yoğun bir mekanik gerilime maruz kalıyor. Bu gerilme cildi zayıflatan hormonal değişimler nedeniyle daha da artıyor. Bundan başka östrojenin yağ hücrelerinin aktivitesini artırması nedeniyle adipoz dokularda bir yağ birikimi meydana geliyor. Doğum sonrasında hormonal düzeyin normale dönmesi daha geç olacağı için cildin normale dönüşü emziren annelerde daha uzun bir zaman alabiliyor.Selülit ise hipodermis’deki katı kolajen yapıların yağ hücreleri tarafından kuşatılması nedeniyle ortaya çıkan ve rahatsız edici portakal kabuğu görünümü yaratan bir rahatsızlık. Hamilelik sırasında hormonlardan etkilenen alanlarda yağ depolanması tamamen doğal, fizyolojik bir olaydır, vücudun amacı ana rahmindeki bebek için birazcık daha gıda stoklamaktır. Tüm bunlarla birlikte kilo fazlalığının olması selülitli olmak anlamına gelmiyor.mystical2007-10-08 09:02:57

Misafir
08.10.2007, 06:27
Evde yapabileceğiniz yüz maskeleriYumurta, bal, yoğurt evimizde hemen her zaman bulunan yiyecekler. Ama bu kez bunları yemek pişirirken değil, güzellik maskeleri uygularken kullanacağız. Hazır mısınız? O zaman tariflerimize başlıyoruz!1-Besleyici maske İçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda bir kez uygulayabilirsiniz.Malzemeler3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem1 tatlı kaşığı tatlı badem yağı1 tatlı kaşığı krema1 adet yumurta sarısıHazırlanışı Yoğun bir kıvama gelinceye kadar tüm malzemeleri bir kasede karıştırın.Uygulaması Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzünüze sürün. 15 ­ 20 dakika dinlenmeye bırakın. Ilık suyla durulayın.Sonuç Kırışıkları gerilmiş, daha pürüzsüz bir cilt.2-Onarıcı maske Özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal. Balın ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını artıran bir maske.Malzemeler1 adet limon3 çorba kaşığı balGliserinHazırlanışı Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. Özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın.Uygulaması Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla temizleyin.Sonuç Cildi derinlemesine nemlendiriyor.3-Dinlendirici maske Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.Malzemeler1 adet yumurta sarısı1 kase yoğurt1 tatlı kaşığı zeytinyağı5 damla havuç yağıHazırlanışı 1 adet yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağını ve havuç yağını ekleyin.Uygulaması Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip, ılık suyla temizleyin.Sonuç Cildi, özellikle güneşin zararlı etkilerine karşı koruyan ama bronzlaşmayı da artıran bu maskenin nemlendirici ve besleyici etkisi kendini hemen gösteriyor.Evde yapabileceğiniz vücut maskeleriYukarıda evde yapabileceğiniz yüz maskeleri'nin tariflerini vermiştik. Şimdi sıra vücut için yapılabilecek maskelerde... Eğer ipek gibi bir ten istiyorsanız, bu iki maskeyi mutlaka uygulayın!4-Peeling Kremi Bu peeling kremini ayda bir kez uygulayın. Ölü hücreleri temizler ve vücudun yumuşak, pürüzsüz olmasını sağlar.Malzemeler1 çorba kaşığı deniz tuzu3 çorba kaşığı zeytinyağıHazırlanışı Küçük parçalara ayrılmış deniz tuzunu, zeytinyağı ile iyice karıştırın.Uygulaması Ilık bir duş alın. Hazırladığınız karışımı, dairesel hareketlerle masaj yaparak vücudunuza sürün. Bu karışımı özellikle topuklar, dirsek, diz gibi bölgelere yoğunlaşarak uygulayın. Ilık suyla durulayın.Sonuç Gözenekleri tıkayan ölü deri temizleniyor ve cilt yapılacak bakıma hazır hale geliyor.5-Bal Maskesiyle epilasyon Cildin hassas olduğu noktalara uygulanabilecek balla yapılan epilasyon.Malzemeler1 kase balLimon suyuBez parçaları (eski çarşafları kesebilirsiniz)Hazırlanışı Kısık ateşte balı ısıtın. Yoğun bir kıvama geldiğinde birkaç damla limon suyu ekleyin. Soğumaya bırakın.Uygulaması Hazırladığınız karışımı tüylerin bulunduğu bölgeye yayıp, birkaç saniye bekletin. Ağdanın üzerine bir bez parçası yapıştırıp, üzerini düzeltin. Tüylerin tersi yönünde tek hamlede çekin. Ağda bittikten sonra soğuk suyla temizleyin.Sonuç Pürüzsüz, ipek gibi bir ten!mystical2007-10-08 09:02:18

Misafir
08.10.2007, 06:42
Daha Güzel Görünmek İçin Bazı ÖnerilerSaçlarınızı düzenleyinEliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.Güne zinde başlamakSabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.Diş sağlığıDiş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.Susuz ciltler içinVücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.Buzlu dudak kremiEğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.Ellere süt banyosuManikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.Farların kullanımıEğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.Mat dudaklar içinMat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.Göz makyajı temizliğiGöz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.Cildiniz parlıyorsaCildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsaKadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.BAŞTAN AYAĞA SEKSİ GÖRÜNMEKSeksilik sadece vücudumuzun belli bir bölgesine atfedilecek bir durum değil tabii... Her ne kadar erkeklere öyle geliyorsa da, seksi bir kadın aslında bakımlı kadın demektir.O halde hemen şu önerileri uygulayın ki, durmadan en seksi kadın seçilen kimi ünlü kadınlardan bir farkınız kalmasın. Neyimiz eksik di mi?Dudaklar içinSeksi dudaklara sahip olmak için iki seçeneğiniz var, ya kırmızı renkte ruj ya da dudağın doğal rengi. İlk durumda kırmızının teninizle uyumlu bir tonunu yakalamanız gerekiyor. Rujun düzgün ve kalıcı olması için ruju fırçayla sürebilirsiniz. Ruju sürdükten sonra bir kat da parlatıcı kullanın. Dudaklarınızın doğal renginde kalmasını istiyorsanız sadece parlatıcı sürün.Göğüsler içinİçinde pırıltılar bulunan bir kremi dekolte bölgenize sürün! Teniniz beyazsa pembe tonlarında ışıltılar taşıyan kremi tercih edin. Yanık tenliyseniz, tercihinizi altın rengi ışıltılar taşıyan bir kremden yana kullanın. Büyük bir fırça ile iki göğsünüzün arasına bronz toz pudra sürmeniz de göğüslerinizin daha yuvarlak görünmesini sağlar.- Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor.Sıcak yağ tedavisiKurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.Hintyağı tedavisiYarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.Zeytinyağı ve bal tedavisiYarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.Protein tedavisiYumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.Kakao yağı tedavisiKoyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.CiltCilt yüzeyindeki siyah noktacıklar ya da tüm diğer tahrişler için hiç bebeğinizin kremini kullandınız mı? İnanılmaz etkili olduğunu göreceksiniz. Küçük yaralar daha çabuk iyileşiyor, eğer kremin üzerine bir de bal döküp tüm gece cildinizde beklettiniz mi, ertesi sabah kendinizi tanıyamayacaksınız.Haftada en az bir kez yüzünüze ve vücudunuza maske uygulamalısınız. En sevdiğiniz şarkıyı açın, bacaklarınızı rahatça uzatın ve maskenin etkisini göstermesini bekleyin.Pişmemiş bir adet patatesi soyun ve küçük küçük doğrayarak bir çatalla ezin. Elde ettiğiniz yoğunluğu yüzünüzün her tarafına sürün ve 20 dakika bekletin. Daha sonra ılık suyla yıkayın. Bu uygulamayı haftada bir ya da iki kez yapıyorsanız ancak etkili olur. Günün ilk ışıklarını sağlıklı bir ciltle karşılamak için yüzünüzü yıkadıktan sonra kokulu losyonlarla nemlendirin. Çiçek kokuları tüm duyularınızı harekete geçirecektir. Nemli temizleme pamuğunu parmaklarınızla yumuşakça tüm yüzünüzde gezdirin. Pamuğun diğer tarafını makyajdan sonra yine yüzünüzde hafifçe gezdirmek makyajınızı transparan ve doğal bir hale getirir.SaçKuaföre gitmeye vaktiniz yok ya da istediğiniz saate randevu alamıyorsunuz... O zaman alın elinize makası. Durun, durun. Sadece kırık uçlardan kurtulmak için önerimiz. Uzun saçlarınızı ensenizde atkuyruğu olarak toplayın. Bir parmak genişliğinde tutamlara ayırın, uçlarını kıvırın ve 1-2 cm. kesin. Hem doğal bir görünüm elde edersiniz, hem de bir sonraki kuaför randevunuza kadar içiniz rahat eder.Evde saçlarınıza saç maskesi uygulamak istiyorsunuz ama yok. Ne yapacaksınız. İnce bir tabaka Nivea kremi saçlarınıza hafifçe yedirin. Baş derisine ve saç köklerine kadar değil elbette. Ve birkaç saat boyunca ya da tüm bir gece etkisini göstermesini bekleyin. Daha sonra bebe şampuanıyla iyice yıkayın ve sıcak suyla durulayın.Yeni sezonun gözde saç modelleri arasında yerini alan topuzlar saçlar çok temiz olmadığı zaman kalıcılığını daha iyi koruyabiliyor. Çünkü temiz tutamlar elden kayıyor, tokalanması zor oluyor ve tokalar sürekli açılıyor. Peki ne yapmalı? Saç fırçası üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçları topuz yapmadan önce tarayın.VücutEvde peeling de mi yok? Krema ya da yoğurdu 2 yemek kaşığı tuzla karıştırın ve duş öncesi cildinize sürün. Etkisini göreceksiniz.Çok seyahat ediyorsunuz, evinizi, yatağınızı özlüyorsunuz. O zaman kaldığınız otelde hem odanıza hem de yatağa birkaç fıs kullandığınız parfümden sıkmayı deneyebilirsiniz.Karnınızı hamilelik çizgilerinden korumak istiyorsanız, Jojoba yağına birkaç damla lavanta esansı damlatın. Elde ettiğiniz karışımı dairesel hareketlerle cildinize yedirin.AyaklarTüm gün ayakta durdunuz gece de yine aynı hareketliliğe nasıl dayanacaksınız? Nane içerikli ayak losyonları iyi bir gece geçirmenize yardımcı olabilir.Biz kadınların vazgeçemediği alışkanlıklardan biri de yüksek topuklar. Bakımlı ayakların sırrı ise geceden kalın bir tabaka vazelin sürüp, çorap giyip uyumak .Sabahları makyaj yapmak için çok az bir zamanınız mı var? Yoksa hazırlanmayı son dakikaya bırakanlardan mısınız? İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri...TenCildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün.Gözaltlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.GözÜst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.DudakDudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.Ve artık hazırsınız! Hazırlanmak hiç bu kadar kolay olmamıştı, değil mi? Maskelerin uygulanışıMaskeyi uygulamadan önce cildinizi güzelce temizleyip tonikle silin. Ardından ılık suyla yıkayın ki, cildiniz besinleri emmeye hazır olsun. Sonra yüzünüze, boynunuza ve üst dekoltenize size en uygun olan maskeyi tatbik edin. 20 dakika kadar bekledikten sonra yine ılık suyla yıkayın. Ardından bir nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin. Yağlı ciltlere haftada iki defa maske yapabilirsiniz. Normal ve kuru ciltler için haftada bir kere yeterli.Yağlı ciltler için maskelerYumurta akı maskesi:Yumurta akını iyice çırptıktan sonra içine bir çay kaşığı limon suyu koyun ve bekletmeden yüzünüze-boynunuza sürün.Şeftali maskesi:Tüylü bir şeftaliyi mutfak robotundan geçirip saf olarak kullanın.Yoğurt maskesi:1 çay kaşığı sade yoğurdu, arpa unu ile karıştırıp maskenizi hazırlayabilirsiniz.Kuru ciltler için maskelerYumurta sarısı:Yumurtanın sarısını çırptıktan sonra içine birkaç damla elma sirkesi ile birkaç damla zeytinyağı karıştırıp cildinize sürebilirsiniz.Limon maskesi:1 limonun suyunu sıkıp, yumurtanın sarısı ve çok az miktarda zeytinyağı ile karıştırın.Ballı yumurta maskesi:1 yumurta sarısına 1 yemek kaşığı bal karıştırın.Yorgun ciltler için maskelerElma maskesi:Bir elmayı gayet az su ile kaynatın, hamur haline getirin ve ılık olarak cildinize sürün.Bal maskesi:2 - 3 kaşık bal ile 1 kaşık demli çayı karıştırıp ılık halde iken uygulayın. Normal ciltler için maskelerSalatalık:Salatalıkları halka halka doğrayıp cildinize sürün.Çilek:Birkaç çileği yıkayıp doğrayın. Sonra ezip bir kaşık arpa unu ile karıştırın.Kırışıklık gideren bir maskeBir yumurta akını ayırın, aynı miktarda alkol ile karıştırıp maske yapın.Lekeli ciltler için maskeHavuç ve elma:Havuç ile elmayı rendeleyin, karıştırıp cildinize sürün.Çilekli ve sütlü maske:Rendelenmiş çileğin içine badem yağı ya da süt ekleyip maskenizi hazırlayın.Mat ciltleri canlandıran maskeBütün bir yumurtayı, 1 çay kaşığı zeytinyağı ile karıştırıp biraz okjijenli su ekleyin. Bu karışımı cildinizde 1 saat bekletin.mystical2007-10-08 08:59:57

Misafir
08.10.2007, 07:29

Herkes saç dökülmesinin ırsî olduğunu zanneder, çünkü babası da dedesi de keldir. Saç kökleri şekil olarak soğan gibidir. Kök kılcal damarlardan beslenir. Dengesiz beslenme stress gibi sebeplerle kanda saçları besleyecek gıda azalır, saçlar sonbahardaki ağaç yaprakları gibi tarağa yastığa dökülür durur. Başa giyilen takkenin, örtülen bezin sentetik olması; saçın hava almasını engeller. Pamuk, keten, yün olsa daha iyi olur. Saç dökülmesinin diğer sebebi düşük ph'lı şampuanlardır. Saçı dökülenler mutlaka stres çayını devamlı içmesi gerekir. Saçların ömrü 3 gün-3 sene arasıdır. Ömrünü dolduran saçlar haliyle dökülecek. Ömrünü dolduran insan ölüyor. Fakat dünya nüfusu azalmıyor. Saçlar bakılırsa kişi kel olmaz.
Bitkilerle tedavisiBol miktarda hurma biryenir, bal şerbeti içilmeye devam edilir. Dogal zeytinyagi sabunlar kullanılır. Mersin yapragi kaynatılıp saç sık sık yıkanır. Saça haftada bir kına yakılır. Yumurta sarısı, zeytinyagi karışımı saç diplerine sürülüp 3-5 saat bekletilir. 

 
SAÇ KEPEĞİ Saç derisinin rahatsız olup kepek şeklinde dökülmesidir. Çinko eksikliğinden ya da mikroptan kaynaklanır. Deri kuruluğundan da kaynaklanır. Bitkilerle tedavisi Kafa sirkeyle 10 günde bir yıkanır. Pelin otu kaynatılıp içine tuz karıştırılarak kafaya sürülüp 3 saat sonra ılık suyla yıkanır.Yumurta şansı, yoğurtla (vakumsuz) karıştırılıp saç diplerine sürülür 3-5 saat sonra saçlar ılık suyla yıkanır.Unutmayın bu kürler saç derisini besler, saç bir kere beslenince ömür boyu gidecek hali yoktur, Saçınız kepeklenince tekrar uygulayınız. Tamamen bitkisel, kepek ve saç dökülmesini, haftada 2-3 defa kullanmak kaydı ile önleyen şampuan çalışmamız devam ediyor.kellik
Saç dökülmesinde açıkladığımız sebeplerden dolayı, saçların tamamen dökülüp kafanın çıplak kalmasıdır. Çağlar boyu insanoğlu kelliğin ilacını bulmak için uğraşmıştır. Kimya ilminin ilerlemesi, demiri; altın yapmak için uğraşan hayalci simyacıların deneyleriyle sağlandığı gibî, insanoğlu kaportaya önem verdiği için bu bitki ilmi (Herbalizm) de kelliğin ilacını bulmak isteyenlerin deneyleriyle ilerleyecektir. Ne kadar şifalı bitkilerle uğraşan varsa hepsinin hayali kel ilacım bulmaktır.
Saçla, kellikle ilgili bir iki hakikati aktaralım. Saç hücreleri ölmemiş kellerden saç çıkarmak, saç dökülmesini önleyen bitkilerle mümkündür. Bu da yüzde 5 nisbetinde bir olaydır. Bazı araştırmacılar bu tür kafalara isabet edince şevki artıyor. Saç çıkartmak sabır ve süreklilik ister. Yeni doğan çocukların saçları tüy iken 3-5 yaşına gelince saça benzer.
Sabırla kullanınca herkesten saç çıkartacak kel seti üzerindeki çalışmalarımız devam ediyor.
SAÇ KIRAN
Birçok sebebi vardır. Bunun stres sonucu çıkması ayrı bir araştırma konusudur. Avuç içi gibi saçlar öbek öbek dökülür. Mikrobik sebepleri vardır.
Bitkilerler tedavisiTedaviye başlarken stres çayı ( 2/3 ogul ou, 1/3 karabas otu )ile başlamak şarttır( 2/3 ogul otu, 1/3 karabas otu )karışımı ihlamur gibi kaynatılıp günde 3 su bardağı içilir. Bazı berberler mikroplan Öldürmek için sirke ruhu ile kafayı yakarlar. Sakın saçınızı yaktırmayınız. Aksi takdirde kızaran deri ve kafadan çok zor saç çıkar. Pelin otu sirke ile kaynatılıp kafa her gün yıkanır. Sarimsak ezilip, kına ve zeytinyagi  ile merhem yapılıp hergün saç kıranlı yere sürülür. Stres çayına ( 2/3 ogul otu, 1/3 karabas otu )devam edilip, bu kürlerde uygulanırsa kısa sürede saçınız çıkar.

 
mystical2007-10-08 08:54:00

Misafir
08.10.2007, 07:38

Malzeme: Rezene + anason + biberiyeHazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla selulitlere veda edebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok  olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını göreceksiniz.mystical2007-10-08 08:50:57

Misafir
08.10.2007, 08:05

Acelemiz olduğunda makyaj yaparken kolaylıkla hata yapabiliriz. Sizlere sunacağımız acil durum önerileriyle hızlı bir şekilde bu hataları yok edebilirsiniz. İşte hazırsınız bile!Oje sürerken parmağınızı bir yere mi yapıştırdınız?Acil durum yardımı: Eğer çok aceleniz varsa ve evde asetonunuz yoksa o zaman bozulan yerleri ojeyle düzeltebilirsiniz. Daha düzgün olmasını istiyorsanız o zaman ojeli tırnağınızın üstüne daha kalın bir tabaka oje sürün ve on saniye sonra kağıt mendili tırnağınızın üstüne yapıştırın. Bu sayede ilk katın da çıkmasını sağlamış olacaksınız. Şimdi ojenizi yeniden sürebilirsiniz.Önlemler: Biraz zahmetli ama buna değer: Ojenizi sürdükten sonra ve sürmeden önce koruyucu cila kullanın. Cila, koyu tonlardaki ojelerinizi çıkarırken tırnaklarınızı boyamasını engeller.Gözünüze çektiğiniz kalem dalgalanıyor mu?Acil önlem yardımı: Öncelikle kayan noktanın kurumasını bekleyin. Daha sonra kulak pamuğunu toniğin veya suyun içine bandırın ve kalem çizgisini dikkatlice düzeltin. Hiçbir şeyin akmaması için kalem çekmeden önce göz kapağınızın kurumasını bekleyin. Önlemler: Elinizin titrememesi için dirseğinizi sabitleştirin, kalemi gözünüzün iç bölümünden başlayarak dışarı doğru çekin. Bunu yaparken diğer elinizle de göz kapağınızın kenarından biraz çekin. Fondöteniniz lekeli mi duruyor?Acil önlem yardımı: Yağlı bölgeleri kağıt mendiller yardımıyla silin. Bunun üzerine ufak miktarda ışık veren fondöten veya pudra sürün. Bu, fondöteninizin kalıcı ve teninizin ferah kalmasını sağlar: Önlemler: Gündüz kreminizin cildiniz tarafından emilmesini bekleyin. Daha sonra renklendiricinizi sürün. Özel makyaj altı kremler sayesinde fondöteninizin daha kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz.Pudranız fazla mı kaçtı?Acil önlem yardımı: Pudranın fazla geldiği bölgeleri makyaj fırçasıyla temizleyin. Bunu yaparken her zaman için aşağıdan yukarıya doğru hareket edin. Daha sonra kağıt mendili yüzünüze bastırın. Bu sayede diğer kalıntıları da yüzünüzden almış olursunuz. Ayrıca pudranızla ten uyumunu sağlamak için kirpiklerinize tekrar rimel sürün ve dudaklarınızı tekrar boyayın.Önlemler: Pudrayı sürmeden önce fırçanızı her zaman kağıt mendilin üstüne iyice vurun ve fazlalıkları alın. Ayrıca pudrayı her zaman yüzün orta bölümlerine sürün.Rujunuzu evde mi unuttunuz?Acil önlem yardımı: Bu genellikle yemeklerde başımıza gelir. Dudak kalemi durur ancak rujdan eser kalmamıştır. Böyle durumlarda her işe yarayan kreminizi dudaklarınıza sürün ve dudaklarınızı birbirine bastırın. En azından onları parlatmış olursunuz.Önlemler: Sadece dudaklarınızın çerçevesini değil aynı zamanda dudaklarınızın içini de dudak kalemiyle boyayın. Bu sayede her zaman dudağınızda renk kalacaktır. Saçlarınız yeşil bir renk mi aldı?Acil önlem yardımı: Yarım litre suyun içine iki adet C vitamini içeren aspirin karıştırın ve saçınıza sürün. Bu saçınızda oluşan yeşilimsi görüntünün azalmasına yardımcı olacaktır. Sarı saçların yeşillenmesindeki en önemli etkenler klorlu havuzlar ve bakır borulardan akan kireçli sulardır. Önlemler: Havuza gitmeden önce saçınıza “koruyucu süt” sürün.Tırnağınız mı kırıldı?Acil önlem yardımı: Kırılan bölgeye ufak bir parça bant koyun, üstünü ojeleyin ve kurumasını bekleyin. Daha sonra da renkli oje sürün. Bu sizi birkaç saat idare edecektir. Önlemler: Tırnak güçlendiriciler kullanın. Her zaman tek bir yöne doğru tırnağınızı törpüleyin. Bu sayede kırılmaları ve yırtılmaları önleyebilirsiniz. Göz farınızın kalıntıları mı aktı?Acil önlem yardımı: Kalıntıları kesinlikle parmağınızla almaya çalışmayın. En iyisi yumuşak uçlu bir fırçayla kalıntıları fırçalamanızdır. Son olarak da gözlerinizin altına transparan pudra sürün.Önlemler: Farı sürmeden önce gözünüzün altına transparan pudra sürün. Bu sayede olası akıntıları kolayca yok edebilirsiniz. Veya farınızı sürerken gözünün altına kağıt mendil tutun. Krem farlarda akıntı problemi olmadığından bunları tercih edebilirsiniz. Allık fazla mı geldi?Acil önlem yardımı: Krem allığınız kıpkırmızı yanaklarınızın olmasına yol açtıysa o zaman hemen ıslak mendil yardımıyla fazlalıkları alın. Daha sonra dikkatlice yeniden fondöten sürün. Bu işlemi istediğiniz allık rengini elde edene kadar tekrarlayabilirsiniz. Önlemler: Krem allıkları hiçbir zaman doğrudan yanaklarınızın üstüne sürmeyin. Önce parmaklarınıza bir miktar alın ve parmak uçlarınızla yüzünüze dağıtın.Fazla miktarda jöleAcil önlem yardımı: Mükemmel bir makyajdan ve tamamen hazır olduktan sonra duşun altına girmek imkansızdır. Islak bir havlu alın ve saçınızı bununla iyice kurulayın. Bu sayede fazla gelen jöleyi temizleyebilirsiniz. Son olarak da saçınızı kuru bir fırçayla tarayın, fönleyin ve parmaklarınızla şekil verin.Önlemler: Jöleyi veya köpük jöleyi öncelikle elinize dökün. Ufak parçalar halinde saçınıza sürün, ihtiyaç halinde biraz daha jöle kullanın.Rimel problemleriAcil önlem yardımı: Güzel dalgalanan kirpikler yerine kırılmış veya kopmuş kirpikleriniz mi var? Bu maalesef kirpik kıvırma aletini rimelden önce kullandıysanız olmuştur. Yapay kirpiklerle bu durumu düzeltebilirsiniz.Önlemler: XXL kirpikler bu kış çok moda. Rimeli sürmeden önce kirpiklerinizi kıvırın. Ayrıca transparan bakım rimelleri kirpiklerinizin daha güçlü bir şekilde çıkmasına yardımcı olur, unutmayın.Tıraş yaparken bir yerinizi mi kestiniz?Acil önlem yardımları: Ten renginde her boyda satılan yara bantlarından evde mutlaka bulundurun. Bacaklarınızı traş ederken kanattıysanız üzerine pamukla basınç uygulayın. Basınç ufak kan damarlarını kapatır. Bu sayede kanama daha çabuk durur. Sonra belli bile olmayacak ten renginde bir bantı kanayan yerin üzerine yapıştırın. İnce saten çorabınızı giyebilirsiniz artık!Önlemler: Her zaman tıraş köpüğü veya tıraş jeli kullanın. Ve jiletin körelmemiş olmasına özen gösterin. Böylece tıraş bıçağınız çok bastırmadan bile tüylerin yok olmasını sağlayacaktır. mystical2007-10-08 08:50:05

Misafir
08.10.2007, 08:21

Saçlarınız, düzenli tarandıklarında daha sağlıklı olacaklar diye bir kural yok. Üstelik, düşük kaliteli fırçalar saç uçlarının kırılmasına yol açabiliyor.Öneri: Saçlarınızı taradıktan sonra parmak uçlarınızla saç derinize masaj yaparsanız, bu şekilde kan dolaşımınız hızlanacak ve saç kökleriniz daha çok beslenecektir."Karbonat, dişleri beyazlatır" DoğruKarbonat, bize ışıltılı dişler sağlar. Bunun için, diş fırçasına biraz karbonat döküp dişlerinizi 2-3 dakika fırçalayın, sonra ağzınızı suyla iyice çalkalayın.Öneri: Dişleri karbonatla sık sık fırçalamak, dişin en üst tabakası olan minesini incelteceğinden, bu işlemi haftada bir kez yapmak yeterlidir."Çay, gözdeki şişkinlikleri hemen indirir" DoğruYorgun gözlerinize uygulayacağınız rahatlatıcı bir çay kompresi, kendinizi harika hissetmenizi sağlar. Çünkü, çayın dinlendirici ve şişkinlik giderici etkisi var.Öneri: İki tane çay poşetinin üzerine sıcak su dökün ve biraz demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, gözlerinizin üstüne koyup beş dakika bekleyin."Limon suyu saçın rengini açar" DoğruDoğal kumral olan saçlarınızın rengini, limon ve güneş ışınlarıyla daha da sarartabilirsiniz. Limon suyunu, üçte bir oranında normal suyla seyreltip saçınıza sürün ve güneş altında bir saat bekleyin.Öneri: Bu işlem sadece doğal sarışınlarda ve kumrallarda işe yarar. Öte yandan, bu işlemi çok sık yapmamalısınız. Çünkü, limonun içeriğindeki asit, saçınızın tel tel olmasına ve mat görünmesine yol açabilir."Vücudumuzdaki tüylerin jiletle alınması, onların daha gür çıkmalarına neden olur" YanlışTıraş edilmiş tüyler, kimi zaman ele daha gürmüş gibi gelir. Ama bunun nedeni, jiletle kesilmiş tüylerin uçlarının, jiletle kesilmemiş tüylerdeki gibi sivri değil de küt olmasıdır. Tüyler bir süre uzadıktan sonra, bu sertlik de ortadan kalkar.Öneri: Tüylerinizi jiletle aldıktan sonra, o bölgeye nemlendirici bir krem sürerseniz, cildinizin kurumasını ve kaşınmasını önlemiş olursunuz."Diş macunu, uçuk ve sivilcelere iyi gelir" YanlışDiş macununun sivilceyi iyileştirdiği söylenir. Ama, macunun kurutucu özelliği olmasına rağmen, içerdiği 'flor' cildi tahriş edebilir.Öneri: Uçuklar ve sivilceler için, bu konuda özel olarak geliştirilmiş ürünleri tercih etmelisiniz."Havuç yemek, cildi güneş yanığına karşı korur" YanlışHavuç yiyerek güneşin zararlı ışınlarından korunmamız mümkün değil. Güneşten zarar görmemek için, güneş ışınlarından ölçülü yararlanmalı ve yüksek koruma faktörlü güneş yağları kullanmalıyız.Öneri: Havuç tek başına yeterli olmasa da, güneş kremiyle birlikte kullanıldığında harikalar yaratır. Çünkü, havuçtaki 'beta-karoten', bronzlaşmayı hızlandırır."Dudak bakım kremleri bağımlılık yapar" YanlışDudak bakım kremlerine karşı bir bağımlılık gelişmez. Dudakların hassas derisinin kendi başına yağ üretme yeteneği yoktur. Dolayısıyla, düzenli olarak dudak bakım kremi kullanmanızda hiçbir sakınca yok.Öneri: Güneşli havalarda, koruma faktörlü dudak bakım kremlerinden birini tercih edin ki, dudağınız zararlı ışınlara karşı da korunsun."Limon suyu, çilleri ortadan kaldırır" YanlışLimon suyu zaten ince olan cildi tahriş edebilir. Yüzünüzde çilleriniz varsa, yüksek koruma faktörüne sahip güneş kremleri kullanabilirsiniz.Öneri: Limon suyunu, diz ve dirseklerinizdeki sertleşmiş bölgeleri yumuşatmak için kullanabilirsiniz."Selülite karşı kahve için" DoğruKahve, iki tarafı keskin bir bıçağa benzer: fazla içtiğiniz takdirde, cildinizin portakal kabuğu görünümü artabilir. Öte yandan, selülit önleyici kremlerin pek çoğunda bulunan kafein, zehirli maddeleri vücudumuzun problemli alanlarından atar ve bu can sıkıcı görünümden de kurtulmamızı sağlar.Öneri: Kahve keyfiniz, günde iki fincanı aşmamalı. Uzmanlar, fazlasının selülite neden olabileceğini söylüyorlar.mystical2007-10-08 08:49:25

Misafir
08.10.2007, 08:30

İpeksi saçlar hayal değilSaçlarınız kirli ve zor mu bağlanıyor? O zaman size önerimiz onları suyla geriye doğru atmadan önce bir miktar el kremiyle düzleştirmeniz. Kaküllerinizi bigudiye sarıp 5 dakika bekleyin. Saçlarınızın yeniden ipeksi bir görünüme sahip olduğunu göreceksiniz.Makyajınızı yenilerkenMakyajınızın dağıldığını ve cildinizin parladığını düşünüyorsanız, bir pamuğa bir miktar yüz toniği dökün ve yüzünüze sürün. Ardından cildinizi transparan bir pudrayla pürüzsüzleştirin. Cildinizin ne kadar hızlı bir şekilde yenilendiğine inanamayacaksınız.Sivilcelerden nasıl kurtulmalı?Eğer sivilceli ya da siyah noktalı bir ciltten muzdaripseniz, sıcak pembe tonlarında ruj kullanmanızı öneriyoruz. Bu renk tüm bakışları tek bir noktaya toplayacağından, yüzünüzdeki sivilcelerin etkisi azalacaktır.Tırnak bakımı60 saniye içinde mükemmel tırnaklar... Tırnaklarınıza dipten uca doğru limon suyu sürün. Ardından ellerinize ve tırnaklarınıza zengin içerikli bir vücut losyonuyla masaj yapın. Artık elleriniz ve tırnaklarınız mükemmel bir bakıma kavuşmuş durumda.Rahatlamış yüz hatlarıYüz kaslarınızın gerginliğinden şikayetçiyseniz, onları rahatlattığınızda ne kadar taze ve genç göründüğünüze inanamayacaksınız. Bunun için kulak memesinin hemen altındaki çene kemiği noktasına dairesel hareketlerle masaj yapın. Sonuç...Işıldayan gözlerGözleriniz yorgun ve kanlanmış mı? İki yemek kaşığını sıcak suyun altına tutun ve daha sonra gözlerinizin üzerine koyun. Yavaş yavaş soğuyan metalin aynı zamanda rahatlatıcı etkisiyle gözlerinizdeki yorgunluğu aldığını göreceksiniz.mystical2007-10-08 08:48:48

Misafir
08.10.2007, 08:32

Saçlarınızı düzenleyinEliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.Güne zinde başlamakSabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.Diş sağlığıDiş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın. Susuz ciltler içinVücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.Buzlu dudak kremiEğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız. Ellere süt banyosuManikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.Farların kullanımıEğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz. Mat dudaklar içinMat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınızGöz makyajı temizliğiGöz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silinCildiniz parlıyorsaCildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsaKadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.HADİ KOLAY GELSİN HANIMLARmystical2007-10-08 08:47:57

