View Full Version: OTİZM İLE İLGİLİ BİLGİLER....

feelings
05.01.2012, 04:50
Yaygın Gelişimsel Bozukluk – OTİZM
Günümüzde her 100 çocuktan birini etkilediği bilinen ve pek çok
ailenin hayatının altüst olmasına yol açan bu bozukluğun yirminci
yüzyılın ortalarına kadar bir adı bile yoktu. 1943′te Dr. Leo Kanner 11
çocuk üzerinde yaptığı çalışmalar sonunda literatüre ‘Erken Çocukluk
Otizmi’ terimini kazandırdı. Aynı yıllarda Hans Asperger bugün Asperger
Sendromu olarak bilinen, aynı bozukluğun daha hafif bir biçimini
tanımladı. Kanner üzerinde çalıştığı 11 çocukta, sosyal ilişki
kuramama, dili iletişim için kullanmama, ekolali, tekrarlayıcı
davranışlar, değişiklikleri tolere edememe gibi günümüzde de tanı
kriterleri içinde olan özellikler yanında, geçerliliğini yitirmiş bazı
özellikler de tarif etmiştir. Otizm DSM-III tanı sınıflamasına kadar
çocukluk çağı psikozları arasında yerini almıştır. Yıllar süren
değerlendirmeler sonunda araştırmacılar, otizm ile çocukluk
şizofrenisinin ayrı bozukluklar olduğu konusunda birleşmişlerdir ve
otizm resmi bir sınıflama terimi olarak DSM-III’e girmiştir. 1994
yılında DSM-IV (Uluslararası Ruhsal Hastalıklar Tanı ve istatistik El
Kitabı) içinde Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (günümüzde Otistik
Spektrum Bozuklukları terimi daha çok kullanılmaktadır) başlığı altında
yerini almıştır. Rett Sendromu, Çocukluk Çağı Desintegratif Bozukluk,
Asperger Sendromu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel
Bozukluk / Atipik Otizm de bu başlık altındadır.

feelings
05.01.2012, 04:51








Otizme Ne Sebep Olur?Otizmin nedeni henüz tam olarak tespit edilememiştir. Fakat otizmin
anne babaların çocuklarına yaptıkları kötü şeylerden dolayı ortaya
çıkmadığı kesin olarak söylenebilir. Otizmin tek bir nedeni yoktur. Pek
çok nedeni olduğu artık bilinmektedir. Otistik bireylerde beyin
hücreleri farklı çalışmaktadır. Hücreler arasında mesaj taşıyan
kimyasal ileticilerde eksiklik yada fazlalık olduğu düşünülmektedir.
Bazı genetik hastalıklar otizme yol açar. Genetiğin otizmin nedenleri
arasında önemli bir yeri vardır. Kardeş ve ikiz çalışmaları bunu
doğrulamaktadır. Otistik bir çocuğun kardeşinde otizm görülme riski
genel popülasyona göre 50-100 kat daha fazladır. Tek yumurta
ikizlerinde her ikisinin birden otistik olma oranı çift yumurta
ikizlerine göre daha fazladır. Bütün bunlar genetiğin etkisini bize
gösteriyor fakat sadece genetiğin tek neden olmadığı noktasına da
ulaştırıyor. Sadece genetik etkili olsaydı tek yumurta ikizlerinde her
iki bebeğinde her zaman otistik olması gerekirdi. Yapılan çalışmalar
bir tek gen değil birden çok genin etkileşimi sonucu hastalık yapıcı
etki oluştuğunu ortaya koymuştur. Klinik tablodaki davranışsal
çeşitlilik çevresel faktörlerinde etkili olduğunu düşündürmektedir.
Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası faktörler ile otizm arasında
anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Eldeki bulgular genetik olarak
otizme yatkınlığı olan çocukların doğum sırasında sorun yaşama riskinin
daha fazla olduğunu göstermektedir. Ayrıca, anne karnında geçirilen
kızamıkçık virüsünün, pek çok anormalliğin yanında otizme de yol
açabildiği bilinir.
Bugün şu kesin olarak bilinmektedir ki, otizm tek bir nedenle olmaz,
birden çok etkenin bir araya gelmesiyle meydana gelen oldukça karmaşık
bir durumdur.
Otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla görülür fakat
genelde kızlarda daha ağır seyreder. Otistik bireylerin % 70′inde zeka
geriliği görülmektedir. % 30′u normal ve bu %30′luk dilimin %10′u üstün
zekaya sahiptirler. Zeka düzeyi ve eşlik eden diğer hastalıklar otizmin
ağırlık derecesi üzerinde belirleyici rol oynar. Eşlik eden hastalıklar
arasında en sık rastlanılanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite
bozukluğu, duygudurum bozuklukları ve epilepsidir. Her üç çocuktan biri
epileptik anlamda risk taşımaktadır. 0-5 yaş arası ve ergenlik
döneminde epilepsi nöbetlerinin görülme olasılığı artar.

