View Full Version: Rüya ve Gelecekten Haberler

belma
06.01.2008, 15:47
Hemen herkes, her gece rü'ya
görür. Bu rüyaların bir kısmı, karmakarışık şeylerdir. Bir kısmı,
günlük olayların rüyaya yansımasıdır. Bir kısmı da, daha önceden hiç
düşünülmeyen, hayal edilmeyen şeylerin görülmesidir. Gördüğümüz
rüyaları kaynakları bakımından üç grubta toplayabiliriz: 1. Rahmanî 2. Nefsanî 3. ŞeytanîBunlardan
nefsanî rüya, ya geçmişe dair hatıraların, veya kişinin arzu ettiği
şeylerin görülmesidir. Şeytanî rü'ya, şeytanın telkîniyle görülen
rüyalardır. Rahmanî rüya ise, ya doğrudan doğruya Allah tarafından veya
melek vasıtasıyla kalbe yansıyan ve gaybî manaları taşıyan rüyalardır.
Bizim asıl olarak üzerinde duracağımız, Rahmanî rüyalar kısmı
olacaktır. Rü'yanın bu kısmına "sadık rüya" veya "salih rüya" da
denilmektedir.Konunun örneklerine geçmezden önce, bir meseleyi
kısaca ele almakta fayda görüyoruz. Şöyle ki: Freud'un temsil ettiği
"Psikanaliz okulu" rüyaları değerlendirirken "Rahmanî rü'ya" kısmını,
nazar-ı dikkate almamaktadır. Bu görüşün temsilcisi olan Freud'a göre, “rüyalar
içimizden ve dışımızdan gelen etkilerden şekillenir. Hayal, bu etkileri
biçimlendirilir. Rüyalarımızda önceden yaşadığımız olayların izleri
vardır. Çocuğun arzu edip de ulaşamadığı şeyleri gece rüyasında görmesi
gibi, her insan rüyasında, tatmin olmamış isteklerini elde ettiğini
görür. Dînî inançlar veya kültürel baskı sebebiyle şuur altına itilmiş
istekler, rüyada su yüzüne çıkar. Görülen rüyalar, özellikle cinsî
temayüllerin sembolik bir tezahürü durumundadır.”Her türlü
rüyada bir cinsî temayül izi görmeye çalışmak, bütün rüyaları, sadece
iç ve dış çevrenin tesirinde meydana geliyor sanmak, İslamî bir bakışla
bakıldığında hiç de kabul edilir bir görüş değildir. Rüyaları
şuuraltıyla izah etmek bazı rüyalar için doğru olabilir. Fakat
genelleme yaparak her rüyayı bununla izaha kalkmak doğru değildir. Öyle rüyalar vardır ki, bunlar şuuraltından yansıyan birer görüntü olmayıp gaybdan kalp gözüne akseden parıltılardır.Dolayısıyla,
psikanaliz okulunun rüyalara bakış açısı, ancak bazı rüyaları
açıklayabilir, yoksa bütün rüyaları değil. Hemen her insan çok nadir de
olsa, "Rahmanî rüya" dediğimiz gaybî mesajlar ve sırlar taşıyan rüya
çeşidine muhatab olmuş ve olmaktadır. Rüyada görülüp diğer gün, hatta
yıllar sonra aynen çıkan rüyalar hiç de az değildir. Bu şekilde gaybî
mesaj taşıyan rüyalar, levh-i mahfuzda yazılı olan şeylerin kalb
aynasına yansımasıyla meydana gelir. Uyku halinde insanın duyguları
istirahat halinde olmakla beraber, hayal uyanıkken olduğu gibi, yine
faal durumdadır. Bundan dolayı levh’i mahfuz'dan kalbe yansıyan şeyler,
hayalin giydirdiği bir suret ve temsille hatırda kalır. Kişi uyandığı
zaman, hayalin giydirdiği bu suret ve temsilleri hatırlar.Rüyay-ı
sadıkanın bir yönü, kişiye teselli vermeye, ona gaybî müjdeler
getirmeye bakar. Hz. Peygamber, bu tür rüyadan "mübeşşirat" olarak
bahsetmiş ve şöyle buyurmuştur: "Risalet
ve nübüvvet bitti. Benden sonra ne bir nebî gelecektir, ne de rasul...