Misafir
09.10.2007, 14:10
Yağlarınızı olabildiğince çabuk ve sağlıklı bir şekilde yakmak mı istiyorsunuz? İşte yolları ;Çok yağ yaktıran kaslarınızı çalıştırınNe kadar çok kasınız çalışırsa, yaktığınız kalori miktarı o kadar çok demektir, sadece oturuyor olsanız bile. Eğer amacını yağlarınızdan kurtulmaksa, en çok yağ yakmanızı sağlayacak kaslarınızı çalıştırmanız gerekiyor ki; bunlar baldır, kalça ve göğüs kaslarınızdır.Sık sık hareket edinYapılan araştırmalar kendiliğinden gerçekleşen fiziksel aktivitelerin de kalori harcamanızı sağladığını gösteriyor. Örneğin ayak uçlarını yere vurmak ve elleri hareket ettirmek günde ekstradan 800 kalori yakmanızı sağlıyor.Gücünüzü arttırınAerobik çalışmanızda daha fazla kalori yakmak için ya yaptığınız egzersizin şiddetini ya da hızınızı arttırın. Örneğin koşu bandında çalışıyorsanız, yokuş çıkmak 50 kalori daha fazla yakmanızı sağlayacaktır.Isının ve gevşeyinEn istekli insanlar bile iş, egzersiz öncesi ve sonrası yapılan 5 – 10 dakikalık ısınma ve gevşeme hareketleri sırasında da kalori yakacağınızı biliyor musunuz? Örneğin yüzmeyle uğraşan biri, bu sırada fazladan 90 kalori yakabilir.Doğru yöntemi kullanınYaptığınız egzersiz ne olursa olsun, iyi sonuç almak için doğru bir şekilde yapmalısınız. Örneğin, kardiyo makinesinde kullandığınız teknik zayıfsa, bu harcadığınız kalorinin de az olmasına yol açar. Yapılan en yaygın hatalardan biri de merdiven çıkarken parmaklıklara tutunmaktır. Bu şekilde bacaklarınız yeteri kadar ağırlık taşımaz ve gereken eforu sarf edemezsiniz. Merdiven çıkarken dik durup, parmaklıklardan sadece denge sağlamak için yararlanmanız gerekir.Duş öncesi egzersiz yapınTuvaletin önünde durup, bir ayağınızı klozet kapağının üzerine koyun ve elinizle lavabodan destek alın. 15 kez oturup, kalkma egzersizi yapın. Daha sonra bacak değiştirip, hareketi tekrarlayın. Tek bacakla yapılan çömelme hareketi, iki bacakla yapılana göre daha çok kas yapar ve bu şekilde güz içinde daha çok kalori yakmış olursunuz.Periyodik olarak yürüyünSürekli yürüyenler yağ rezervlerini kullanırlar. Eğer sürekli yürümüyorsanız, hızlı tempolu yürüyüşünüz sırasında 5 dakikalık yürüme molası verin. Günde sekiz saat yürürseniz, ekstradan 100 kalori yakabilirsiniz.İkişer ikişer çıkınAsansör yerine merdiven kullanmanın kalori yakmaktaki yararı bilinen bir gerçek. Ancak basamakları birer birer yerine ikişer ikişer çıkarsanız, yüzde 55 daha fazla yağ yakmanız mümkün.Farklı egzersizler deneyinGüçlendirici egzersizler ve kardiyovasküler egzersizi birleştirdiğinizde, normalden iki kat daha fazla kalori yakabilirsiniz. 5 dakika kardiyovasküler egzersizle başlayıp, güç gerektiren egzersize geçebilirler, daha sonra birkaç dakika için tekrar kardiyovasküler egzersiz yapabilirsiniz. Bu şekilde değişiklikler yaparak devam edebilir, 5 dakika kardiyo egzersizle çalışmanızı tamamlayabilirsiniz.Ev işinden kaçınmayınNe kadar sıkıcı olsa da en azından yakacağınız kalorileri düşünüp, temizlik yapabilirsiniz. Toz almak, yerleri silmek, süpürmek, yatakları toplamakla geçireceğiniz bir saat 200 kalori yakmanızı sağlayabilir.Günde iki kısa egzersiz yapınSabah ve akşam saatlerinde 20’şer dakikalık iki kısa egzersiz yaparsanız, metabolizmanızın egzersizden sonraki birkaç saat içinde canlı kalmasını sağlarsınız. Bu şekilde taktığınız kalori miktarı da ikiye katlanır.Susuz kalmayınSu ihtiyacını karşılamak, daha uzun süre egzersiz yapmanızı, dolayısıyla kalori yakmanızı sağlar. Egzersiz sırasında vücut ağırlığınızın yüzde1’i oranında su kaybederseniz, daha çabuk yorulup, pes edersiniz.Aktiflikten vazgeçmeyinErkek arkadaşınızla buluştuğunuzda, size ne yapmak istediğinizi sorarsa, dans etmeye gitmek gibi aktivite seçin. Böylece saatte 180 kalori yakabilirsiniz. Ya da yüzmek, bowling oynamak gibi daha sportif faaliyetleri önerebilirsiniz.En çok yağ yaktıran 5 egzersizi deneyinEğer bütün bu önerilerin hangisini yapacağınız konusunda kararsızsanız, en çok yağ yakmanızı sağlayacak 5 egzersizden birini seçebilirsiniz.• Kardiyo kick boks (saatte yaklaşık 700 kalori)• Koşma (saatte yaklaşık 650 kalori)• İp atlama (saatte yaklaşık 590 kalori)• Karate (saatte yaklaşık 590 kalori)• Kayak (saatte yaklaşık 470 kalori)

gizmo
23.10.2007, 07:11

SAÇ KESİMİ VE BAKIMI
Saçlarımızın modeli konusunda hepimiz zaman zaman kararsız kalmışızdır. Acaba uzatsam mı, kısa bir model mi tercih etsem? Kıvırcık saç bana yakışır mı? Saçım çok kuru ne yapmalıyım? İşte bu sorularınızı cevaplamakta size yol gösterecek birkaç ipucu…
Yuvarlak: Yüzünüzün yuvarlaklığını inceltmek istiyorsanız saçınızın volümünü yüksek tutacak modelleri tercih etmelisiniz. Yüzünüzün hatlarına göre öne doğru kesilmiş tutamlarda yüzünüzü biraz olsun inceltecektir.
Kare: Kare yüz yapısı sert bir ifadeye sahiptir. Yüzünüzdeki ifadeyi yumuşatmak istiyorsanız saçınıza yuvarlak modeller kestirmelisiniz.
Dikdörtgen: Suratta değişiklik yapan ama fazla değiştirmeyen bir yüz şeklidir. Şakak kemiğini örtecek şekildeti
kesimler ile dengeli ve uyumlu saç modellerine sahip olabilirsiniz.
Üçgen: Saç şeklinde daha negatif olan bir yüz biçimidir. Bunu enselerde saçı azaltarak şakak kemiğindeki
bölgeden saç tepesine doğru volümü arttırarak yaptırabilirsiniz.
Baklava yüz: En meşhur yüz biçimidir. Bu yüz biçiminde saçınıza uzun, kısa, düz, dalgalı, kahküllü modelleri
uygulayabilirsiniz.
Sadece bunları uygularken salonumuz kuaförleri ile diyalog kurarak boyunuza, kilonuza yada yüzünüzde nerenin
ön planda, nereniz arka planda kalmasına karar vererek saç modelinizi bulmalısınız. Yüz şekline göre saç kesilirken
salonumuz kuaförleri ile uzun uzun bir diyalog yapmalı, yüzünüzü mü, saçınızı mı ön plana çıkarmak istediğinizi
belirtmelisiniz. Kilo, boy, giyim tarzınız ve hatta kişiliğinizi bile konuşmalı ve ona göre saç kesimi yaptırmalısınız
Saç Bakımı
Güzel ve bakımlı görünmenin ilk şartı pırıl pırıl, sağlıklı saçlara sahip olmak. Oysa bütün
bir yaz boyu denizin tuzlu ve havuzun klorlu suyunda saçlarınızı hiç önemsemediniz.
Bronzlaşmak uğruna güneşin yakıcı ışınlarına maruz bırakıldı. Nem oranı düşmüş,
kurumuş, çatal çatal saçlarla başbaşasınız.En sağlıklı saç dahi, yaz boyunca sıcaklık ve
nemin etkisiyle yıpranmaya mahkum. Yazın sonunda saçlarınıza yapabileceğiniz en
büyük iyilik, mümkün olduğunca doğal bir tarz izlemek. Bu da fön makinası ve saç
fırçasını bir süreliğine çekmeceye kaldırmak anlamına geliyor.
Saçlarınızı soğuktan koruyun….
Saçların yıpranmasına neden olan bir diğer etken ise kimyasal işlemler. Hemen hemen
hepimizin bildiği bir gerçek; boya, perma ve gölge işlemlerinin saça zarar verdiği. Biz size
saçlarına bu tarz işlemler yapan bayanların mutlaka ekstra bakım yapmalarını öneriyoruz.
Farkında bile olmadan kullandığımız alkollü jölelerden taraklara kadar bir çok şey aslında
saçınızın düşmanı. Evde yapılan maskelerin faydadan çok zarar verebildiği ve yanlış seçilmiş
bir şampuanın bile saçları çok yıpratacağını göz ardı etmemek gerek.
Saçınızı ciddiye alın….
Saçların soğuktan korunması, bunun için de vitamin takviyesinin şart olduğuna dikkat edilmesi
önemli. Yıpranmış saçlar için mutlaka bir saç uzmanımıza başvurun. Saçın canlı bir organizma olduğunu unutmayın. Yağlanmanın, kepeklenmenin ve kırıkların nedenlerinin dışsal etkiler olduğunu ve mutlaka ciddiye alınması gerektiğini kabul edin….mystical2007-10-23 14:51:42

belma
23.10.2007, 11:06
makyaj yapma sanati


Formüllerle, sıkıcı ezberlerle uğraşmana gerek yok, makyaj yapmak, püf noktalarını bilirsen aslında çok kolay. Makyaja başlamadan önce * Makyajını temiz ve nemlenmiş bir cilt üzerine yaparsan daha güzel bir görüntü elde edersin. Ama temizleme ve nemlendirme işlemlerini, makyajdan en az bir saat öncesinde yapmalısın. Özellikle nemlendiricini makyajdan hemen önce kullanmamalısın. Çünkü cilt, kremle birlikte boyayı da emebilir, özellikle allık sürerken parça parça bir görüntü yaratabilir. * Makyajdan önce saçlarına son şeklini ver. Böylelikle sprey, jöle gibi şekillendiriciler makyajına karışmamış olur. * Ne giyeceğini önceden belirle ki, makyaj için kullanacağın renkleri ve makyaj tarzını da önceden kestirebilesin. * Fondöten seçerken cilt rengini iyi belirlemen gerekir. Bunun için en uygun ışık, gün ışığıdır. Kozmetik merkezlerini aydınlatan florasan lambalar, cildi olduğundan daha soluk gösterir. YÜZ Fondöten kullanırken dikkat etmen gereken en önemli nokta, genç bir cilde sahip olduğun için hafif formüllü ürünler seçmek. Ten rengine uygun seçtiğin fondöteni sünger ya da parmaklarını kullanarak önce izlerin üzerine uygula. Sonra nokta nokta tüm cildine değdir ve sünger yardımı ile eşit miktarda tüm yüzüne dağıt. Cildin fazla pürüzlü değilse fondöten yerine pudra kullanmayı da tercih edebilirsin. Gülümse ve tam elmacık kemikleri üzerine fırça yardımı ile içten dışa doğru hareketlerle allığını iyice yay. GÖZ Parmakların ya da fırça yardımı ile, göz farını, gözkapağına içten dışa, dıştan içe hareketlerle iyice dağıtmalısın. Gözkapakların küçükse daha açık ve parlak tonları tercih et. Kaşlarının daha kalkık durması için tam kaş altına beyaz far kullanabilirsin. Kaş kemiğin çıkıksa koyu bir tonla gölgeleme yapabilirsin. Maskaranı sadece üst kirpiklerine uygula. Tam kirpik dibinden sürmeye başla, uca doğra küçük zigzag hareketler yaparak tamamla. DUDAK Rujunun daha kalıcı olması için dudaklarına önce pudra sür. Kalem kullanacaksan, tam dudak çizgisinden geç. Sakın üstüne taşırma! Bir kat rujunu sür ve bir peçete ile fazlalığını aldıktan sonra ikinci katı geç. Dudakların ince ise, açık renkleri tercih et. Dudağın daha kalın görünmesine yardımcı olan diğer bir püf noktası, parlatıcıyı tam orta bölümüne kullanman.
__________________

belma
23.10.2007, 11:07
göz farı kullanırken


yeşil gözlüler; lila, mor, altın sarısı, turuncu, mürdüm, lal renklerini mavi gözlüler; gri, turuncu, şeftali rengi, fildişi.kahverengi gözlüler; mor, lila, turuncu renkleri tercih etmeliler.

belma
23.10.2007, 11:07
güzellik sirlari


Tepeden tırnağa güzel bir kadın olmak hiç de zor değil. Kendinize ayıracağınz birkaç extra dakika ve her kadının bilmesi gereken minik sırlar ile güzelliğinize güzellik katın...Saçlarınızı düzenleyinEliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.Saçlarınızın kolay yağlanmasına izin vermeyinŞampuanlama sırasında eğer saçınzı tarayacaksanız çok sert biçimde taramak yerine hafifçe tarayın. Ayrıca kullandığınız kremi saçınızın ortasundan başlayarak uçlarına doğru sürün.Saçlarınızın daha hacimli olması için pudra kullanınCansız saçlarınızı canlandırmayı ve daha hacimli görünmesini istiyorsanız bebek pudrası kullanın. Kullandığınız bu pudra saçınızdaki fazla yağı alacak ve saç tellerinizi daha kalın gösterecektir.Eğer saçınızın grileştiğini görürseniz kullandığınız pudranın birazını yıkayın. Çünkü çok kullandığınızda saçınıza zarar verebilir.Saçlarınızı kurutmadan önceSaçlarınızın dalgalarının kalıcı olmasını istiyorsanız kurutma makinasıyla kurutmadan önce bir müddet kendi kendine kurumasını bekleyin.Bebeklik saçlarınıza çözüm bulunAlnınızın üstünde bulunan tüy gibi ufak bebek saçlarınız için çok kolay bir önerimiz var. Diş fırçanızı ıslatın ve öndeki o ufak saçları arkaya doğru tarayın. Daha sonrada yerinde kalmaları için şekillendirici kullanarak kurutun.Sabah yaptığınız saç modelinizi koruyunSabah evden çıkarken yaptığınız saç modelini günün ilerleyen saatlerinde de kullanmak istiyorsanız ufak tokalarla saçınıza destek yapabilirsiniz.Kepek sorununa sonŞampuanlama sırasında saçınıza masaj yaptıktan sonra nemli bir havlu ile kurulayın vetarayarak kepekleri atın. Ayrıca banyo sırasında şampuanınıza elma suyu ekleyebilirsiniz. Fakat bu karışımı uyguladıktan sonra saçınızı kurutmayıp kendiliğinden kurumasını bekleyin. Artık sabah kalktığınız zaman saçınıza şekil verebilirsiniz.Saçlarınızı kolay şekillendirinBiryantin gibi saç şekillendiricilerini kullanmadan önce saçınızı kurutun. Ama yine de biraz nemli kalabilir. Böylelikle hem kullanılması daha rahat olur hemde saçınız daha kolay şekil alır.Kendinizi iyi hissetmek için banyo yapmayı düşünüyorsanız...Duş aldıktan sonra 38 derecelik banyo suyuna 1.8 litre saki (bir çeşit Japon içkisi) ve bir avuç deniz suyu atarsanız tüm ölü hücreleriniz temizlenmiş olur.Yüzmeden önce saç bakımıDenize ya da havuza girmeden önce saçlarınızı soğuk su ile ıslatın. Böylece saçlarınız tuzlu ve klorlu suya girmeden önce kendini yeniler ve korur.Saçlarınızın parlaklığını korumak içinÖzellikle açık renkli saçlı kadınların yapması gereken tek şey, saçlarının parlaklığını korumaktır. Işıl ışıl saçlara kavuşmak için banoydan sonra durulama sırasında bir iki damla limonu su ile karıştırarak saçınıza sürmelisiniz.Gergin göğüslerin ameliyatsız haliHormonal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsaKadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.Kirpiklerin görünüşüEğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.Cildiniz parlıyorsaCildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.Gözlerdeki şişlikSabahları uyandığınızda gözleriniz kızarmış ve şişmişse uyudunuz odayı havalandırmalısınız. Daha sonra ise rahatlatıcı losyona batırdığınız pamuğu gözlerinizin üzerinde en az 10 dakika bekletin.Aseton kullanımıAsetonlu pamuğu tırnağınız üzerine sürtmek tırnaklar için çok sakıncalıdır. Bunun için pamuğu bir kaç saniye tırnağın üzerinde beklettikten sonra tek hareketle ojeyi çıkarabilirsiniz.Manikür sırlarıTırnağın kenarındaki ince deri parçalarını kesmek hiç de sağlıklı değil. Bu nedenle fazla deri parçaları ucu pamukla sarılmış küçük bir çubuk yardımı ile arkaya doğru itilebilir.Güne zinde başlamakSabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.İyi bir manikürTırnaklarınız zarar göreceğinden asla metal törpü kullanmayın. Karton, tahta veya plastik törpüyü tercih edin. Özellikle aynı yöne doğru törpülediğiniz tırnaklarınız yanlara doğru törpülediğiniz tırnaklara göre daha sağlıklıdır.Yumuşak ellerEl kreminin cildinize daha iyi nüfus etmesini istiyorsanız; ellerinizi içi sıcak su dolu bir tencerenin üzerinde tutun. Böylece cilt üzerindeki gözenekler açılacak ve krem cilde kolay nüfuz edebilir.Göz makyajı temizliğiGöz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.Kırılmayan tırnaklarTırnaklarınızın daha sert olmasını istiyorsanız ılık suyun içine zeytin yağı ve limon suyu ekleyerek ellerinizi bir süre içinde bekletin. Tırnaklarınız olduğundan daha sert olur.Mat dudaklar içinMat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.Farların kullanımıEğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.Ellere süt banyosuManikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.Buzlu dudak kremiEğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.Susuz ciltler içinVücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.Diş sağlığıDiş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.__________________

belma
23.10.2007, 11:08
gözlüge göre makyaj yapmak


Bir gözlük yüze gizemli, baştan çıkarıcı ya da entelektüel bir görünüm kazandırabilir. Tabii, yapılan makyajın mükemmel olması şartıyla. Yoksa küçük hataların ortaya çıkması mümkün. Kalın çerçeveli gözlüklerde gözler daha az vurgulanmalı. Eğer çerçevesiz gözlük kullanıyorsanız o zaman güçlü bir makyaj yüzünüzü ortaya çıkaracaktır. Göz kapaklarınızdaki gölgeleri her zaman gizlemeniz de gözlüklerinizin sizi ekstradan ‘çerçevelemesini’ önler.Sürekli gözlük kullanıyor iseniz es geçmemeniz gereken önemli bir nokta da kaşlarınızın düzenli olarak alınmış olmasıdır. Böylelikle bakışlarınız daha etkili olur. Maskaralardan kaçınmalısınız. İçindeki lifler kirpiklerin kırılmalarına yol açabilir.Uzak gözlüğü kullananlara Makyajda gözlerinizi küçük gösterecek şekilde yeşil ya da vişne tonları gibi koyu, mat renkleri tercih etmelisiniz. Koyu farları tüm gözkapağında dağıtın hatta bırakın renk kaşlarınızın altına kadar gelsin. Güçlü koyu tonlarda bir göz kalemi ve eye liner’la gözlerinizi iyice belirginleştirin.Açık tonlardaki aydınlatıcı renkleri ise hemen kaşlarınızın altına sürün. Kirpiklerinize çok fazla maskara sürmeyin ama maskara fırçasıyla kirpiklerinizi itinayla tek tek ayırın.Yakın gözlüğü kullananlara Makyaj sırasında tercihinizi pastel tonlardan yana yapın. Çünkü gözlük camları gözlerinizi küçük göstereceğinden, koyu renkler de bu olumsuz etkiyi güçlendirir. Açık tonlar gözlerin daha büyük görünmelerini sağlar. Baz olarak göz kapaklarına fildişi ya da pembe tonları kullanabilirsiniz. Eğer yüzünüzün çok olgun olduğunu düşünüyorsanız o zaman abartıya kaçmadan far olarak mor ya da antrasit renkleri gözlere derinlik katacaktır.Eye liner ya da toz farla gözlerinizi çerçeveleyin ve belirgin olan çizgileri bir fırça yardımıyla hafifçe dağıtın. Bakışlarınızı açmak için de ya da üst kirpiklerinize maskara kullanın, gözlerinizin içini ise beyaz kalemle belirginleştirin.Yüz şekline göre çerçeveKare: Biraz kavisli çerçevelerUzun: Yüzün merkezini kaplayacak çerçevelerYuvarlak: Düz ya da açılı hatları olan çerçevelerÜçgen: İnce kenarlı ve düşey çizgileri olan çerçevelerOval: Yüzün büyüklüğüne oranlı çerçevelerGözlükte trend renklerKoyu renk gözlere sahipseniz turuncu, mor ve sarı tonlarda çerçeveli gözlükler ilk tercihiniz olsun. Özellikle geniş çerçeveli modeller bakışlara derinlik kazandırıyor. Gözleriniz küçük ise üzülmeyin çünkü onları daha iri gösterecek pembe ve mor tonlardaki gözlükler, gözlerin çevresini tamamen kaplayarak daha iri görünmelerini sağlıyor, açık renk camları ise makyajınızı ortaya çıkarıyor. Büyük çerçeveli ve kemik gözlükler iri gözlerde bakışları saklamak yerine belirginleştiriyor. Pembe, yeşil, mavi, sarı gibi gökkuşağı renkleri gözlere anlam katıyor.
__________________

belma
06.11.2007, 14:06

Saçınız Şekil almıyor muBir çok kadın saçlarını şekillendiremediğinden yakınır. Oysa yöntemini bildikten sonra saçınıza şekil vermek çok kolay...Saçlarınızın kolay şekil alması için...Saçınıza seksi bir dolgunluk kazandırmak için, kuruturken yuvarlak fön fırçanızı dik bir şeklide iki parmak kalınlığında saçınıza dolayın ve fön çekin.Kuaförünüzden saç uçlarınızı incelterek kesmesini isteyin.Saçınızı düz veya hafif dalgalı bir biçime sokmak için kuruturken fırça kullanmayın ki doğal bir görünüm kazansın.Mükemmel bir röfleye sahip olmak için kuaförünüze aynı renk grubunun değişik tonlarını kullanmasını söyleyin. Böylece saçlarınız derinlik kazanır.Saçınızı forma sokmanın en kolay yolu saçınız nemliyken silikon içeren bir serum uygulamaktır.Mükemmel bir at kuyruğu yapmak için saçı toplamadan önce saç diplerine sprey sıkmalısınız.Kuru olan saça şekil vermek için saçınızı öne atıp, saç diplerine sprey sıkın. Böylece saçlarınızı geri attığınız zaman hoş bir form oluştuğunu göreceksiniz.Saçınızdaki düzgün olmayan dalgaları daha düzgün bir forma getirmek için nemli olan saçınıza düzleştirici serum uygulayın. Daha sonra, bir parmak genişliğinde birer tutam saçı dolayıp kendiliğinden kurumaya bırakın, son olarak bukleleri yumuşak bir şekilde elinizle ayırın.Eğer saçınızı yukarıdan topluyorsanız kuaförünüze saçınıza yapacağı röfleleri saçınızın alt kısmına uygulamasını söyleyin. Bu şekilde at kuyruğunuz bir ışıltı kazanacaktır.Saçlarınıza seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız bir parça jöleyi iki avucunuza alıp, parmaklarınız tarak görevi görecek şekilde yukarıdan aşağıya doğru tarayın.Saçlarınızı kuruturken dipten dışa doğru ters bir şekilde taradığınız takdirde saçlarınız daha dolgun bir görünüm kazanacaktır.Gece çıkmadan önce saçınıza parlaklık kazandırmak için bir allık fırçası yardımıyla far veya allığınızı saçınıza sürün.Saçlarınızı yıkarken şampuanı sadece diplere, kremi ise uçlara sürün, bu saçınızın kurumasını engelleyecektir. mystical2008-07-07 15:15:14

belma
06.11.2007, 14:10

"Birisi yanından uzaklaştığında, hatta yaşamından gittiğinde, ardında bırakabileceği en önemli iz...”ilk parfümün nasıl Günümeze kadar geldiğini,hikayesini merak edenler için...Pek çok maddenin bileşiminden oluşan parfüm ilk kez, koku vermek amacıyla reçinelerin yakılmasıyla elde edilmiş. Sonraları giderek gelişen parfümcülük, Avrupalılar’ın güzel koku tutkularını tatmin etmek maksadıyla, denizcilerin, Doğu’dan baharat, gül yağı, misk, safran, nergis macunu, sandal ağacı esansları getirmeleriyle doruğa tırmanmış.İlginç notlar…İngiltere’de 1770 yılında çıkarılan kanuna göre, kadınların erkekleri parfüm kullanarak baştan çıkarmaları ve evliliğe razı etmeleri yasaklanmış.Roma’yı yakarak tarihe geçen İmparator Neron’un, bir koku tutkunu olduğu ve bu yüzden buhardanlıkta tütsü yaktırdığı da tarihten günümüze ulaşan bilgiler arasında.Eski Yunan’da ise, birisi öldüğünde, içinde kokulu yağlar bulunan kulplu, ince, uzun, seramik kaplarla birlikte gömülürmüş.Kokular nasıl elde ediliyor?Bugün, pek çok koku karıştırılarak parfüm elde ediliyor. Özellikle Orta Asya’da yaşayan ‘boynuzsuz erkek misk ceylanı’nın üreme bezlerinden elde edilen misk kokusu, asırlardır cazibesini yitirmedi.Amber kokusu ise balinalardan elde ediliyor. Hint ve Japon denizlerinde yaşayan, balinagillerden kaşalot balığı hastalanınca, midesinde sıvı bir kitle oluşuyor. Bu kitle, suya salgılanıyor. Su ile temas edince de, gri renkli yassı maddelere dönüşüyor. İşte bu maddelerden, amber kokusu elde ediliyor.Civit için, misk kedilerinin salgı bezlerinden elde edilen kokulardan, kastoryum içinde Kanada’da yaşayan kunduzların salgı bezleriyle ulaşan kokulardan faydalanılıyor.Bitkisel kokular ise, bitkilerin bazı yerlerinden sıkma, damıtma, çözünme, terletme gibi yöntemlerle elde ediliyor. En önemli bitkisel kokulardan meşe yosunu, Fas’ta yetişiyor. Pek çok parfümün esas kokusu olan yaseminin en başdöndürücüsünün ise Hindistan’da yetiştirildiği söyleniyor. Isparta gülü de, son yıllarda parfümcülerin ilgisini çekiyor.Özellikle erkek kokularında kullanılan ıtır, Reunion Adası’ndan; iris-süsen çiçeği, İtalya’dan temin ediliyor. İtalya’nın ayrıca bergamutu ve Sicilya limonu da, hafif kokularda kullanılmak üzere toplanıyor. İnsanın içini gıdıklayan vanilya kokusunun kökeni ise, Madagaskar…Bunların yanı sıra, taşkömürü ve petrol gibi fosil yakıtların damıtılmasından elde edilen yapay kokular da var.Parfümlerin kokuları kadar, şişeleri de dikkat çekiyor.En eski parfüm şişesi, İ.Ö. 1000 yılından kalma… Eski Mısırlılar, camı icat ettiklerinde çok sayıda parfüm şişesi yapmışlar. Parfüm kullanma modasının Eski Yunan’a geçmesi ile, pişmiş toprak ya da camdan, sandaletli ayak, kuş, hayvan ya da insan başı şekillerinde parfüm şişeleri yapılmış. Venedik’te gelişen cam işçiliğinden sonra, özellikle 18. yy’da altın, gümüş, bakır, cam, porselen gibi çeşitli malzemelerden şişeler üretilmiş. 19. yüzyılın sonlarına değin İngiltere’de genellikle altın ve gümüşten küçük kaplar hazırlanmış.mystical2007-11-06 16:51:13

mystical
08.11.2007, 16:02
Daha once yazilmis konularimizi bu baslik altinda toplayarak Guzellik ve Bakim Onerileri Arsivi olusturuyoruz.

manolya80
09.11.2007, 02:53
teşekkürler mystical çk iyi olmuş ellerinize sağlıkk

manolya80
13.11.2007, 12:56
BURSA (İHA) - Uzmanlar, kış mevsimiyle birlikte soğuk ve kirli havaya karşı cildin korunmasını öneriyor. Güneş dışında, hava kirliliği, dengesiz beslenme, yetersiz su tüketimi, alkol, sigara ve stresin cildi etkilediğini belirten Güzellik Uzmanı Dr. Özlem Şafak, cildin korunmaması nedeniyle, erken yaşlarda kırışıklık ve sarkma ortaya çıktığını ifade etti.İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Dr. Özlem Şafak, son yıllarda ozon tabakasında meydana gelen hasardan dolayı güneşin zararlı etkilerine daha çok maruz kaldığımızı söyledi. Şafak, böylece cildin daha çabuk lekelendiğini, daha mat ve soluk göründüğünü, daha erken yaşlarda kırışıklıkların ortaya çıkarak sarkmaların belirdiğini kaydetti.Güneş dışında cildi etkileyen diğer faktörlerin ise hava kirliliği, dengesiz beslenme, yetersiz su tüketimi, alkol, sigara alışkanlığı, aşırı stres, uykusuzluk, genetik faktörler gibi olumsuzluklar olduğunun altını çizen Şafak, bu sebeple artık cilde gösterilen özenin artması gerektiğini anlattı. Şafak, "Eskiden sadece temizlik ve nemlendirici ile yapılan günlük bakımlar yeterli olurken artık güzellik uzmanları tarafından düzenli olarak 4-6 haftada bir yapılan, cildinizin yapısına uygun ve ihtiyacınıkarşılayacak profesyonel bakımlar gerekiyor" dedi.Ciltte oluşan mat görüntü, lekeler, kırışıklıklar ve sarkmalar için öncelikle ilgili hekim tarafından yapılan muayene yapılması gerektiğine dikkat çeken Şafak, böylece hastanın cilt analizinin doktor kontrolünde yapılacağını ve problemin saptanacağını belirtti. Şafak, "Daha sonra bu problemlere yönelik tedavilere karar verilir. Bu konuda birçok tedavi yöntemi vardır. Birkaçını sıralamak gerekirse cilde ve probleme uygun dermatokozmetik kremler, oksiterapi yöntemi, mesolifting, botoks, kimyasal peeling,IPL, lazer tedavileri ve LED ışığı teknolojisi uygulanabilecek tedavi yöntemleri arasındadır" şeklinde konuştu.Şafak daha iyi bir cilt için yapılması gerekenleri de şöyle açıkladı:"Cildinizi uygun temizleyicilerle her gün mutlaka temizleyin. Cildinizin yapısına uygun nemlendiricileri asla ihmal etmeyin ve yaz ve kış mevsimi diye ayırt etmeden mutlaka güneş koruyucu kullanın. Günde en az 1.5-2 litre su için. Sigara ve alkolden uzak durun. Beslenmenizde C, E ve beta karoten gibi antioksidan içeriği yüksek vitaminler içeren sebze meyvelere ağırlık verin. Hafta da en az 2 öğün balık tüketmeye çalışın. Tüketemiyorsanız Omega-3 kullanın. Soya, içindeki östrojen benzeri maddelerle cildin genç kalmasına yardımcı olur, bol bol soya fasulyesi tüketin. Şarküteri ve konservelerden uzak durun. Yiyecekleri, mevsiminde ve taze olarak tüketin. Bilinçsiz ilaç kullanmayın. Günde en az 8 saat uyuyun. Başarabildiğiniz kadar stresten uzak durun...

manolya80
13.11.2007, 13:01

Muhteşem Bir Cilde Sahip Olmak İçin 6 Adım1.Adım: Cildi TemizlemekHafif kremsi sıvı temizleyici ile yüzünüzü temizleyin. Lia ' El sabunları sadece cildi kurutmaz aynı zamanda da hijyenik değildir.'der.'El sabunları ile elinizdeki kirler yüzünüze bulaşır. Sıvı temizleyicinizi bir parça pamuğun üzerine koyun ve ardından cildinize uygulayın.'(Ellerinizin yeteri kadar temiz olmadığını söyler.)Yüzünüzü ılık suyla yıkadığınızdan emin olun çünkü sıcak su cildinizi kızdırabilir ve kılcal damarlarınızı tutuşturabilir..
2.Adım: Cildi ToniklemekEskiden tonik bulmak gerçekten zordu. Fakat artık marketlerde cildi dengelemek için hafif ve formülleştirilmiş çok sayıda tonik bulmak mümkündür. Schorr, tamamen duruladıktan sonra yüzünüze ve ensenize hafif bir tonik kullanmanızı tavsiye eder. Bu, temizleyiciden arta kalan kalıntıları temizler ve cildin PH dengesinin düzenler. Böylelikle cilt, yüzeyinde ve altında bulunan yağları saklamaz. Yağlı ve karışık ciltler için daha sert tonikleri kullanabilirsiniz. Yağlı ciltler için fındık gibi bileşenleri olan tonikleri araştırın. Yağlı ciltleri kuruttukları doğrudur..
3.Adım: Pul Pul Ölü Deriyi DökmekYavaşça cildi pul pul dökmenin amacı, çirkin bir görüntüye sebep olan ölü deri oluşumunu temizlemektir. Ayrıca, cilt yüzeyinizin pürüzsüz görünmesini istiyorsanız, tedavi ürününüz daha hızlı bir şekilde emilmemelidir. Schorr, çok sert deri dökücüler kullanmamanızı söylüyor. Çok iyi olan aşındırıcıları araştırın. Yer fıstığı kabuğu veya kayısı çekirdeği içeren ovmalar cilde zarar verebilir çünkü kenarları yamuktur ve mikroskobik yırtıklara sebep olabilirler. Yüzünüze asla banyo lifi veya sert bezler kullanmayın. Yüzünüz yer değildir, bu yüzden asla yüzünüzü yer gibi ovalamayın. Pul pul deriyi dökme işlemi sağlıklı yeni bir cilde sahip olma işlemiyle sonuçlanacaktır..
4.Adım: Buhar Banyosu YapmakDerinlemesine temizlik rituelinin bir parçası olarak, haftada bir defa 5 il 10 dakika boyunca yüzünüze buhar banyosu yapın. Bir kaba avuç dolusu papatya koyun ve ateşe bırakın.Buhar sizi yakmayacak kadar soğuduğu zaman başınızın üzerine çadır gibi havluyu koyun ve yüzünüze buharı tutun.Fakat cezp edici olsa da, buhar banyosundan sora yüzünüzdeki lekeleri sıkmayın..
5.Adım: Cildinizi CanlandırmakYüz Bakımı maskeleri, cildi canlandırmak ve sıkılaştırmak için kullanılır. Yağlı ciltler için içerisinde çamur bulunan maskeler çok iyidir. Hidratlanmış koloit maskeler ve krem maskeler, kuru ve hassas cilt tipine sahip kişiler tarafından kullanılır. Karışık cilt tipine sahip bir kişiyseniz alnınızın, burnunuzun, çenenizin ve yanaklarınızın merkezi olan T bölgenizin üzerine çamur maskesi uygulayın. Evde gerçek bir spa tecrübesi için, gül suyunun içerisine iki parça pamuğu batırın ve maske kururken göz kapaklarınızın üzerine uygulayın. Schorr, maskeye karşı herhangi bir alerjik reaksiyonunuz olup olmadığından emin olmak için 'yama testi' yapmanızı tavsiye ediyor..
6.Adım: NemlendirmeDüzenli olarak cildinizi nemlendirme, cildinizin genç ve sağlıklı görüntüsünü sürdürmesi için çok önemlidir. Günlük nemlendiricilerin kullanılmasının diğer önemli nedeni ise; nemlendiricinin, cildi güneşin zararlı ışınlarından korumasıdır. Nemlendiriciler, en iyi sonucu almak için her sabah ve her akşam kullanılmalıdır (Hatta yağlı ciltlerin bile nemlendiriciyle bir bakıma ihtiyacı vardır. Cilt sıkıldığında yağ çıkarmayan ve gözenekleri tıkamayan bir nemlendirici seçtiğinizden emin olun.). Anti-aging veya anti-kırışıklık kremleri gibi cildi iyileştiren tedavileri uygulamak için en uygun zaman gecedir. Gün boyunca, en azından 15 spf içeren nemlendirici kullandığınızdan emin olun...mystical2008-07-07 15:16:39

bebegimm
16.11.2007, 10:40
Hamilelikte Bakım Ve GüzellikHamilelik süresince ter bezleri normalden fazla çalıştığı için her gün duş almanızda yarar var! Elbette bazı noktaları göz ardı etmeden…DUŞ ALIRKEN* Banyo yaparken suyun ılık olmasına dikkat edin! Fazla sıcaklık zararlı olabilir.* Banyoda kaldığınız süreyi 15 dakikadan uzun tutmayın!* Banyonun camını hafifçe açarak, içeriye temiz hava girmesine özen gösterin!* Güvenlik nedeniyle banyo kapısını kesinlikle kilitlemeyin!* Dengenizin bozulması ihtimaline karşı küvetin içine mutlaka kaymayı önleyici paspas serin!* Cildinizin alerjik reaksiyon gösterebileceğini düşünerek natürel sabun kullanın! Hatta saçınızı bile doğal zeytinyağlı sabunla yıkayabilirsiniz.* Duş sonrası, çatlakları engellemek için karın ve göğüs bölgenize bebe yağı sürün! mystical2007-11-16 17:16:08

gizmo
19.11.2007, 16:53






Kalıcı Makyaj

Kalıcı makyaj veya güzellik uzmanlarının değimişye 'mikro-pigment uygulaması' mikro, steril ve tek kullanımlık bir iğneyle doğal ve mineral renklerin deri yüzeyinin hemen altına aşılanması olarak açıklanıyor. Ante alerjik boyalar özellikle yüz ve vücut kullanımı için tasarlanmış olup, katkı ve koku maddesi içermiyor. Daha çok kozmetik-dövme sayılabilecek bu işlem sayesinde kaş, göz çizgisi veya dudaklarda doğal cilt rengine uyumlu makyaj uygulanıyor. Bu sayede cillteki bazı ufak kusurlar kapatılabilir veya anatomik bozukluklar giderilebiliyor. Böylece kişi daha bakımlı ve genç bir görünüm kazanılabilir.50'ye yakın renk 11 tip kaş varİstanbul Şaşkınbakkal'daki Keyif Güzellik Merkezi'nin kurucusu Şehnaz Kargı Almanya'da kalıcı makyaj üzerine eğitim almış. Şehnaz Kargı, yedi yıldır kendi güzellik merkezinde kadınlara kalıcı makyaj uyguluyor. Kargı, 'Kaş, yüz ifadesini değiştiren en önemli bölge. Kaş dolgun olursa daha genç gösteriyor. Eski yıllarda modaya uyarak kadınlar kaşlarını çok inceltmiş. Bu inceltme zamanla kaşların eski hacminde çıkmamasına neden oluyor' diyor. Şehnaz Kargı, 11 kaş şekli olduğunu söylüyor. Merkezde önce yüze şekline göre kaş çiziliyor. Daha sonra kirpik ekimi ve eye liner uygulaması yapılıyor. Böylece gözler kendinden sürmeli gibi görünüyor. Kalıcı makyajın son adımında dudaklar var. Dudakların hem içi dolduruluyor hem de kontürleniyor. Renk olarak kırmızı veya pembe gibi naturel renkler seçiliyor. Kargı, boyaların, Amerika'dan ithal edildiğini ve tamamen bitki köklerinden oluşuğunu açıklıyor. Ürünler hipo-alerjik. Kalıcı makyajda 50'ye yakın renk bulunuyor. Kimyasal olmadığı için dört yıl kalıyor. Uygulama iki seansta gerçekleşiyor. İkinci seans ilkinden 21 gün sonra tekrarlanıyor. Merkez bu ay kalıcı makyajda yüzde 50 indirim fırsatı sunuyor. Komple yüz kalıcı makyaj 285 YTL sadece dudak ise 85 YTL.
 