feelings
05.01.2012, 04:52
Otizmin Belirtileri
Göz kontağı kısıtlıdır ya da yokturÇevreye ilgisizdirlerAdına tepki vermezlerAşırı hareketli yada hareketsiz olabilirlerBazıları fiziksel temasa (öpülme, sarılma vs.) izin vermez yada hoşlanmazÇoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederlerSosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederlerİşaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederlerTaklit becerisi yoktur yada sınırlıdırKonuşma birçoğunda gelişmemiştirKonuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlarEkolaliktirler, söylenenleri papağan gibi tekrarlarlarZamirleri ters kullanırlarUygun olmayan vurgulamalar, kalıp cümlelerle konuşurlarMekanik ve tek düze ses tonu kullanırlarUygunsuz gülme ve kıkırdamalar vardırDüzen takıntıları vardırNesne takıntıları vardır. Objelere gereksiz yere bağlanma… (pipet, şişe, araba… vs)Rutinlerindeki değişikliklere tepkilidirlerTekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır (nesneleri çevirme,
elçırpma, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda
yürüme…)Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar (arabaları dizerler,topu çevirirler…)Hayali oyun oynamazlarSürekli ayn oyunları oynamayı tercih ederlerBazıları çok inatçıdırBazıları ses, acı, koku, ışık ve dokunuşa aşırı hassastırlarBazıları soğuk, sıcak, acıya duyarsız olabilirBazıları tehlikeye karşı duyarsız olabilirYemek yeme bozuklukları vardırBazıları kendine, çevresindekilere ve eşyalara zarar verebilirBeklemeye yada isteklerini ertelemeye pek tahammüllü değillerdir.
Otizmin Tipik Belirtileri
Otistikler aşağıdaki tipik davranışların en az yarısını gösterirler.
Bu semptomlar çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Her bir semptomun
etkisi de diğerinden farklı olabilir. Ayrıca, Bu davranışlar birçok
farklı sebeple ve yaşlarına uygun olmayacak bir şekilde sergilenebilir.




Diğer Çocuklarla ilişki kurmakta zorluk



Herşeyin aynı olmasını istemek, rutin yaşama bağlılık, değişikliklere aşırı tepki vermek



Uygunsuz ve sebepsiz gülmek ve ağlamak



Aşırı hareketlilik ya da aşırı hareketsizlik



Tehlikeye karşı duyarsızlık



Göz temasının çok az ya da hiç olmaması



Sürekli aynı oyunları oynamak



Motor hareket gelişiminde düzensizlik. (Topa vuramaz ama küpleri üst üste koyabilir.)



Acıya karşı duyarsızlık



Ekolali (Cevap vermek yerine, kendisine söylenenleri aynen tekrar etmek)



Yanlız kalmayı tercih etmek



İhtiyaçlarını belirtmekte zorlanmak. Konuşma yerine hareketlerle ihtiyaçlarını belirtmeye çalışmak



Temastan, kucağa alınmaktan ya da sevilmekten hoşlanmamak



Objeleri kendi etrafında çevirmek



Seslere karşı aşırı duyarlılık yada aşırı duyarsızlık



Normal öğrenme metodlarına karşı duyarsızlık



Objelere gereksiz yere bağlanmak



Bir sebep olmadan strese girmek, üzüntü duymak

feelings
05.01.2012, 04:52








Otizmin Tedavisi Var Mıdır?

Otizmin
bilinen bir tedavisi yoktur. Erken yaşta başlanan, çocuğun yetenekleri
ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları
hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek
“tedavi” yöntemidir. Uygulanacak olan ilaç tedavisi otizme eşlik eden
problemlerin sağaltılmasma yöneliktir. Özel eğitim bir ekip çalışmasını
gerektirir. Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma
terapisti, çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nörologu mutlaka
bulunmalıdır. Ailelerin eğitim sürecine katılmaları ve desteklemeleri
çok önemlidir.

Hangi Eğitsel Yaklaşımlar Uygulanır? Özel
eğitimin amacı çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanmış
programlarla, çocuğun gelişimsel olarak mümkün olduğunca akranları
düzeyine ulaşmasını sağlamaktır. Özel eğitimdeki yaklaşımlar şunlardır:
Eğitsel terapiler (davranış terapisi) Duyusal- devinsel terapiler Etkileşimsel oyun terapisi Uygulamalı davranış analiziKonuşma sorunlarına yönelik terapi: Alıcı (konuşulan dili anlama)
ve ifade edici (kendi istek ve düşüncelerim anlatma) dil becerilerinin
öğretimine yönelik; göz teması kurma, bakma, dinleme, karşılıklı
oturma, dikkat, ilişki kurma gibi ön becerilerin kazandırılması için
yapılan çalışmaları kapsar. Dil bilgisini doğru kullanma (doğru zamir
ve zaman kullanımı), artikülasyon (doğru telaffuz) çalışması ve konuşma
organlarını çalıştıracak egzersizler yapılır.
İlaç Desteği Otistik çocuklarda kullanılan
ilaçlar otizmi değil; eşlik eden semptomları kontrol altına almaya ve
tedavi etmeye yardımcıdır. Örneğin: hiperaktivite, epilepsi, ritüeller,
stereotipiler, kendine zarar verme, dikkat problemleri, depresyon gibi.
İlaçlar sadece, çocuğu düzenli olarak takip eden nörolog, psikiyatr
veya ilgili doktor tarafından önerilebilir ve kullanım süresince de
doktor kontrolünde olmalıdır.



