View Full Version: mona roza şiiri ve hikayesi

KUMRAL81
19.10.2010, 05:13

MONA ROSA (Aşada yazılı olanlar kurgu değil gerçektir)Belki de mahşeri kalabalığa okunan bu şiirin hangi hislerle yazıldığını tahmin bile edemezsiniz? Bilinen gerçekleri arda, arda sıralamak sizleri aydınlatabilir. Dilenirse şairimiz hakkında kısaca bilgi vererek konuya girmek istiyorum.Şöyle ki; şiirimizin yazarı Sezai Karakoç ilk, ortaokulu ve liseyi Diyarbakır, Gaziantep, K.Maraş’ta tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal bilimler fakültesini kazanır. Ve gider, gider ama başına geleceklerden veya başına getireceği olaylardan habersizdir.Neden sonra başlar okula dersler devam ederken şairimim gönlünü kaptırır bir muhacir kızına ve işte bütün mesele başlar, başlar ki ne başlar. Sonu olmayan bir başlangıçtır. Kısa bir süreden sonra dayanamaz ve kendini o kıza açmaya karar verir. Uzun bir tasavvurdan sonra İstediği gibi yapar ve gönlünde biriktirdiği aşkı artık kaldıramaz olmuştur.teklifine ret cevabı alma riski yüksek olduğu halde bırakır kendini uçsuz bir ummana.istediği cevabı alamamıştır,bu samimi Anadolu çocuğu kırılmıştır işte o an. Lakin bu kırgınlık uzun sürmez (çünkü uzunu daha başlamamıştır.) azimle tekrar deneyecektir.lakin istediği gibi hiç olmayacaktır.Ve bu hep böyle sürer gider. Ta ki gelir ,gelir ve bir yerde tıkanır işte bu tıkandığı yer 4. sınıf olur.ama o samimi delikanlı hiç pes etmemiştir.tam dört yıl hep istemiştir onu ,kendinden. Ama istediği hiç olmamıştır.belkide bir gün olacaktır.! Artık okul bitmek üzeredir.tam dört yıl geçmiştir .Geçmiştir ,ya delmişte geçmiştir kimi sineleri. Mezuniyet merasimi düzenlenmektedir Ankara üniversitesinde öğrenciler 4 yılın yorgunluğunu ,bitirmenin sevinciyle bu merasimde birleştirecektir.lakin birleştiremeyenlerde vardır o mahşeri kalabalıkta onlar gerçekle yapışmış yüreklerini koyacaklardır ortaya. İşte burada Sezai Karakoç onların hepsine tercüman olacaktır o mükemmel ve emsalsiz sevgisiyle .Bu program da Sezai Karakoç yazdığı şiiriyle yerini almıştır.ve de işte o beklenen an gelir çatar. O yılların gerçekleri bir şamar gibi patlar ortada ve sesi yankılanır Ankara sokaklarında.Sezai Karakoç anons edilir. Yazdığı şiiri okumak üzere. Ankara siyasalın önü ana baba günü gibidir herkes ordadır bütün hocalar öğrenciler ve hatta misafirler lebalep dolup taşmıştır.merasim alanı.Sezai Karakoç şöyle bir kalabalığa bakar o buğulu gözlerle ,gönlünde yer alamadığı insanı aramaktadır mahşeri kalabalık içinde ve şiirini okumaya başlar.Mona roza siyah güler ak güller Geyve’nin gülleri beyaz yatakKanadı kırık kuş merhamet isterAh senin yüzünden kana batacak Mona roza siyah güller ak güller …Şiir bitene kadar kalabalıktan hiç ses gelmez olur, ta ki son kıtayı okuyana dek ve kalabalıkta müthiş bir uğultu patlar. Herkes bir birine bir şeyler sormaktadır ama sadece bilinen bir gerçek var ki herkes bu şiirden çok etkilenmiştir hele biri var ki gönlünde fırtınalar kopmuştur tam dört yıl sonra geçte olsa anlamıştır ve işte o uğultunun arasından bir kız öğrenci sıyrılır kürsüye yaklaşır dört yılı harabeden ve sonrasını da edecek olan kişidir O,O MUAZZEZ AKKAYA’ dır.Ağlayarak ve yalvarmalı bir sesiyle -ben seni kabul ediyorum der.Ama çok geçtir artık çünkü bu samimi genciz bu ağır aşka dayanacak takati kalmamıştır kürsüye dönerek -şimdi de ben kabul etmiyorum der ne derece yürekten gelerek söylediği tartışılır ama beklide bir intikamdır ,beklide ilk defa gururu aşkının önüne geçmiştir delikanlının Ve bir daha Muazzez Akaya’yı hiç kimse görmemiştir çünkü o ret cevabının ardında intihar etmiştir. Doğruyu geç bulup erken kaybetmek buna denir galibaŞimdi Sezai karakoç 65-70 yaşlarında ve hiç evlenmemiş hiç gönlüdeki o muazzam yere dokunmamıştır.size şimdi bir sır veriyorum Mona Rosa şiirinin kıtalarının ilk harfleri onun ismini veriyor.
(bence bir aşk bukadar yaşanır ve halen daha AŞK da gurur olmaz diyenlere çok güzel
bir cevaptır gurusuz hiçbir aşk olmaz olmamalıda Sezai karakoç un bu olaydan sonra hiç evlenmemeside ilginçtir aşk ın bir kereye  mahsus yaşanan bir duygu olduğunun göstergesidir
bencede insan yüzlerce kez hoşlanabilir hayatında birkaç kez sevdiğini sanabilir ama aşk birkez yaşanır bir kez yaşanırsa böyle ebedi bir aşk olur