Bir buçuk saat sürüyorİstanbul Etiler'deki Aqua Power'da eğitimini Almanya'daki tamamlayan Ünzile Erkul ve İspanya'da kalıcı makyaj üzerine master yapan Berna Gürbak, yöntemi uyguluyor. Erkul, merkezde sekiz yıldır kalıcı makyaj uygulandığını söylüyor. Ünzile Erkul 'Su bazlı ve bitkisel içerikli pigmentler kullanıyoruz. Kaş, göz ve dudak bölgelerinde kalıcı makyaj yapıyoruz. Ön çalışma bir buçuk saat sürüyor. Burada rengi ve şekli belirleyip sabitliyoruz' diyor. Aqua Power'da önce kişiye alerjik testler yapılıyor. Kalıcı makyaj tek seansta tamamlanıyor. Seans bir buçuk saat sürüyor ve 3-5 yıl kalıcılığını koruyor. Kaş 350 dolar, göz 300-500 dolar, dudak ise 400 dolar.
 
saçlar dolgunlaştırılıyorLeyla İnanır Güzellik Merkezi'nde kalıcı makyaj kaş, dudak, göz ve saç dibine uygulanıyor. Dudak hem çerceve yapılıyor hem de tamamen dolgu halinde içi dolduruluyor. Saç diplerine yapılan kalıcı makyaj metodu ise saçında seyreklik olanlara o bölgelerde renk koyulaşma şeklinde uygulanıyor. Uygulama bir buçuk saat sürüyor ve 20-25 gün sonra rötuş yapılıyor. Kalıcı makyajın kalıcılığı uygulanan bölgeye ve renge göre değişiyor koyu renkler daha uzun süre kalabiliyor. Ortalama iki-üç yıl kalıyor. İşlem sırasında su bazlı boyalar kullanılıyor. Kişiye özel iğne uçları kullanılıyor. Merkeden aldığımız bilgiye göre, saçların fiyatı ihtiyaca göre değişiyor. Kaş 200 Euro, göz 300 Euro, dudak çevresi 400 Euro ve dudak içi 500 Euro'ya kalıcı makyajla tanışıyor.Yöntem kimlere uygulanıyor?Kalıcı makyaj parlak ve yüzeysel görünen normal makyaja oranla daha doğal görünüyor. Bunun yanı sıra makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı için, kişi hem zamandan hem de bütçeden tasarruf sağlıyor. Kalıcı herkese uygulanabiliyor. Uzmanlar ise kalıcı makyaj yaptıran müşteri grubuna çalışan kadınların hakim olduğunu söylüyor. Seyrek, çok açık renk ya da yarım kaşları olanlar, hassas gözleri yüzünden maskara kullanamayanlar, seyrek kirpikleri şikayetçi olanlar, lens kullananlar, kozmetik ürünlerine alerjisi olan kadınlar, artrit hastaları, stresli veya ağır işlerde çalışanlar, atletler, sporcular, profesyonel hayatta sürekli iyi görünmek zorunda olanlar kalıcı makyaja en çok rağbet edenler arasında bulunuyor. Yöntem, yüzde estetik açıdan simetri yaratmak isteyenler ve dağılmayan makyajın avantajını kullanmayı amaçlayan kadınlar için de ideal.Rengarenk kirpiklerLeyla İnanır Güzellik Merkezi'nde Alman Colorist kozmetik firması ürünleriyle gerçekleştirilen protez tırnak uygulaması için uzun süre test yapılmış. Doğal kıldan oluşan, suya dayanıklı ve bir ay boyunca rahatlıkla kullanabilen, rengarenk ekme kirpikler özel günlerinizde farklı görünmeyi sağlıyor. Leyla İnanır Güzellik Merkezi'nde ayrıca seksi ve parlak gülüşlere sahip olmak isteyenler, beş dakikalık bir operasyonla diş kristallerine sahip olabiliyor.

mystical2007-11-19 18:39:55

gizmo
19.11.2007, 16:56

Bakımlı ve güçlü tırnaklar
Kadınların güzelliği ve bakımı için sadece yüzünü temizlemesi, nemlendirmesi ve kusursuz bir makyaj yapması yetmez. En az onlar kadar önemli bir diğer unsur da güçlü ve bakımlı tırnaklara sahip olmaktır. Çünkü hiçbir kadın çatlamış, ojelerinin bir kısmı çıkmış ve boyları birbirinden farklı tırnaklara sahip olmayı istemez. Bunun için illa ki bir güzellik salonuna gitmeniz de gerekmez. Evinizde kendi manikürünüzü yaparak yıpranan ve kırılan tırnaklarınızı istediğiniz şekle sokabilirsiniz. Kısa, uzun, küt ya da oval… Seçimi size kalmış… İşte size adım adım tırnak bakımı: 1. Adım: İşe öncelikle eski ojenizi çıkararak başlayın. Bu arada kullandığınız asetonun nemlendirici özelliği olmasına da dikkat edin. Böylece tırnaklarınızı de beslemiş olursunuz. Ve insanlara itici görünmemek için hiçbir zaman yarısı çıkmış ojeli tırnaklarla dolaşmayın. 2. Adım: Tırnaklarınızı istediğiniz uzunlukta kesin. Ancak çok fazla dipten kesmemeye dikkat edin. Eğer tırnağınızı fazla derinden keserseniz, tırnak batması gibi sorunlar yaşayabilirsiniz. Bu arada tırnaklarınızın hepsinin aynı uzunlukta olmasına da özen göstermelisiniz. Çünkü uzun tırnaklar arasında birinin kısa olması göze hiç de hoş görünmeyecektir. 3. Adım: Evet sıra geldi törpülemeye… Tırnağınızı ne kadar iyi ve doğru şekilde törpülerseniz o kadar dayanıklı ve sağlıklı olur. Tırnaklarınızı sadece tek bir yönde törpüleyin; ileri ve geri törpülemek tırnaklarınızı daha güçsüzleştireceğinden kırılmalara ve çatlamalara yol açacaktır. 4. Adım: Törpüleme işleminden sonra tırnak etlerinizi yumuşatmak için ellerinizi ılık ve kremli bir suda 3 dakika kadar bekletin. Daha sonra da yumuşayan etleri bir makas yardımıyla fazla derine inmeden dikkatlice kesin. Eğer bununla uğraşmak istemiyorsanız iyice yumuşadıktan sonra etlerinizi tırnak diplerine doğru itebilirsiniz. 5. Adım: Sıra geldi şekil verdiğiniz tırnaklarınıza oje sürerek bakımınızı tamamlamaya… Unutmayın ki ojesiz tırnaklar korunmasızdır bu yüzden koyu renkleri sevmeseniz de en azından bir kat cila sürmeyi ihmal etmeyin. Süreceğiniz ojenin rengini zevkinize ya da giydiğiniz kıyafete göre seçebilirsiniz. Bu konuda oldukça fazla seçeneğiniz bulunuyor; kırmızı, pembe, beyaz, bordo, mavi, mor, kahverengi…. Bunun yanısıra ojenizin üstüne değişik desenler yaparak tırnaklarınızı süsleyebilirsiniz. Ojeniz tamamen kurumadan elinizi bir yere sürmeyin. Yoksa ojenizi bozabilirsiniz. Bu arada kozmetik dünyası bu soruna da çabuk kuruyan ojeleri piyasaya sürerek çözüm getirdi. Dilerseniz onları kullanabilirsiniz. Son olarak; Ev işi yaparken eldiven kullanmayı alışkanlık haline getirin. Bu tırnaklarınıza yaptığınız bakımın daha uzun süre bozulmadan kalmasını sağlayacaktır. Ayrıca tırnaklarınızı nemlendirici kremlerle güçlendirmeyi de ihmal etmeyin. Böylece kolay kırılmalarını engelleyebilir, sağlıklı tırnaklara sahip olabilirsiniz. Tırnakların sararması güzel görünümün önündeki en büyük engellerden biridir. Ancak bunu da yenmenin basit ve ucuz bir yolu var; 1 adet limon... Tırnaklarınızı birkaç dakika limonla ovarak sararmalarını önleyebilir ve daha parlak tırnaklara kavuşabilirsiniz. mystical2007-11-19 18:39:21

gizmo
19.11.2007, 16:58


Göğüs Bakımı
Günümüzün kadını güzel olmaya mecburdur. Her insanın az da olsa kusuru vardır, fakat istendikten sonra bunlar en aza indirilebilir , düzeltilebilir. Vücudu güzel olan insanın kendine güveni artar, morali ve sağlıgı iyi olur. Doğum , menapoz, yaşlılık ve hastalıklar nedeni ile kadınların göğüs, bel, karın, ve yüzü gibi bazı bölgeleri şeklini kaybeder. Bilinçli yapılan egzersiz ve bakımlar ile bunlar giderilebilir. GÖĞÜS BAKIMI Dolgun düzgün göğüsler bayanların zarif, genç ve çekici görünmesinde çok etkilidir. Bütün bayanlar göğüslerinin güzelliğini ve sağlığını korumalıdırlar. Genç kızlarda göğüslerin büyümesi regl devresinde başlar ve 3-4 ay içerisinde normal büyüklüğüne ulaşır. Sütyen seçimi göğüslerin şekline göre seçilmelidir. GÖĞÜS VE DEKOLTE Göğüslerin en iyi dostu soğuk su. Çünkü dokuları uyarıyor, deriyi sıkılaştırıyor. Ilık bir duştan sonra boyundan göğüs uçlarına doğru soğuk su eşliğinde yumuşak hareketlerle masaj yapabilirsiniz.Bu bölgenin gergin durması için kozmatiklerden de yardım alabilirsiniz.Göğüslerin formunu korumak için doğru sütyen seçimi çok önemlidir.Yanlış seçilen bir sütyen kan dolaşımını engeller. DEKOLTE BAKIMI Vücudun en hassas bölgesi olan dekoltenizin kusursuz olması için 10 ipucu. 1.Güneşe çıkmadan önce koruyucu ürünler kullanın. 2.Göğsünüzde küçük sivilceler oluşmuşsa,o bölgeye bakım maskesi uygulayın. 3.Göğüs bölgesini sık sık nemlendirmeyi ihmal etmeyin. 4.Sütyen alırken sıkı olmamasına ve alttan destekli olanları tercih edin. 5.Önce sıcak sonra soğuk duş alın. 6.Sert peeling uygulamalarından kaçının. 7.Hassas bir cilde sahipseniz yeşil çay içeren ürünler kullanın. 8.Yastıksız ya da ince bir yastıkla uyuyun. 9.Sandalyeye sırtınızı dayayarak dik oturun. 10.Bu bölgede ince kılcal damarlar beliriyora,sert masajlar yapmaktan kaçınınmystical2007-11-19 18:38:02

gizmo
19.11.2007, 17:20

Bedenininz kış şartlarından olumsuz etkileniyor diye üzülüyor musunuz? Unutmayın, her derdin çaresi var! İşte kış güzelliği için bazı öneriler…Dudaklarınız sürekli kuruyorsa
Her şeyden önce dudaklarınızı yalamaktan vazgeçin. Böyle bir huyunuz varsa ne kadar tedbir alsanız da dudaklarınızın kuruması kaçınılmaz olacaktır. Ara sıra dudak koruyucu sürmenin yeterli olmadığını unutmayın. Düzenli bir şekilde kullanın.
Nemlendirici kullanıyor musunuz?
Cildiniz çok kuru ise nemlendirici losyon yerine krem kullanmanızda yarar var. Kremlerin içinde bulunan zengin yağ bileşimlerinin kuru olmayan ciltlere ağır geldiği biliniyor. Ancak, özellikle kış mevsiminde kuru olan ciltleri rahatlatıyor.
Dirsekleriniz neden kirli gibi görünüyor?
Cildin bu bölgelerinin deri yapısı oldukça kalın. Ölü deri hücreleri bu bölgelerde grimsi bir tabaka oluşturuyor. Banyo sırasında bir bezle veya kese ile o bölgeleri ovuşturarak temizleyin. Böylece ölü hücrelerden cildinizi arındırın.
Sabun cildinizi kurutuyorsa
Eğer kışın cildiniz kuruyor ve kaşınıyorsa daha hafif, nemlendirici içeren, yağ benzeri maddeler ve vitamin katkılı bir ürün kullanmak çok daha faydalı olabilir. Cilt nemlendiricilerinden en fazla yararı elde edebilmek için, bu ürünleri banyodan hemen sonra, henüz cildimiz ıslakken kullanmalıyız. Böylece cildimiz üzerinde kalan su damlacıkları bu krem tabaka tarafından tutularak, buharlaşmaları önlenir. Daha sonra bu suyu emen cilt, uzun süre nemliliğini korur.
Kışın cilt bakımı nasıl olmalı?
Cilt kuruması sadece kişiye rahatsızlık vermekle kalmaz aynı zamanda enfeksiyonlara da zemin hazırlar. Karlı bölgelerde, güneş ışığının yüzde 80’inden fazlası yansıdığı için ultraviyole radyasyon hasarı nedeniyle, 15 ve daha üzeri koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. Her 2 saatte bir bu kremler yeniden sürülmelidir. Dudakları korumak için de yine en az 15 faktörlü kremler kullanılmalıdır. Kış aylarında yaşam mekanlarının nemini artırmak için, nemlendirici cihazlar da çok faydalı olabilmektedir. Kurumuş cilt bölgelerine sıvı vaselin gibi güçlü nem tutucu losyonlar ile bakım uygulanmalıdır.mystical2007-11-19 18:37:14

gizmo
19.11.2007, 17:27

 
GÜZELLİK HAKINDA BİLMEDİKLERİMİZ.
• Sabun cildiniz için zararlıdır. Eski sabunlar hayvansal yağlar ve bitkisel yağlar içermektedir. Yeniler ise daha nazi olmak üzere formüle edilmiştir ve cildi kurutmayan nemlendiriciler içermektedirler. Temiz bir cilt, pis bir ciltten çok daha iyidir. • Antiperspirantlar kansere neden olur. Bu ortada dolaşan bir söylentidir. Antiperspirantların göğüs kanserine neden olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. • Bacaklarınızı traş etmek kıllarınızın kalınlaşmasına neden olur. Genetik olarak ispatlanmıştır ki traş etseniz de etmeseniz de kıllarınız artmaktadır. • Çok su içmek cildinizi güzelleştirir.Su içmek vücudumuz için grekli ise de çok su içmek sadece şişmenize neden olur. O yüzden aşırıya kaçmamakta fayda vardır. • Saç kırıkları onarılabilir. Saç kırıklarından kurtulmanın yolu kesmek ve daha sonra bakım yaparak oluşmasını engellemektir. • Kuru cilt kırışıklıklara neden olur. Doğru değildir. Kırışıklıkların çoğu güneş yüzünden oluşur. • Akne ve sivilcelerden cildinizi temizleyerek kurtulabilirsiniz. Kuvvetli bir şekilde cildinizi eksfoliye etmek ciltteki yağ üretimini artttırarak durumu daha da kötüleştirir.




Güneş sivilceleri iyileştirir. Güneş sivilceleri geçici bir süre kurutsa da , sağlıklı hücrelere zarar vermektedir. Bu da güneşe maruz kaldıktan birkaç gün sonra daha fazla sivilce oluşumuna neden olur.• Bulutlu bir günde güneş koruyucusu kullanmanıza gerek yoktur.Güneşin UV ışınları bulutlardan nüfuz edip cildinize zarar verebilir.• Doğal içerikler alerjiye neden olmaz. Doğal ya da kimyasal içerikler , alerjiniz olduğu takdirde cildinizin reaksiyon göstermesine neden olacaktır. • Çukulata ve yağlı yiyecekler sivilceye neden olur. Hiçbir yiyeceğin sivilceye neden olduğu ispatlanmamıştır. • Yüzünüzdeki gözeneklerinizi küçültebilirsiniz. Gözenek büyüklüğünüz genetik olarak belirlenir. Gözenekler, bakteriler ve ölü hücreler tarafından daha büyük görünebilir. Retin-A ve AHA, bu maddeleri yok etmeye yöneliktir ve gözeneklerinizin gerçek büyüklüğüne kavuşmasını sağlar.

• Şampuanı saçlarınıza dirkt uygularsanız saçlar mat görünür.
Şaçınıza uyguladıgınız şampuanı direk olarak kullanmak saçlara zarar verir. Şampuanı elinize döküp bir miktar su ile sulandırın.Bu hem saç diplerinizin kepeklenmesini azaltır.Ayrıca Saçlarınızı yıkamadan önce fırcalayın.

 
 


mystical2007-11-19 18:30:57

gizmo
19.11.2007, 17:32
SELÜLİT BANYO REÇETELERİ
Selülit banyosu için birkaç reçete: - Deniz tuzuyla banyo. Banyo suyuna karıştırılmış deniz tuzuyla haftada 1 kez 15 dakika banyo yapın.  - Gül yapraklarıyla banyo. Gül yapraklarını toplayıp banyo suyuna ekleyin. Cildiniz yumuşak bir hal alacak. Bu banyo aynı zamanda rahatlamak için de idealdir. - Deniz yosunu banyosu. Bu banyo toksinleri uzaklaştır, kirleri temizler, cildi ferahlatır. Bu banyo
Deniz Tuzlu Banyo Reçetelerine Devam.
- 1.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10-12 damla bitki yağları karışımı (mandalina, portakal,  greyfurt, ardıç, limon)- 2. reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + yarım limonun suyu
- 3.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + 1 litre papatya ve ısırgan otu çayı
- 4.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + 250 ml süt
- 5.reçete. 1 kg deniz tuzu + 10 damla bitki yağları + 1 litre maden suyu
Banyolardan önce vücudunuzu kirlerden arındırırsanız daha iyi sonuçlar alırsınız. Çok yöntem var hangisi nasıl bir sırayla kullanılmalı derseniz, uzmanlar şöyle bir sıralamayı öneriyorlar: Duş – scrub – banyo – maske – antilelülit jeli veya kremi + masaj – edinebilirseniz gece yatarken giymek için masaj pantolonu. İki günde bir ballı masaj yapın. Beslenmenize dikkat edin. Sabahları soğuk duş alın. Selülitte önemli olan dolaşımın hızlanmasıdır. Kılcal damarlar kan pompalamaya başlayınca bölgedeki dokular canlanır ve kendini yeniler.Uzmanlar, doğal kıllı bir vücut fırçası kullanılarak, selülitin olduğu bölgelerin, cilt kuruyken fırçalanıp uyarılabileceğini de belirterek şunları kaydediyor: Nazikçe fırçalayarak başlayın. Vücudunuz alıştıkça biraz daha güçlü şekilde ovabilirsiniz. Ancak cildi harap etmemeye de özen gösterin.Ünlülerden Birkaç Selülit ReçetesiNüket Duru’dan Selülit Reçetesi. Selülitli bölge 10 dakika kaya tuzuyla ovulur. Sonra ılık suyla yıkanıp mısır unuyla ovulur. Ardından maydanoz tohumu kaynatılıp içilir.
 
 
 Tülin Şahin’in Selülit Reçetesi . Günde 5 meyve yemek, yürüyüş ve su jimnastiği yapmak.Dünyanın en güzel modellerinden olan Naomi Campell, sütün mucizesine inanan ünlülerden. Kusursuz bir fiziğe sahip olan Campell, cildinin güzelliğini süte borçlu olduğunu söylüyor. Ilık süt banyosundan asla vazgeçemediğini söyleyen 33 yaşındaki model selülitlere karşı kahve ile savaşıyor. Vücudunda selülitlerin yerleşmeye müsait olan kısımlarını kahve ile ovan Campbell, aynı zamanda bu bölgeyi üzerine kahve serpiştirdiği folye kağıtları ile kaplıyor. 
Sağlıklı yaşam konusunda yazıları ve çalışmalarıyla tanınan Dr. Ender Saraç’tan selülit masajı yağı reçetesi. Ender Saraç’ın tecrübelerine dayanarak geliştirdiği bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyor. 1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın. Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli). Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın. Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin. En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın. Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.
 
 

gizmo
19.11.2007, 17:34

GÖZ ÇEVRESİ BAKIMI
Göz çevresi ve kirpilerinizdeki makyajı mutlaka temizleyin.
Uyku düzenine dikakt edin.
Dengeli beslenin. Bol meyve ve sebze tüketin.
Günde En az 2 litre su tüketin.Bu vücudunuzun nem kazanmasını sağlar.
Göz altlarında oluşan yağ bezelerini sıkmayın.
Göz çevresi nemlendiricilerinin yağsız olmasına dikkat edin.
Göz temizliği sırasında hijyene dikkat edin.
Sigara içilen ortamlardan uzak durun.



Gözleriniz çok kızarıyor ise ; şekersiz çayı pamuk yardımıyla alıp,gözlerinizde 15 dakkika tutarsanız.Göz kızarıklıklarından kurtulabilirsiniz.Göz altı torbaları için; halka şeklinde kestiğiniz patesi gözlerinize kapatın ve 15 dakkika bekletin.
2 çay fincanı kaynar suya 2 çorba kaşığı fındık yaprağı ekleyip 15 dakika bekletin. Süzüp buzdolabında soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın ve göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. 10 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın.Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.
Göz Altı Şişlikleri ;
Buz sislikler için en iyi uygulamadır. Göz çevresinde 5 dakika kadar buz gezdirin.Koyu Renk Göz Altı Halkaları için;. Toz halindeki boyotu ve süt koyu renk halkaları yok etmeye yardımcı olmaktadır. Boyotunu süt ile karıştırarak macun haline getirin ve gece koyu renk halkaların üstüne uygulayın. Sabah yıkayın ve koyu renk halkaların nasıl iyileştiğini görün.. Rendelenmiş salatalığı dondurun. Dondurulmuş küpleri gözlerinizin üstüne masaj yaparak uygulayın. . Salatalık suyuna ya da patates suyuna pamuğu batırın ve göz çevrenize uygulayın.. Göz altı torbalar için herhangi bir çay poşeti, (bitkisel olursa iyi olur) soğutulur ve gözlerinizin üzerine yerleştirilir ve dinlendirilir.. Göz altındaki mor halkalar için çiğ rendelenmiş patatesi bir beze sarın ve göz kapaklarınıza 15-20 dakika uygulayın. Ilık suyla durulayın.. En iyi göz toniği özel bir bitki olan eyebright(gözotu, frezya otu)’dır. Çayını yapın ya da çay torbalarını kullanın. Tülü ya da pamuğu çayın içine batırın ve uzanırken göz çevrenize kompres olarak uygulayın.




Gözaltı morlukları için:

Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın.
Göz çevresi kırışıklıkları için:
1 kahve fincanı soya yağı, 1 kahve fincanı bademyağı ve yarım kahve fincanı avokado yağını bir kapta karıştırın. Parmak uçlarınızı bu karışıma batırıp göz çevresine masaj yaparak sürün. Bu uygulamayı akşamları yatmadan evvel yapın. Sabahları yüzünüzü yıkayıp kurulayın.
Kirpikleri uzatmak için:
1 bardak suyu kaynatın. 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı ekleyip karıştırın. Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın. Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün. Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.
Kirpikleri gürleştirmek için:
Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.
 

 
mystical2007-11-19 18:30:32

gizmo
19.11.2007, 17:36
AYAK CANLANDIRICI VE BESLEYİCİ ÖNERİLER
Kuruyan, çatlayan ve şişen ayaklarınız için arada bir özel bakımlar yapmak da yerinde olur. İşte size birkaç öneri: Ayaklarınızın sürekli şişmesinden rahatsız oluyorsanız, bitki banyolarından yararlanabilirsiniz. Bunun için, bir litre suda iki avuç papatya ve bir adet limon kabuğunu kaynatıp soğumaya bırakın. Ayaklarınızı bu suyun içinde yarım saat kadar bekletin. Şişlerin indiğini, ayak derinizin canlandığını göreceksiniz. Kuruyan, pul pul ayrılan tırnaklarınız içinse, gliserinden faydalanabilirsiniz. Birkaç damla saf gliserinle eşit miktardaki limon suyunu karıştırın. Bu karışımı her gün tırnaklarınıza sürün. Canlı, parlak ve sağlıklı tırnaklar için bundan daha iyi bir yol olamaz.


Soğuk parafin: İşte sağlıklı ve pürüzsüz ayaklara kavuşmanın başka bir yolu! Yumuşak ve bakımlı ayaklar için uygulanan özel yöntemin adı, soğuk parafin. Öncelikle ayaklara peeling uygulanarak ölü hücre tabakası atılımı sağlanıyor. Daha sonra parafin sürülerek ayak paketleniyor ve 20 dakika bekletiliyor. Açıldıktan sonra krem sürülüyor. Sonrasında pamuk gibi ayaklara sahip oluyorsunuz.
Ayak Çatlak: Daha çok kuru ciltlerin problemi olan çatlaklar, topuk ve ayak tabanında görülür. Ayakları yıkadıktan sonra kurulamamak, yalınayak gezmek, küçük terlik giymek gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.
Her banyodan sonra ponzo taşıyla yumuşak hareketlerle ölü deriyi temizleyin. Çatlak bölgeleri, içeriğinde E vitamini ve jojoba yağı bulunan ayak kremleriyle gün boyu sık sık kremleyin. Çatlaklarınız kaybolana dek, sürekli çorap ve kapalı ayakkabı giyin

Ayak Nasır: Bütün kış ayaklarımız botların, çizmelerin içinde kaldı. Üstelik küçük ve yanlış ayakkabı seçiminden dolayı ayakların bazı yerlerinde sertleşmeler oluşur. Açık ayakkabı ve terlikleri nasırlı ayaklarla giymek de hoş olmaz. Nasır size çok ağrı vermiyorsa pedikür yaptırarak bu sorundan kurtulmanız mümkün. Ancak problem yaratıyorsa siz en iyisi özel nasır bakımları yaptırın. Yazı rahat karşılayın.
Oluşmasını önlemek için: Her banyodan sonra bolca krem sürün. Yumuşak derili ve geniş tabanlı ayakkabılar seçin. Eczanelerde satılan, küçük flaster ve solüsyonlardan yararlanın.
 
 
 

gizmo
19.11.2007, 17:39

SİYAH NOKTALARDAN KURTULMANIN YOLLARI
Cildimizin sebum üretiminin neden olduğu siyah noktalar hepimizin en büyük problemlerinden biridir. Ama gene de onlardan kurtulmak için yapılacak birkaç şey vardır. • Alfa hidroksi asitler siyah noktalara karşı savunmanın en büyük yardımcısıdır. Cildi nazikçe eksfoliye ederek hücrelerin çoğalıp gözenekleri tıkamasını engeller. • Gözenek bantları ile ilgili pekçok karmaşık yorum mevcuttur. Kimi insanlar severken kimi de cildini soymaktan başka işe yaramadığını söylemektedir. Hassas bir cilde sahipseniz kesinlikle bu bantlardan sakınmalısınız.
 
 
• Herhangi bir parfümeriye gidin ve salislik asit içeren bir temizleyici satın alın. Cildinizdeki fazla sebumu yok edecek ve gözeneklerinizin tıkanmasını engelleyecektir. • Çok inatçı siyah noktalar dermatologlar tarafından yok edilir. • Retin-A ise siyah noktaları yok edebilecek diğer bir içeriktir. Hidroksi asitlerden daha güçlüdür ve siyah noktaları yok ederken hücre yenilenmesini de hızlandırır. Böylece hücrelerin gözeneklerinizi tıkama şansı azalır.
• Siyah noktalardan kurtulmak için evde uygulayabileceğiniz pek çok reçete mevcuttur. Limon suyunu badem yağı ve gliserin ile karıştırın. Yüzünüze uygulayın.