feelings
05.01.2012, 04:53








Otizm ve Aile

Ailelerin Yaşadığı Süreçler
İnsanlar değişik nedenlerle çocuk sahibi olmak isterler. Bir
çocukları olacağını öğrendikleri andan itibaren, anne-babalar,
özellikle anneler çocuklarıyla ilgili hayaller kurarlar. Herşey yolunda
giderken birileri bir terslik olduğunu söyler ve o andan itibaren hayat
bir daha asla eskisi gibi olmaz. Yetersizlikleri olan bir çocuğa sahip
olmak, kendileri için seçtikleri bir rol değildir. Bununla birlikte
genelde normal olanı kabul etme eğilimindeki bir toplumla mücadele
etmek durumundadırlar. Hem çocuklarının sorunlarıyla uğraşacak hem de
toplumun kendilerinden beklediği diğer görevleri yerine getireceklerdir.
Çocuğuna
teşhis konulduktan sonra aile fertleri bu durumu kabulleniş sürecinde
bazı evreler yaşarlar. Bu evreler her aile ferdi için farklı uzunluk ve
yoğunlukta yaşanır. Başlangıçta kuvvetli bir şok yaşarlar. Bazıları bu
gerçekten kaçarlar ve bu durumu inkar ederler. Bu dönemde bir depresyon
süreci yaşanabilir. Acı ve depresyon bazı ebeveynlerde yaşam boyu
sürebilir. Neden ben sorusuyla ifade edilen kızgınlığın bir türü de
yaşamlarını altüst ettiği için çocuğa duyulan kızgınlığın diğer aile
fertlerine yöneltilmesi şeklinde yaşanan kızgınlıktır. Ebeveynler
sıklıkla birbirlerini suçlarlar. Öte yandan suçluluk duygusu kişilerin
üstesinden gelmekte en çok zorlandıktan duygudur. Çocuklarının özürlü
olmasına neden olduklarına yada geçmişteki bir hataları yüzünden
cezalandırıldıklarına inanabilirler. Bu süreçleri yaşarken bu
duyguların kaynağının özür durumu olduğunu anlamaları için rehberliğe
ihtiyaç duyacaklardır. Kabullenme ve uyum süreci ailelerin mevcut
durumu sindirip şimdi ben ne yapabilirim dedikleri süreçtir. Bu süreçle
birlikte harekete geçip çocukları ve kendileri için yapması gerekenlere
yoğunlaşabilirler. Şu noktalar özellikle unutulmamalıdır;
Otizm bir akıl hastalığı değildirOtizm kimsenin suçu değildirOtizm toplum, kültür, sosyo-ekonomik yapı gözetmezOtistik çocuklar böyle davranmayı bilinçli olarak seçen şımarık çocuklar değildirlerOtizm anne-babaların davranışları yüzünden ortaya çıkan bir bozukluk değildirÇocuğun gelişimindeki psikolojik etkenler otizme neden olmaz
Neler Yapabilirsiniz
Bu kimsenin suçu değil… Eşlerin bu süreçte
birbirlerini suçlamaları, suçu diğerinde ya da onun ailesinde
aramaları, kendilerinde ya da eşlerinde bir günahın olduğunu
düşünmeleri ve bu sebepten onu yargılamaları bireysel ve birlikte baş
etmeyi çok zorlaştırır. Onun için özellikle eşler bu süreçte çocuğa
konsantre olurken birbirlerini unutmamaları, birbirleri için zaman
ayırmaları birbirlerini desteklemeleri, kararlarını, zorluklarını ve
duygu ve düşüncelerini karşılıklı dinlemeleri, anlatmaları baş
etmelerinde yoğun bir kolaylık sağlar.Tanı konulduktan sonra bir çok
ebeveyn; kendilerini, eş ve yakınlarını ya da sağlık ekibini suçlarlar.
Ama suçlu aramaya gerek yok… Siz yanlış hiç bir şey yapmadınız çünkü;
Dünyanın herhangi bir ülkesindeki, her kültür düzeyindeki, her yaştaki insanlar otistik bir çocuğa sahip olabilir.Otizm, çocuk anne karnındayken teşhis edilemiyor.Çocuk sahibi olmayı isteyip istememenizin, çocuğunuza ilgi gösterip
göstermemenizin, eşinizi sevmenizin ya da sevmemenizin çocuğunuzun
otistik olması ile hiçbir ilgisi ya da etkisi yoktur. Diğer otistik
çocukların aileleri ile temas kurun
Bu sizin kendinizi yanlız yada çaresiz hissetmemenize yardımcı
olacak ve teşhis sonrası ailenizde yaşanan İlk Şokun üstesinden daha
çabuk gelmenizi sağlayacaktır. Engelli bir çocuğunuz var diye yaşamdan
kopmamalısınız. Arkadaşlarınızla buluşmaya, sevdiğiniz sosyal
faaliyetleri yapmaya, kendinizin değerli olduğunuzu hissetmeniz için
çalışmaya ya da bir hobiyle uğraşmaya mutlaka vakit ayırmalısınız.
Gerek görürlürse psikolojik destek almaktan asla çekinmemelisiniz.
Otizmi hemen kabullenin. Şunu unutmayalım ki özürlü bir çocuğa sahip
olmak her şeyin sonu değildir. Çocuğunuzun durumunu ne kadar erken
kabul ederseniz, sizin ve çocuğunuzun durumu daha iyi olacaktır. Bu
tutum, sizi daha mutlu kılacak, çocuğunuzun özelliklerine ve
yapabileceklerine göre eğitim verilmesini sağlayarak, gelişimine
katkıda bulunacaktır. Özürlü çocuğun erken teşhisi, rehabilitasyonu,
çocuğunuzun daha hızlı gelişmesini sağlayacaktır. Kabullenmeyi