 

Mona Roza, siyah güller, ak güllerGeyve'nin gülleri ve beyaz yatakKanadı kırık kuş merhamet isterAh, senin yüzünden kana batacakMona Roza, siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallarÜrkek ürkek bakar tavşanlar dağaMona Roza, bugün bende bir hal varYağmur iğri iğri düşer toprağaUlur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çekMona Roza seni görmemeliyimBir bakışın ölmem için yetecekAnla Mona Roza, ben bir deliyimAçma pencereni perdeleri çek
Zeytin agaclari söğüt gölgesiBende çıkar güneş aydınlığaBir nişan yüzüğü, bir kapı sesiSeni hatırlatıyor her zaman banaZeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açarVe vardır her vahşi çiçekte gururBir mumun ardında bekleyen rüzgarIşıksız ruhumu sallar da dururZambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmaklarınBir nar çiçeğini eziyor gibiEllerinden belli oluyor bir kadinDenizin dibinde geziyor gibiEllerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor MonaSaat onikidir, södü lambalarUyu da turnalar girsin ruyanaBakma tuhaf tuhaf göğe bu kadarZaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşlarıKonar bahçenin incirlerineKiminin rengi ak, kimisi sarıAhhh! beni vursalar bir kuş yerineAkşamları gelir incir kuşları
Ki, ben, Mona Roza bulurum seniİncir kuşlarının bakışlarındaHayatla doldurur bu boş yelkeniO masum bakışlar su kenarındaKi, ben, Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme RozaHenüz dinlemedin benden türkülerBenim aşkım sığmaz öyle her sazaEn güzel şarkıyı bir kurşun söylerKırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızıDinle ve kabul et itirafımıBir soğuk, bir garip, bir mavi sızıAlev alev sardı her tarafımıArtık inan bana muhacir kızı
Yağmurlardan sonra büyürmüş başakMeyvalar sabırla olgunlaşırmışBirgün gözlerimin ta içine bakAnlarsın ölüler niçin yaşarmışYağmurlardan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler, o kokulu tenCevap versin bu kanlı kuş tüyüneBir tüy ki, can verir bir gülümsesenBir tüy ki, kapalı gece ve güneAltın bilezikler, o kokulu ten
Mona Roza, siyah güller, ak güllerGeyve'nin gülleri ve beyaz yatakKanadı kırık kuş merhamet isterAaahhh! senin yüzünden kana batacak!Mona Roza, siyah güller, ak güller.
 mystical2010-10-19 06:38:13

gülünhüznüyüm
19.10.2010, 05:26
Yağmurlardan sonra büyürmüş başakMeyvalar sabırla olgunlaşırmışBirgün gözlerimin ta içine bakAnlarsın ölüler niçin yaşarmışYağmurlardan sonra büyürmüş başak

 
 
daha oncede okumuştum cok etkılemiştim..
 
 
teşekkürler

KUMRAL81
19.10.2010, 05:33
bende teşekkür ederim.
bende zaman buldukça okuyorum vede dinliyorum zevkle dinlemenizide şiddetle tavsiye ederim insanın ruhunu besliyor yolculuğa çıkarıyor sanki.

pofilikisi
19.10.2010, 06:59
tesekkurler paylasim icin,nekadar dinlesemde birtur biktirmiyor bu siir kendinden.ask daha baska nasil anlatilirki,gercekten cok guzel bir siir.

yasmin
19.10.2010, 08:21
En sevdiğim şiirlerden bir tanesidir. Nerede kaldı böyle erkekler... :) Hocalarımdan bir tanesi anlattı. Muazzez hanımın yurtdışında yaşayan doktor kızı anlatmış... Muazzez hanımın Sezai Karakoç'un kendisine aşkından hiç haberi yokmuş. Sezai Bey hep gerilerden takip eder dururmuş Muazzez hanımı. Bir kesim Sezai beyin bu şiiri Muazzez hanımın cebine koyduğunu söylese de başkaları onun bu aşktan hiç haberdar olmadığını söylüyor. Gerçekte hangisi doğru bilemeyiz ki... ama iyi ki de böyle bir aşk varmış ve bu şiiri yazdırmış... Harika bir şiir. Paylaşım için teşekkürler!...

KUMRAL81
21.10.2010, 08:51
evet bır sürü söylenti var aslına bakılırsa soylentıler bır kenara dedıgınız gıbı. şiirin güzelliği tek gerçek ;)

papatyam26
16.01.2011, 09:18
üniversite yıllarında bir hocamız okurdu bu şiirinde çok da etkileyiciydi ondan dinlemek
beni o yıllara götürdü bu şiir
belkide aşk üzerine yazılmış yegane şiirlerden biri