mystical2007-11-19 18:29:10

gizmo
20.11.2007, 13:35

PRATİK SAÇ BAKIMLARI...Saçınızı evde hazırlayabileceğiniz kolay karışımlarla sağlıklı, parlak ve canlı olmasını sağlayabilirsiniz. İşte size bitkilerle yaratacağınız mucizeler...
Parlatıcı, yumuşatıcı
Adaçayı: 250 gram adaçayı yaprağını, 1 litre suda 15- 20 dakika kaynatın, soğumaya bırakıp, süzün. Daha sonra yüzde 50"lik alkolle karıştırın. Gün aşırı saç diplerini ıslatıp tarayın.
Saç dökülmesi
Zeytinyağı: Yatmadan önce saçınızı yıkayıp iyice durulayın. Saç diplerine zeytinyağı ile masaj yapın. En az iki hafta yapacağınız bu kür sayesinde saç dipleriniz güçlenecek, saçlarınız parlak ve canlı bir görünüme kavuşacak.
Fesleğen: 75 gram çiçekli fesleğen bitkisini toz haline getirip, yarım litre kaynar suya atarak haşlayın. 20 dakika demleyip süzdükten sonra saçlarınızı bu çayla haftada iki gün yıkayın.
Gür saçlar için
Civanperçemi: 50 gram taze civanperçemini 1 litre suda 10 dakika kaynatıp süzün. Her gün saç diplerine bununla masaj yapın.
Kepekler için
Karakavak: 40 gram karakavak merhemine 5 gram balmumu, 5 gram gülyağı ekleyip karıştırın. Her gece yatmadan önce saç diplerine hafif masaj yaparak sürün. Bu aynı zamanda saçlara parlaklık ve canlılık verir.
Kırılmalara karşı
Özellikle dalgalı, kıvırcık saçlar için uygun bir yöntem bu;
4 ml gülyağı, 32 ml bademyağı, 32 ml hintyağı ve 32 ml zeytinyağını karıştırın. Yatmadan önce saç diplerine masaj yaparak sürün. Sonra pamuklu bir bez ile başınızı bağlayın. Sabah yıkayın. Her ay 3 gün bu işlemi uygulayın.
1.  kepeklerden arındırır ve saç köklerini güçlendirir.
Kalendula - 2 yemek kaşığı Papatya - 2 yemek kaşığıLavanta Çiçeği - 1 yemek kaşığıKekik Otu - yarım yemek kaşığı
Bitkilerin üzerine 1.5 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatıp 20 dakika demlemeye bırakın. Saçlarınızı bu karışımla yıkayın. Bu karışım açık renkli saçlar için uygundur. Saçları kepekten arındırır ve saç köklerini güçlendirir.
2.  kepekleri temizler, kan dolaşımını hızlandırır, saç dökülmesini durdurur.
Devetabanı yaprakları - 2 kaşık Meşe kabuğu - 2 kaşıkŞerbetçi otu kozalağı  - 2 kaşıkNane - 1 kaşık
Bitkilerin üzerine 2 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatıp 2 saat demlendirin. Saçlarınızı bu karışımla yıkayın ve kurutmadan kendi halinde kurumaya bırakın. Bu karışım için ikinci bir reçete daha var: bitkilerin üzerine 1 litre kaynar su ekleyin, 1 saat demlendirin, soğutup süzün, saçlarınıza ve saç diplerinize pamuk yardımıyla uygulayın, saçlarınızı eşarp veya atkıyla sarın, 15-20 dakika bekletin. Daha sonra kalan karışımı saçlarınızın tamamına yedirin, kurumaya bırakın.
3.  kan dolaşımını hızlandırır ve kepek oluşumunu önler.
Eşit miktarda ısırgan kökü ve latin çiçeği meyvelerini karıştırın, 0.5 litre alkol ekleyin, 1 ay bekletin. 5 günde bir şişeyi çalkalayarak karıştırın. Haftada 2 defa bu karışımı saçlarınıza uygulayın.
4.   saç derisi kaşıntısına karşı.
250 ml elma sirkesini kaynama derecesine kadar ısıtın (ama kaynatmayın) ve içine bir avuç dolusu ince kıyılmış ısırgan otu yaprağı ekleyin ve soğuyana kadar demlendikten sonra süzün. Saçları kafa derisine masaj yaparak durulayın.
5.  Devetabanı, papatya ve sarı kantaron karışımı – haftada 2-3 defa kullanılır.
Devetabanı yaprakları  - 2 yemek kaşığı Sarı kantaron - 1 yemek kaşığı Papatya - 1 yemek kaşığı
Bitkileri karıştın, 1 litre sıcak su ekleyin, demlendirin, soğumaya bırakın. Bir pamuk yardımıyla saç derisine uygulayın. Saçlarınızı yıkamadan kurumaya bırakın, bu karışımı haftada en fazla 2-3 kez kullanabilirsiniz.
 6. Atkuyruğu ve ısırgan otu kökü
Tarla at kuyruğu - 1 yemek kaşığı Isırgan kökü - 1 yemek kaşığı
Bitkilerin üzerine 5 kaşık alkol ekleyin, kapatın, karanlık bir yerde 1 hafta muhafaza edin. Sonra süzgeçten geçirin. Saçlarınızı yıkamadan önce pamuk yardımıyla  maske olarak uygulayın.
 7.  saçların ipeksi, dolgun olması için kullanılır.
Pıtrak otu - 3 yemek kaşığıDevetabanı yaprağı - 2 yemek kaşığıIhlamur çiçeği - 1 yemek kaşığıNane yaprağı ve çiçeği - 1 yemek kaşığı
Bitkilerin üzerine 1 litre sıcak su ekleyin, kapağını kapatın, 40 dakika demlendirin, ılık karışımla saçınızı yıkayın.
8. Adaçayı, gül  karışımı
Adaçayı yaprağı - 2 yemek kaşığıKarahindiba yaprağı - 1 yemek kaşığı Dul avrat yaprağı - 2 yemek kaşığıGül yaprağı - 1 yemek kaşığı Lavanta çiçeği - 1 yemek kaşığı
Bitkileri karıştırın, 2.5 litre kaynar su ekleyin, üzerini kapatın, soğuyana kadar bekletin. Karışımla saçlarınızı yıkayın. 
9.  mide, böbrek rahatsızlığından dolayı saç sorunu yaşayanlar kullanabilir
Havuç suyu - 3 yemek kaşığıLimon suyu - 6 damla
Karıştırın ve saçları kötü uzayan çocuklarınıza içirin. Havucu bol miktarda kullanın, haşlayın, havuç köfteleri yapın, havuç çayı demleyin. Bunları iç organ rahatsızlığından dolayı saçları sorunlu uzayan kişilerde kullanın.
10. kuru ve yağlı saçlar
At pıtrağı kökü - 2 yemek kaşığıEğir kökü - 1 yemek kaşığıSöğüt kabuğu - 1 yemek kaşığı
Bitkilerin üzerine yarım litre ayçiçeği yağı ekleyin, üzerini kapatıp 7 gün karanlık bir yerde saklayın. Daha sonra sıcak buharda 10 dakika tutun, 3 saat daha bekletin. Sonra süzüp kavanoza alın. Saç derisine haftada 2-3 kez uygulayın.
11.   saçlara ipeksi görünüm verir ve kepeklerden arındırır.
Kuru soğan kabuğu - 1 adetEğir kökü - 2 yemek kaşığıHatmi kökü - 2 yemek kaşığı
Bitkilerin üzerine 300 ml sıcak su ekleyin, 10 dakika buharda bekletin, daha sonra çıkarıp 2 saat dinlenmeye bırakın. Saçlarınızın rengi açıksa, karışımı saç derisine uygulayın. Saç renginiz koyuysa, saçlarınızı yıkadıktan sonra kurutmadan karışımı saçlarınıza uygulayın ve kurumaya bırakın.
12.  kan dolaşımını hızlandırır, saçları canlandırır, ipeksi görünüm verir.
Saçlarınız hızla dökülüyorsa sıradakileri uygulayın: 1 ölçü kırmızı sivri biberin üzerine 8 ölçü alkol ekleyin, 25 gün karanlık bir yerde dinlendirin, 5 günde bir çalkalayarak karıştırın. Süzün. Karışımdan bir miktar alın, üzerine 10 ölçü su ekleyin karıştırın. Pamukla saç derisine uygulayın.
13.  açık renkli saçlar için
Solucanotu çiçeği - 1 ölçüKalendula (aynı safa) - 1 ölçü Papatya - 1 ölçüAlıç çiçeği - 1 ölçü Pelin otu - 0,5 ölçü
2 yemek kaşığı karışıma 0,5 litre kaynar su ekleyin, 30 dakika kapağını kapatıp demleyin, süzüp saçlarınızı ortaya çıkan çayla yıkayın. Ayda 3-4 kez kullanılabilir. 
14.  Yumurta sarısı ve akı
Saçları yumurta sarısı ve akıyla yıkayabilirsiniz. Saçlarınızı ılık suyla ıslatın ve saç derinize yumurta karışımını sürün. 5 dakika bekletin. Daha sonra aşağıdaki şekilde hazırlanmış çayla saçınızı yıkayın.
Gül yaprağı - 1 tatlı kaşığıNane - 1 tatlı kaşığıAdaçayı - 1 tatlı kaşığı
bitkilerin üzerine 300 ml kaynar su ekleyin ve 5 dk bekletin. Saçlarınızı bu çayla yıkayın. Kurutmayın, kendi haline bırakın. 
15.  Saçları güçlendirmek için
Birkaç kuru soğanı rendeleyin, saçlarınıza maske yapın. 10 dakika bekletin, saçlarınızı yıkayın.
1 yemek kaşığı oğul otu ve bir yemek kaşığı huş ağacı yaprağının üzerine sıcak su ekleyin, 15 dakika bekletin, süzüp saçlarınızı bu suyla yıkayın. Kurutmayın. Saç beslenmesi ve kan dolaşımı hızlanacaktır.
Kış için at pıtrağı kökleri hazırlayın ve karanlık bir yerde saklayın. Bu kökleri hem yağlı, hem de kuru saçlar için kullanabilirsiniz. 10-15 gram at pıtrağı kökünün üzerine 250 ml sıcak su ilave edin, buharda 20 dakika demleyin. Ortaya çıkan çayı saçlarınızı yıkamadan 30 dakika önce saç derisine sürün. Bu işlemi özellikle kışın, vücudun daha az vitamin aldığı dönemde yapmanız olumlu sonuçlanacaktır.
Yazın saçlarınızı manolya yapraklarından hazırlanmış çayla yıkayabilirsiniz. 2 adet orta büyüklükteki manolya yaprağını ince kıyın, sıcak su ekleyin, 30-40 dakika kapağını kapatarak demleyin. Ayda 2-3 kez saçınıza uygulayın.
At pıtrağı yapraklarını kış için hazırlayın. Bir yemek kaşığı at pıtrağı yaprağına 1 bardak kaynar su ekleyin, 20 dakika kapağı kapalı şekilde dinlendirin. Saç derisine uygulayın.
16.   yağlı saç derisi ve yağlı seboreik dermatit için.
Şerbetçiotu kozalağı - 2 yemek kaşığıSarı kantaron - 2 yemek kaşığıIhlamur çiçeği - 3 yemek kaşığıÜvez yaprağı  - 1 yemek kaşığı
hepsini karıştırın, 1 litre kaynar su ekleyin, 1 saat kapağını kapatıp üzerine de havlu örterek demleyin. Süzüp pamuk yardımıyla saç derisine sürün. 
17.   yağlı ve kepekli saçlara ve yağlı seboreik dermatite karşı
Sarı kantaron - 2 yemek kaşığıMeşe kökü - 2 yemek kaşığıEğir kökü - 3 yemek kaşığı.
1.5 litre sıcak suyu bitkilerin üzerine ekleyin, kapağını kapatıp buharda 10 dakika demleyin. Pamuk yardımıyla saç derisine uygulayın, yıkayın ve kurumaya bırakın.
18.  kepeklere karşı
Civan perçemi çiçeği - 1 yemek kaşığı Veba otu yaprağı - 1 yemek kaşığı At pıtrağı yaprağı  - 1 yemek kaşığı Pıtrak - 3 yemek kaşığı
Bitkilere 2 litre kaynar su ekleyin, kapağını kapatıp 30 dakika demleyin. Sonra ılık karışımla saçınızı yıkayın, kurutmadan kendi haline bırakın. 
19.   kepeklere karşı etkilidir
Meşe kökü - 2 yemek kaşığıSinirotu yaprağı - 1 yemek kaşığı Isırgan otu kökü - 2 yemek kaşığıPelin otu - 1 yemek kaşığı
Bitkilere 1.5 litre kaynar su ekleyin, kapağını kapatıp buharda 10 dakika demleyin, 30-40 dakika bekletin, süzün. Saçlarınızı bu çayla yıkayın. 
20.  Kepeklerin arındırılması ve saç uzaması için reçete.
Saç derisine pamuk yardımıyla hafifçe masaj yaparak 1 yemek kaşığı kuru soğan suyunu yedirin. 10 dakika sonra saç derisini 1 yemek kaşığı aloe suyuyla silin. Sonra aşağıdaki karışımı hazırlayıp saçlarınızı yıkayın. 
Civan perçemi - 1 yemek kaşığıIsırgan otu yaprağı - 2,5 kaşığıNane veya melisa - 1 yemek kaşığı
Bitkilere kaynar su ekleyin, kapağını kapatıp 10 dakika demleyin. Süzüp saçlarınızı yıkayın. Saçlarınızın güçlenmesi için soğan kabuğu demini de kullanabilirsiniz.
21.   kelliğe karşı kullanılır
3 kaşık limon suyuna 100 gram alkol ekleyin. 7 gün bekletin. Saç derisine pamuk yardımıyla uygulayın.
22.   kuru kepeğe ve kuru seboreik dermatite karşı.
Havuç yaprağı - 3 yemek kaşığıNane - 1 yemek kaşığı
Bitkileri 200 ml kaynar suda, kapalı olarak 20 dakika dinlendirin. Süzüp pamuk yardımıyla saç derisine uygulayın. Daha sonra 200 ml daha sıcak su, 1 yemek kaşığı limon suyu ekleyin. Karışımla saçlarınızı ıslatın. Saçları kendi halinde kurumaya bırakın. 
23.   kuru kepeğe ve kuru seboreik dermatite karşı.
At pıtrağı kökü - 1 yemek kaşığıIsırgan kökü - 0,5 yemek kaşığı
Bitkilere aynı ölçüde ayçiçeği yağı ekleyin, 3 hafta karanlık bir yere kapatın. Saç dersine ve saçlara uygulayın. Haftada 1-2 defa kullanın.  
24.  kuru kepeğe ve kuru seboreik dermatite karşı.
Isırgan kökü - 1 yemek kaşığı Maydanoz kökü - 1 yemek kaşığı
Köklere 6 kaşık keten yağı ekleyin, 14 gün bekletin, tabağa boşaltıp bir pamuk yardımıyla saç derisine uygulayın. Yağ ılık olmalıdır.
Kuru seboreik dermatit iyi bir tedavi talep eder. En önemlisi neden oluştuğunu bulmaktır. Kendiniz teşhis koymaktan kaçının, çünkü saç derisi çeşitli hastalıklardan kaşıntıya maruz kalabilir.
25.   kuru seboreik dermatite karşı.
1 yemek kaşığı ısırgan yapraklarına 100 ml kaynar su ekleyin, 15 dakika demleyip süzün. 50 ml alkol, 50 ml bitkisel yağ ve bir yumurta akı ekleyin. Hepsini iyice karıştırın. Saç derisine uygulayın. Kaşıntı ve kepeği saçlarınızdan uzaklaştıracaktır. Saçlarınızı yıkayıp  limon suyuyla durulayın.mystical2008-07-07 15:14:03

mystical
11.12.2007, 15:52
Makyaj uzmanları nemlendiricili bir temizleyici ile başlamanızı
öneriyor. Acele çıkması gereken kadınların iki veya üç makyaj
malzemesine önem vermesi öneriliyor. Seçim yapmakta zorlanıyorsanız
sizi eğlendirecek ve karar vermenizi kolaylaştıracak bir oyun
öneriyoruz. Malzemelere nasıl karar vereceksiniz?Issız
bir adada sevgilinizle buluştuğunuzu hayal ederek, yanınızda
bulunduracağınız olmazsa olmaz malzemeleri belirleyebilirsiniz. Ona
nasıl görünmek isterdiğiniz sorusuna vereceğiniz yanıt, acil durumlarda
kullanabileceğiniz malzemeleri belirlemenizi sağlayacak. Kısa sürede makyaj yapmanızı sağlayan uzman tavsiyeleri ise şöyle;
Eğer gözlerinizin altındaki siyahlıklar sizi rahatsız ediyorsa, hemen
bir kapatıcı uygulayın. Bununla birlikte maskara ve dudak parlatıcı da
sürdükten sonra hazırsınız! Eğer soluk bir cildiniz varsa, hafif allık uygulayarak, rujunuzu sürüp çıkabilirsiniz.
Eğer bronz veya esmer bir tene sahipseniz, canlı görünmüyorsanız krem
gibi yumuşak ruj ile yanaklarınıza biraz allık sürerek güne
başlayabilirsiniz. Cildinizde kılcal damarlarınız
belirginse bu büyük bir problem.. Bu kusurları kamuflaj hileleri ile
kapatın, en sevdiğiniz ruj, göz kalemi ve farlarınızı sürdükten sonra
çıkabilirsiniz.Kaynak: ivillage.mynet.com

mystical
11.12.2007, 15:53
Fondöten Yüzünüze parmaklarınızı veya fondöten
süngerini kullanarak föndoteni eşit bir şekilde noktalar halinde sürün.
Daha sonra bu noktaları tüm yüzünüze yayın. Saç ve çene çizginize maske
etkisini önlemek için fondötenin iyice dağılmasını sağlayın.   En yeni! Köpük fondöten:
Oldukça hafif ve ipeksi bir dokunuşla cilt kusurlarını kapatır ve
cildiniz mat bir görünüme sahip olur. Saatler süren kalıcılık ve
doğallık sağlar.  Kapatıcı Çoğu
kimse kapatıcının ilk uygulanması gerektiğini düşünür, oysaki ilk
olarak fondöten uygulanmalı ve daha sonra gereken bölgelere kapatıcı
sürülmeli.. Böylece yüzünüzde ağır bir makyaj görünümü oluşmaz.
Kapatıcıyı fondöten üzerine uygulandığınızda çok kolay sürülür ve cilde
kolaylıkla uyum sağlar. Lekelerin ve koyu renk halkaların üzerine az
miktarda uygulayın. Yüzük parmağınızı kullanarak tampon hareketleri ile
cilt tarafından emilmesini sağlayın.  PudraPudra fondöten ve kapatıcının kalıcılığını artırır ve allık için cildi hazırlar.
Toz pudra: Pudra fırçanızı pudranın içinde gezdirin. Fazla kısmı için
pudra fırçasını sallayın. Yüzünüze pudrayı uygulayın. Daha güzel bir
görünüm için pudrayı yüz tüylerinizle aynı doğrultuda uygulayın. Sıkıştırılmış pudra: Süngeri pudra üzerinde gezdirin. Daha sonra tüm yüzünüze uygulayın.   Allık
Yüzünüze hayat vermek için en hızlı yol allık kullanmaktır. Cilt
tonunuza uygun bir renk seçin. Yanaklarınızı sıkarak allık sürerek elde
edeceğiniz görünümü önceden görebilirsiniz. Unutmayın, az her zaman
daha iyidir. Aynanın önünde gülümseyin ve elmacık kemiklerinizi ortaya
çıkarın. Allığı daire çizerek uygulayın ve cilt ile uyum sağlaması için
yukarıdan aşağıya doğru sürün.   En yeni! Top allık:
Cildinize aydınlık bir görüntü veren, cildinizle doğal uyumu sağlayan
top allıklar yüze boyuna ve çarpıcı parlaklık için elmacık kemikleirne
uygulanıyor. Güneşten bronzlaşan cildinize direkt uygulayabilir ya da
fondötenin üzerine parlaklık vermesi için sürebilirsiniz.Kaynak: ivillage.mynet.com

mystical
11.12.2007, 15:54
Allik nasil kullanilmaliFırça ile kırışıklıkları gidermek, daha iyi görünmek hoş olabilir.
Allığı yanaklarınıza uygun bir şekilde uyguladığınızda, pembemsi
parlaklık verebilir ve daha iyi belirtebilirsiniz. İleri yaşlarda da
yanakları daha tombullaştırmak ve görünümüne ağırlık vermek için
kullanılır. Daha sağlıklı ve güzel görünüm..
Allıkla daha sağlıklı, genç ve mutlu görünebilirsiniz. Allık fırçasının
yanaklarından şakaklara doğru dik bir şekilde sürdüğünüz 1980'lerden
kalma allık kullanma tekniklerini unutun. Üç adımda mükemmel şekilde allık ugulama tekniklerini deneyin! Allık fırçasıyla rengi uyguladıktan sonra, fırça ile elmacık kemiğinize doğru dağıtın. Elmacık kemiği üzerinde fırçayı nazikçe daire şeklinde hareket ettirerek, allığı yanağınıza yayın. Rengi doğal görünecek şekilde dağıtın.Tüm bu adımlardan sonra güzel allık uygulamada uzman olacaksınız. Kaynak: ivillage.mynet.com
mystical2008-07-07 15:21:43

mystical
19.12.2007, 08:30
Dermatologlar, cilt bakımı için yaptığınız en kötü hataları
açıklıyor ve sıkça yapılan bu 5 güzellik yanlışını düzeltmeniz için
çözüm yöntemleri sunuyor.
Kural ihlali yapmamalıHangimizin
güzellik peşinde koşarken bir kaç küçük kural ihlali olmamıştır? En
kusursuz görünen cilde sahip olanlar bile ara ara sivilceler ile
uğraştıklarını ya da temizlenmemiş makyajlarıyla yatağa girdiklerini
itiraf ederler. Bu küçük hatalar çoğu zaman kısa vadede ciddi bir
problem yaratmaz. Ancak uzun süre tekrarlanırlarsa eninde sonunda
etkilerini yüzünüzde görmek kaçınılmazdır. New York Columbia
Presbiterian Hastanesi'nin klinik dermatoloji doktorlarından David
Bank'a göre, cilt epey dirençli ama onun da bir sınırı var. Ona iyi
davranmazsanız, zamanla cildinizdeki problemlerle başedemez hale
gelebilirsiniz. O halde öncelikle kötü cilt alışkanlıklarınızdan
kurtulmalısınız; uzun yıllar boyunca harika bir cilde sahip olmanız
neler yapmanız gerektiğini sizin için derledik.
1. Yanlış Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanmak.
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği
pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler
oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde 'nemlendiricidir'
yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden
de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi
kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş
kremleri cildi dinlendiren ve nemlendirmeye yardımcı olup cildi
pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin
bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care'i
tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi
yerine saç kremi tercih edin. O bile bacağınızı eski klasik
sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini
bozmayacaktır.
Sabunla vedalaşın
Tıraş jelleri ve kremleri, traş sonrası cildinizde yanma, kuruma gibi problemler yaşatmadan pürüzsüz bir tıraş sağlar.
2. YanlışÇenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak
uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi
sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı
içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de
sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.

Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru
yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel
tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile
silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın
(ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi
aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu
görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın. Derin kistlerde
kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en
iyisi, bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine
bırakın; bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka
sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz
pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri
faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.3. YanlışSiz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı
cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit,
katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler
vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinizin yumuşak ve
dirençli yapan elastinini bozup, cildinizde erken yaşlanmayı tetikleyen
ve cildin kendi kendini yenileme özelliğini etkileyen zararlı yapılar
oluşturur.

Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama
kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da içenlerden uzak
durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarda
oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip
saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve
E vitaminlerini içeren antioksidan özellik taşıyan bir nemlendirici
kullanın.4. Yanlış
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılması manasında cildiniz için yaralı
olabilir. Ancak fazlası kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir.
Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü
olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de
retinoid gibi dökücüleri içeren krem sürer. Tüm bunlar, tek bir günde
üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu işlemler cildin doğal koruyucu lipid
yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.


Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu
kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren
bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın
da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama
gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir
temizleyici edinin. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir
gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada
bir olarak da, rahatlatıcı jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle
cildinize yardımda bulunun.5. YanlışMakyaj fırçalarınızı nadiren temizlemek. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Ve
fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt teninize geri döner.
Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere
yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini
kolaylıkla alamaz ve bunlarla iyi makyaj yapmak pek mümkün olmaz. Çünkü
kılları birbirlerinin üstüne yığılmıştır. Bu da teninizde ve
makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları
temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Ama bırakın makyaj
fırçalarını yıkamayı, ikinci bir kat maskara atmaya bile zamanı
olmayanlar için çabuk çözümler de mevcut. Örneğin Clinique'inki gibi
anti mikrobik teknoloji kullanılarak probleme kökten çözüm getirmek
için tasarlanan fırçalar.Kaynak Hurriyet

manolya80
18.01.2008, 18:09
Yazın sıcağından, güneşin zararlı etkilerinden ve aşırı terleme gibi sebeplerden yorgun düşen, tahriş olan cildinizi tekrar canlandırıp eski güzelliğine kavuşturmak istiyorsanız aşağıdaki patates maskesi sizin için ideal.Patates, süt ve yumurta ile hazırlayacağınız bu maskenin hazırlanması da çok kolay. Bir adet haşlanmış patatesi soyup iyice ezin. Üzerine bir su bardağı çiğ süt ve bir çiğ yumurtanın sarını koyup iyice karıştırın. Daha sonra bu karışımı biraz ısıtıp ılık ılık cildinize sürün ve 20 dakika bekleyin ve önce sıcak sonra soğuk suyla yüzünüzü yıkayıp yumuşak bir havlu ile kurulayın.

manolya80
18.01.2008, 18:11
Eğer saçlarınız günde 80-90 telden daha fazla dökülüyorsa bu saç dökülmesi sorununuz var demektir. Saç dökülmesini önlemek ve saçlarınıza doğal bakım yaparak daha çabuk uzamasını sağlamak istiyorsanız
Bir şişe veya kavonozun içine 9-10 kaşık tatlı badem yağı, 9-10 kaşık hindistan yağını 10 dakika iyice çalkalayın.Yatmadan saçlarınızın diplerine masaj yaparak sürün ve saçlarınızı bir tülbent veya havlu ile sarın. Sabah katranlı sabun ve ılık su ile yıkayın.
Bir şişe veya kavonozun içine 2 çorba kaşığı karbonat, 2 çorba kaşığı Arap sabunu koyun. Üzerine 2 bardak sıcak su ilave edip iyice çalkalayın. 24 saat beklettikten sonra üstte biriken kısmı alıp saçlarınıza sürün ve 6 saat sonra bol su ile yıkayın.
Saçlarınızın dökülmesini önlemek için 4 litre kaynar suya 1 kaşık incecik kıyılmış ısırganotu koyup yarım saat bekletin. Sonra bir tülbentten sünüp yatmadan önce saç diplerini bu su ile ovarak yıkayın.
Estetik ve plastik cerrahideki son gelişmeler sayesinde artık saç dökülmesine karşı saç ekimi yapılıyor. Bu teknik sayesinde doğal yollardan yani enseden alınan saçlı derinin saç dökülmesi olan yere teker teker nakledilmesiyle yeni saçların çıkması sağlanıyor.

manolya80
18.01.2008, 18:13
Yüzünüzdeki siyah noktalar için ilk önce eczaneden bir şırınga alın . Daha sonra temiz bir tasa kaynamış sıcak su koyun.
Başınızın üstüne bir çarşaf örterek bu suyun buharına bir süre yüzünüzü tutun. Yani yüzünüze basit bir buhar banyosu yapın. Buhar banyosundan sonra siyah noktalar çok kolay çıkar.
Buhar banyosundan sonra iğnesini çıkardığınız şırınganın ucuyla hafifçe siyah noktanın üzerine bastırın. Siyah noktalar şırınganın içine girecektir. Bunu yaparken siyah noktaların çıkış yönüne dikkat edin ve o yönden bastırın. Yüzünüzdeki siyah noktalar hep aynı yönde çıkar.
Bu işlemden sonra yüzünüsü mutlaka bir temizleme losyonuyla temizleyin.
1,5 tatlı kaşığı kil, 1 tatlı kaşığı badem yağı, 1 tatlı kaşığı balı karıştırıp yüzünüze sürün ve 35-40 dakika bekleyin. Daha sonra yüzünüzü soğuk suyla yıkayıp yağsız bir nemlendirici krem sürün.

gülünhüznüyüm
31.01.2008, 01:00
Dünya kadınlarının güzellik sırlarıGüzellik tüm dünyada güncelliğini kaybetmeyen bir konu. Farklı olan ise, ülkeden ülkeye kadınların başvurduğu yöntemler... İtalya: Ninelerinin ve annelerinin eskiden sıkça uyguladığı ve kullandığı hintyağı cilt bakımı, şu aralarda İtalya'da yine popüler. Hintyağı özellikle saçları güçlendirmede ve cildi beslemede çok etkilidir. Çin: Bir-çay kaşığı biberiye yağı, bir fincan yeşil çayla karıştırılır. Bir süre beklenir ve en son saçlar durulanır. Saçlara doğal bir parlaklık verir. Güzellik kremlerinin bazılarının bileşiminde de bulunan ile yıkanan saçlar gürleşip güzelleşir. Ayrıca şampuanla yıkanmaktan yıpranan saçları canlandırır. Bir bez torbaya konulan biberiye yaprak ve taze sürgünleri banyo musluğunun altına asılarak üzerine sıcak su akıtılıp böylece doldurulan küvette banyo yapıldığında cildi derinden temizler, teni kayganlaştırır ve güzelleştirir. Çin beyaz çayı ise gençleştirici gizemi taşır! Gıda, sağlık ve kozmetikte yeni yeni popüler olmaya başlamıştır. Yaşlanma, kırışıklık ve sarkmalara karşı kullanılmaktadır. Cildi kuvvetlendirici, yeni cilt hücre yetişmeyi destekleyicidir. Çevre ve günlük cilt yıpranmalara karşı cildi koruyucudur. Pürüzsüz ve yumuşak bir deri oluşumunda etkin rol oynar. Yunanistan: Yunan gençleri, vücutlarını bebe yağı ile ovarak ölü deriyi kumsala bırakırlar. Ve denizde durulanırlar.Polonya." Balı, bir güzellik ürünü olarak cildi yumuşatmak ve parlatmak için kullanırlar. Bal cildin yorgun ve yıpranmış görüntüsünü alır ve geriye ışıl ışıl bir cilt bırakır. Brezilya: Brezilyalı kadınların güzellik sırlarıysa Brezilya'nın mükemmel plajlarında saklıdır. Çünkü dünyada en güzel kadınların güneşlendiği yer olarak nam salmış bu plajlarda, kadınlar avuç dolu kumlarla vücutlarını ovarlar ve bol bol güneşlenirler. Kumlar, selüliti gidermekte ya da sülülite karşı cilteki kan dolaşmını hızlandırmakta. Pürüzsüz bir cilte sahip olmak açısından faydası olan bu "kumla ovma"dan esinlenmiş olmalı ki, son zamanlarda, İngiltere'de bazı ticari firmalar tarafından kumların bu özelliğinden faydalanılarak kozmetik ürünleri piyasaya sürülmüş. Hİndistan: Hindistan'da, her gece yoğurt ve bademden yapılan maskın yapılması zorunludur. On adet badem ezilir ve sonra yoğurtla karıştırılarak cilde sürülür. 25 dakika bekledikten sonra cilt temizlenir. Avustralya: Avustralya kızları, yalınayak yürümek ve ayak parmağını açan sandallet giymeyi severler. Ayaklarının pürüzsüz olması için avakado ile ovarlar. Avakodo kuru ciltlere yumuşaklık kazandırır. ispanya: İspanya'da gençler zaman zaman göz kapaklarını dinlendirmek içn patatesten yararlanırlar. Çok ince dilimler halinde kestikleri patatesi, 10 dakika boyunca gözlerde tutarlar.Jamaika: Karayip Adalarında, soyulmuş muz kabuklarını cilt bakımlarına uygularlar. Güneş yanıklarına karşıda iyi gelen muz kabuklarında, bazı proteinler sayesinde cilde yumuşaklık ve dirilik kazandırmaktadır. Rusya: Soğuk bir iklime sahip Rusya'da, gençler ciltlerini soğuktan korumak için kaliteli paltolar ve kotlar giymekteler. Ve özelikle sarımsak yağıyla ciltlerini sıklıkla ovarlar. Sarımsak antibiyotik, antiseptik özellikleri ile akneye karşı savaşırken antioksidan özelliği ile de cildi korur ve onarır. Ayrıca sarımsak suyu uçuğa iyi gelmektedir. Japonya: Japonya'da cilt bakımında kamelya yağı sıklıkla kullanılır. Beyaz kamelya ve fındık yağı cildi nemlendirmek, bes¬lemek, yumuşaklık vermek için kullanırlar. Doğum sonrası oluşan cilt kırışıklıklarını gidermekte ve saçları gürleştirmekte kullanırlar. Türkiye: Türkiye'de, yeni yeni popüler olan kefir artık doğal güzellikte de kullanılmakta. Bir bakteri kültürü olan kefir, özelikle içerdiği etkin maddeleriyle cilde de faydalı olmaktadır. İskandinavya: İskandinav kadınları, güzel ciltlerini korumak için saf memba sularından isitifade ederler. Her gün en azından 1.5 litre buz gibi memba madensuyuyla, yüzlerine 15-20 kere yıkarlar. Bu ciltlerine canlılık verir. Pahalı losyonlara ihtiyaç duymadan, buz gibi bu memba sularıyla da ciltlerini diri tutabilmekteler.manolya802008-01-31 02:34:11

cemrecix
04.02.2008, 16:38




Uzmanlar, güzel, parlak, canlı ve kolay şekil alan saçlara sahip olmak için şu önerilerde bulundu.- Sıcak Yağ TedavisiKurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın.- Hintyağı TedavisiYarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya bastırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.- Zeytinyağı ve Bal TedavisiYarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.- Protein TedavisiYumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke, mümkünse elma sirkesi ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.- Kakao Yağı TedavisiKoyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.- Mayonez TedavisiKuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.


cemrecix
05.02.2008, 12:58

Kuru ciltler için bitkisel maskelerYulaf içi maskesi: 2 çorba kaşığı yulaf içi, suda veya sütde 15 dakika kaynatılır. Soğuduktan sonra mahlülle bir kaşık bal ilave edilir. Hafif sıcak vaziyette yüze sürülüp, 15 dakika bekletilir. Yüz ılık su ile yıkanır.

Kabak maskesi: Pişirilmiş kabaktan 2 çorba kaşığı iyice karıştırıldıktan sonra, içerisine 1 çorba kaşığı zeytin yağı veya badem yağı karıştırılır. Elde edilen karışım yüze sürülür, 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.
Havuç maskesi: 2 havuç rendelenir, yumurta akı ile çırpılır, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı veya süt ve az miktarda nişasta karıştırılır. Sonra yüz boyun ile birlikte yağlanır. 30 dakika sonra ılık su ile yıkanır.
Marul maskesi: Marul yaprakları ince ince kıyılır, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkılır (lapa haline gelmesi için). Yüze sürülür. 20 dakika sonra yavaş yavaş evvela sıcak su ile, sonra soğuk su ile yıkanır. Marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilir.
Muz maskesi: Bir adet muz iyice dövüldükten sonra, içerisine 1 tatlı kaşığı süt veya kaymak katılarak karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika sonra ılık su ile yıkanır.
Elma maskesi: Bir elma iyice rendelendikten sonra, içerisine bir çorba kaşığı zeytin yağı, süt veya kaymak karıştırılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yıkanır.
Şeftali maskesi: OIgun bir şeftali iyice ezildikten sonra, haşlama papatya suyu ile lapa haline gelinceye kadar karıştırılır. Sonra yüze sürülür. 20 dakika bekletildikten sonra yüz, sıcak su ile yıkanır.
Salatalik maskesi: Rendelenmiş salataliga birkaç damla limon suyu damlatılır. Yüz ve boyuna sürülür. 20 dakika sonra bir mendil veya bir bezle iyice temizlenir, yüz yıkanmalıdır.mystical2008-12-02 15:47:09

manolya80
15.02.2008, 10:36
Makyaj yaparken düştüğünüz hatalar sizi amacınızın dışına çıkarabilir....Çekici olmayı planlarken itici görünmek istemiyorsanız bu hatalara düşmeyin.
*Eğer göz kalemini dışarı taşırırsanız, gözler birbirinden uzaklaşır. Gözleri yakın göstermek için, çizgi daha çok gözün iç kısmında belirgin olmalı.
*Allığı elmacık kemiklerinin altına sürmek yüze uzun bir ifade verir. Yanakların üzerine uyguladığınızda ise yuvarlak hatlar ortaya çıkar.
*Size en uygun fondöteni alırken bileğinizin içine sürerek almayı denemelisiniz..

manolya80
15.02.2008, 10:39
Dişiliğinizin sembolü kalçalarınızın biçimli ve sıkı bir görünümde olmasını istemez misiniz? Bu isteğiniz egzersiz, doğru beslenme ve kozmetikler sayesinde mümkün. Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hayal değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.Su için:Suyun yararları saymakla bitmiyor. Cilt üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.Egzersiz yapın:Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.Masaj yapın:Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.Hareketli olun:Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın. Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.
15 dakikada küçülsün popolar!Taş gibi popolar için haftada 3 kez 15 dakikanızı ayırarak bir ayda istediğiniz forma kavuşabilirsiniz.
Tek bacakla köprü hareketi Sol ayağınızın tabanı yere basacak şekilde sırt üstü yatıp, sol bacağınızı dizden kırın. Ellerinizi sağ dizinizin arkasında kenetleyin ve sol bacağınızı göğsünüze doğru çekin. Poponuzu sıkarak kalçanızı yerden birkaç santim yukarı kaldırın. Bunu yaparken, sağ bacağınız göğsünüze doğru çekili kalsın. 3'e kadar sayarak pozisyonu koruyun ve ardından kalçanızı tekrar yere bırakın. Aynı hareketi 10 kez tekrarladıktan sonra bacak değiştirin. Hareketi 12 kez rahatça yapabilir duruma geldiğinizde bir set daha yapın.
Çömelme hareketi Bacaklarınız, ayak uçlarınız ileri bakacak şekilde kalça genişliğinde açın. Kollarınızı havada duracak şekilde öne doğru getirin. Bunu yaparken, sanki bir sandalyeye oturacakmışsınız gibi yavaşça dizlerinizden kırın. Dizleriniz, ayak parmaklarınızla aynı hizada olmalı, daha ileriye geçmemeli. 2'ye kadar sayıp aynı pozisyonda kalın. Hareketi 12 kez rahatça yapabilir duruma geldiğinizde bir set daha yapın.
Bacaklarınız kalça genişliğinde açık ayakta durun. Elleriniz kalçalarınızda, sağ bacağınızla geriye doğru bir adım atın. Bunu yaparken, sağ topuğunuz havada olsun. Ağırlığınızı sol bacağınıza vererek çömelin. Ama diziniz dik ve ayak parmaklarınızı geçmeyecek vaziyette dursun. 3'e kadar sayıp kalkın. Aynı hareketi 8-12 kez tekrarladıktan sonra bacak değiştirin. Hareketi 12 kez rahatça yapabilir duruma geldiğinizde bir set daha yapın.
Bacağınız kırık öne doğru hamle hareketi Bacaklarınız kalça genişliğinde açık ayakta durun. Elleriniz kalçalarınızda, sağ bacağınızla geriye doğru bir adım atın. Bunu yaparken, sağ topuğunuz havada olsun. Ağırlığınızı sol bacağınıza vererek çömelin. Ama diziniz dik ve ayak parmaklarınızı geçmeyecek vaziyette dursun. 3'e kadar sayıp kalkın. Aynı hareketi 8-12 kez tekrarladıktan sonra bacak değiştirin. Hareketi 12 kez rahatça yapabilir duruma geldiğinizde bir set daha yapın..