ertelemeniz, sorunu ortadan kaldırmayacaktır. Aksine, daha sonra otizmi
kabullenmek için kaybettiğiniz zaman için üzüntü duyabilirsiniz.
Vakit kaybetmeyin Otistik bir çocuğa , ne kadar erken yaşta teşhis
koyulur ve ihtiyaçları olan özel eğitimi ne kadar çabuk başlanırsa,
yaşam becerilerine kavuşma şansları da o kadar fazlalaşır. Bu nedenle,
hemen bugün harekete geçmeniz gerekiyor.
Otizmi tanımadan, çocuğunuzu tanıyamazsınız Otizmin ne olduğunu,
otistik bir çocuğun özelliklerini öğrenin. Bu çocuğunuzu tanımanızı ve
iletişim kurmanızı kolaylaştıracaktır. Engelli bir çocuğa sahip olmak
sadece bir durumdur. Kişiler ufuklarının ve umutlarının genişliğiyle
ilintili olarak bu duruma farklı anlamlar yüklerler. Yükledikleri anlam
ise onların olaydan etkilenme durumlarına doğrudan etki yapar.
Hayalleri, umutları olup hayata dair olumlu bakan bireyler yeni durumla
daha rahat baş ederler. Unutulmamalıdır ki bu çocuk da kendi hızında
öğrenmektedir, sevgiyle desteklenmeye, ne yapacağının öğretilmesine
ihtiyacı vardır. Kişi dikkatini buraya verdiğinde her şeyin daha
keyifli olduğunu görecektir. Aynı zamanda hayattan kopmak yerine
üretmeye ve hayatını güçlendirmeye yöneldiğinde de çocuğu ve kendi için
daha kaliteli bir yaşam oluşturacaktır. Otizmi saklamayın
Yakınlarınıza, komşularınıza, işyerinizdeki arkadaşlarınıza çocuğunuzun
otistik olduğunu söylemekten çekinmeyin. Aksine, onlara çocuğunuzun
içinde bulunduğu özel durumu ve onun özel ihtiyaçlarım, beklentilerini
hemen anlatın. Bu tutum, çevreniz ile olan sosyal ilişkilerinizdeki
gereksiz çekingenliklerden sıyrılmanızı sağlayacak ve ilişkilerinizi bu
yeni yaşantınıza göre ayarlamanızda onların size yardımcı olmasını
sağlayacaktır. Eğer hayatınızdaki bu gelişmeyi açıkladığınız zaman,
bazı kişilerin size olan tutumlarının olumsuz yönde değişebileceğini
düşünüp çekiniyorsanız, unutmayın ki, bu kişiler zaten hiç bir zaman
sizin gerçek dostunuz değillerdir. Dolayısı ile ortada kaybedeceğiniz
bir şey yoktur.
Çocuğunuzu toplumdan soyutlamaym Unutulmamalıdır ki, toplum onu
oluşturan bireylerin bir bütününü arz eder ve bu oluşum da normalden
anomaliye doğru giden bir yelpazede farklılıklar arz eder. Dolayısıyla,
her otistik birey toplumun birer ferdidir. Otistik çocuk toplumdan uzak
tutulmamalı, aksine, diğer anne ve babaların yaptığı gibi, parklara
götürülmeli, onlarla oyun oynanman, otobüse binmeli ve dışarıda yemek
yenilip, dolaşılmak, sosyalleşmelidir. Onların da normal bir yaşamı
öğrenip, bu yaşama alışmaya ve entegre olmaya ihtiyaçları vardır.
Otistik çocuğu olan aileler, diğer insanların tepkilerinden
çekinebilirler, ancak bu eğitimsizliğin sebep olduğu toplumsal bir
yanlıştır.
Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın Otistik bir çocuğa hem
özel hem de normal davranılması gerekmektedir. Onun dünyayı algılama
biçimi, diğer çocuklannkinden farklıdır ve bu nedenle farklı bir
yaklaşım beklerler. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir unsur da, ona
normal davranışların gösterilmesinin de ihmal edilmemesi
gerekliliğidir. Aferin diyerek, duygusal ve fiziksel ödüller vermek ya
da hayır deyip kızmak, yüzün asılması gibi tepkileri algılayabilir.
Kısaca ona normal davranın, o normalin ne olduğunu ancak böyle
öğrenebilir. O konuşmasa da aile onunla konuşmalı, o oynamasa da onunla
oyun oynamalıdır. Belki hemen o an tepki alınmaz, ama belli bir süre
sonra tepki alınabilir.
İlaç Kullanmalı Mısınız? Otizmi tedavi edecek
bir ilaç bulunmadığı unutulmamalı, ancak davranış problemlerini
azaltmaya yararlı olacak, algılamasını düzenleyecek ilaçlar, doktor
kontrolünde düzenli bir şekilde alınmalıdır.
Doktorunuz tarafından size reçete ile verilmeyen hiç bir ilacı, tavsiye
üzerine ya da kulaktan dolma bilgilerle kullanmayın. Bu ilacın
kullanımı önceden bazı testlerin ve tahlillerin yapılmasını
gerektiriyorsa, bunları yaptırmadan ilacı kullanmayın.
Unutulmamalıdır ki; otistik çocuğun öncelikle, kendi ihtiyaç ve
gereksinimleri doğrultusunda özel eğitim ve rehabilitasyon
çalışmalarına ihtiyacı vardır. Otistik çocukların tedavisinde bilimsel
çevreler tarafından kesin olarak onaylanmamış hipotez aşamasındaki
yaklaşımlar, çocukların bir kısmında gelişme göstermesine karşın bazen
de olumsuz sonuçlar doğurabilmekte, zaman kaybına, hatta çocuklarda
geri dönüşlere neden olabilmektedir.



feelings
05.01.2012, 04:54








Otistik Ailesinin Sosyal Hakları

Özel Eğitim Giderlerinin Karşılanması
Ülkemizde
resmi eğitim kurumlarında verilen eğitim ücretsizdir ve devlet
tarafından karşılanır. Ancak, özel eğitim kurumlarında verilen özel
eğitim hizmetleri ücrete tabidir. Bu ücretin belli bir bölümü de devlet
tarafından karşılanır. Çocuğunuzun, özel bir eğitim kursundan eğitim
alabilmesi, ayrıca, bu hizmetin bedelinin devlet tarafından
karşılanması için de RAM’a başvurmanız gerekir. RAM’lar tarafından
düzenlenen Özel Eğitim Değerlendirme Kurul Raporu ile bireysel ve grup
eğitimi için destek ödeneği alabilirsiniz.
Diğer Haklarınız
Bakım Ücreti: Ağır düzeydeki engellinin evde bakımı
karşılığında, ihtiyacı olan ailelere, anne-babaya yada vasiye her ay
bir asgari ücret tutarında ödeme yapılır. Bakıma muhtaç özürlüye
ikametgahında bakım hizmetinin verilmesi durumunda, bakım ücreti,
hizmetin verilmesini takip eden ay içinde Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü
tarafından aileye ödenir.
Özürlü Kimlik Kartı: Sosyal Hizmetler İl
Müdürlükleri vasıtasıyla edinilebilecek özürlü kimlik kartı ile birçok
kolaylık ve indirimden yararlanmak mümkündür.
Bu kart ile özürlü birey;
a) Değişik kurum ve kuruluşlardan istenen rapor yenileme işlemlerinden kurtulacaktır,
b) Gelir Vergisi indiriminden faydalanabilecektir. (Gelir Vergisi
indirimi, özürlü kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı
olmaması durumunda kendisine bakmakla yükümlü olan kişi için de geçerli
olacaktır),
c) Devlet Demir Yolları ile seyahat etmesi ve özür oranının %40 veya üstü olması halinde %50 indirimden faydalanabilecektir.
d) Havayolları ile seyahat etmesi ve özür oranının %50 veya üstü olması halinde %40 indirimden yararlanabilecektir.
e) Yerel Yönetimlerin alacağı kararlar ile belediye otobüslerinden ücretsiz ya da indirimli yararlanabilecektir.
f) Sinema, Tiyatro vb. faaliyetler için ödeyeceği ücretlere indirim uygulanacaktır.
g) Kamu Kurum ve Kuruluşlarının özürlü çalıştırma zorunluluklarına
bağlı olarak özürlü istihdamı amacıyla açılan sınavlarda özrünü
kanıtlayabilecektir.
h) Turkcell ve Telsim tarafından %40 indirim uygulanmaktadır.
Bakım ücreti ve özürlü kimlik kartı ile ilgili detaylı bilgiye
İstanbul Anadolu Yakası için Göztepe Semiha Şakir Çocuk Yuvası binası
içindeki Sosyal Hizmetler Ek Hizmet Birimi, Avrupa Yakası için Sosyal
Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Bahçelievler Özürlüler Şube Müdürlüğü,
veya bulunduğunuz ilin Sosyal Hizmetler Müdürlüklerinden
ulaşabilirsiniz.
Ayrıca bulunduğunuz yerin bağlı bulunduğu belediyelerden engellilerle ilgili çalışmaları hakkında bilgi alabilirsiniz.
Diş Tedavisi: 07/09/2009 tarihli bir genelge ile,
%40 ve üzerinde özürlü kişiler diş tedavileri için tüm sağlık kurum ve
kuruluşlarına veya serbest diş hekimlerine doğrudan
başvurabileceklerdir. Genelgeye göre, lokal anestezi altında
gerçekleştirilemeyen ve genel anestezi gerektiren durumlarda da, bu
durum ve kişinin özür durumu belgelendirildiği takdirde sosyal güvenlik
kurumundan masrafların karşılanması talep edilebilecektir. Ödemeler
Türk Diş Hekimleri Odası Asgari Ücret Tarifesinde yer alan fiyatları
tavan olmak üzere yapılan işleme ait fatura bedelini aşmamak şartıyla
ödenecektir.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.sgk.gov.tr
DryNites gece kilotları: Sağlık Bakanlığı
tarafından SGK geri ödeme kapsamına alınmıştır. Herhangi bir kurumdan
sigortası olan aileler, 4 – 15 yaş arasında, 17 – 57 kg. Ağırlığında ve
gece alt ıslatma problemi olan çocuklarının bez bedellerinin belli bir
miktarını aşağıdaki belgelerle bulundukları ilin Sosyal Güvenlik Kurumu
(SGK) merkezine başvurarak geri alabilirler:
Fatura aslı (malzeme adedi belirtilmeli, yazar kasa fişi kabul edilmemektedir)
Reçete aslı
Sağlık Kurulu Raporunun her ay bir “aslı gibidir” ibareli örneği
Hastaya ve sigortalıya ait nüfus cüzdanı fotokopisi
Başvurunuz incelendikten sonra yapılan harcamaların alınan rapora
göre aylık 72 TL’yi geçmeyecek tutarı T.C. Ziraat Bankası hesabına
yatırılır. (T.C. Ziraat Bankasında hesap açılması gerekiyor.)
Detaylı bilgi için: http://www.drynites.com.tr
Özürlü Sağlık Kurulu Almak İçin Yetkili Sağlık Kuruluşları
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağ. ve Sinir Hast. Hastanesi
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Büyükçekmece Devlet Hastanesi
Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Dr. S. Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araş. Hast.
Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Beykoz Devlet Hastanesi
İstanbul 70. Yıl Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi
Silivri Prof.Dr. Necmi Ayanoğlu Devlet Hastanesi
Okmeydanı Eğitim ve Aratırma Hastanesi
İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Eyüp Devlet Hastanesi
Kartal Devlet Hastanesi
Paşabahçe Devlet Hastanesi
Şişli Devlet Hastanesi
Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Arş. Hastanesi
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Kasımpaşa Deniz Hastanesi
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Hastanesi
Gümüşsuyu Asker Hastanesi