manolya80
15.02.2008, 10:41
Daha önce hiç duymadığınız güzellik sırlarıyla teninize, saçınıza, makyajınıza yeni boyutlar kazandırmak ister misiniz? Bu sırlarla birlikte güzellik anlayışınız evrim geçirecek!1. Parlak farlar gündüzleri de kullanılabilir!Kadınların çoğunun kullandığı mat görünümlü kahve tonlarındaki göz farları, gözlerinizi sandığınız gibi doğal göstermez. Tam aksine gözünüzü iyice çember içine alıp daha ufak gözükmesine yol açar. Son günlerin trendi altın ve gümüş renklerini kullanmakta hala tereddüt mü ediyorsunuz? Onları gündüz kullanmanın abes olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çok yanılıyorsunuz! Makyaj uzmanlarına göre; bu renkler gece kullanıldığı gibi gündüz de pekala kullanılabilir, üstelik yüzünüze ışıltı kazandırıp daha güzel görünmesini de sağlar.2. Açık renkler dudaklarınızı daha güzel gösterir!Tıpkı gözkapaklarında olduğu gibi dudaklar için de koyu ruj kullanmak, onları ince ve doğal olmayan bir görüntü içine sokar. Dudaklarınıza dolgun seksi bir görünüm kazandırmak istiyorsanız, pembemsi, parlak rujlar kullanmanız gerekiyor. Dudaklarınıza en yakın pembe tonunu bulmak için, denediğiniz ruju elinizin üst kısmına sürün. Böylece teninize uygun olup olmadığını görebilirsiniz.3. Kaşlarınızı almadan önce onları kısaltın!İşte size güzellik uzmanlarından göz kamaştırıcı kaşların sırrı: İlk aşama kaşlarınızı almanız gereken bölgeyi belirlemek. Dikkat etmeniz gereken, kaşlarınızın her ikisinin de eşit oranda incelmesini sağlamak. Bunun için bir çubuk yardımıyla kaşlarınızın başlangıç ve bitiş noktalarını işaretleyin. Elinize cımbızı almadan önce ufak bir makas kullanın.İlk önce, bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Burna yakın olan kılların daha uzun olduklarını göreceksiniz. Makasla bu uzun kılların uçlarından hafifçe alın. Kavisli bir kaş için burnunuza doğru bir eğim olacak şekilde kaşlarınızı alın. Daha sonra, kaşınızı tarayıp uzun olan kılları kısaltın. Son olarak da artık cımbızınızı alıp, fazlalıkları tamamen ortadan kaldırabilirsiniz.4. Yüzünüzü fazla yıkamayın!New York Üniversitesi dermatologlarından Jeannette Graf’ın açıklamalarına göre; yüzü fazla yıkamakla tenin doğal lipitlerine(yağlara) zarar verip, cildimizin kurumasına neden oluyoruz. Eğer teniniz kuruysa fazla nem kaybetmek cildinizin tahriş olmasına sebep olacaktır. Eğer teniniz yağlıysa, yağ kaybına yağ bezeleri cevap verecek ve daha çok yağ üretecektir.Cildinizin nem dengesini bozmak istemiyorsanız, fazla yüz yıkama huyunuzdan vazgeçin. Yüzünüzü yalnız akşamları sabunla yıkayın. Öğleden sonra yüzünüzü yıkama ihtiyacını duyarsanız, su serpiştirmekle yetinin. Her iki defasında da hafif bir nemlendirici kullanarak su kaybınızı önleyin.5. Ph konusunda hassas davranın!Ürünlerin etiketlerinde okuduğumuz Ph miktarları o ürünün ne kadar asit veya ne kadar alkalin içerdiğini gösterir. Bu rakamlar 1’le başlar (1=çok asit) ve 14’le biter (14=çok alkalin). Gündüz kullanımında düşük Ph’lı (3.5) alfahidroksit asit ve C vitamini içeren kremleri tercih ediyorsanız, cildinizin “kolajenaz” denilen bir madde salgılamasına sebep olursunuz.“Kolajenaz” enzimi cildi sıkı tutan ve yaşlanmasını önleyen kolajen dokuya zarar veriyor. O yüzden ürün seçiminizde Ph değerlerine dikkat edinmystical2008-12-02 15:49:07

manolya80
15.02.2008, 10:43
Göz BakımıGözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici görünebilirsiniz.Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far kullanabilirsiniz. Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle yakışacaktır. Önce açık bir rengi (yumuşak bir gri, kemik yada kehverengimsi bir pembe) kirpiklerin dibinden göz kapağının bitimine kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise kahverengi, bronz gibi daha koyu renkler kullanın.En koyu tonu da derinlik katması için göz kapağının bitiş çizgisine sürün.Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara dogru hafif uzatarak sürün.Kızıllar ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler.Bu renklerle sariışınlarinkine benzer makyaj yapabilirsiniz ancak göz ile burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.Eyeliner yada göz kalemini hem üste hem alta yada sadece üste sürebilirsiniz ama mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız.Bunu ıslak pamukla, pamuklu çubukla yada bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan silgilerle yapabilirsiniz.Açık renkli farlar kullandıysanız yada günlük hafif bir makyaj istiyorsanız göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün, ayrıca kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi sağlayabilir.Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.Rimel sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3 aydan sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez.Rimel sürmeden önce kirpikleriniz tarakla yada kirpik kıvırıcısıyla düzelterek, karışmalırını yada birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz.Biraz ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi sürdüğünüz rimelin üstüne sadece uçlarına mor yada lacivert sürmeyi deneyebilirsiniz.Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini istiyorsanız, rimelden önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da ikinci katı sürmek istediğiniz etkiyi yaratacaktır.Gözlerin formunu değiştirmek için...1.Gözleriniz çok yakınsa: Kaşların birbirine çok yakın olması makyaj tekniği ile giderilebilir. Önce burnun üst kısmındaki kaşları alıp bunların yerine açık far sürün. Koyu renk farı gözkapağının oynar yerine ortasından kenara doğru rengini açarak sürün. Açık renk farıysa gözlerin iç kısmına uygulayın. Burna yakın kısma asla koyu renk far sürmeyin!2.Gözleriniz çıkıksa:Koyu renk farı gözkapağınızın hareketli kısmına sürün. Koyu renk bir eye- liner'ı gözkapağın sınırından dışa doğru çekin.3.Gözleriniz çok uzaksa:Gözleriniz arasındaki mesafe çok uzaksa koyu renk farı gözkapağının hareketli yerine ortadan başlayıp kaşın altına ve burna doğru sürün. Gözkapağını eye liner ile belirleyin.4.Gözleriniz içe gömükse:Küçük, gözkapakları belirsiz ve ince gözleri belirginleştirmek de mümkün. Kaşlarınızın altından, dış kısımlarına doğru olan bölümleri orta koyulukta bir farla boyayın. Gözkapaklarının üzerine daha açık bir far sürün..mystical2008-12-02 15:48:22

simena_83
17.02.2008, 09:39
En sık yapılan 5 makyaj hatasıGüzel görünmek için makyaj yapıp, istediğiniz sonuca bir türlü ulaşamıyorsanız, makyajı yanlış yapıyorsunuz demektir. En sık yapılan beş hata ve çarelerine bakın, mükemmel görünüme kavuşunSabah kalkıp da aynaya baktığınızda karşılaştığınız yorgun yüzden kurtulmanın en kolay yoludur makyaj. Sadece yorgunluktan kurtulmanın yolu da değil, olan güzelliğinizi ön plana çıkarmak ve kendinizi iyi hissetmek de cabası. Bu nedenle de makyajın doğru yapılması şart. Size yakışan, yüzünüze uygun ve yüzünüzün en güzel kısımlarını ortaya çıkaran bir makyajla tüm günü kendinizden emin bir şekilde geçirebilirsiniz. Bu noktada sık yapılan makyaj hatalarını bilmek bunlara engel olmada işinize yarayabilir.Eyeliner'ınız gözlerinizi küçük gösteriyorHata: Eyeliner'ı hem üst, hem de alt kripik diplerinize kalın bir şekilde sürdünüz.Çaresi: Göz makyajında üst kirpik diplerinize odaklanırsanız, istediğiniz iri göz etkisini elde edebilirsiniz. Kalemi ya da eyeliner'ı içten dışa doğru belirgin bir çizgi halinde çekin. Alt kirpik diplerini boyarken kalemi fazla bastırmayın ve sert çizgileri pamuk ya da eyeliner fırçasıyla dağıtarak yumuşatın.Dudaklarınızın etrafında halkalanma oluyorHata: Ya dudak kaleminizin rengi fazla koyu, ya da rujunuz, dudak kaleminden daha çabuk siliniyor. Bu nedenle de dudaklarınız çizilmiş ama içi boş bir şekilde kalıyor ve bu da gayetkötü körünüyor.Çaresi: Dudağınızın kendi rengine en yakın renkte bir dudak kalemini dıştan içeri doğru sürün. Çerçevelemeyi doğru yapmak için önce sol kenardan başlayıp ortaya geldikten sonra, aynı işlemi sağ tarafla da tekrarlayın. Daha sonra aynı işlemi alt dudağınız için de uygulayın. Ardından boyadığınız bölgenin içini gene dudak kalemiyle doldurun. Böylece, üste ruju da sürdüğünüzde, boyanın dudaklarınızdan silinmesi hem daha yavaş, hem de eşit şekilde olacaktır.Yüzünüzün rengiyle boynunuzun rengi farklı tonlardaHata: Fondöteninizin tonunu yanlış seçmişsiniz.Çaresi: Öncelikle kozmetik satan bir mağazaya gidip birkaç farklı formül ve renkte fondöten deneyerek işe başlayın. Mükemmel ton, sürüp yaydığınızda, cildinizin rengiyle bütünleşip kaybolandır. Çoğu kozmetik firmasının bu iş için hazırlanmış rehberlerinden de faydalanabilirsiniz.Kirpikleriniz topak topakHata: Ya çok fazla rimel sürdünüz, ya da kuruduğu için düzgün sürülemiyor.Çaresi: Yeni bir rimelle bu sorunu çözebilirsiniz. Ambalajı açılıp kullanılmış rimellerin ömrü genelde üç aydır. Ayrıca boyayı sürmeden önce, fırça üzerindeki fazla boyayı tüpün kenarına sürerek alın. İki kat sürmek yeterli olacaktır. Kirpiklerinize yapışan küçük boya parçacıklarını bir kirpik tarağıyla tarayarak temizleyin.Yanaklarınızda kırmızı çizgiler oluşmuşHata: Çok fazla allığı yanlış yere sürüyor, ya da yanlış fırça kullanıyorsunuz.Çaresi: Allığı, allığın ambalajı içindeki kendi minik fırçasıyla sürmeye çalışıyorsanız, bundan vazgeçib. Bunun yerine kocaman kalın bir fırça kullanıp, fırçaya bulaşan fazla allığı silkeleyin. "Peynir" deyip, allığı doğrudan elmacık kemiklerinize sürüp, şakaklarınıza doğru yayın

simena_83
17.02.2008, 16:44
Makyaja vakit yoksa...ŞİPŞAK makyajlar yapın!Zamanla yarışan kadınlar için makyaja vakit ayırmak neredeyse bir lüks oldu! Eğer zamanınız dakikalarla sınırlıysa, size şahane önerilerimiz var bu hafta!5 dakikaEğer yüzünüzde hiç makyaj yoksa:* İnce bir tabaka halinde mat fondöten sürün.* Büyük bir fırça yardımıyla şeftali tonlarında, fazla belirgin olmayan bir allık sürün.* Nötr, ama rujun dudaklardan taşmasını önleyen bir dudak kalemi uyguladıktan sonra, pembe ya da bej renklerinde bir ruj sürün.* Tahta ya da metal bir pens ile saçınızı toplayın.Eğer sabah evden çıkarken makyaj yaptıysanız, bu makyajı tazelemeniz de mümkün:* Pamuklu çubuğa bir miktar yağsız makyaj temizleyicisi sürün. Dudağınızdaki ruj kalıntılarını ve gözlerinizin altına bulaşan eski makyajınızı temizleyin.* Transparan pudra ile yüzünüze pürüzsüz bir görünüm verin.* Gözünüzün sadece üst kısmına ince bir kalem çekin.* Dudak kalemi kullanmadan renkli bir dudak parlatıcısı ile makyajınızı tamamlayın. Biliyorsunuz, renksiz parlatıcılar özellikle de sıvı parlatıcılar çok moda.* Başınızı öne doğru eğerek saçınızı fırçalayın ve sprey sıkarak daha hacimli bir görünüm kazandırın.10 dakikaBiraz daha fazla vaktiniz var demektir. Ama yine de vakit kaybetmemelisiniz.Eğer yüzünüzde makyaj yoksa:* Yağsız bir nemlendiriciyle işe başlayabilirsiniz.* Nemlendiricinin ardından bir sünger yardımıyla mat ve kompakt bir fondöteni yüzünüze iyice yayın.* Makyajınıza uygun bir göz kalemiyle gözünüzün alt ve üst kısmını çevreleyin.* Göz kalemiyle aynı renkte bir rimel sürün.* Kalın bir fırça ile allık sürün.* Dudağınıza makyajınıza uygun bir ruj sürün. Kalemle vakit kaybetmenize gerek yok.* Saçınızı hızlı bir topuzla toplayabilirsiniz. Saçınızla aynı renkle bir lastik tokayla atkuyruğu yapın. Atkuyruğunu kendi etrafında doladıktan sonra birkaç tokayla tutturun.Makyajınızı tazeleyecekseniz:* Saçınıza hacim vermek için, yukarı doğru hafif bir atkuyruğu yapın.* Yüzünüzdeki fondötenin her tarafa eşit olarak dağılması için makyaj süngerinizi ıslatıp, iyice sıktıktan sonra sabah sürdüğünüz fondöteni bu süngerle yeniden yüzünüze dağıtın.* Temiz bir far fırçasıyla gözünüzdeki makyajı belli belirsiz yeni bir renk oluşturacak şekilde dağıtın.* Büyük bir fırça ile toz allık sürün.* Dudaklarınızı kalemle belirledikten sonra aynı kalemle boyayın. Ve son olarak parlatıcı sürün.* Saçınızı açın ve başınızı öne eğerek fırçalayın.15 dakika15 dakikanızı makyaja ayırıyor olmanız gerçek bir lüks! Bu kadar zamanda oje bile sürebilirsiniz. Ama abartmamaya özen gösterin.Yüzünüzde makyaj yoksa:* Varsa, bir damla şampuanla perçeminizi yıkayın. För ile kurutarak şekil verin. Saçınıza daha temiz ve biçimli bir hava verecektir.* Yüzünüze kompakt fondöten sürün. Kahverengi veya siyah bir kalemle gözlerinizin sadece üst kısmını belirginleştirin.* Kirpiklerinize, hacim kazandırma özelliğine sahip, siyah rimel sürün. Dudaklarınızı ten rengi bir kalemle çevreledikten sonra rujunuzu sürün.* Son olarak bir kat sedefli dudak parlatıcısı sürün.Yüzünüzde zaten makyaj varsa:* Saçınızı tutam tutam ayırın. Her bir tutamı kendi çevresinde doladıktan sonra firketeyle tutturun. Saçınıza sprey jöle ya da sprey sıkın.* Makyaj temizleme mendiliyle yüzünüzdeki fondöten ve ruj kalıntılarını temizleyin. Ama göz makyajınıza dokunmayın. Bir pamuklu çubukla dağılan ve akan göz makyajınızı temizleyin.* Alnınıza, yanaklarınıza ve çenenize bir miktar fondöten sürüp, parmak uçlarınızla dağıtın. Büyük bir fırça yardımıyla yüzünüzdeki çıkıntılara (alın, çene, elmacık kemikleri) çok az toz parlatıcı sürün.* Fırça yardımıyla dudaklarınıza ruj sürün.* Saçınızdaki tokaları çıkarıp, buklelere elinizle şekil verin.* Son olarak çok kısa sürede kuruyan bir oje sürün. (Aceleyle hareket ederken meydana gelebilecek bozulmaların çok belirgin olmaması için açık renk bir oje tercih edin.)Not: Ofiste ya da evde uygulayacağınız hızlı makyaj için yanınızda her zaman, makyaj malzemesi, makyaj temizleme mendili, jöle, firkete, toka, sprey ve pamuklu çubuk bulundurmalısınız. mystical2008-02-17 17:06:08

manolya80
20.02.2008, 18:26
Saç büyümesi ve dökülmesi bilimsel açıdan üç farklı aşamadan oluşuyor. Aktif büyüme fazı (anajen), geçiş veya ara faz (katajen) ve dinlenme fazı (telojen). Sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90’ı büyüme halinde ve yüzde 10’u ise dinlenme evresinde bekliyor. Acıbadem Kocaeli Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Arda Eminzade, her gün ortalama 50-100 adet saç kaybının normal olarak kabul edildiğini belirtiyor. Bu sayının üzerindeki saç dökülmesi zaman içinde saçların seyrelmesine sebep olur. Genel olarak seyrelmenin sebebi büyüyen saçların azalması, dinlenme fazındaki saçların artışı ve saçların incelmesinden kaynaklanıyor.
1. Kadınlarda saç dökülmesi tipini tarif eder misiniz? Kadınlarda yaygın ve iz bırakmayan saç dökülmesi iki ana kategoride değerlendirilebilir. Kadın tipi saç dökülmesi ve telojen effluvium (dinlenme fazı saç dökülmesi). Bu iki kategori dışında, yaygın alopesi areata (saçkıran) ve saç kaybına sebep olan bazı genetik hastalıklarda kadınlardaki yaygın saç kaybının diğer nedenlerindendir. 2. Başın hangi bölümünde daha çok dökülme olur? Kadın tipi saç dökülmesi ön ve/veya tepe kısmındaki saçların azalması ve incelmesi şeklinde görünür. Genelde orta hattaki saçlarda incelme daha belirgindir. Farklı şiddetlerde görünmekle birlikte, kadınlarda saç ön çizgisi korunmuş olur. Bazen özellikle menopoz sonrası dönemde erkek tipi saç dökülmesi gibi ön saç çizgisinde gerileme görülebilir. Dinlenme fazı saç dökülmesinde genel bir saç dökülmesi söz konusudur ve hasta saçlarını tararken çok sayıda saçın dökülmesinden şikayet eder. 3. Kadınlarda saç dökülmesinin nedenlerini nelerdir? Ön ve tepe kısmındaki saçlarda erkeklik hormonu (androjen) duyarlılığı var. Kadın tipi saç dökülmesine hormon dengesizliği neden olabilir. Dinlenme fazı tipindeki saç dökülmesinde yoğun stresli olaylar, doğum, emzirme, ateşli hastalıklar, bazı ilaçlar ve tedaviler, doğum kontrol hapların kesilmesi, kilo verme, yoğun diyet, kansızlık, tiroid bezi hastalıkları (guatr), genel anestezi, ameliyat, psikolojik olaylar (boşanma, yakını kaybetme) ve fiziksel travmalar etkilidir. 4. Bu nedenlerin arasında en sık görüleni hangisidir? Kadınlarda yaygın saç dökülmesi daha çok dinlenme fazı tipi şeklinde görünür ve bu durum en sık kansızlık (anemi) nedeniyle başlar. Aşrı ve uzun süreli adet kanamaları, dengesiz beslenme ve vejeteryanlarda kansızlık gelişebilir. 5. Kadınlarda saç dökülmesinde genetik faktörlerin ve yaşın önemi var mıdır? Kadın tipi saç dökülmesinde genetik faktörlerin etkili olduğu tam olarak kanıtlanmamıştır. Tahin edilen genetik geçiş tarzı, birçok genin etkili olması yönündedir. Yaş olarak, ergenlik dönemi sonrası başlayabilir, fakat bu tip saç dökülmesinde çoğu zaman 40-50 yaşlarında saç kaybı şikayetleri başlar. Telojen effluvium her yaş grubunda başlayabilir. Saç dökülmesi özellikle travmatik olayda 2-5 ay sonra başlar. Bu tip saç dökülmesinde genetik faktörlerin etkisi bilinememektedir. 6. Tanı konulurken hangi yöntemler uygulanmakta ve hangi cihazlar kullanılmaktadır? İlk olarak ayrıntılı muayene, çekme testi (pull test) ve saç telinin mikroskopik incelenmesi gerekir. Hormonal dengesizlik belirtileri var ise eğer (adet düzensizliği, tüylenme vs) kan tetkikleri ile hormon profili istenir. Ayrıca kansızlık, protein kaybı ve diğer etkenlerin etkileri farklı ve ayrıntılı kan tetkikleri ile araştırılır. Trikogram cihazı ile saçların daha fazla ayrıntısı elde edilebilir. Büyüme ve dinlenme fazındaki saçların oranını hesaplarken, saç dökülmesinde tanı ve dijital kayıtlar ile tedaviye yanıtın takip edilmesi mümkün olup, daha başarılı ve bilimsel bir yaklaşım sağlanır. 7. Tedavide hangi yöntemler uygulanmaktadır? Tedavi tamamen sebebe dayalıdır. Kansızlık durumunda eğer demir veya vitamin eksikliği kanıtlanmışsa, demir ve vitamin eksikliği tedavi edilir. Tiroid hastalığı durumunda endokrin uzmanı gözetimi ile tedaviye başlanır. Eğer aşrı diyet ve yetersiz beslenme durumunda, protein eksikliği var ise, protein replasman tedavisi verilir. Yumurtalık ve böbrek üstü bezinden salgılanan androjen hormonların fazlalığı saptanırsa, anti-androjen ilaçlar verilebilir. Tedavinin diğer ayrıntıları hastanın özel durumları değerlendirilerek planlanır. 8. Kozmetik ürünlerden saç spreyi, jöle, saç boyası saç dökülmesinde etkili midir? Bazı kozmetik ürünler, güneş ışını, x-ışını, sıcak, çekme ve su, saç dokusu üzerine olumsuz etki yaparak, saçların incelmesine sebep olabilir. Sağlıklı saç teli çevresel faktörlere karşı dayanıklıdır. Hasar görmüş saçlar daha kolay şekilde kozmetik ürünlerden etkilenerek, kırılgan olur ve dökülmeye uğrar. Unutmamak gerekir ki kozmetik ürünlerin büyük bir kısmı zararsızdır. Hatta saç yapısında olumlu etkileri de olabilir. 9. Saç ekme yöntemleri faydalı sonuç veriyor mu? Saç ekme çeşitli teknikler ile yapılabilir. Kadınlarda özellikle mini-graft yöntemi daha yoğun seyrek alanlara yapıldığında, iyi sonuçlar alınabilir. Saç ekimi kafanın arkasından ve saçların yoğun olduğu alandan, cerrahi yöntemlerine başvurmadan önce diğer tedavi yöntemlerin değerlendirilmesi, uygun hasta seçimi ve uygun cerrahi tekniği iyice araştırılmalıdır. 10. Saç çıkarttığı söylenebilen bitkisel ürünlerin faydası oluyor mu? Bitkisel ürünlerin saç dökülmesi üzerindeki etkisini araştıran bilimsel yayınlar yeterli ve kapsamlı değildir. Ancak bazı bitkisel ürünlerin antioksidan etkileri, vitamin içerikleri ve bazen hormonal dengeyi sağlayan özelliklerinin faydalı olduğu düşünülüyor.

manolya80
24.02.2008, 00:54
Saçlarınızı düzenleyinEliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz. Güne zinde başlamakSabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz. Diş sağlığıDiş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın. Susuz ciltler içinVücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.Buzlu dudak kremiEğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.Ellere süt banyosuManikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.Farların kullanımıEğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.Mat dudaklar içinMat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.Göz makyajı temizliğiGöz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.Cildiniz parlıyorsaCildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsaKadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

ROSEE
12.03.2008, 15:19
Neden? Günlük makyaj temizliği cildinizin ışıltısı ve tazeliği için vazgeçilmez bir etaptır. Kolayca ve kısa sürede yapılan bu işlem cilde sağlık, canlılık verdiği gibi, dış etkenlere karşı kendini korumasına da yardımcı olur. Sabah ve akşam temizlenmeyen bir cilt donuklaşacak, hassaslaşacak ve dıştan gelen etkilere karşı dayanıksız olacaktır. Günlük cilt temizliği cildin fizyolojik dengesini koruması açısından son derece önemlidir. Ne zaman? Günde iki kez: sabah ve akşam. -Sabah: gece boyunca biriken sebum ve atıklardan cildi temizlemek için. -Akşam: makyaj artıklarından ve gün boyu cilt üzerinde birikmiş olan kir ve tozlardan cildi temizlemek için. Nasıl? İhtiyaç ve eğilimlerinize uygun yapıda ve ambalajda pek çok temizleyici ürün çeşidi vardır: süt ve losyonlar, jeller, yağlar, makyaj temizleyici mendiller gibi. Bu temizleyicilerin büyük çoğunluğu içeriklerinde bulunan pek çok aktif madde sayesinde cilt bakımı yapma, tahrişi, kızarıklıkları, kırışıklıkları engelleyip, cildi yatıştırma özelliklerine de sahiptir. günlük temizleyicilerSu Suyla temastan hoşlanıyorsanız, su ile durulanabilen bir jel veya köpüklü krem kullanın. Musluk suyu, çok temiz de olsa, tek başına kir ve makyaj artıklarını çıkarmaya yeterli değildir. Yüzünüzü durularken ılık su kullanın; ılık su cilt ısınıza daha yakın olduğu için temizleyicilerin yağ ve kirleri daha iyi eritmesine yardımcı olur. Yüzünüzü ılık su ile iyice duruladıktan sonra soğuk su uygulayın, böylece gözenekleriniz sıkılaşacak ve cildinize canlılık gelecektir. Cildinizi temizledikten hemen sonra kurulayın. Su buharlaşmaya başlayınca cildinizi nemsiz bırakabilir. Sabun Klasik sabunlar cildi kuruttukları için genellikle önerilmez. Kurumuş bir cilt dayanıksızlaşır, tahriş ve çizgi oluşumuna meyilli bir hale gelir. Bu nedenle sabunsuz temizleyicileri tercih edin. Jel Hafif yapıda oldukları için, özellikle karma ve yağlı ciltler için uygundur. Cildi yıpratmadan ve kurutmadan derinlemesine temizlerler. Bazılarında yatıştırıcı ve anti-bakteriyel aktifler de bulunur. İdeal uygulama yöntemi, küçük ve yuvarlak formda bir yüz fırçası* ile uygulamaktır: fırçayı ıslatın, fazla suyunu silkeleyerek atın, fındık büyüklüğünde bir parça jeli fırçanın üzerine koyun ve tüm yüzünüze küçük ve dairesel hareketlerle uygulayın. Dikkat: Yüzünüzde sivilceler varsa fırça yerine parmaklarınızı kullanın. Fırça sivilcelerinizin dağılmasına neden olabilir.*Yüz fırçanız yoksa eşinizin veya babanızın kullanmadığı bir tıraş fırçasını temizleyip hijyenik hale getirdikten sonra yüz fırçası olarak kullanabilirsiniz. Krem Hassas ve kuru ciltlere daha uygundur. Besleyici ve yumuşatıcı aktifler içerdikleri için kıvamları koyudur. Aynı zamanda yatıştırıcı ve kızarıklık önleyici aktifler de içeren temizleyici kremler, kuru ciltlere konfor ve rahatlık sağlar. Makyaj çıkarıcı su Hiç makyaj yapmayanlar veya çok hafif yapanlar için idealdir. Alkolsüz ve renksizdirler; yapıları çok hafiftir, her cilt tipine ve cildin pH oranına uygundur. Durulama gerektirmeden bir pamuk ile yüze ve boyuna uygulamak yeterlidir. Temizleyici ve yatıştırıcı bitkisel özlerle zenginleştirildikleri için cilde sıkılık, güç ve ışıltı verirler. Makyaj çıkarıcı süt Yoğun makyajları cildi yıpratmadan çıkarmakta çok etkilidir. Cilt tiplerine uygun değişik içeriklerde olanları vardır. Akıcı yapısı sayesinde yumuşak bir temizlik sağlar. Yüz ve boynunuza bir pamukla veya parmak uçlarınızla uygulayabilirsiniz. Sonrasında süt artıklarını temizlemek için tonik uygulayın. Makyaj çıkarıcı yağ Yoğun ve suya dayanıklı makyaj yapanlar için uygundur. Dayanıklılığı yüksek ve yağlı rujları, suya dayanıklı rimelleri tam anlamıyla çıkaran yegane temizleyicilerdir. Adları "yağ" olsa da yağsız ve her cilt tipine uygundurlar. Nemsizliği önlerler. Genellikle öz yağlarla, anti-age aktiflerle ve yatıştırıcı ajanlarla zenginleştirilmişlerdir. Cilde satenimsi bir görünüm ve yumuşak bir dokunuş kazandırırlar. Makyaj çıkarıcı mendiller Hafif makyaj yapanlar ve zamanı az olanlar için idealdir. Temizleyici ajanlarla nemlendirilmiş ve alkolsüz olan bu mendiller göz dahil, yüz ve boyundaki makyajı hızla ve yumuşaklıkla çıkarır. Özellikle yolculuklarda son derece pratiktir. Pek çok çeşidi vardır: kuru ciltler için kremli olanlar, hassas ciltler için yatıştırıcı olanlar, nemlendiricililer vb. Dikkat: Kullandıktan sonra kurumamaları için kutuyu veya paketi sıkıca geri kapatın. küçük ipuçlarıGöz makyajını temizlemek 1- Pamuğunuzu göz makyajı temizleyiciniz ile ıslatın. Gözlerinizi kapatın. Yavaş ve hafifçe kirpik köklerinizden uçlara doğru rimelinizi çıkarın. Kirpiklerinizin rimelden tamamen arındığından emin olduktan sonra, üst göz kapağınızı içten dışa doğru temizleyin. Makyajınızı süt veya yağ ile çıkardıysanız suyla durulayın. 2– Göz makyajınızı temizlerken sert ve yıpratıcı hareketlerden kaçının. Göz çevresindeki deri çok ince ve hassastır; kolaylıkla tahriş olur ve kırışabilir. 3– Göz makyajınızı tamamen temizleyip duruladıktan sonra bir kağıt mendil veya yumuşak bir havluyla iyice kurulayın. Islak kalmış bir cilt nemsizliğe neden olur. Tonik Bazı temizleyicilerden sonra cilde tonik uygulamak gerekir. Tonikler cilt tiplerine göre farklı hazırlanmıştır. Temizleyici artıklarını alır, gözenekleri sıkılaştırır. Şampuan Duş veya banyo sırasında yüzünüzü şampuan ile yıkamayın. Şampuanlar yüz derisi için yıpratıcı olabilecek temizleyici ajanlar içerir.

ROSEE
12.03.2008, 15:21
Normal Ciltler İçin Temizleme Sütleri
 
-Büyükçe bir salatalığı rendeleyin ve yarım bardak sütün içine koyup karıştırın. Üç saat bekledikten sonra süzün ve yüzünüzü bu karışıma batırdığınız pamuk ile temizleyin. Cam bir işeye koyup buzdolabında saklayabilirsiniz. -Yarım çorba kaşığı yoğurt, yarım çorba kaşığı yağmur suyu ve arıtılmış su ve iki çorba kaşığı limon suyunu iyice karıştırın. Temiz bir pamuğu bu karışıma batırarak cildinizi güzelce silin 
Kuru Ciltler İçin Temizleme Sütleri 
-Yarım bardak portakal çiçeği suyu ve yarım bardak gül suyunu bir şişenin içinde iyice çalkaladıktan sonra bu karışımın içine batırdığınız temiz bir pamuk parçası ile cildinizi güzelce silerek temizleyin. -İki avuç kurutulmuş fesleğen yaprağını bir bardak kaynar suyun içine atın. Üzerine iki çorba kaşığı süt tozu ilave ederek ılımasını bekleyin ve süzün. Hem pamuk yardımıyla cildinizi temizleyebilir hem de dairesel ve yumuşak hareketlerle cildinize masaj yaparak yedirebilirsiniz. Kuru ciltler için mükemmel bir cilt temizleme sütüdür. Yağlı Ciltler İçin Temizleme Sütleri
 
-Bir tatlı kaşığı balı iki üç tatlı kaşığı su ile birlikte cam bir kasenin içinde çok kısık ateşte ısıtıp ateşten alın. Daha sonra içine yarım bardak süt ve bir yumurta sarısı katarak kıvam alıncaya kadar iyice karıştırın ve bir şişenin içine boşaltın.Tim cilt tiplerine iyi gelen bu karışım cildi temizler, besler ve aynı zamanda cilde pürüzsüz bir görünüm verir. -Bir avuç dolusu tuzsuz bademi bir tatlı kaşığı toz şeker ile birlikte havanda iyice dövün. Daha sonra içine bir iki kaşık gül suyu ilave ederek dövmeye devam edin. Bademler ezildikçe birkaç kaşık daha gül suyu koyun. Bu şekilde karışım krem kıvamına gelene kadar devam edin. Bir iki saat beklettikten sonra karışımı temiz bir tülbentten geçirerek elde ettiğiniz temizleme sütü ile yüzünüzü pamuk yardımıyla silerek temizleyin. -Bir fincan sütü bir fincan kepek ya da yulaf kepeği ile iyice karıştırdıktan sonra yüzünüzü bu karışımla silin.  
Karma Ciltler İçin Temizleme Sütleri-Olgunlaşmış yarım şeftalinin kabuklarını soyarak dilimleyin. Daha sonra yarım bardak sütün içine koyarak sekiz saat kadar bekletin ve süzün. Temizleme sütünüz hazır. -5-6 adet çileği çatalla iyice ezip püre haline getirin. Hazırladığınız püreyi yarım bardak sütün içine katın. Daha sonra karışımı bir şişeye koyarak iyice çalkaladıktan sonra buzdolabında 4-5 beklettikten pamuk yardımı ile cildinizi temizlemek için kullanabilirsiniz. Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayın.

ROSEE
12.03.2008, 15:22
Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor. En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyorPeki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız oluşum olasılığında çok etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın. Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün. Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır. Bol bol su için. A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin. Spor yapın. Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın. Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.  

ROSEE
12.03.2008, 15:22
Çiller (a.k.a. ephelides), daha çok açık tenli ve kızıl saçlı, mavi, yeşil ya da ela göz renkleri olan kimselerde görülen küçük kahverengi lekelerdir. Hayatın erken aşamalarında ortaya çıkarlar ve yazın çoğalıp kışın hafiflerler. 40-45 yaşlarından sonra genellikle kaybolurlar.Güneşe maruz kalmış bölgelerde oluşurlar: yüz, eller, göğüs ve sırt gibi. Bu kahverengi lekeler cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır. Vücutta var olan melaninin miktarı bireylerin cilt renklerinin tonunu belirler. Güneşe maruz kalındığında cilt UV ışınlarından gelebilecek zararı azaltabilmek için, reaksiyon olarak, daha fazla melanin üretir. Bu da melanin birikimine, dolayısıyla çil oluşumuna neden olur. Cildinizde renk farklılıklarının oluşmasını istemiyorsanız alınabilecek en etkili önlem güneşten korunmaktır. Böylece vücudunuzun kendini korumak için cilde "melanin üret" komutunu vermesine gerek kalmaz.Çiller, yaş lekeleri (lentigines) ile benzerlik gösterebilir. Ancak yaş lekeleri hayatın ileri safhalarında ortaya çıkar ve her tür ciltteoluşabilir. Melanin cildin üst tabakalarında oluştuğundan cilt renginizi açmak için peeling yapmayı düşünebilirsiniz. Bunu yaparken kullanılabilecekfarklı ürünler bulunmaktadır:- Hydroquinone: popüler bir tedavi olmasına rağmen cildi tahriş edebilir.- Kojic acid: 1989 senesinde Japonya'da ortaya çıkarılan bu tedavi, mantardan elde edilen doğal bir tedavidir. Cilde zarar vermediği gibi ciltteki renk problemlerinin tedavisinde çok etkilidir. Bu tedavi üst deri tabakalarına nüfuz ederek pigment oluşumuna mani olur.- Alpha-hydroxy asitleri: yaşlı cilt hücrelerinin daha hızlı dökülmesine yardımcı olarak homojen renklenmeye yardımcı olurlar. Genellikle daha koyu olan yaşlı cilt hücrelerinin dökülmesi çil veya yaş lekelerinin daha az görünür olmasını sağlar.Yukarıdaki tedavilerden birinin uygulanmasına karar verildiğinde güneşten özellikle korunmak ve kaçınmak zorunludur. Gerekli durumlarda, günde bir kaç kez güneş koruma faktörlü kremler kullanmak gerekir. Cilt rengini açıcı ürünler kullanıldığında ve peeling yapıldığında cildin üst ve koyu renkli katmanı hedef alınır.Daha alttaki cilt tabakalarında daha az melanin bulunur. Cildinizikorumadığınız taktirde, cilt kendi kendini korumak için daha fazla melanin üretecektir. Bu da koyulaşarak ciltteki renk farklılığının daha belirgin duruma gelmesine neden olur ve problem artarak devam eder. Çil ve yaş lekeleri sürekli bakım ve tedavi gerektirir. Tedaviye sonverilirse lekeler veya çiller tekrar ortaya çıkar. Ancak cilt "rejimi"ni sürdürmenin kolay yolu (cildinizi hem UVB hem de UVAışınlarından koruyacak) UV koruması bulunan, renk açıcı içeren, yumuşak ama etkili bir nemlendirici kullanmaktır. Unutulmaması gereken bir nokta!:Bazı çil ve cilt lekeleri dahili düzensizliklere bağlıdır. Örneğin karaciğer bozuklukları, hormonal veya metabolizmanınçalışmasına bağlı bazı düzensizlikler, tiroid bezinin fazla çalışması gibi. Eğer bu tür bir rahatsızlıktan şüpheleniyorsanız tedaviye içten başlamanız gerekir. Her zaman olduğu gibi bu yazıdaki bilgilerinmedikal tavsiye olarak algılanmaması ve gerekli durumlarda hekime danışılması en doğrusudur.  
Kullanabileceğiniz doğal yöntemlerden bazıları şöyledir: - Cildinizi ekşi süt ile yıkayın. Laktik asit cildinizi tahriş etmeden doğal bir peeling sağlayacaktır. - Limon suyu kanıtlanmış bir çil savaşçısıdır. Limonu cildinize doğrudan sürmeyin: limon suyunu parmak uçlarınızla cildinize yedirmeniz yeterli olacaktır. - Sebze ve meyve maskeleri uygulayın. (kayısı, çilek, salatalık gibi) - Taze krema maskesi uygulayın. Bu maskeyi uyguladıktan sonra tamamen temizlemeyin: ince, yumuşak bir kağıt mendil ile hafifçe sildikten sonra cildinize nemlendirici sürün. - Maydanoz suyunu eşit miktarda limon ve portakal suyuyla karıştırarak nemlendirici kreminizden önce uygulayın. Çillerinizin kaybolmasına yardımcı olacaktır. - C vitamini açısından zengin besinler tüketin. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz.