İSTANBUL’DAKİ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZLERİ


İLÇE
MERKEZİ
TELEFON
FAKS


AVCILAR
AVCILAR,ÇATALCA
0212 694 91 47
0212 509 54 56


B.ÇEKMECE
B.ÇEKMECE
0212 876 80 00
0212 876 80 01


BAĞCILAR
BAĞCILAR
0212 462 02 30
0212 462 02 30


BAHÇELİEVLER
BAHÇELİEVLER
0212 657 52 52
0212 657 52 22


BAKIRKÖY
BAKIRKÖY
0212 542 99 00

0212 572 55 91

0212 542 99 00


BAYRAMPAŞA
BAYRAMPAŞA
0212 538 00 22
0212 538 00 22


BEŞİKTAŞ
BEŞİKTAŞ
0212 227 30 46
0212 227 22 56


BEYKOZ
BEYKOZ
0216 308 97 51
0216 308 72 51


FATİH
FATİH, EMİNÖNÜ
0212 533 86 09
0212 533 86 88


G.O.PAŞA
G.O.PAŞA, ESENLER
0212 606 25 52
0212 606 25 53


GÜNGÖREN
GÜNGÖREN
0212 569 24 68
0212 569 24 38


K.ÇEKMECE
K.ÇEKMECE
0212 472 66 65

0212 472 55 83

0212 472 66 38


KADIKÖY
KADIKÖY, MALTEPE
0216 302 33 52
0216 302 33 53


KAĞITHANE
KAŞITHANE, EYÜP
0212 321 33 31
0212 294 05 08


KARTAL
KARTAL, ADALAR
0216 387 17 77
0216 353 60 96


PENDİK
PENDİK
0216 452 78 07
0216 452 78 08


SARIYER
SARIYER
0212 271 31 84
0212 271 72 20


SİLİVRİ
SİLİVRİ
0212 728 47 27
0212 728 47 27


SULTANBEYLİ
SULTANBEYLİ
0216 592 20 22

0216 592 87 87

0216 592 20 22


ŞİLE
ŞİLE
0216 712 04 39



ŞİŞLİ
ŞİŞLİ, BEYOĞLU
0212 272 36 77

0212 272 17 79

0212 275 74 52


TUZLA
TUZLA
0216 446 81 83
0216 446 81 84


ÜMRANİYE
ÜMRANİYE
0216 612 53 40
0216 612 53 41


ÜSKÜDAR
ÜSKÜDAR, ŞİLE
0216 651 50 03

0216 474 63 37

0216 474 24 48


ZEYTİNBURNU
ZEYTİNBURNU
0212 558 08 43
0212 558 20 46



























feelings
05.01.2012, 04:55








Otizm ve Özel Eğitim

Çocuğunuzun eğitim hakkı var mı?
Her
çocuğun olduğu gibi sizin çocuğunuzun da beslenme, barınma, oyun, tıbbi
bakım ve eğitim hakkı vardır. Çocuğunuzun eğitim hakkı, anayasa ve
kanunlarla belirlenmiş, güvence altına alınmıştır. Anayasamizin 42.
maddesi ‘Hiçbir birey eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz
der. Bu sizin çocuğunuz için de geçerlidir. Anayasamızın 41., 42., 49.,
50., 60. ve 61. maddeleri engelli bireylerle ilgili düzenlemelerin
çerçevesini çizmektedir. Devletimiz, her çocuk için (buna sizin
çocuğunuz da dahil) ihtiyaçlarına en uygun eğitimi ücretsiz vermekle
yükümlüdür. Özel Eğitim Hizmetlerinden Yararlanmak için İzlenmesi
Gereken Yol Haritası Eğer çocuğunuzun gelişiminde bir aksilik
olduğundan kuşkulanıyorsanız, en kısa zamanda bu kuşkularınızla ilgili
uzman görüşü almalısınız. Bu kuşkularınızı, çocuk doktorunuz, sağlık
ocağı personeli ile paylaşabileceğiniz gibi doğrudan çocuk ruh sağlığı
uzmanlarına yada çocuk nörologlarına başvurabilirsiniz.
Ülkemizde otizm tanısı koyabilecek kişiler, çocuk ruh hastalıkları
uzmanları ve çocuk nörologlarıdır. Bu uzmanlar aynntıh değerlendirme
yaparak, çocuğunuzda otizm olup olmadığını, otizmin derecesini, zeka ve
gelişim düzeylerini tespit ederler.
Çocuğunuz otizm tanısı alırsa, Özürlü Sağlık Kurulu Raporu düzenlemeye yetkili bir sağlık
kuruluşuna başvurmalısınız. Bundan sonraki adım eğitimin
planlanmasıdır. Her çocuk gibi sizin çocuğunuzunda eğitim hakkı vardır.
Bu haktan yararlanabilmek için yaşadığınız yere en yakın Rehberlik
Araştırma Merkezi’ne (RAM) başvurarak, çocuğunuzun hangi eğitim
ortamında eğitim görmesinin uygun olacağı konusunda görüş almalısınız.
Burada çocuğunuz Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından eğitsel
değerlendirme ve tanılamaya tabi tutulacak ve çocuğunuzun uygun eğitim
ortamına yerleştirilmesi kararlaştırılacaktır.
Eğitim ortamları
1. Kaynaştırma: Kaynaştırma, özel eğitim gerektiren
çocukların eğitimlerini normal gelişim gösteren çocukların devam ettiği
resmi veya özel okullarda sürdürmeleridir. Okul öncesi, ilköğretim ve
orta öğretim kurumlarında kaynaştırma eğitimi alınabilir. Kaynaştırma
eğitimi tam zamanlı (okuldaki zamanın tamamı normal gelişim gösteren
akranlarla birlikte geçirmek) ve yarı zamanlı (okuldaki zamanın bir
bölümünü özel eğitim sınıfında geçirmek) olarak planlanabilir.
2. Özel Eğitim Sınıfı: Resmi ve özel okulların
bünyesinde özel eğitim gerektiren öğrenciler için açılan sınıflardır.
Otizmli çocuklar için açılan sınıflar en fazla 4 kişi olmalıdır.
3. Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM): Zorunlu
öğretim çağında olup normal ilköğretim programlarına devam edemeyecek
durumda olan otistik çocuklar için açılan merkezlerdir. Bu merkezlerde
üst yaş sınırı 14′tür.
4. Otistik Çocuklar İş Eğitim Merkezi:
İlköğretimini tamamlayan, genel ve Mesleki ortaöğretim programlarına
devam edemeyecek durumda olan ve 21 yaşından gün almamış otizmli
bireyler otistik çocuklar iş eğitim merkezlerine devam edebilirler. Bu
merkezlerde, akademik bilgi ve becerilerin yanında iş eğitimi
uygulamaları da yer alır.
Otistik Çocuğa Yönelik Etkili Bir Eğitim Programının Taşıması Gereken Temel Özellikler Nelerdir?
Otistik çocuklarda kullanılan pek çok eğitim ve sağaltım yöntemi
vardır. Bu programlarda, aşağıda sıralanan özelliklerin tümüne yakınını
görmek olasıdır :
Erkenlik: Eğitimi üç yaştan önce başlatmak.
Yoğunluk: Haftada beş gün ve en az 25 saat, yılda 12 ay eğitim vermek.
Oturum süresi: Özellikle küçük çocuklarla çalışırken 15-20 dakikalık kısa eğitim oturumları düzenlemek.
Bireysellik: Çocuğun bireysel gereksinimlerini karşılayabilmek için, bire bir ve küçük grup eğitimine
yer vermek.
Program içeriği: İşlevsel iletişim becerilerinin, sosyal becerilerin ve oyun becerilerinin
kazandırılmasına ve uygun olmayan davranışların azaltılmasına büyük ağırlık vermek.
Kaynaştırma: Belli sürelerle de olsa, normal gelişim gösteren çocuklarla birliktelik sağlamak.
Değerlendirme: Çocuğun gelişimini, diğer bir deyişle verilen eğitimin etkinliğini sürekli
değerlendirmek.
Aileler: Aileleri etkin olarak eğitim sürecine katmak.
Özel Eğitim Giderlerinin Karşılanması
Ülkemizde resmi eğitim kurumlarında verilen eğitim ücretsizdir ve
devlet tarafından karşılanır. Ancak, özel özel eğitim kurumlarında
verilen özel eğitim hizmetleri ücrete tabidir. Bu ücretin belli bir
bölümü de devlet tarafından karşılanır. Çocuğunuzun bir özel, özel
eğitim kursundan eğitim alabilmesi, aynca, bu hizmetin bedelinin devlet
tarafından karşılanması için de RAM’a başvurmanız gerekir. RAM’lar
tarafından düzenlenen Özel Eğitim Değerlendirme Kurul Raporu ile
bireysel ve grup eğitimi için destek ödeneği alabilirsiniz.