ROSEE
12.03.2008, 15:23
Hamilelik MaskesiNedir?Hamilelikte görülen yüz lekeleri çoğunlukla 4. veya 5. aya doğru, yüzde düzensiz ve renkli lekeler şeklinde kendini gösterir.    Lekeler, pigment üretiminin artması nedeniyle özellikle alın, yanaklar ve dudak üzerinde yoğunlaşır. Esmer tenlilerde açık tenlilere oranla daha sık görülür. Bu, tamamen hormonal bir olay olup sizi tedirgin etmemelidir. Doğumu takiben kademeli olarak tamamen yok olacaktır.     Nasıl hafifletilir?     İşte size 4 sır:     Cildinizi temiz tutun. Hava kirliliğinin neden olduğu pisliklerden, makyaj artıklarından ve gece salgılarından kurtulmak için cildinizin günlük temizliğini aksatmamalısınız. Bu düzenli temizlik cildinizin açılmasına yardımcı olacaktır.     Haftada 1 veya 2 kez yüzünüzü ölü hücre ve pisliklerden arındırarak cildinizin yenilenmesine yardımcı olun. Sonuç mu ? Daha açık, pürüzsüz ve yumuşak bir cilt.     Güneş filtreli ürünler kullanın. Gün ışığında bulunan ve çok zararlı olan UVA ve UVB ışınlarından kesinlikle korunmanız gerekir; çünkü bu ışınlar hamilelikteki yüz lekelerini artırır. Güneş filtresi olan bir gündüz kremi kullanın veya bir gündüz kremiyle birlikte, en az 15 koruma faktörlü bir kremi birlikte uygulayın.     Güneşlenmeyin. Eğer tatile gidiyorsanız, bir güneşsiz bronzlaştırıcı kremle hile yapın; böylece bronz bir tene sahip olacak ve güneşe çıkanlara imrenmeyeceksiniz.mystical2008-12-02 15:53:19

ROSEE
12.03.2008, 15:23
NORMAL CİLTLER İÇİN MASKE TARİFLERİŞeftali Maskesi: Kabuğu ve çekirdeği çıkartılmış 1 şeftaliyi çatalla ezin. 1 yumurtanın beyazı ve 1 tatlı kaşığı limon suyuyla karıştırıp temizlenmiş cilde sürün. 20 dakika bekledikten sonra sulandırılmış süt ile cildinizi yıkayın. Erik Maskesi: Olgun yani içi sarı hale gelmiş 1-2 adet eriğin çekirdeğini çıkardıktan sonra ikiye bölün ve yüzünüze yumuşak hareketlerle sürün. biraz bekledikten sonra yüzünüzü kuru bir pamukla silin. Daha sonra yüzünüzü papatya suyuyla yoksa normal suyla yıkayıp yumuşak bir havlu ile kurulayın. Bal Maskesi: Yüzünüzü önce ılık suyla yıkayıp temizleyiniz. İki çorba kaşığı süzme bal, iki çorba kaşığı arpa unu ve bir yumurtanın akını karıştırdıktan sonra yüzünüze sürüp 20 dakika kadar bekleyiniz. Maske iyice kuruduktan sonra önce sıcak suyla sonra da soğuk suyla yıkayarak yüzünüzü temizleyiniz. Bu maske, cildinizi besleyip kasların gerginleşmesini sağlayacaktır.
KURU CİLTLER İÇİN MASKE TARİFLERİ
 
Kuru Cilt İçin Ballı Maske: Bir miktar balı parmak uçlarınızla cildinize yukarı doğru masaj yaparak yedirin 15 dakika sonra yüzünüzü önce ılık sonra soğuk su ile yıkayın. Daha sonra cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün.Kuru Cilt İçin Ballı Yumurtalı Maske: Bir yumurtanın sarısı, yarım tatlı kaşığı bal ve bir çorba kaşığı sütü karıştırın. Mayonez kıvamını alınca yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika sonra yüzünüzü önce ılık, sonra soğuk suyla yıkayın.Kuru Cilt İçin Kil Maskesi: 2 Çorba kaşığı mayayı 2 tatlı kaşığı ılık suda eritin. İçine 1 tatlı kaşığı tozşeker koyun ve karıştırın. Daha sonra 3 çorba kaşığı kaolin (kil) koyun ve koyu bir kıvama gelene kadar karıştırmaya devam edin. İçine 5-6 damla badem yağı ekleyin. Oda sıcaklığında 15 dakika beklettikten sonra yüzünüze sürün. Sırtüstü yatıp yarım saat bekleyin ve yüzünüzü ılık suyla yıkayıp kurulayın.Kuru Ciltler İçin Domates Maskesi: 1 tane domatesin kabuklarını soyup iyice ezerek suyunu çıkartın.Çıkan domates suyunun içine 1 kaşık zeytinyağı ve 1 kaşık kil ekleyin. Yüzünüze sürüp 15 dakika bekledikten sonra ılık suyla yıkayın.
 
YAĞLI CİLTLER İÇİN MASKE TARİFLERİYağlı Cilt İçin Kil Maskesi: 2 Çorba kaşığı mayayı 2 tatlı kaşığı ılık suda eritin. İçine 1 tatlı kaşığı tozşeker koyun ve karıştırın. Daha sonra 3 çorba kaşığı kaolin (kil) koyun ve koyu bir kıvama gelene kadar karıştırmaya devam edin.Oda sıcaklığında 15 dakika beklettikten sonra yüzünüze sürün. Sırtüstü yatıp yarım saat bekleyin ve yüzünüzü ılık suyla yıkayıp kurulayın. Yağlı Cilt İçin Kil Maskesi: Plastik bir kabın içine 1 çorba kaşığı kil, yarım haşlanmış patates, 1 çorba kaşığı su koyarak karıştırın ve yüzünüze sürüp kuruyuncaya kadar bekleyin Daha sonra ılık su ile durulayın. Yağlı Cilt İçin Domates Maskesi: 1 çorba kaşığı taze domates suyu ile 1 çorba kaşığı kili iyice karıştırıp yüzünüze sürün. Kuruyuncaya kadar bekleyip ılık suyla yıkayın. Yağlı Cilt İçin Patates Maskesi: 1 tane patatesi haşlayıp iyice ezin. Üzerine 1 su bardağı süt 1 yumurta sarısı koyup iyice karıştırın ve bu karışımı ocakta biraz ısıtın. ve ılık ılık yüzünüze sürün ve 20 dakika bekleyin. Daha sonra önce sıcak sonra soğuk suyla yüzünüzü yıkayıp yumuşak bir havluyla kurulayın. (Ayda bir kez uygulayabilirsiniz.)

jasmin
25.03.2008, 03:29
GEBELİKTE VÜCUT BAKIMIKadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.BanyoGebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir.Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır.Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.Göğüslerin bakımıHamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir.Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.Kalça ve göbek bakımıKarın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır.Cilt bakımıCildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.Saç bakımıGebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.El ve ayak bakımıEl ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz.Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.Ağız bakımıHamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir.Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.mystical2008-12-02 15:55:36

mavişim
27.03.2008, 02:50
 içtigimiz kahvenin telvesini sakın dökmeyin kızllar telveyle yüzüme peeling yaptım süperdi hem siyah noktaları temizliyor hem deriyi yeniliyor ölü tabakayı kaldırıyor, hemde içndeki yağıyla nemlendiriyor.kesinlikle tavsiye ediyorum hatta ben içine 2 3 damla limonda sıkıyorum hiç bir güzeelik maskesi bu kadar etkin değil inanın.
dudaklarınız içinde bal üsürn biraz bekleyin ve yıkayın tam bir yüz bakımı.
hatta kahve limon karışımını selülitli bölgelere 10 ar dk lık masajlar yaparak da giderebilirsiniz.
denenmiştir sonuç mükemmel sizinle paylaşmak istedim.hatta pazar günü yapıca hafifliyor insan. yüzüme parlaklık ve canlılık geldi denemenizi tavsiye ediyorum

cemrecix
11.04.2008, 06:29
Parlak, sağlıklı ve uzun tırnaklara sahip olmak için ne yapmalısınız?Yarı yarıya oksijenli su ile su konulmuş bir kapta, tırnaklarınızı sabunla yıkayın. Tüm tırnaklarınızı yıkadıktan sonra durulayınve sonra bir losyon sürün.Dişlerinizi için kullandığınız parlatıcı ve beyazlaştırıcı ürünler tırnaklarınızda da işe yeriyor. Tırnaklarınızı dişlerinizi parlatan ve beyazlatan macunlarla yıkayın. Tırnaklarınızın tertemiz ve parlak olduğunu göreceksiniz.Beyaz tırnaklar için oksijenli su ve suda bekletilmiş fırçayı deneyin. Islak fırçayı tırnaklarınızın temiz olduğunu görünceye kadar tırnaklarınıza sürtün. Daha sonra ellerinizi iyice durulayın ve losyon sürün.'Diş macunu ve fırça ile temizlik olur mu' demeyin, bir kez deneyin. Bir diş fırçası alın ve beyazlatıcı diş macunu sürerek tırnaklarınızı fırçalayın. Temizlendiğine emin odluktan sonra ellerinizi durulayın ve nemlendirici bir losyon sürün.Bütün bu uygulamalar hem tırnaklarınızın parlak, sağlıklı ve temiz olmasını hem de çabuk uzamasını sağlayacak.

nescafem24
02.05.2008, 03:42
kırışıklıkları önlemek elınızde







 
Her zaman genç kalabilirsiniz! Yaşın ilerlemesi ile birlikte başta yüz olmak üzere kırışıklıklar oluşuyor. Oysa doğru zamanda doğru tedavi ile kırışıklıkların oluşmasını önlemek en azından geciktirmek hiç de zor değil!
Kadınlar Şansız !Kadınlar genetik yapıları itibariyle kırışıklık konusunda erkeklere oranla daha şanssızlar. Üstelik kadınlar estetik görünümlerine de erkeklere oranla daha fazla önem verdikleri için kırışıklıkların varlığı onları daha çok rahatsız ediyor. İşte bu nedenle kadınlar kırışıklık giderici yöntemlere daha fazla rağbet ediyorlar.
Peki kırışıklıklar neden oluşuyor? Acıbadem Bağdat Caddesi Polikliniği Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Yasemin Saray, genetik yapı, ultraviyole ışınları, kas hareketleri ve sigara kullanımın yüzdeki yaşlanmanın en önemli sebepleri olduğunu belirterek şöyle diyor: “Yüzdeki kırışıklıkların temel nedeni deri yaşlanmasıdır. Deri yaşlanmasının ise kronolojik yaşlanma ve dış etkenlere bağlı yaşlanma olmak üzere iki nedeni vardır. Kronolojik yaşlanma yaşın ilerlemesine bağlı olarak gelişen ve kaçınılmaz olan doğal yaşlanma sürecidir. Bu doğal yaşlanma sürecinin ne kadar hızlı olacağını ya da ne kadar erken başlayacağını genetik özelliklerimiz belirler. Dış etkenlere bağlı yaşlanma ise çevresel faktörlere bağlı gelişen ve aslında engellenmesi mümkün olan yaşlanmadır. Bu dış etkenler, ultraviyole ışınları (aşırı güneş maruziyeti), kas hareketleri (mimiklerin aşırı kullanımı), yerçekimi ve sigaradır.” Bir noktanın altını çizmekte yarar var. Ultraviyole ışınlarına aşırı maruz kalmak erken yaşlanmanın en önemli nedeni. Yapılan çalışmalar yüzümüzdeki kırışıklıkların %60-70 oranında başta ultraviyole ışınları olmak üzere çevresel faktörler nedeni ile oluştuğunu ortaya koyuyor. Ultraviyole ışınları derinin gücünü ve elastikiyetini azaltarak deride gevşemeye, sarkmaya ve kırışıklık gelişmesine neden oluyor.
Yaşlanma geciktirilebilirDoğal yaşlanma sürecini durdurmak ya da yavaşlatmak elbette mümkün değil. Ancak bu süreci hızlandıran çevresel faktörlerden korunarak derinin yaşlanması ve dolayısı ile kırışıklık oluşması yavaşlatmak çok da zor değil. "Yapılması gereken en önemli şey yaşam boyu güneşten korunmaktır” diyen Doç. Dr. Saray şöyle devam ediyor: “Güneşlenmemek ve solaryuma girmemek, güneşten koruyan giysiler giymek, şapka takmak ve yıl boyunca hatta kış aylarında bile güneşten koruyucu kremler kullanmak bunun en etkili yoludur. Ayrıca sigara içmemek ve sigara içilen ortamlardan uzak kalmak da deri yaşlanmasına engel olmak açısından oldukça önemlidir. Ayrıca yapılacak bir diğer önemli şey düzenli olarak nemlendirici krem kullanmaktır.”
Kırışıklığın engellenmesi için eczanelerde ve kozmetik ürün satan mağazalarda birçok ürün satılıyor. Peki bu ürünlerin kırışıklık önlenmesinde yararları var mıdır? Doç. Dr. Saray, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Bu ürünlerin çoğunun bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmamıştır ve gene çoğunun kırışıklıkları azaltıcı etkileri yok ya da çok azdır. Aslında, kozmetik ürünlerin bir kısmı kırışıklık giderici etkisi olan bazı etken maddeler içerirler. Ancak bu maddelerin kırışıklık giderici etki gösterebilmeleri için o ürünün içinde uygun miktar ve yoğunlukta bulunması gerekir. Çoğu kozmetik ürün ise bu etken maddelerden etkili olabilecek miktarlarda içermez. Dolayısıyla kozmetik ürünlerin çoğu deriyi yalnızca nemlendirerek yumuşaklık sağlar ve derinin görünümünde hafif ve geçici bir düzelmeye yol açar.”

ccarin
16.05.2008, 04:23
1-Göz DüzelticiFaydalarıGöz düzeltici, gözü çevreleyen orbicularis aculi kaslarını çalıştırır.Vücuttaki en önemli kaslardan biri olan bu kas gözün açılıp kapanmasını sağlar.Bu kas bütün göz çevresine kan pompalanmasını, alt ve üst gözkapağımızın güçlenmesini sağlar.Ayrıca bu egzersiz göz altındaki şişkinliklerin azalmasını, göz altındaki çukurların dolmasını sağlar.Başka bir etkisi de göz yuvasının genişletmesi, size geniş, parlak gözlere sahip bir görünüm kazandırması.Bu nasıl mümkün olabilir?İşte gerçekler.Yaşlandıkça, üst göz kapağı kaslarımız gerginliklerini kaybediyor ve göz yuvasına doğru sarkıyor,bütün alanı ele geçiriyor ve göz yuvamızı olduğundan küçük gösteriyor.Üst ve alt göz kapaklarımızı kasarak ve kaldırarak göz yuvamızın daha belirgin ve geniş görünmesini sağlayabiliriz.Metod:1-Bu egzersizi yatarak veya oturarak uygulayabilirsiniz.Orta parmaklarınızı kaşlarınızın ve burun kemiğinizin arasına koyun.İşaret parmaklarınızı hafif bir baskı yapacak şekilde gözünüzü dış kenarlarına koyun.Başınızın üstüne doğru bakın.Alt göz kapaklarınızı güçlü bir şekilde kısın.Dış göz kasınızdaki nabzı hissedin.Her seferinde atan kasa odaklanarak 10 kere kısın ve bırakın.Dikkat edin, burada gözlerimizi kısıyoruz, kapatmıyoruz.2.Gözlerinizi kısılı, etlerinizi sıkı tutun ve kırka kadar sayın.Gözlerinizi sıkıca kapalı tutmanız çok önemli, böylece siz sayarken etleriniz sıkışır.İpucuGöz düzelticiyi günde iki kere tekrarlayın.Eğer derin çukurlarınız veya siddetli göz altı şişkinlikleriniz varsa egzersizi günde 3 kere tekrarlayın.Orta parmaklarınızla kaşlarınızın arasına hafif bir basınç uygulayın.Bu cildinizin kırışmasına izin vermez.İşaret parmaklarınız gözlerinizin dış köşesinde tutun, cildinizde kırışıklık oluşmaması için hafif bir baskı uygulayın.3.Alın KaldırıcıYararları Çok amaçlı egzersiz kaşların kaldırılmasına yarayan epicranius kasını, alındaki derinin öne gitmesini sağlayan Frontalis alındaki derinin arkaya gitmesini sağlayan occipitalis ve bu ikisine katılan galea aponeurotica kasını çalıştırır.Egzersiz alında oluşan çizgileri tamamen geçirir veya azalmasını sağlar ve kaşları yükseltir.Aynı zamanda üst göz kapaklarında yaş ilerledikçe kas sıkılığının azalmasından meydana gelen sarkmayı da önler, varsa azaltır.Metod1.Bu egzersizi oturarak ya da yatarak yapabilirsiniz.Ben bunu yatarak yapmayı seviyorum böylece egzersizi yaparken daha çok gayret sarfettiğimi hissediyorum.İşaret parmaklarınızı alnınızın ortasına, kaşlarınızla paralel olacak şekilde, yerleştirin.Parmaklarınızı kaşlarınıza doğru çekin.Onları aşağıda tutun.Parmaklarınızla bastırırken, kaşlarınızı yukarı itmeye çalışın.10 kez kaşlarınızı yukarı itin ve serbest bırakın.2.Kaşlarınız yukarıdayken ve ellerinizle aşağı doğru iterken pozisyonunuzu koruyun ve kaşlarınızla minik itmeler yapın.Bu itmelere kaslarınızın çalıştığını hissedinceye kadar devam edin ve ondan sonra 30 a kadar sayın ve bırakın.Rahatlayın ve alnınızın merkezine dairesel hareketlerle masaj yapın.Bu kası rahatlatır ve en iyi sonucu elde etmenize katkıda bulunur.İpucuAlın kaldırıcıyı günde iki kez yapın.Ağırlaşmış ve sinirli gibi görünmenize sebep olan alnınızı düzeltmek için günde 3 kez yapın. Eğer parmaklarınız kayıyorsa, bir parça kağıt mendil kullanın, yuvarlayın, daha iyi-çekim için- işaret parmaklarınızın altına koyun.4.Yanak Geliştirici5.Yüz Uyarıcı6.Burun KısaltıcıYararlarıBurun Kısaltıcı uygun bir biçimde kanı uyarıyor ve üst dudak ve burun çevresi boyunca oksijen akışını sağlıyor.Bir çok müşterim bunu burun çevresinde karıncalanma olarak tarif etti.Bu iyi bir şey.O bölgede kan dolaşımının arttığının işareti.Zaten biz de bunu istiyoruz.Daha öncede bahsettiğim gibi, yaşamımız boyunca burunlarımız büyüyor.Burunun düşmesinin ve genişlemesinin işareti.İyi haberse bu egzersiz burunu kısaltıp, darlaştırıyor.Bu egzersiz depressor septi kasını çalıştırıyor.Pinokyo kitabımı okumalı:)Yalan söylemeye devam edebilir ve kimsenin bundan haberi olmaz.Dünya çapındaki politikacılar düzenli bir şekilde bu egzersizi yapıyorlar çünkü hepsi işe yaradığını biliyor.Metod 1.Bu egzersizi hareket ederken, otururken veya yatarken yapabilirsiniz.Benim tercihim telefondayken yapmak.Burnunuzu işaret parmağınızla kuvvetlice yukarı doğru eğin.Burnunuzu, üst dudağınızı dişlerinizin üstüne doğru aşağı çekerek veya burun deliklerinizi ittirerek, aşağı doğru bükün.Bir saniye tutun.2.Dudağınızı serbest bırakın.Egzersizi 35 kere tekrarlayın.Her seferinde burnunuzun parmağınızda doğru eğildiğini hissetmelisiniz.Hareketi tekrarlarken normal sıklıkta nefes almayı unutmayın.İpucuBurun kısaltıcıyı günde bir kez yapın.Eğer burnunuz istediğinizden biraz uzunsa veya biraz daha genişse bu egzersizi günde iki kez yapın.Müşterilerimden rinoplasti(kırık burnu tedavi ameliyatı) ameliyatı olan bazıları, bir kaç hafta bu egzersizi yapmanınburunlarına daha doğal ve heykelimsi bir görünüm verdiğini bildirdi.Bunun doğru olduğunu biliyorum çünkü bende de işe yaradı.7.Ağız Kenarı Kaldırıcı8.Dudak ŞekillendiriciİpucuAğız çevresindeki orbicularis oris kasını çalıştırarak, dudağınızın daha genç görünmesini, sıkılaşmasını ve dolgunlaşmasını sağlar.Bu egzersiz dudaklarınızın genişlemesini ve üst dudağınızın pürüzsüzleşmesini sağlar.Metod 1.Bu egzersiz yatarak veya oturarak yapılabilir.Ben yatarak yapmaktan hoşlanıyorum çünkü ara sıra yatmaktan hoşlanıyorum.Dudaklarınızı birbirine bastırın, en iyi surat asma taklidinizi yapın:).Dudaklarınızı büzmeyin.Dişlerinizi sıkmayın.İşaret parmağınızı dudaklarınızın ortasına yerleştirin.Dudaklarınızın arasında bir kalemi sıkıştırdığınızı farzedin.2.Parmağınızı yavaşça dudaklarınızın merkezinden uzaklaştırın.Kalemin uzayıp büyüdüğünü hayal edin.Kaleminizi yukarı doğru kaldırdığınızı farzedin ve hayali kaleminizi yanmayı hissedene kadar uzatın. Yanmayı hissettiğinizde parmağınızı seri bir şekilde üst ve alt dudaklarınıza hafifçe vurun, bu hareketi yaparken içinizden otuza kadar sayın.Dudağınızı dışa doğru püskürterek(puff yaparak:), laktik asiti serbest bırakın.İpucuDudak şekillendiriciyi ince dudaklarınızı dolgunlaştırmak için günde iki kez yapın.Bu stresi ve gerilimi ağız çevresinde tutanlar için muhteşem bir egzersizdir.Dudaklarınızı büzmeyin, basitçe birbirine bastırın.Dudak çizgisinde hiç bir kırışıklık görmemelisiniz.Not:Bu egzersizi ağzınıza gerçekten kalem alarak yapmanız daha mantıklı ve bir yüz yogası uzmanı da öyle göstermişti.Aşağıdaki videoda var.http://video.milliyet.com.tr/default...get=01.05.2007Videoyu izleyemeyenler için: Dudaklarınızla bir kalemi sıkıca tutun ve kaldırabildiğiniz kadar yukarı, burnunuza doğru, kaldırın.9.Dudak Üstü Sıkılaştırıcı10.Boyun Güçlendirici11.Çene Güçlendirici12.Yüz Genişletici13.Yüz İncelticiYararları Yüz inceltici geniş bir yüzü daraltır, sarkmaları toparlar, sıkılaştırır.Yüzünüz zaten inceyse, bu egzersiz yüzünüzün yanlarını sıkı tutar.Buccinator kasını çalıştırmak yüz kaslarının sıkılığını artırır.Eğer yüzünüzün geniş veya dar olup olmadığını bilmiyorsanız, iyi bir arkadaşınıza sorun.Metod 1.Bu egzersizi oturarak veya yatarak yapabilirsiniz.Şahsen ben yatarak yapmaktan hoşlanıyorum çünkü daha kolay geliyor, yer çekiminin etkilerini tersine çeviriyor.Ağzınızı açın ve dudaklarınızı üst ve alt dişlerinizin üstüne kuvvetlice kıvırın.Dudaklarınızın köşelerini arka dişlerinize doğru çekin ve onları da sıkıca yuvarlayın.Ellerinizi çenenizin her iki yanına yerleştirin, sonra yavaşça yüzünüz boyunca ellerinizi yüzünüze değdirmeden yukarı doğru çekin, hayalinzde yüzünüzün kalktığını canlandırın.Akıl-kas bağlantınızı kullanın ve ellerinizi yüzünüzün yanlarından yukarı ve dışa, başınızın üstüne doğru hareket ettirin.Gözlerinizle başınızın üstüne doğru bakın.Ellerinizi tekrar başlangıç pozisyonuna alın ve aynı hareketleri yüzünüzün yanlarında yanma hissedinceye kadar devam edin.2.Bu harekete yüzünüzün yanlarında laktik asitten kaynaklanan yanmayı hissedene kadar devam edin.Yanma hissine ulaşınca, ellerinizi yüzünüzün yukarısında tutun, bu pozisyonu koruyun ve otuza kadar sayın.Rahatlayın ve dudaklarınızı nefes vererek dışarı doğru püskürtün(puff yapar gibi:).İpucuEğer yüzünüz ağır ve dolgunsa yüz incelticiyi günde iki kez yapın.Eğer yüzünüz zayıfsa, bu egzersizi genel sıkılaşma için günde bir kez yapın.14.Boyun ve Çene SıkılaştırıcıYararlarıBu egzersiz platysma kasının çalışmasını ve güçlenmesini sağlar ve çenenin, boyunun ve çene hattının sıkılaşmasını sağlar.Gıdığın gözle görülür şekilde azaltır ve kimi insanlarda hemen hemen görünmez yapar.Metod1.Dik ve düzgün oturun, çenenizi yüksek tutun.Dudaklarınızı kapayın ve güçlüce gülümseyin(dişlerinizi göstermeden).Bir elinizi boğazınızın başlangıcına, köprücük kemiğinin üstüne koyun ve sıkı bir tutuşla cildinizi aşağı doğru hafifçe çekin.Yukarı, başınızın üstüne doğru bakın.2.Başınızı geriye doğru yatırın ve serbest bırakın.Çene ve boyun kaslarınızda kuvvetli bir çekiş hissetmelisiniz.Başınızı geriye yatırın, üçe kadar sayın ve normal baş pozisyonunuza(metod 1) geri dönün.Bunu 35 kere tekrarlayın.İpucuBunu günde iki kez tekrarlayın.Eğer gıdık probleminiz olduğunu hissediyorsanız, günde 3 kez tekrarlayın.

nescafem24
21.05.2008, 02:19
 
KOZMETIK URUNLERI SAKLAMAK İÇİN
 
 
Güzellik malzemeleri kadınların vazgeçilmezleri arasında yer alır. Ancak çoğu zaman bunlar tamamen bitmeden atılır. Oysa, yapacağınız birkaç kurnazlıkla rujunuzu bitene kadar kullanabilir ya da maskaranızı kurumaktan kurtarabilirsiniz.Bakım kremlerini buzdolabında saklayın Bakım kremlerinin üzerlerinde son kullanma tarihi belirtilmemişse en fazla 30 ay saklanabilir. Peki bu süre içinde kreminizin bozulmasını nasıl önlersiniz? Çok basit; kreminizi buzdolabına koyarak.Maskaranızın kurumasını nasıl önlersiniz?Kurumaya başlayan maskaralar için, maskaranın fırçasına birkaç damla ılık su dökün ya da hint yağı damlatın. Böylece maskaranızın ömrünü uzatabilirsiniz.Rujunuzu fırçayla sürün Rujunuzu fırçayla kullanırsanız hem daha iyi sonuç elde edebilirsiniz hem de rujunuzu sonuna kadar kullanabilirsiniz.Ojenizi sulandırın Kuruyan oje şişelerinin içine birkaç damla koruyucu damlatarak ojeyi sulandırabilirsiniz. Böylece oje hem sulanmış, hem de güzel bir parlaklık kazanmış oluyor.Kalemlerinizi buzdolabına koyun Göz ya da dudak kalemleri, uçları açılırken ziyan edilir. Kırılmaması ve bulaşmaması için kaleminizi önce yarım saat kadar buzdolabında soğutun. Uç sertleştiğinden daha kolay açılacak ve hiç ziyan olmayacaktır

nescafem24
21.05.2008, 02:21
BURCLARIMIZA GORE MAKYAJ ONERİLERİ
 
 
 
 
Burçların hayatımızdaki yeri malum. Doğumumuzdan başlayarak hayatımızın her evresini etkileyen burçlar, güzelliğin en önemli tamamlayıcısı olan makyajda da kendini gösteriyor.Güzellik uzmanları her zaman kadınları kişilikleri, yüz tipleri ve bulundukları ortama göre makyaj uygulamalarını öneriyor. İşte bu sebeble astrolojide yer alan toprak, hava, ateş ve su guplarından yola çıkılarak uygulanan makyaj stillerinden biri de sizin için.... Ateş grubu iddialı Koç, Aslan ve Yay bu grubun temsilcileri. Ateş grubu kadınları, dikkat çekmeyi ve çekiciliklerini ön plana çıkarmayı seviyorlar. Fark edilmek en büyük tutkuları. Makyajlarında da dikkat çekici çizgileri ve renkleri kullanmaları gerekiyor. Ateş grubu kadınlarının rengi kırmızı ve siyah. Gözlerde siyah far ve kalem kullanmaları öneriliyor. Eye-liner, göz makyajının vazgeçilmez ürünü. Gölgelemelerde beyaz farlar çok işlerine yarıyor. Rujda ve allıkta kırmızı tonları tercih ederlerse içlerindeki dikkat çekme isteğini tatmin edebilirler. Su grubu sezgisel Yengeç, Akrep ve Balık bu grubun burçları. Grubun rengi yeşil. Sezgilerin ve içgüdülerin temsilcisi su grubu, yeşilin her tonunu kullanabiliyor. Özellikle nil yeşili kullandıklarında daha gizemli mesajlar verebilirler. Göz makyajında vazgeçemeyecekleri, kahverengi kalemler ve beyaz farlarla yapılmış gölgeler. Çocuksu tenlerine şeftali rengi allık kullanmaları gerekiyor. Ruj seçiminde ise pembenin bütün tonları, ayrıca oranj, su grubu kadınlarının kullanması gereken renkler. Hava grubu bağımsız Hava grubunun burçları olan İkizler, Terazi ve Kova, özgürlüğün ve bağımsızlığın temsilcileri. Hava grubu kadınlarının rengi, mavi ve pembe. Gözlerde maviden laciverte kadar her tonu rahatlıkla kullanabiliyorlar. Yanaklarda ise pembe allık ciltlerine ışıltı katıyor. Ruj seçiminde de yine pembe ve tonları ağırlık kazanıyor. Toprak grubu sakin Toprak grubu kadınları sakin ve evcimen tabiyatlı. Boğa, Başak ve Oğlak bu gruptan. Abartıyı sevmiyor ve sadeliği tercih ediyorlar. Makyajda da sade ve göze çarpmayan renkleri uygulamaları gerekiyor. Kahverengi, toprak grubunun rengi. Yüzün her kısmında kahverengiyi rahatlıkla kullanabilirler. Farlar, allıklar, rujlar hep bu rengin hakimiyetinde. Pastel tonlardan seçecekleri makyaj malzemeleri kullanmaları öneriliyor. Açık tenliler, şeftali tonlarını da makyajlarında uygulayabiliyorlar.

mavi_boncuk
24.05.2008, 09:23
 Kadınlarda çekiciliği yok eden hareketler!Her kadın çekici olmak, beğenilmek ister. Ancak bunun için güzel giyinmenin dışında bir takım görgü kurallarına da uymanız gerekiyor. İşte çekiciliğin sırları...1-Asla ağzınız açık bir şekilde sakız çiğnemeyin.2-Ter kokusu bir kadını sadece erkeklerden değil toplumdan da uzaklaştırır.3-Yemeğinizi yavaş yiyin.4-Arkadaşlarınıza ve sevgilinize sürekli hayalinizdeki düğünü anlatmayın, özellikle beyaz atlı prensinizi...5-Tırnaklarınızı yemeyin. İlk dikkat çeken yer ellerinizdir.6-Her yerde, her zaman fazla kilolarınızı, yaptığınız rejimi anlatmaktan vazgeçin.7-İçinde rahat edemediğiniz kıyafetler giymeyin.8-Durmadan kendinizi anlatmayın. Kendinizi negatif bir şekilde asla yansıtmayın.9-Rahat oturamayan, yerinde duramayan, devamlı kıpırdayan bir görüntü çizmeyin.10-Gereğinden fazla duygusallaşmayın.11-Ön yargılı davranıp antipati toplamayın.12-Yüzünüz veya sivilcelerinizle oynamayın.mystical2009-04-09 07:19:30

süsençiçeği
28.05.2008, 08:10
Kızlar benim kiracısı bulunduğum büronun sahibi bayan eczacı ve binanın en  alt katında eczanesi var. Bu  ve benzeri yazıları ve uyarıları okuduktan sonra ona sordum, tesadüf Vichy ve La Roche-Posay ın cilt bakım uzmanı da yanındaydı ve bana  özellikle sıcak şehirlerde yaşayanların  koruma faktörlü güneş kremleri olmadan dışarı çıkmaması gerektiğini güneş ışınlarının  cildin yaşlanmasına sebep olan faktörlerin başında geldiğini söylediler ben de kendime  yazın nemlendirici yerine kullanmak üzere  30 faktörlük  bir  güneş kremi edindim. Sizlerle de paylaşmak uyarmak istedim. Erken yaşlanmak istemeyiz dimi kızlarr  Yaz
aylarında güneşlenerek bronzlaşmak tenimize hoş bir görünüm
sağlayabilir. Ancak,  güneşin UV ışınlarına uzun süreli maruz kalmak
ağrılı güneş yanıklarına neden olabildiği gibi; deri kanseri, derinin
çabuk yaşlanması, katarakta bağlı körlük ve diğer göz sorunları gibi 
daha önemli sağlık sorunlarına da yol açabilmektedir. Zamanlarının
çoğunu güneşte  oynayarak geçiren 18 yaş altındaki nesil önemli bir
risk grubu oluşturmaktadır. Bu konuda diğer bir risk faktörü de
insanların deri tipiyle ilgilidir. Açık ten, göz ve saç rengi olan
insanlar koyu ten, göz ve saç rengine sahip olanlara göre daha fazla
risk altındadır . Dünya
Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Birleşmiş
Milletler  Çevre Programı (UNEP) gibi kuruluşların 1995 de yaptığı
toplantıda , insanların UV nin zararlı etkileri konusunda uyarılması ve
eğitilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak , ozon
tabakasındaki değişimler ve bulut aktiviteleri izlenerek yere ulaşan 
UV ışınlarının toplamı UV-indeks değeri ile gösterilerek hava
raporlarında halka duyurulması benimsenmiştir. Güneş ışınlarına maruz
kalan insanlar için genel olarak UV-indeks 0-2 ile çok düşük, 3-4 ile
düşük, 5-6 ile orta, 7-9 ile yüksek ve 10+  ile çok yüksek risk 
derecelerini göstermektedir.  Ekvatora
yakın birçok ülkede yıl boyunca UV- indeks  10+  seviyesindedir.
Türkiye nin de içinde bulunduğu kuşakta ise temmuz ayında öğle
saatlerinde, bulutsuz bir havada UV-indeks 8-10 değerleri arasındadır.
Güncel olan UV-indeks değerlerine ya da bölgesel haritalara
meteorolojik bilgi sunan çeşitli İnternet sitelerinden ulaşmak da
mümkündür. Gölgede
kalmak ya da öğle  saatlerinde güneşte kaldığımız süreyi kısıtlamak,
bizi hem ısı çarpmasından hem de UV ışınlarının  zararlı etkilerinden
koruyabilen en doğal yöntemdir. Aslında, UV ışınları atmosferde 
kuvvetli bir şekilde saçıldığından, gölgede olan insanların bile
tenleri bronzlaşmaktadır. Zorunlu olarak güneşte kalanlar ya da deniz
kenarlarında tatilde olanlar için geniş kenarlı beyaz şapkalar, en az 
SPF-15 (Sun Protection Factor-SPF )  ve daha yüksek koruyucu faktörlü 
güneş kremleri ile UV ışınlarını geçirmeyen  güneş gözlükleri
kullanmaları önerilmektedir. Son olarak denilebilir ki; siz, siz olun  en kızgın olduğu öğle saatlerinde güneşe sakın meydan okumayın.

cemrecix
18.06.2008, 15:53

Aşağıdaki reçetelerden size uygun olanları kullanmaya başlayabilirsiniz.1. İlkbahar veya yaz başında maydanoz yapraklarından, sonbaharda ise maydanoz kökünden maske hazırlanır. Maydanozu (2 yemek kaşığı) robottan geçirip kıyma haline getirin ve temizlenmiş cilde maske olarak uygulayın. Gözaltlarına maydanoz koymayın. 20-30 dakika sonra maskeyi soğuk suyla yıkayın ve cildinize nemlendirici krem sürün. 2. Maydanoz köklerinin kaynatın, limon suyu ile karıştırın, yüzünüzü bu karışımla sabah akşam silin. 3. 2 yemek kaşığı havuç suyuna 20 damla limon suyu ekleyin ve günde 2-3 kez yüzünüze uygulayın. Maske 20-30 dakika bekletilip çıkarılır. 4. 50 gram maydanozu yarım litre yüzde kırklık alkole yatırın (votka da olur), 2 hafta karanlık yerde dinlendirin ve soğutarak kullanmaya başlayın.5. Yüzünüzde çiller oluşmuşsa, yüzünüze domates dilimleri yerleştirin. Bu işlemden önce cilt iyice temizlenmeli ve az miktarda besleyici krem sürülmelidir. Maske 30 dakika bekletilir. Maskeyi soğuk sütte ıslatılmış pamukla çıkarın.6. Maske: 1 kaşık maydanoz ve bir kaşık balı karıştırın, cildinize uygulayın, 45 dakika bekletin. Bu karışıma limon suyu da eklenebilir. Bunun için 2 yemek kaşığı maydanoz kıyması, bal ve limon suyu ile karıştırılır, cilde uygulanıp 15 dakika bekletilir. 7. Maydanoz suyunu sütle veya yoğurtla karıştırın, cilde maske olarak uygulayın, 15 dakika sonra oda sıcaklığındaki suyla yıkayın. 8. Leke tedavisi için çilek, orman çileği ve frenk üzümü kullanılabilir. Meyvelerden maske hazırlayıp yüzünüze uygulayın, 20-30 dakika bekletin ve ılık suyla yıkayın. 9. Yarım bardak bademin üzerine bir bardak kaynar su ekleyin, 3-5 dakika sonra suyu süzün bademleri robottan geçirin. Badem kıymasına yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı ılık su ekleyin, karıştırıp soğutun. Maskeyi uygulayın, 30 dakika bekletip yıkayın. Haftada iki kere 4-5 ay süreyle uygulamanız lazım. 10. 25 gram maya ve 1 tatlı kaşığı limon suyunu karıştırın. Üzerine 1 yemek kaşığı süt ekleyin. İyice karıştırın. Maske olarak uygulayın, 20 dakika tutup yıkayın. 11. 1 limonun suyu, 1 yumurta sarısı, 10 gram tozşeker, 100 ml su. İyice karıştırın, yüzünüze uygulayın, 20-30 dakika bekletin. Bir gün sonra tekrarlayın. 12. 100 gram ince kıyılmış salatalık + 100 ml votka, 10 gün karanlık bir yerde dinlendirin. Besleyici kreme ekleyerek kullanılır. 13. Soğan suyuyla ıslatılmış pamukla yüzünüzü günde iki kez silin. 14. Karaturp suyunu suyla karıştırın 1. Yüzünüzü günde iki kere bu karışımla yıkayın. 15. 2 Yemek kaşığı karahindibayı 30 dakika 0.5 litre suda kaynatın. Soğutun. Günde iki kez yüzünüzü bu karışımla temizleyin. 16. Taze patatesi rendeleyin, birkaç damla bitkisel yağ, 1 yemek kaşığı taze süt ve badem parçacıkları ekleyin. İyice karıştırıp maske hazırlayın. Yüzünüze uygulayın. 20 dakika bekletin ve yıkayın. Cilt tipinize uygun krem uygulayın. 17. Taze ayvayı rendeleyin, suyunu sıkın. Suyunu pamukla yüzünüze uygulayıp, yüzünüzü silin. (ne güzel cümle kuruyorum J) 18. 2 avuç kabukları ayıklanmış badem dövülüp un haline getirilir. Bu badem ununa bir çorba kaşığı süzme bal ve yumurtanın akı çırpılmadan ilave edilip krem haline gelinceye kadar gülsuyu eklenir. Maske olarak uygulanır. 20 dakika bekletilip temizlenir.19. Karpuzu rendeleyin, maske hazırlayıp yüzünüze uygulayın. 10-15 dakika yüzünüzde tutun. Kuru cilde sahipseniz maskeyi uygulamadan önce yüzünüzü bitkisel yağla silin ve havluyu 1 tatlı kaş. Karbonat+ılık su karışımında ıslatıp yüzünüze 5-6 dakikalık kompres uygulayın. Maskeyi oda sıcaklığındaki suyla çıkarıp, cilde nemlendirici krem uygulayın.Bu maskeleri akşamları yapmanız önerilir. Çünkü daha sonra yüzünüz güneş ışınlarına maruz kalmamalıdır. Cilt tipiniz ne olursa olsun, her gün koruyucu kreminizi kullanmalısınız (1 ay boyunca)Unutmamalısınız ki çil oluşumunu önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. Bu nedenle cildinizi zararlı güneş ışınlarından gerektiği gibi korumanız sizin yararınıza olacaktır.Bu arada günlük uygulamanız gereken bakımlara aşağıdakilerden biri örnek olabilir: 1. Yüzünüzü her gün limon suyuyla silin. (kuru ciltler için yarı yarıya sulandırın) 2. Her gün yüzünüzü ekşi sütle yıkayın. Yanma söz konusu olursa nemlendirici veya besleyici krem kullanın. 3. Yüzünüze taze krema maskesi uygulayın. Ve maskeyi uyguladıktan sonra tamamen çıkarmayın: ince, yumuşak bir kağıt mendil ile hafifçe sildikten sonra cildinize nemlendirici sürün. Suna hanımdan (Suna Dumankaya) güneş lekeleri için çözüm önerisi; “1 tatlı kaşığı yoğurda, 1 çay kaşığı karbonat koyun ve cildinize 1 saat bekletin. Haftada 1 kez uygulayın. Ve dışarı çıktığınızda 20 faktörlü kremler kullanın.”Beslenemeye gelince ise, her gün C vitamini içeren besinler almaya özen göstermek gerekir: Limon, greyfurt, portakal, yeşil soğan, ısırgan otu... gibi. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz. Eğer beslenmeyle yeterince vitamin alamıyorsanız, 2-3 hafta vitamin tabletleri kullanabilirsiniz. mystical2008-06-18 17:01:45

nescafem24
26.06.2008, 04:41

 
Göz kapağınıza hangi farı süreceğinize karar verirken, göz renginizi de dikkate almalısınz.
 
 
 
Mavi gözlüler
Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. "The Color Answer Book" kitabının yazarı Leatrice Eiseman "Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir" diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin. Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.
Yeşil gözlüler
"Gözleriniz yeşilse, bakışlarınızı keskinleştirmek için, çizelgede yeşilin karşısında olan, kırmızı paletinden bir renk seçebilirsiniz. Pembeler ve sıcak lavanta tonları gözlerinize en iyi giden renklerdir" diyor Kate Hudson'ın makyözü Paul Starr. Kırmızı ailesinden renk seçerken, gözlerinizden daha canlı renklerden kaçının, yoksa gözlerinizi ön plana çıkarmak yerine, tam tersine onların soluk kalmasına neden olacaksınız. Starr'dan bir öneri daha: "Siyah likit kalem kullanırsanız, uçuk tondaki farla son derece ¤¤¤¤i bir kontrast elde edersiniz." Ayrıca açık sarıya çalan bakır tonlarını çok ince bir şekilde kullanırsanız ilgi çekici bir makyaj sağlayabilirsiniz.
Kahverengi gözlüler
Kahverengi gözlerinizin sıradan olduğunu asla düşünmeyin. Yapmanız gereken tek şey, mavi renk kullanarak, onları ön plana çıkarmak. Kahverenginin kontrastı olan mavi, gözlerinizi son derece çekici gösterecek. "Zengin bir kobalt, parlak bir gök mavisi veya uçuk bir bebek mavisi kullanabilirsiniz." diyor Janet Jackson ve Jennifer Anniston'un makyözü BJ Gillian. Işıltılı bir mavi tercih ediyorsanız, daha dramatik bir efekt için, gözünüzün alt tarafını koyu bir mavi kalemle çizerek, kalemin üzerine açık renkteki farı sürün. Ancak daha doğal bir bakış elde etmek istiyorsanız, haki ve kahverengi tonlar da kullanabilirsiniz.
Gri-mavi gözler
Göz kapaklarında asker yeşili far kullanılabilir. Asker yeşili bu renk gözleri daha çok öne çıkarır, çok doğal durur.
Mavi-yeşil gözler
Gece mavisi bu göz rengini daha çok vurgular. Yalnız gece mavisini transparan şeklinde kullanmayı tercih edin, yani abartıya kaçmayın, hafif sürmeye dikkat edin.
Gri gözler
Jean mavisi gri gözleri ön plana çıkarır. Ama bu göz rengi için inci beyazı ya da opal rengi de son zamanlarda çok fazla tercih ediliyor.
Gri-yeşil gözler
Gül kurusu gri ve yeşil karışımı gözler için idealdir ama gözün üstünü de siyah bir eye liner ile belirginleştirin. Ayrıca gümüş ya da azur renklerini ayrı ayrı ya da kombine ederek kullanmak da çok beğeniliyor.
Ela gözler
Kahverengi tonları bu göz rengini belirginleştirir. Yalnız kahverengi tonlarını göz kapağı ve kaş kenarına doğru farklı tonlarda kullanmak daha doğru olur.

nescafem24
26.06.2008, 04:47

Terleme sonucu meydana gelen, ayak koku artık sorun olmaktan çıkıyor.Ayağın terlemesi sonucu ortaya çıkan ve sahibine büyük rahatsızlık veren ayak kokusunun, suya düşük akımlı elektrik verilerek tedavi edilebildiği bildirildi.

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği Şef Yardımcısı Uzman Dr. Zerrin Öğretmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayak kokusunun nedeninin, ayak teriyle birleşen bakteri ve mantarlar olduğunu söyledi.

Öğretmen, sentetik çorap ya da kapalı ayakkabıların, ayakların hava almasını engellediğini ve terlemesine neden olduğunu ifade etti. Ayakların günde iki üç kez yıkanması ve iyice kurulanması gerektiğini vurgulayan Öğretmen, ''Ayak aralarını terleten kapalı ayakkabı ya da sentetik çorap giyilmemeli. Ayaklar günde iki üç defa yıkanıp kurulanmalı'' diye konuştu.

Evde otururken rulo haline getirilmiş pamukların, ayak parmaklarının uçlarına yerleştirilerek, parmak aralarının havalandırılmasını öneren Öğretmen, konuşmasını şöyle sürdürdü:''Pamuklu ya da yün çoraplar ile açık ayakkabı giyilmeli, ayaklar yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalı ve başkasının terlikleri kesinlikle giyilmemelidir. Ayak kokusunun nedeni mantar değil de bakteriyse araştırılmalıdır. Çünkü bakteri kana karışıp kasıkta beze de yapabilir. Parmak araları zamanla ter nedeniyle yumuşar, çatlar ve buradan giren bakteri kana karışıp lenf bezi iltihabı ve yılancık yapabilir.''
 

 
Öğretmen, kokuyu ve bakterileri gidermek için permanganat banyosundan faydalanılabildiğini, bu antiseptik solüsyonun 2,5 litre suya bir tablet atılarak hazırlandığını ve ayakların sabah akşam beşer dakika bu suda bekletilebildiğini bildirdi. Çeşitli yöntemler denenmesine rağmen halen geçmeyen ayak kokusunun fiziki yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Öğretmen, şunları söyledi:
 

 
''Çeşitli yöntemleri deneyen ancak yine de ayak kokusu sorununa çare bulamayanları, günde 20'şer dakikalık 10 seansla tedavi edebiliyoruz. Çeşme suyuna düşük akımlı elektrik vererek tedaviyi sağlıyoruz. Bazı çok ileri durumlarda botoks tedavisi de uygulayabiliyoruz.''  mystical2008-06-26 09:47:01

simena_83
02.08.2008, 11:41
Güzellik kuralları değişiyor, başka bir kimliğe bürünüyor. Bu değişimlerin temelindeyse doğallık ve pratiklik yatıyor. İşte biz kadınların hem daha kısa sürede ve pratik yollarla hem de farklı tarzda güzelleşmesini öngören en yeni beş güzellik kuralı:
 
Kural 1:
Saçlarınızı doğal haline bırakın! Hiç dikkat ettiniz mi? Oscar Ödül Töreni'nde starlar kırmızı halı geçişi yaparken, taşıdıkları göz alıcı tasarımlara inat saçlarını sanki evde şöyle bir tarayıp çıkmış gibi şekillendirmeyi tercih ediyorlar. Günümüzün elit kızlarını düşünün! Saçlarıyla ilgili aklınıza ne geliyor? Cameron Diaz, Kate Moss ya da Drew Barrymore.
Hepsinin ortak özelliği saçlarının dalgalı, stilsiz ve kendi haline bırakıyor oluşları.Saçlarına asla saç spreyi sıkmıyorlar. Sizin de artık eski model kabarık ve bol spreyli saçlara elveda! demenizin zamanı geldi.
Saçlarınız çok hacimliyse ve kabarıyorsa, sadece fındık büyüklüğündeki bir jöleyi saçlarınızdaki elektriği almak için kullanın.Yıkadıktan sonra saçlarınızdaki elektriği almak için nemliyken az miktarda yumuşak köpük sürün ve kurutun. Doğallığın saçlarınıza katacağı özgün tarza inanamayacaksınız.
Kural 2: Dip boyası zamanını geciktirinElbette makul ölçülere.Eskiden sarı saçların dibinden kendi koyu renkte saçınızın gözükmesi asla hoş karşılanmazdı.
Ancak değişen güzellik kuralları, kadının görünümüyle aşırı derecede ilgilendiğini belli etmemesi gerektiğini savunuyor. Bu nedenle dip boyanız geldiğinde, kendinizi hemen kuaför salonuna atmayın. Asıl amaç saçlarınızın dip renginin biraz çıkmasını beklemek.
Bu görünüm; çevrenizdekileri aslında tüm zamanınızı saçlarınıza harcamadığınıza inandıracak. Bu nedenle boyanızı tazeletmek, balyaj ya da röfle yaptırmak için ayda bir yerine yedi haftada bir kuaföre gidilmesi tavsiye ediliyor.
Kural 3: Yapay görünümlü dudaklara sonDolgun ve kalın dudakların kadına kattığı seksapel adeta bir güzellik miti halinde.Çeşitli dolgu maddeleri enjekte edilerek birer arzu nesnesi haline dönüştürülen dudaklar, artık hiç de yadırganmıyor. Tek bir şartla! Abartıdan kaçınılmalı.
Zaten doğallıktan yana olan yeni güzellik kuralları yapay görünümlü dudaklarınıza hacim kazandırmak istiyorsanız, öncelikle koyu renkli dudak kalemlerinden uzak durun, çünkü koyu renkli dudak kalemleri dudaklarınızı çerçeve içine almaktan başka bir işleve sahip değil. Bunun yerine son günlerde eczanelerde satılan ve kısa süreli dolgunluk sağlayan dudak ürünlerini deneyebilirsiniz.
İçeriğindeki baharatlar, dudaklarda kan dolaşımını hızlandırarak şişmesini sağlıyor. Ürünlerin herhangi bir yan etkisi ise yok. Üzerine doğal renklerde bir ruj sürebilirsiniz. Tamamen doğal bir alternatif arıyorsanız, kapsül halinde satılan E vitaminini kırarak yatmadan önce dudaklarınıza sürün. Sabah uyandığınızda dudaklarınızdaki değişime inanamayacaksınız!Kural 4: Kış bronzluğu bir vazgeçilmez olsunKaramela bir ten yalnızla melez starlara özgü olmaktan çıkıyor. Dahası sadece yaz mevsiminde değil, kışın da sağlık ve enerji dolu çikolata rengi bir tene sahip olmanın yollarını arayacaksınız.
Ayrıca kendinizi daha güvende hissettirecek bronz bir ten daha az makyaj yapmanızı sağlayacak ve cildinize kışın da rahat bir nefes aldıracak. Kış bronzluğu için sprey şeklindeki bronzlaştırıcıları ya da bronz makyaj ürünlerini tercih edebilirsiniz. Özellikle içinde altın pırıltı içeren ürünler yüz ve vücuda fark edilir bir ışıltı katıyorlar.Kural 5: Uzun tırnaklara elvedaKısa ve yuvarlak törpülenmiş tırnak şekilleri değişen güzellik anlayışının küçük ama önemli ayrıntılarından biri.
Oysa yıllar boyu uzun, bakımlı ve iyi törpülenmiş tırnak şekilleri dişiliğin de altını çiziyordu. Ancak kabul edelim ki uzun tırnakların bakımı için zaman, sabır ve maddi imkan da gerekiyordu. Günümüzdeyse kadın çok daha pratik, sade ve çekici olmanın peşinde.Bu nedenle hem daha sağlıklı olmaları, hem de sizi daha az uğraştırmaları için tırnaklarınızı yuvarlak bir şekilde törpüleyin ve kısa tutun.
Kısa tırnaklarda koyu renk ojeler, özellikle kırmızı çok daha alımlı duruyor.
alıntı

simena_83
02.08.2008, 11:52
Beyazlatıcı maske - 11/2 domatesUnDomatesi yıkayın ve kabuğunu soyun. Blendırda suyunu çıkardıktan sonra süzgeçten geçirin ve yeteri kadar unla macun haline getirin. Maskeyi göz çevresinden ve dudaklardan uzak tutarak yüzünüze uygulayın. 5 dk sonra ılık su ile durulayarak çıkarın. Bu işlemi haftada üç kez uygulayın. Bu maske cildinizi nemlendirir, rengini açar, gözenekleri temizler, çil ve yara izlerini hafifletir.
 
 
 
Beyazlatıcı maske - 250 g soya peyniri (Tofu)15 g mayaSoya peynirini küçük bir kaseye koyarak ezin. Üzerine mayayı ekleyerek macun kıvamına gelene kadar karıştırın ve mayalanmaya bırakın (minimum 30 dk). Ardından maskeyi yüzünüze dairesel hareketlerle yedirin. 15 dk bekledikten sonra ılık suyla yıkayarak çıkarın. Bu maske özellikle yağlı ciltler için iyidir. Gözeneklerdeki tıkanıklıkları açar ve sıkılaştırır. Ayrıca cildin rengini açar
 
Beyazlatıcı maske - 32 yemek kaşığı taze fasulye unu1 yumurta akı2 damla lavanta yağıMalzemeleri karıştırarak macun kıvamına getirin. Göz çevresi ve dudaklardan kaçınarak sürün. 15-20 dk bekledikten sonra ılık su ile durulayarak çıkarın. Nemlendiricinizi sürün. Bu maske cildi ölü hücrelerden arındırır, siyah noktaları, akneleri ve yağ bezelerini iyileştirir, gözenekleri açar ve sıkılaştırır. Ayrıca cildin rengini açar.
 
 
Papatyalı cilt beyazlatma maskesi3 tatlı kaşığı papatya (çiçek kısmı)1 fincan su1 yemek kaşığı bal1 yemek kaşığı gül suyu (isteğe bağlı)1 fincan suyu kaynatın ve içine papatyaları atın. 7-8 dk beraber kaynattıktan sonra süzgeçten geçirerek soğumaya bırakın. Ardından bal ve gül suyunu ekleyin. İyice karıştırdıktan sonra yüzünüze ve boynunuza sürerek 15 dk bekleyin. Cildinizin aydınlanması için düzenli olarak kullanın. Bu maske renk bozukluklarına karşı birebirdir. Buzdolabı ömrü 1 haftadır. Hava geçirmeyen bir kapta muhafaza etmeye özen gösterin.Not: Hamilelere tavsiye edilmez.
 
 
Safranlı cilt beyazlatıcı3 yemek kaşığı süt5-6 tel safranSafranı sütün içine atın ve çözülmesini bekleyin. Yüzünüze ve boynunuza uygulayarak 20 dk bekleyin. Ardından durulanın. Bu işlemi düzenli olarak uygularsanız daha berrak ve açık bir cilde kavuşursunuz.
 
Cilt beyazlatıcıYeteri kadar hindistan cevizi sütüYeteri kadar ananas suyuMalzemeleri karıştırarak yüzünüze pamuk yardımıyla uygulayın. 20 dk bekledikten sonra durulanın. Malzemeler tamamen doğal olmalıdır. Bu uygulama cildinizin rengini bir ton açar ve renk bozukluklarına iyi gelir.
 
 
Cilt beyazlatan, leke giderici maske1 yemek kaşığı rendelenmiş kestaneKaynar suya atılan 1 çay kaşığı süt tozu1 yumurta sarısı1 ezilmiş limon1 çay kaşığı itburnu yağıMalzemeleri karıştırarak hazırladığınız maskeyi yüzünüze sürün. 20-30 dk bekledikten sonra yıkayın.
 
ALINTIDIR.

e_mutlu
13.08.2008, 00:38
Kaşlarınızı, profesyonel güzellik uzmanının elinden çıkmış gibi, kendi kendinize almanız mümkün.Kaşlarınız, kişiliğinizi yansıtır; yüzünüzün ifadesini biçimlendirir. Evet, kaşların şekli ve rengi bir kadının nasıl görünmek istediğini anlatır. Çok mu ciddisiniz? Yoksa, daima gülen bir yüze mi sahipsiniz? Bakışlarınızdan memnun değil misiniz? ‘Kaş’ deyip geçmemek gerekir. Çünkü değişken bir kaş modasının bile yaratıldığı günümüzde, değişmeyen bir gerçek var: Şekle sokulmuş kaşlar, yüzünüzü aydınlatır ve sizi gençleştirir. Tipiniz için en uygun kaş formunu nasıl bulacağınızı, bu yazıdan öğrenebilirsiniz.Yüzünüze en uygun kaş şeklini bulunBir kalem alın ve burun kanatlarınızdan birisine dayayıp, resimdeki gibi dik olarak yüzünüzde tutun. Kaş, kalemin denk geldiği noktadan başlamalıdır. Sonra kalemi şakağınıza doğru eğin. Bu nokta da kaşın bittiği yer olmalıdır. Kaşın başlangıcı ve sonu tek bir hattır. Kaşlarınızı, bu hat çerçevesinde biçimlendirin.Kaş yayınızı belirleyinKaşınızın en yüksek olacağı nokta, gözbebeğinizin üzerinden tuttuğunuzda kalemin ucunun gösterdiği noktadır. Kaşınızı almaya başladığınızda dikkat edin: Burundan itibaren kaşın üçte ikisi yukarı doğru ve kalan üçte biri de aşağı doğru gitmelidir. Eğer kaşın iç kısmı çok kalın ve dış kısmı çok inceyse, önden ortaya kadar kaş kalemi ile düzeltinAcıtmadan alınKaşlarınızı alırken daima çıkış yönlerine göre çekin. Önce alt kenardan başlayın. Üst kenarı sadece inceltin.Dikkat: Fazla kaçırmayın! Birkaç defa fazla alırsanız, yerlerine yenileri çıkmayabilir.Boşlukları doldurunÖnce kaş fırçası ile aşağı doğru tarayın. Bu şekilde boşlukları görmeniz mümkün olur. Sonra kaş kalemi ile incecik çizgiler halinde boşlukları doldurun. Son olarak da kaşlarınızı yukarı tarayın.Profesyoneller ne kullanıyor?Eliniz alışkın değilse, cımbız ile ince kaşları kolayca alabilir, biraz ustalaşınca da uzmanların kullandığı kaş pensine geçiş yapabilirsiniz. Hangisinde daha rahat ediyorsanız, onu tercih edin.alıntımystical2009-04-09 07:20:10

sedef_85
18.09.2008, 18:38
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ŞİFALI YAĞLARM.Ö. 3000 yılından beri bilinen ve tıpta da, alternatif tedavide ve kozmetikte kullanılan yağlar, doğal olarak bitkilerden elde edilir. Bu değerli yağlar bitkilerin çiçek, meyve, kabuk, yaprak, rizöm, reçine ve odun kısımlarından elde edilmektedir.Uçucu yağlar, özellikle soğuk algınlığında, stres giderici olarak, uyku düzensizliklerinde, bağışıklık sistemini yükseltici, dengeleyici olarak ve ağırlıklı olarak kozmetik sektöründe kullanılmaktadır. Ülkemizde 50'nin üzerinde uçucu yağ üretilmekte yada ithal edilmektedir. Bunların önemli bir bölümü çeşitli hastalıklar için ve alternatif tıbbi tedavilerde ilaç kategorisine girmeden kullanılmakta; bir kısım da cilt ve saçlarda kozmetik ürünlerine karıştırılmak suretiyle veya yanlız olarak kullanılmaktadır.PAPATYA YAĞI:Papatya YağıDuyarlı ve problemli ciltlerde yaraları iyileştirici ve cildi besleyen özelliğe sahiptir. Bademcik ve diş iltihabında gargara olarak kullanılır.Kullanılışı: Haricen; cilde masaj şeklinde tatbik edilir. Dahilen; bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak gargara yapılır. (İçilmesi sakıncalıdır.)BİBERİYE UÇUCU YAĞI:İdrar söktürür, gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite, sarılık ve karaciğer enzimlerini düzenlemede kullanılır. Uykusuzluğu ve sinir sistemini düzenler. Saç dökülmesi ve kepeğe karşı faydalıdır. Yağ çözücüdür. Kolesterolü düzenler.Kullanılışı: Dahilen; bir fincan suya 2-3 damla atılır veya şekere damlatılarak günde üç defa kullanılabilir. Haricen; sinüzite, romatizmal ağrılara, sivilceler üzerine sürülerek kullanılır. Cilde canlılık verir.ÇAM TEREBENTİN ESANSI:Saçı besler, dökülmeyi önler. Kepeğin giderilmesini sağlar ve saçı kuvvetlendirir. Saç diplerinde mikroorganizmaların oluşumunu engeller.Kullanılışı: 200 gr'lık şampuana 15-20 damla konulur. Ayrıca saç diplerine masaj yaparak kullanılır.KARABAŞ UÇUCU YAĞI:Kalbi kuvvetlendirir, damar sertliğine, kolesterol ve şekere faydalıdır. Uykusuzluğu giderir, balgam söktürücü ve öksürük gidericidir. Zindelik verir. Egzama yaralarına iyi gelir. Sivrisinek kovucudur. Stres ve gerginliğe faydalıdır.Kullanılışı: Dahilen; günde ikişer damla, sabah akşam yarım fincan suya damlatılarak kullanılır. Haricen cilde sürülür.MELİSA UÇUCU YAĞI:Uykusuzluk, kan temizleyici, sinir gerginliği ve stres teskin edici, bitkinlik, yorgunluk, nefes darlığı ve astımda kullanılır. Mideye, sinirsel başağrılarına ve migren için kullanılır.Kullanılışı: Dahilen; günde 3 defa, 1 fincan suya 3-4 damla damlatılarak içilir. Haricen; cilde masaj yapılarak sürülür. (Fazla miktarda kullanılması sakıncalıdır.)KAYISI YAĞI:Kayısı YağıYüz temizliğinde kullanılır. Akneleri temizler, cilde canlılık verir. Yaşlanma ile ortaya çıkan kırışıklıkları giderir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Bağırsak parazitlerinin giderilmesinde kullanılır. Pastalara esans olarak ta kullanılmaktadır.Kullanılışı: Haricen; cilde pamukla tatbik edilir. Dahilen; 1 fincan suya 2-3 damla damlatılarak kullanılır.KETEN TOHUMU YAĞI:Menapoz sıkıntılarını giderir. Mide ağrılarına ve kabızlığa iyi gelir, hazmı kolaylaştırır. Sindirim sistemi iltahaplanmalarında etkilidir. Zihin açıcıdır.Kullanılışı: Dahilen; 1 fincan suya 5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir.SUSAM YAĞI:Susam YağıDahilen müshil, haricen ise kuru ciltleri yumuşatma etkisine sahiptir. Kirpik, kaş ve saçlara rahatlıkla kullanılır. Saç kırılmalarını önler. Şeker hastalığında da kullanılmaktadır. Yanıklarda iyileştirici özelliği vardır. Yemeklere lezzet verir. Romatizma ve selülit için de faydalıdır.Kullanılışı: Her sabah aç karnına 1 çay kaşığı içilir. Müshil olarak da 1 çay kaşığı alınır. Haricen cilde ve saça masaj şeklinde uygulanır.FESLEĞEN YAĞI:Buhar terapisi, sinir bozukluklarına ve allerji, migren ve baş ağrısından kaynaklananstres durumlarında kullanılır. Sıcak banyosu, kandaki ürik asidi azaltarak gut hastalığına iyi gelir. Cildin tazeliğini korur ve sivilcelere karşı kullanılabilir. İdrar antiseptiği midevi ve gaz söktürücü etkilere sahiptir. Sivrisinek ve haşereye karşı da kullanılmaktadır.Kullanılışı: Dahilen; bir şeker parçasına 5-6 damla damlatılarak alınır. (Uyarıcı özelliğe sahip olup, fazla miktarda alındığında sersemletici özelliğe sahiptir. Hamilelikte ve 16 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.)ISIRGAN TOHUMU YAĞI:Saç dökülmesine, romatizmaya, hücre yenileyici, kan temizleyici, miyom küçültücü olarak kullanılır.Kullanılışı: Dahilen; bir fincan suya 5-10 damla damlatılarak günde 2 defa kullanılır. Haricen; cilde masaj yapılarak kullanılır. Saç diplerine firiksiyor yapılır.KAVUN YAĞI:Antidepresandır, sakinleştirir. Öksürüğe karşı yumuşatıcı, söktürücü etkide bulunur. Böbrek taşlarının düşülmesine yardımcıdır.Kullanılışı: Dahilen; 1 fincan suya 8-10 damla damlatılarak karıştırıp içilir. Çocuklarda 1 kesme şekere 3-4 damla damlatılarak yedirilir. Uyarı; Mide ve bağırsaklarda ülseri ve iltihabı olanlarda, şeker hastalarında ve yüksek tansiyonu olanlarda dahilen kullanılmamalıdır.SARISABIR YAĞI:Yara, çıban, sıyrık, sivilce, egzamada iyileştiricidir. Kabızlıktaetkili bir müshildir. Yanıklarda ve yanık ağrılarında etkilidir. Saç dökülmesini önler. Kolit ve peptik ülserde etkilidir.Kullanılışı: Dahilen; günde 3-5 damla 1 fincan ılık suya damlatılarak içilir. Haricen; yara, çıban, sivilce ve yanıklarda yüzeysel sürülerek, saç dökülmesinde sirke ile karıştırıpsaç diplerine friksiyor uygulayarak temel yağlarla karıştırıp cilt için canlandırıcı ve nemlendirici olarak kullanılır.TARÇIN YAĞI:Antibakteriyel etkiye sahiptir. Bağırsak enfeksiyonlarında kullanımı önerilir. Sedatif etkisi vardır. Kan dolaşımını hızlandırır. Haricen kaşıntı ve haşere sokmalarına karşı kullanılır. Kullanılışı: Dahilen; bir fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir. Haricen; cilde masaj şeklendi uygulanır.Admin2008-09-19 01:08:35

sedef_85
18.09.2008, 19:21




Gözaltları çok kırışanlar, egzaması olanlar, hamilelik döneminden kalma çatlakları ve cildi çok yağlı olanlara mucize öneriler..



Göz altlarına bakım! Göz altlarım çok kırıştı ne yapmalıyım?
Buğday özü ve susam yağını karıştırıp her akşam göz altınıza sürün. Ayrıca bir miktar yaş mayaya, birer çay kaşığı süt ve bal karıştırıp sorunlu bölgelere sürüp 15 dakika bekletin. Bu karışımı haftada iki gün uygulamanız yeterlidir.
Cildiniz çok hassas! Ağdadan sonra bacaklarımda çatlaklar ve morarmalar oluşuyor. Ne yapmalıyım?
Oldukça hassas bir cildiniz var. Regl döneminizde ağda yaptırmayın. Bacaklarınıza tatlı badem yağı sürüp masajla yedirin. Ardından talk pudrası uygulayın
Düzelmesi zordur! Cildimde hamilelik döneminden kalma çatlaklar var. Ne yapmamı önerirsiniz?
Daha çok karın bölgesinde oluşan ve 1.5 cm boylarındaki bu çatlaklar için önceden önlem alınması gerekiyor. Çünkü oluştuktan sonra düzelmeleri zordur. Eşit miktarda havuç yağı, fındık yağı, badem yağı ve limon suyunu karıştırıp her gün cildinize sürün.
Doktora görünmelisiniz! Ayak parmaklarımda egzama var. Ne yapmalıyım?En kısa zamanda dermatologa görünmenizde fayda var. Bu arada bir çorba kaşığı kına, bir tatlı kaşığı şap tozu ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını karıştırın. Sorunlu bölgelere sürüp bir gece bekletin. Ertesi gün ayaklarınızı tuzlu ılık suda dinlendirin. Kuruladıktan sonra doktorunuzun önerdiği kremi kullanın.
Yumuşak dirsekler için Cildim çok yağlı ve iri gözenekler var. Ne yapmalıyım?2 tane çileği ezip içine yumurta akının yarısı ve iki damla zeytinyağı koyun. Cildinize sürüp, 20 dakika bekleyip durulayın. Dirseklerim sertleşiyor. Ne yapmalıyım? Eşit miktarda Hint yağı ve limon suyunu karıştırın. Her gün hafif masaj yaparak dirseklerinize sürün
Siyah noktalara kil kuru saça karanfil
Ağaçlık yerlerde, deniz kenarında ve doğayla iç içe yürürken kendinizi iyi hissederseniz. Attığınız her adımda, dünyaya daha da sıkı bastığınızı fark ederseniz. Bol oksijenli ortamlarda nefes aldığınızı düşleyin. İçinizdeki rahatlamayı ve huzuru hissedin. Aldığınız her nefeste evreni içinizde keşfedin. Evrenle olan beraberliğiniz sizi güçlendirir...
20 yaşındayım. Cildim çok yağlı...
Aşırı derecede siyah noktalarım var. Bana ne tavsiye edersiniz? Eşit miktarda pirinç unu, kil, süt ve el kremini karıştırın. Cildinize sürüp 5 dakika bekleyin. Ardından ovarak çıkarın. Ayrıca haftada bir gün, bir tatlı kaşığı beyaz kile her birinden 2 damla olmak üzere kayısı yağı, susam yağı, buğday özü yağı ve alabildiği kadar gül suyu karıştırın. Cildinizde 20 dakika bekletin.
Saçlarım çok kuru ve dökülüyor. Ne yapmalıyım?
Saçınızı güneşten, klorlu ve kireçli sudan korumalısınız. Boya ve perma gibi kimyasal işlemler yaptırmamalısınız. Bu arada eşit miktarda zeytinyağı, buğday özü yağı, keten yağı ve bir yumurta sarısını karıştırıp hafif ısıtın. Ilıkken saçınıza sürüp, önce streç onun üzerine de sıcak havlu sarın. 2 saat bekletin. Bir tutam karanfili 500 gr. suda haşlayın. 15 dakika demleyip, haftada bir gün saçınızı bu suyla durulayın.
Saçlarım çok çabuk yağlanıyor ve dökülüyor. Bu sorunlarımdan nasıl kurtulabilirim?
Öncelikle dermatoloğa görünmenizde fayda var. Kendi saç yapınıza uygun bir şampuan kullanmalısınız. Bu arada bir çorba kaşığı adaçayı ve bir çorba kaşığı biberiyeyi 300 gr. kaynar suda çay gibi demleyip süzün. İçerisine bir çorba kaşığı elma sirkesi karıştırın. Soğuduktan sonra bir yumurta sarısı ilave edin. Karışımı saçınıza sürüp iki saat bekleyin. Daha sonra durulayın. * Saçlarım çok ince telli ve dökülüyor. Daha gür olması için ne yapmalıyım? Her birinden birer tatlı kaşığı olmak üzere Hint yağı, lavanta, defne, menekşe, zeytinyağı, kekik yağı, susam yağı, çörek otu yağı ve kuru mayayı karıştırın. Saçlarınızın parlaması için bu karışıma elma sirkesi de ekleyin. Saçlarınızı streçle sarıp iki saat bekleyin. Ardından saçlarınızı yıkayın. Haftada bir kere bu işlemi tekrarlayın.
Saçkırana sarmısak iyi gelir
15 yıldır saçkıran hastasıyım. Saçımın ve sakallarımın arasında boşluklar var. Ne yapmamı önerirsiniz? Bir kahve fincanı eritilmiş domuz yağını ve bir kahve fincanı ezilmiş sarmısağı karıştırın. Problemli bölgelerinize masaj yaparak sürün. Ardından streç filmle kaplayıp sıcak havlu sarın. Ardından saçınızı yıkayın. Bu uygulamayı 8 hafta boyunca düzenli olarak tekrarlayın..mystical2009-04-09 07:21:00

sedef_85
20.10.2008, 06:20
Herkezin en büyük şikayetidir göz altında bulunan halka halka morluklar Bunlar için bir kaç bitkisel yöntem bulunuyorÇay Kürü
 Zambak, papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk , şişlikleri ve morarmaları gideriyor.Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru 1 çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp göz kapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın.Patates Kürü
2 dilim çiğ patatesi göz kapaklarınıza yerleştirip 15 dakika bekleyin. Yıkayıp kurulayın.
2 poşet çayı yarım çay fincanı kaynar suda 15 dakika demlendirip soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınızın üzerine yerleştirip 10 dakika bekletin ve yıkayın.
Gözaltı torbaları için
2 çay fincanı kaynar suya 2 çorba kaşığı fındık yaprağı ekleyip 15 dakika bekletin. Süzüp buzdolabında soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın ve göz kapaklarınızın üzerine yerleştirin. 10 dakika bekletip yüzünüzü yıkayın.Bir bardak kaynatılmış rezene çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp göz kapaklarınıza yerleştirin ve 15 dakika bekleyin.
Gözaltı morlukları için
Papatya çayı ya da lavanta çayını soğutun. 2 parça pamuğu çaya batırıp elinizle sıkın. Göz kapaklarınıza uygulayın. ayrıca muhakkak 25 yaşından itibaren göz çevresi için krem kullanılması gerekir…
Bunun yanısıra her zaman tercihim olan doğal bakım önerim ise göz çevresi için avakado ve buğday yağıdır…bu karışımı dıştan içe doğru hareketlerle ve çok nazik bir şekilde göz çevresine sürmelisiniz…
Onun dışında yoğurdun suyunu düzenli olarak sürmek, elma kabuğu koymakta faydalıdır.
Gözaltı morlukları
Bir tutam taze ebegümeciyi havanda ezin, içine bir elmanın suyunu ekleyin. Karışımı gazlı bez arasına koyup, göz çevrelerinizde 20 dakika bekletin. Bir de bol bol maydanoz ve taze nane tüketin.
Göz çevresi kırışıklıkları için
1 kahve fincanı soya yağı1 kahve fincanı badem yağı ve yarım kahve fincanı avokado yağıBir kapta karıştırın. Parmak uçlarınızı bu karışıma batırıp göz çevresine masaj yaparak sürün. Bu uygulamayı akşamları yatmadan evvel yapın. Sabahları yüzünüzü yıkayıp kurulayın.

frida
19.01.2009, 10:48
KIŞ AYLARINDA CİLT SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN ALTIN ÖNERİLER
 
Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte cilt rahatsızlıklarının görülme sıklığı da artıyor. Rüzgâr, düşük nem oranı, kirli hava ve kapalı ortamlarda daha uzun süre vakit geçirme zorunluluğu gibi etkenler sivilcelerin, sedef, egzama gibi bazı cilt hastalıklarının artmasına sebep oluyor. Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayfer Aydın, “Kış aylarında sağlıklı bir cilt için yapılması gerekenler” hakkında bilgi verdi
 
 
 “Cildimiz her an dış dünyayla irtibat halinde olduğundan fiziksel etkenlerden ciddi oranda etkileniyor. Özellikle kış mevsiminde cilt sağlığını tehdit eden faktörler çoğalır. Kışın soğuk ve kuru hava, düşük nem, rüzgâr, kirli hava ve asit yağmurlarına özellikle dikkat edilmesi gerekir. Bu doğal etkenlerin yanı sıra kışın gelmesiyle birlikte kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması da cilt sağlığını olumsuz etkiler. Melatoin hormonunun güneşsiz ortamlarda daha fazla salgılanması insanların kış aylarını daha stresli ve depresyona eğilimli geçirmelerine yol açar. Bu faktörlerin birleşmesi; akne (sivilce) ve egzama gibi cilt hastalıklarının görülmesinin yanı sıra stresle tetiklenen sedef, vitiligo gibi önemli deri hastalıklarının da artmasına sebep olur.
 