hülya
05.01.2012, 13:20
Çok yararlı bir yazı olmuş Gönülcüm
 
Benim oğlumda da yaygın gelişimsel bozukluk tanısı konuldu. Eğitim aldırıyoruz
Dilerim tez zamanda yaşıtlarını yakalar

ceylin
05.01.2012, 23:50
İnşallah. Allahım bu konuda hiçbirimizin emeklerini boşa çıkartmasın. Bizi evlatlarımızla sınamasın.
Bir anne çok az da olsa diğer çocuklardan kendi çocuğunu farklı görüyorsa araştırmakta çok büyük fayda var. En yanlış inanış alışılagelmiş erkek çocuk geç konuşur inanışı. Erken tanı çok önemli çok hassa sınırları var çok az eğitimle yaşıtlarını yakalayabilecek bir çocuk kendi haline bırakılırsa dibe vurabiliyor.
Biz eğitimlere gittiğiiz zamanlarda çok ağır vakalarıda gördük.Allahım hepsinin yardımcısı olsun.

senemr
06.01.2012, 02:53
benim kızımda martta 3 yaşına girecek ve konuşması çok az, iki kelimelik çok az cümle kuruyor ama başka hiç bir belirti yok otizmle ilgili, kreşe başladı umarım konuşmasına etkisi olur. ceylin ve hülya sizin çocuklarınızda ki belirtiler nelerdi? konuşuyorlarmıydı? verdiğiniz komutları alıyorlarmıydı? internetten biraz baktımda aşıların içindeki  thimerosal adlı maddenin otizme yol açabileceği yazılmış ama sanırım tam kanıtlanmamış,amerikada 2001 de yasaklanmış.avrupadaki aşılarda varmı bilmiyorum ama sanırım türkiyedeki aşılarda çok az miktarlarda varmış.

hülya
06.01.2012, 10:58
senem biz daha önce paylaşımlarda bulunduk arkadaşım
 
http://www.gebelikveannelik.com/forum/forum_posts.asp?TID=37784
inşallah yavrunun böyle bir sıkıntısı yoktur

senemr
06.01.2012, 11:11
cevabın için teşekkür ederim hülya,evet az önce okudum otizm konu başlığını. sana da çok geçmiş olsun.

feelings
06.01.2012, 13:35

[QUOTE=hülya]Çok yararlı bir yazı olmuş Gönülcüm
 
Benim oğlumda da yaygın gelişimsel bozukluk tanısı konuldu. Eğitim aldırıyoruz
Dilerim tez zamanda yaşıtlarını yakalar[/QUOTE]inşallah canım benim....