Soğuk havanın sebep olduğu cilt kuruluğu cildin yaşlanma sürecini de hızlandırır
 
Yaşlılar, çocuklar ve derisi kuru olanlar kış mevsiminden en çok etkilenen grubu oluşturuyor. Bu aylarda havadaki nem azalırken kalorifer, soba ve klima gibi cihazlar nem oranını daha da aşağıya çekiyor. Bu aşamada deri kuruluğuna bağlı gelişen veya şiddetlenen deri hastalıklarının önlenmesinde nemlendiricilerin kullanılması büyük önem taşıyor. Cilt temizliğinde de ;cildin PH değerine uygun nemlendiricili tıbbî temizlik ürünleri kullanılmalıdır. El temizliği için kullanılan sabunların, yüz temizliği için kullanılması son derece yanlıştır. Çünkü el derisi, yüze oranla daha kalındır, bu yüzden cilt tipinize uygun temizleyicilerin kullanılması uygun olacaktır.  Günde birkaç kez duş almak, sık sabun kullanmak cilt kuruluğunu artıran faktörlerdir. Özellikle çok sık duş alan kişiler, cilt bakımlarını ihmal etmeyerek, banyodan sonra mutlaka nemlendirici kullanmalıdırlar. Ayrıca cildin yağlı olması, nemle karıştırılmamalıdır; yağlı cilde sahip kişiler de kış aylarında nemlendirici kullanmalıdırlar.
 
Kış aylarında nemlendiricilerinizi değiştirin!
 
Yaz mevsiminde  yağsız ve su bazlı  nemlendiriciler kullanılması daha uygun iken ; kış aylarında daha yoğun ve yağlı nemlendiriciler kuruyan cildimizi korumada daha faydalı olacaktır.
 
Kış mevsiminde de bol su için
 
Kış mevsiminde havanın nem oranı azaldığı için nemlendiriciler kullanmak ve cilde uygulanan diğer sağaltıcı uygulamaların yanında bol su içmek cildin nem oranını artırmada çok önemlidir. Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek cildin su ihtiyacını karşılamaz. Alkol almayın, kahve ve soda içmeyin çünkü bunlar idrar söktürücüdür ve su kaybına neden olurlar.
 
Vücudumuz yabancı maddelerle, zararlı atıklarla dolduğunda diğer boşaltım kanalları zorlanır ve vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır. Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden olabilir. Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini de kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol su içmektir. Bol su içmekle derinin hem nem oranı artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak, diri ve genç kalır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak mümkündür.
 
Kış meyveleri ve sebzelerini bol bol tüketin
 
Kış aylarında yetişen meyve ve sebzelerin bolca tüketilmesi gerekir. Portakal, mandalina, greyfurt, kivi gibi meyveler bol  bol C vitamini içeriği sayesinde cildin daha genç ve diri kalmasını sağlarken tüm vücudumuz için de doğal bir antioksidan işlevi görür.  Bu besinlerin içerdiği yüksek miktarda sıvı da  vücuda alınması gereken sıvı miktarını  destekler. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı verir. Kabuklu çiğ yemişler ve tohumları tüketmek de son derece faydalıdır. Unutmamak gerekir ki; bunlar ısıya duyarlıdır ve pişirildiklerinde hücrelere fayda sağlayacak pek çok özelliklerini kaybederler.
 
 
Kış Mevsiminde Saç Sağlınızı Korumak İçin..
 
Kuru ve soğuk kış ayları saçlar için zararlı olabilir. Yılın bu zamanında sıcak iç mekanlar ve soğuk dış mekanlardan dolayı saçlar kolaylıkla kuruyup yıpranabilir.
 Saçlarınızın zarar görmemesi için bu aylarda koruyucu önlemler alınmalı ve buna uygun saç bakım kürleri uygulanmalıdır..
Kış Aylarında Bakımlı Saçlar için İpuçları:
 
- Saçlarınız ıslakken dışarı çıkmayın
- Sokağa çıkarken bere ya da şapka kullanmak saçlarınızı kuru ve kirli havadan korunmasına yardımcı olur.
- Saçlarınızı nemlendirmede ve daha volümlü görünmesinde sıcak değil, ılık suyla yıkamanın faydası vardır. Ilık su nemi saçlara hapseder ve saçlara fazladan parlaklık katar..
- Fön makinesi ve saç düzleştirici gibi saç şekillendirici aletleri kullanmayı azaltın.
Kış ayları saç dökülmelerinin de yoğun olarak görüldüğü bir dönemdir. Yaz mevsiminden kışa geçişte melatonin ve seratonin hormonlarının azalmasıyla çok sayıda insanda ruhsal olarak hafif de olsa depresif duygular oluşabilir. Saç sağlığımız ruh sağlığımızdan birebir etkilendiği için saç dökülmeleri de bu mevsimde artar. Tarama işlemi sırasında tutam tutam saç dökülmesi görülüyorsa mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
 
Dudaklarımız da soğuk havanın etkisi ile kurup çatlayabilir. O nedenle dudakların gün içerisinde sık sık nemlendirilmesi gerekir. Bu nemlendirme basit bir vazelin veya yanınızda taşıyabileceğiniz dudak koruyucuları ile olabilir.
 
 
Genç bir cilt için kış mevsimini değerlendirin
 
Kış mevsimi yoğun güneşin olmaması nedeniyle cildinize kimyasal peeling, lazer ile cilt gençleştirme gibi işlemlerin rahatlıkla yapılabileceği bir dönemdir.
 
Kimyasal peeling uygulamaları; deriyi canlandırmak, gençleştirmek, görünüşünü iyileştirmek için bazı kimyasal solüsyonların uygulamasıdır. Bu tedavide deriye, yüzeysel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Bu uygulanan meyve asitleri başta olmak üzere çok sayıda peeling solüsyonu, derinin altında yalancı bir yanık alarmı olarak algılanarak deri altında yeniden bir yapılanma ve onarım başlatır. Bu yeniden onarım sayesinde cilt daha canlı, diri, genç ve sıkı bir hal alır ve sonuçlar kalıcıdır. Uygulanan solüsyon, derinin üst yüzeyinde de var olan sivilce, siyah noktalar, sivilcelerin oluşturduğu izler, küçük çukurcuklar, güneş, yanık ve yaşa bağlı oluşan kırışıklıklar, güneş yaş ve gebelik nedeniyle ortaya çıkan lekeler, çiller, kanser potansiyeli taşıyan kabuklu deriden kabarık lezyonların düzelmesinde ve iyileşmesinde etkindir.
 
Lazerle cilt gençleştirme ise; cildin genç kalması ve yaşlanma izlerinin giderilmesi için uygulanan en son teknolojik yöntemdir. Cilt gençleştirme ya da “rejuvanation” olarak da adlandırılan bu yöntemle cilde verilen lazer ışığı ile cerrahi hiçbir işelm uygulanmadan cilt altı hücrelerinin, yeni kollejen ve elastin lifleri üretmesi hızlandırılır. Böylece verilen lazer enerjisiyle kırışıklıklar azalıp yok, olurken ciltte belirgin gerginleşme ve dirileşme hissedilir.

sedef_85
01.02.2009, 04:39
Gül suyu cilde canlılık ve tazelik veriyor, gözleri dinlendiriyor. Isırgan suyu saçları canlandırıyor. Bitkiler, bedenimizde mucizeler yaratıyor

Sağlık ve güzelliği, bin bir çeşit bitkilerle yakalamak mümkün. Üstelik hiçbir yan etkisi de yok. İşte, Pınar Baharatçılık 'ın sahibi Pınar Alacacı 'dan bitkilerle güzellik reçeteleri...

YÜZDE LEKE KALMIYOR
Cilt güzelliği için yüzün gül suyuyla her gün temizlenmesi gerekiyor. Kayısı yağı ile gül yağı karıştırılıp sürüldüğünde, cilt gün boyu zararlı etkilerden korunuyor, ciltteki lekeler de yok oluyor. Isırgan tohumu, çörek otu ve poleni bala karıştırıp, sabah ve akşam bir çay kaşığı aç karnına içmek, cildi temizliyor. Kakao, havuç, buğday, zambak yağı karışımı akşamları cilde sürülüp, fön makinesiyle 10 dakika kurutulduğunda, etkili bir bakım sağlanıyor.

GÖZLER İÇİN GÜL SUYU
Göz altlarını gül suyu ile temizlemek, göz altında oluşmuş yağ bezeleri, yorgunluk ve morlukların giderilmesine yardımcı oluyor. Ancak dikkat: Saf gül suyu kullanmalısınız. Yüzde oluşan çizgilerin çaresi de bitkilerde gizli. 2 yemek kaşığı kilin içine, 1 çay kaşığı gül yağı, 1 çay kaşığı kayısı yağı, 1 çay kayığı avokado yağı, 1 çay kaşığı buğday yağı katarak oluşturulan karışım, kırışıklıklar üzerinde etkili... Karışımı çamur hâline geldikten sonra, yüzünüze sürün, 20 dakika bekletilip yıkayın. Daha sonra cildinizi gül suyu ile temizleyin.

EL VE AYAK BAKIMI
Eller, ayaklar ve tırnaklar için limon ve portakal yağı etkilidir. Limon ve portakal yağını karıştırın ve ellerinize sürün. Ayaklar için de, vazeline, çilek yağı ve papatya yağı ekleyerek hazırladığınız karışımı kullanabilirsiniz.
Çillerinizi sevmiyormusunuz**
 
 
 
Çil lekelerini sevmiyormusunuz? Önce beslenmenize dikkat etmelisiniz.C vitamini içeren besinler almaya özen göstermek gerekmektedir. Limon, greyfurt, portakal, yeşil soğan, ısırgan otu gibi. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz.50 gram maydanozu yarım litre yüzde kırklık alkole yatırın (votka da olur), 2 hafta karanlık yerde dinlendirin ve soğutarak kullanmaya başlayın.Yarım bardak bademin üzerine bir bardak kaynar su ekleyin, 3-5 dakika sonra suyu süzün bademleri robottan geçirin. Badem kıymasına yarım limonun suyunu ve 1 yemek kaşığı ılık su ekleyin, karıştırıp soğutun. Maskeyi uygulayın, 30 dakika bekletip yıkayın. Haftada iki kere 4-5 ay süreyle uygulamanız lazım.Maydanoz köklerinin kaynatın, limon suyu ile karıştırın, yüzünüzü bu karışımla sabah akşam silin.2 yemek kaşığı havuç suyuna 20 damla limon suyu ekleyin ve günde 2-3 kez yüzünüze uygulayın. Maske 20-30 dakika bekletilip çıkarılır.Soğan suyuyla ıslatılmış pamukla yüzünüzü günde iki kez silin.Taze patatesi rendeleyin, birkaç damla bitkisel yağ, 1 yemek kaşığı taze süt ve badem parçacıkları ekleyin. İyice karıştırıp maske hazırlayın. Yüzünüze uygulayın. 20 dakika bekletin ve yıkayın. Cilt tipinize uygun krem uygulayın.2 avuç kabukları ayıklanmış badem dövülüp un haline getirilir. Bu badem ununa bir çorba kaşığı süzme bal ve yumurtanın akı çırpılmadan ilave edilip krem haline gelinceye kadar gülsuyu eklenir. Maske olarak uygulanır. 20 dakika bekletilip temizlenir
 
Şiş gözlere çözümler
 
Ertesi sabah aynada hos olmayan görüntülerle karsilasmak istemiyorsaniz bir gece önceden almaniz gereken birkaç basit önlem var.Beslenme: Alkollü içeceklerden ve tuzlu gidalardan uzak durun. Uyku: En az yedi saat deliksiz uyuyun. Bakim: Yatmadan önce göz çevrenize nemlendirici krem sürmeyin. Bunun yerine jel kullanin. Jelli kremler, göz çevresini rahatlatir ve sikilastirir. Hatta, daha iyi bir sonuç elde etmek istiyorsaniz göz jelinizi buzdolabinda iyice soguttuktan sonra kullanin. Bu her zamankinden daha ferah bir his yaratir. TAVSIYELERTüm bunlara ragmen sabah sis gözlerle uyandiysaniz, üzülmeyin kisa zamanda eski hale gelebilmeniz bir kaç ipucu:Çig patatesi yuvarlak dilimler halinde kesin. Gözlerinizin üzerine birer tane yerlestirip 10-20 dakika arasi tutun. Bunun disinda antioksidan içeren kremler de sislerin inmesine yardimci olacaktir. Sorununuz kroniklestiyse, yani ne yaparsaniz yapin sis gözlerle uyanmaktan kurtulamiyorsaniz kardiyovasküler egzersizler yapmalisiniz. Yürüyüs, kosu, aerobik ve bisiklet bunlarin baslicalari. Bu hareketler, vücutta ödeme yol açan tuz ve toksinlerin atilmasini saglar ve sadece göz altlarinizdaki degil, tüm vücudunuzdaki sisliklerin giderilmesine yardimci olur. Sisliklerin inmesini beklemek için fazla zamaniniz yoksa, bir parça buzu göz çevrenizde hafif hafif gezdirin. Bundan daha etkili bir diger metot ise, içine soguk su ve buz küpleri doldurdugunuz bir naylon torbayi yüzünüze kapatip dayanabileceginiz kadar beklemek. Ise yaradigini göreceksiniz. Bu uygulamalarin hiçbiri ise yaramiyorsa, tek çare var: Sislikleri makyajla kamufle etmek. Teninizin rengindeki kapaticiyi elmacik kemiklerinize kadar olan genis bölgeye ince bir katman halinde sürün. Farinizi koyu renklerden seçin. Bordo, koyu gri ya da koyu pembe olabilir örnegin. Koyu renk bir rimeli, sadece üst kirpiklerinizin en ucuna dogru sürün. Alt gözkapaginizdaki kirpiklere rimel sürmek dikkatleri bu noktaya çekeceginden sislikler ortaya çikar.
 
 
Saçları gürleştirmek için
 
50 gram taze civanperçemini 1 litre suda 10 dakika kaynatıp süzün. Her gün saç diplerine masaj yapın.
 
Güneş lekeleri için buğday maskesi
 
GEREKLİ MALZEMELER : 2 avuç buğday,2 bardak su,2 yumurta sarısı,1 çorba kaşığı badem yağı,GülsuyuHAZIRLANIŞI : Buğdayı suyun içinde ezerek, (Pişirilmeyecek) diğer malzemeleri de katın ve iyice karıştırın. elde ettiğiniz karışımı, yüzünüze sürün ve kuruyana kadar bekleyin. Ilık su ile yıkadıktan sonra cildinizi gül suyu ile silin.İki avuç buğday,iki bardak suda ezilir.İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur.Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.Bu maske,Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar.Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır.Bu maske şampuan olarak kullanılabilir,saçların parlamasını sağlar.
 
Göbek yağlarını eritmek için
 
 
Göbek yağlarını eritmek için her gün düzenli olarak spor yapın, eğer mümkünse bir spor hocasından yardım alabilirsiniz.Bitkisel destek önerisi: bir çorba kaşığıbir çorba kaşığı limon suyubir çorba kaşığı susam yağıbir çorba kaşığı biberiye yağıbir çorba kaşığı okaliptüs yağını karıştırarak sorunlu bölgeye dairesel hareketlerle masaj yapın
 
 
Zayıflama çayı
 
4-5 adet Gül Hatmi (Afrika Çiçeği olarak ta tanınır)-1 Kahve kaşığı Mate yaprağı (3-4 adet )-3 adet Ardıç Tohumu-2 yemek kaşığı Kuşburnu-3 yemek kaşığı Ebegümeci-1 adet Zencefil-1 adet Tarçın-1 yemek kaşığı Melisa-2 yemek kaşığı Sinameki-2 yemek kaşığı Civan Perçemi-3 yemek kaşığı Ihlamur-2 çay kaşığı Tere tohumu-3 yemek kaşığı Elma kurusuHazırlanışı: Malzemeler karıştırılıp harmanlandıktan sonra havanda dövülerek ya da blender dan geçirilerek toz haline getirilir. Elde edilen tozdan bir sürahiye 2 yemek kaşığı kadar konulup, üzerine de 2 su bardağı kaynar suyu ilave edilerek 15 dk.kadar demlenmesini bekledikten sonra içilebilir. Malzemelerin oranı çok önemli olduğunu ve çaydan günde 3-4 bardak tüketilebilir
 
Kuru ciltlere marul maskesi
 
 
Birkaç tane marul yaprağını kaynar suya batırıp iki dakika boyunca bekletin.Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın.Yirmi dakika kadar bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.Cildiniz daha canlı ve parlk görünecektir...
 
Pürüzsüz cilt için yoğurt maskesi
 
Ciltteki çok ince çizgileri onarıcı güce sahip asitler içerir. Yoğurda iki kaşık bira mayası ekleyip karıştırınve yüzünüze sürün, maskeyi on dakika bekletipdaha sonra yüzünüzü yıkayın.
 
 
Selülit giderici çay
 
Malzemeler:Funda Yaprağı:Vücuttaki fazla suyu atar.Papatya:Yumuşatıcıdır.Rezene: Ağrıyı keser, sancıya iyi gelir.Anason:Mide gazını alır.Kuşburnu:Kanı sulandırır.Sinameki:Bağırsakları çalıştırır.Biberiye:Yağ yakıcıdır.Hazırlanışı: Malzemeleri eşit miktarda karıştırıp bir kavanoza koyun. Her sabah, tok karnına bu karışımdan bir tutam alarak yarım litre Kaynamış suyun içine atarak 15 dakika demlenmesini bekleyin. Daha sonra süzerek içebilirsiniz.Her gün düzenli olarak içildiğinde, iki hafta içerisinde selülitlerde gözle görülür bir azalma sağlar.
 
Detox
 
2 YEMEK KAŞIĞI PİRİNÇ,1 YEMEK KAŞIĞI BALPİRİNCİ AKŞAMDAN SUYA KOYUYORUZ SABAH YIKAYIP TEKRAR SUYA KOYUYORUZ.3GÜN AYNI İŞLEMİ TEKRARLIYORUZ 4.GÜN FAZLA KAYNATMADAN PİŞİRİYORUZ 4DEFA AYNI ŞEKİLDE YAPTIKTAN SONRA 1 YEMEK KAŞIĞI BAL KOYUP SABAH AÇ KARNINA YİYORUZ.7 ADET KURU KAYISI YİYİP ÜZERİNE BİR BARDAK SICAK SU İÇİYORUZ.4 SAAT HİÇ BİRŞEY YİYİP İÇMİYORUZ.ÖĞLEN VE AKŞAMLARI SADECE ZEYTİNYAĞLI SEBZE YEMEĞİ VE SALATA YİYORUZ.14 GÜN BOYUNCA DEVAM EDİYORUZ.BU SÜRE BOYUNCA HAYVANSAL GIDALARDAN UZAK DURUYORUZ.14 GÜN SONUNDA VÜCUDUMUZ BÜTÜN KÖTÜ ASİT VE TUZLARDAN ARINIYOR
 
Saç dmkülmesi için
 
Bir tutam şerbetçi otu kozalağıBir tutam devetabanı yaprağı Bir tutam meşe kabuğu Bir yemek kaşığı nane Bütün malzemleri bir tencereye koyup üzerine 1 litre kaynar su ekleyerek yaklaşık 1 saat demlenmeye bırakın ve süzün. Daha sonra saç diplerinize pamuk yardımı ile bu karışımı iyice yedirin ve saçlarınızı bir havlu ile sarıp yaklaşık 20 dakika kadar bekleyin. Kalan karışımla saçlarınızı yıkayıp kendiliğinden kurumaya bırakın.Saç dökülmesine karşı oldukça faydası olan bu karışımı en fazla haftada bir defa yapın.
 
Ender Saraç tan yaz diyeti
 
Pek çok kişi yazın hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor. Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğim. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz. Mekik hareketi Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur. Sopalı hareket Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar. Bel kasları için mekik Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır. Haftanın tek günleri bunları yiyin Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak). Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor. Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak. Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz. Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derişiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı). Ara(saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma. Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası. Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek. Yasaklar * Kolalı, şekerli içecekler * Kızartma * Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt) * Alkol (özellikle bira) * Beyaz un, * Beyaz şeker * Doğum kontrol hapları * Aşırı gündüz uykusu * Çikolata * Yağlı çerezler * Cips Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir. Makale : Ender Saraç
 
Angelina Jolie den zayıflama çayı
 
Bebeğini emzirdiğini söyleyen Jolie, basına küçük sırrını da açıkladı: Sarımsak çayı! Bebeğini en iyi şekilde besleyebilmek için yemekten kısmadığını söyleyen güzel yıldız, zayıflamak için Afrika gezisi sırasında yerlilerden öğrendiği bir yöntemi uyguluyor.Bağırsakları çalıştırma özelliği olan çay, yağları yakmada da etkili. Sadece bu çayı içerek, emzirerek ve yoga yaparak üç hafta içinde 11 kilo verdiğini söyleyen güzel yıldız, çayın nasıl hazırlandığını da anlattı. Küçük bir taze zencefili soyun ve 2 fincan suyla kaynatın. 6 dakika kaynadıktan sonra içine 2 diş ezilmiş sarmısak, 2 çay kaşığı bal ve 2 çay kaşığı limon suyu ekleyin ve iyice karıştırın. Çayın soğumasını bekledikten sonra süzün ve soğuk için.

gülbin
27.02.2009, 01:18
İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.CİLDİNİZİ TEMİZLEYİNEylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.KURU CİLTLERE KREM Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak "temizleme sütü" adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.MİKROFİBER KUMAŞLAR Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİCildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır

Merve
06.04.2009, 07:40

Doğum sonrası vücudunuzda oluşan çatlaklar, deformasyonlar, fazla kilo ve sarkmalar moralinizi bozmasın. Çünkü hepsinin çaresi var!...Doğum sonrası oluşan şekil bozulukları annede ruhsal ve bedensel etkilenmelere yol açıyor. Egzersiz gibi önlemlerle arzu edilen düzelmeler sağlanamıyorsa, uygun plastik cerrahi uygulamaları ile kişiye özgüvenini yeniden kazandırmak mümkün olabiliyor. Memorial Hastanesi Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Deniz İşcen, doğum sonrası kadınların nasıl güzelleşebileceği ile ilgili bilgi verdi...
Ezgersiz ve Masaj Yapın
Hamilelik döneminden itibaren bebe yağı ve badem yağı ile uygulanacak masajlarla deri çatlaklarını en aza indirebilirsiniz.Bedendeki değişiklikler her ne kadar yavaş yavaş gerçekleşse de bu değişimin doğum sonrasını daha az etkilemesi için hamilelikte gereğinden fazla kilo almamak ve genişleyen deriye yağlı masajlar yaparak kalıcı hasarı azaltmak önerilir.Bu konuda en çok bebe yağları ve badem yağı öneriliyor, tabii ki hergün bir yenisi geliştirilen kozmetik kremleri de uygulamak mümkün.Özellikle gebeliğe bağlı çatlakların oluşmasını engellemek amacıyla gebeliğin başından itibaren derinin esnekliği artırılabilirse oluşacak hasar en aza indirilebilir. Tabii burada derinin özellikleri de söz konusu, çünkü genetik etkiler daha fazla çatlamaya neden olabiliyor. Yine de yağlı masajdan vazgeçmemek gerek. Sarkmalar bir ölçüde egzersizle önlenebilir. Bölgesel biriken yağlardan doğum sonrasında derhal başlanılan uygun bir egzersiz programı ile kurtulmak mümkün olabilir.
Estetik Cerrahi Hizmetinizde
Eğer sıralanan önlemlerle istediğiniz görünümü elde edemiyorsanız estetik cerrahiden yararlanabilirsiniz. Fakat bu yardım asla hemen sezaryen sonrasında yapılacak bir karın ameliyatı veya süt verirken yapılacak meme ameliyatları olmamalıdır. Bu yüzden ilk bir yılın geçmesini beklemelisiniz. Yapılacak işlemler doğurganlığı, doğurabilmeyi ve emzirmeyi etkilemiyor.
Yağ Aldırma: Eğer tekrar bir doğum düşünmüyorsanız karın ve yağlar için girişimlerde bulunabilirsiniz. Aslında bir sonraki doğumu engelleyen bir durum söz konusu olmasa da, cerrahi ile alınacak sonuç yeni bir doğumla bozulacağı için bu durumda ameliyat pek önerilmiyor. Bu özellikle karından yağ çıkarılan ameliyatlar ve meme ameliyatları için geçerlidir. Aspirasyonla yağ alma yöntemi olan liposuction, tekrar bir doğum yapılacak da olsa, karın ve bacak yağları için uygulanabilir.
İdeal Göğüsler: Anneliğin ardından plastik cerrahtan en çok yardım istenen konulardan biri de meme estetiğidir. Bazı kadınlarda meme, emzirme sırasında çok büyüyebiliyor ve eski haline dönmüyor. Bazen de süt verme sona erdiğinde memenin içi boşalarak sarkık bir torbaya dönüşüyor. Dr. İşcen memeye estetik açıdan şekil vermek için mutlaka süt vermenin bitmiş olması gerektiğini söylüyor. Bu durumun silikon protez, küçültme ve kaldırma ameliyatlarında da geçerli olduğunu söylüyor.
Vajinal Estetik: Normal doğum, vajeni de esneten bir olaydır. Zamanla buradaki dokular eski boyutuna ve esnekliğine kavuşurlar. Kadın-doğum uzmanları vajeni daraltma ve mesaneyi asma işlemini gerçekleştirilir. Plastik cerrahlar sadece doğuma bağlı veya doğuştan olan dış genital organ şekil bozukluklarında düzeltme yapabilirler.

butterfly
12.04.2009, 01:49

Büyük Göğüsleri Kucultmek Ve Deriyi Canlandırarak Gevşemesini Önlemek İçinDemlenmiş yabani kekik,biberiye yapraklarıyla veya meşe kabuklarıyla kompres ve günde 1 fincan içmekSarkma eğiliminde olan göğüsleri sıkılaştırmak için;Suda bir gece bekletilmiş aşağıdaki karışımla göğüs banyosu ,kompres ve masaj1 litre su için,1/2 tutam kırlangıç otu(yaprak ve çiçek),1 tutam lavanta(çiçek)1 tutam ısırgan(taze yaprak) ve 2 baş papatyaYenmesi Faydalı YiyeceklerDaha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralayabiliriz.Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. şevket otu, karahindibağ, melek otu, beş parmak otu… İçecek olarak da kahve."mystical2009-04-12 14:36:35

ASMiN
12.04.2009, 08:50

Evde saç boyamanın püf noktaları




Kuaföre gitmekten bıktıysanız ya da yaratıcılığınızı kullanmak istiyorsanız, saçınızı kendiniz boyamaya ne dersiniz? Buna bir türlü cesaret edemiyorsanız, belki bu yazı fikrinizi değiştirebilir.
Her kadın aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek ister. Bunun da en kolay yolu saç rengini değiştirmektir. Ancak çalışan kadınlar için kuaförde zaman harcamak, bir başka zamandan çalmak anlamına geldiği için çoğu kez böylesi değişiklikler arka plana atılır. Bu nedenle artık her gün daha fazla kadın gerek zamandan ve paradan tasarruf etmek, gerekse sadece denemek amacıyla saçını evde boyamayı tercih ediyor. Siz de markette dolaşırken saç boyası reyonunda takılıp bir türlü karar veremeyenlerdenseniz, işte size mükemmel sonuçlar elde etmenin püf noktaları! Seçiminizi iyi yapın Daha önce hiç kalıcı boya denemediyseniz önce geçici bir boya seçmeniz iyi olacaktır. Böylece beğenmediğiniz bir sonuç aldığınızda geri dönmeniz kolaylaşır. Teninize uyacak ve doğal saç renginizden iki ya da üç ton koyu olacak bir renk seçin. Beyazlık ya da grilikleri de dikkate alırsanız, birkaç ton koyuluk iyi bir kapatma görevi görecektir. Aksi takdirde bu bölgelerde ilginç turunculuklarınız olabilir.Doğal boyayla boyanmış bir saça kimyasal boya uygulandığında, kutuda belirtilen süreden daha uzun bir uygulama süresine ihtiyaç vardır. Kimyasal bazlı boyanın kuvvetlenen saça nüfuz etmesi ve bunu aşması daha uzun sürer. Beklenen neticeyi almak bazen birkaç denemeyle mümkün olur.Kendinizi hazır hissettiğiniz anda adım adım uygulamaya geçebilirsiniz:1- Saçlarınızın durumunu değerlendirin Saçınızı boyamadan önce, ne halde olduklarını kontrol edin. Saçınız ne kadar sağlıklı olursa, alacağınız sonuç da o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle boyama işlemini gerçekleştirmeden önceki hafta, saçınıza birkaç kez bakım yapın. İçinde, saçları güçlendiren B vitamini, pantenol, E vitamini, avokado veya Hindistan cevizi yağı gibi nemlendirici maddeler bulunduran ürünleri deneyin. Eğer saçlarınız çok kuru ve yıpranmışsa ve kırıklar varsa, o zaman saçı boyamak pek iyi bir fikir olmayabilir. Saçlarınızı biraz kestirip, bir süre bakım uygulamak ve boyayı sonraya bırakmak daha iyi olacaktır. Saçlarınızı boyadıktan sonra da ayda iki kez bakım yapmaya devam edin.2- Doğru rengi seçin Başarının anahtarı doğru rengi seçmektir. Parlak gün ışığında doğal saç renginize iyice bakın. Daha sonra gözlerinize ve cilt renginize uyan, bunları tamamlayan bir renk seçin. Örneğin; eğer cildiniz sarımsı veya buğday tonlarındaysa o zaman kırmızı, kestane rengi, bakır veya kızıl - kahve tonlarını tercih edebilirsiniz. Cildiniz beyaz veya kırmızıysa, o zaman küllü renkleri ve bej tonlarını deneyin.3- Bir yöntem belirleyin Profesyoneller, yarı kalıcı veya yıkanınca çıkan boyalarla başlamayı öneriyor. Bunlar daha hafif ürünlerdir ve genelde 28 yıkamaya kadar dayanırlar. Kalıcı boya istiyorsanız, damlamayan formülleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca kurumuş olan uçlar için, boya öncesi bakım paketi olanları tercih edebilirsiniz. Boyamaya başlamadan önce, kutu üzerindeki talimatları mutlaka okuyun. Böylece uygulamanız daha kolay olur ve alerji olasılığını da düşürebilirsiniz.4- Rengi korumak için Saçınızı boyayıp şekil verdikten sonra, elde ettiğiniz rengi korumak isteyeceksiniz. Saç renginizi uzun süre muhafaza etmek için güneş ve klordan uzak durun, saç kurutma makinesi, fön ve maşa gibi sıcaklığı çok yayan aletleri fazla kullanmaktan kaçının. Bunlar hem rengin atmasına hem de saçın yıpranmasına neden olurlar. Saçınızı parlak ve nemli tutmak için, özellikle boyalı saçlar için üretilmiş şampuan, saç kremi ve bakım ürünlerini uygulayın.Bunlara dikkat: • Başlamadan önce mutlaka kullanım kılavuzunu iyice okuyun. • Boyamaya başlamadan önce bütün gereçlerin tam olduğundan emin olun. • Eski bir gömlek giyin ve eski bir havlu kullanın. • Saçınızın etrafındaki cildin lekelenmemesi için biraz vazelin sürün, ancak saça bulaştırmamaya dikkat edin. • Boya sürerken mutlaka eldiven kullanın. • Saçları bölerken ve boyayı dağıtırken geniş ağızlı bir tarak kullanın. • Cilde bulaşan boyayı ıslak mendil, şampuanlı veya cilt temizleyicili pamuk ile silin. • Rengin tutması için saati ayarlayın. Bunlardan kaçının: • Saçınız açık kahverengiden daha koyuysa renk açıcı ya da sarartıcı maddeler kullanmayın. Aksi takdirde saçınız turuncu olur. • Cereyan yapan bir yerde ya da ateş yakınında oturmayın. Bu uygulama sürecini ve sonucu etkileyebilir. • Bekleme sırasında telefonla konuşmayın, aksi takdirde zamanın nasıl geçtiğini farketmeyebilirsiniz. Saç boyalarının özellikleri • Doğal boyalar (bitkisel boyalar) saç telinin içine nüfuz etmez ve beyaz saçı tam olarak kapatamaz. Ancak saça bir ışıltı ve dolgunluk kazandırır. Dolayısıyla saça bakım yapmaları nedeniyle avantajlıdır. Eğer saçınızı boyamak değil de sadece kuvvetlendirmek istiyorsanız, nötr kına uygulayabilirsiniz.• Doğal boyaların özelliği; sentez ile elde edilmiş boyalarınkine oranla çok daha ufak olan molekülleridir. Bu özellik onların saç telinin tümüne ve özellikle saç telini oluşturan kabuğa nüfuz etmelerini sağlar. Böylece direkt boyaların yaptığı gibi saç renginin geneliyle bütünleşirler. • Doğal boyalar şampuanlamayla yok olur. Düzenli olarak kullanılırsa yoğunlukları artar. Çünkü saçta halen var olan boyanın üzerine tutunurlar. Böylece doğal boyalar, saçın genel bütünlüğünü bozmadan saç renginin sabit tutulabilmesi açısından yararlıdır. • Kimyasal boyalara oranla daha uzun bir bekleme süresiyle uygulanmalıdırlar. Bu süre genellikle bir saat olmasına rağmen, her şey saçınızın doğal rengi ve kalitesine bağlı olarak dikkatle uygulanmalıdır. Örneğin açık renk saçta 'havuç turuncusu' gibi bir sonuç istemiyorsanız, uygulama süresi kısa tutulmalıdır.
mystical2009-04-12 14:37:19