Lâkin "mübeşşirat" vardır. Sahabe "Mübeşşirat nedir Ya Resulallah" diye
sorar. Hz. Peygamber "Müslüman kişinin gördüğü rüya" der. O, nübüvvetin
cüzlerinden bir cüzdür." (Tirmizi, Rüya, 2)Rasulullah'a
vahyin sadık rüyalar şeklinde başlaması, üstteki hadisi anlamamıza
yardımcı olmaktadır. Hz. Aişe'nin haber verdiği gibi, vahyin
başlangıcında Resulullahın gördüğü rüyalar, sabahın aydınlığı gibi açık
ve nettir. (Buhari, Bed'ü'l vahy, 3).Peygamber efendimizin annesi Hz. Amine, vefatına yakın oğluna şunları söyler: “Yavrum, rüyamda bana bildirilenler doğru ise, Sen insanlığı kurtaracak kişi olacaksın.” Kur'an-ı
Kerîm'de, özellikle Yusuf suresinde rüyadan çokça bahsedilir. Bu surede
bahsedilen ilk rüya Hz. Yusuf'un çocukluğunda gördüğü bir rüyadır. Hz.
Yusuf, bu rüyasında onbir yıldızı, güneş ve ayı kendisine secde
ederlerken görür. Rüyayı babasına anlatır. Bunun üzerine babası der ki:"Rabbin
seni böylece seçkin kılacak. Sana ‘ehadisin tevilini’ öğretecek ve
bundan önce ataların İbrahim ve İshak üzerine nimetini tamamladığı
gibi, senin ve Yakup oğullarının üzerine de nimetini tamamlayacaktır.
Muhakkak ki Rabbin Alim'dir, Hakim'dir." (Yusuf, 6).Hz.
Yusuf'a öğretilen "ehadisin te'vîli", bir yönüyle "rüya tabiri"
şeklinde açıklanmaktadır. "İlâhî vahy ve işaretin inceliklerini
anlamak"; "meydana gelen olaylardan bunların neticelerini hissetmek"
şeklinde de değerlendirilmektedir.Bu rüya uzun yıllar sonra
gerçekleşir. Hz. Yusuf, uzun maceralardan sonra Mısır Maliye bakanı
olur. Anne- babasını, kardeşlerini Mısır'a getirir. Onlar, Hz. Yusuf'un
manevî büyüklüğü ve maddî saltanatı karşısında saygı ile eğilirler. O
zaman Hz. Yusuf, babasına yıllarca önce gördüğü rüyayı hatırlatıp şöyle
der: "Ey babacığım. İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın te'vîli. Rabbim onu gerçek kıldı." (Yusuf, 100). Görüldüğü
gibi, Hz. Yusuf rüyasında anne- baba ve kardeşlerini sembollerle
görmüştür. On bir yıldız kardeşlerini, güneş ve ay ise, anne- babasını
temsil etmektedir. Onların secde etmeleri, Hz. Yusuf'un maddî- manevî
büyüklüğünü göstermektedir.Hz. Yakub, Yusuf'un rüyasındaki sembollerin dilini çözmüş, o rüyadaki gaybî mesajı yakalamıştır.Yusuf
suresinde zikredilen ikinci rüya, zindandaki iki kişinin rüyasıdır.
Bunlardan biri üzüm sıktığını, diğeri de başının üstündeki ekmekten,
kuşların yediğini görür. Bir iftira neticesi zindanda bulunan Hz.
Yusuf'tan, rüyalarının tabirini isterler. Hz. Yusuf, bunlara önce
tevhîd hakîkatını anlatır. Ardından, üzüm sıkanın eski görevine
döneceğini, diğerinin de asılacağını haber verir. (Yusuf, 36-41). Bu
suredeki son rüya ise, Mısır hükümdarının rüyasıdır. Hükümdar rüyasında
yedi cılız ineğin yedi semiz ineği yediğini görür. Ayrıca yedi tane ve
yeşil ve kuru başak müşahede eder. Rüyasını etrafındakilere anlatır.
Onlar yorum yapamadıklarından "anlamsız rüyalar demeti" olarak
nitelerler.Bu rüyayı duyan zindandan kurtulan şahıs Hz.
Yusuf'un rüya tabirciliğini hükümdara söyleyince rüyayı tabir ettirmesi
için zindana gönderilir. Hz. Yusuf, "Bollukla geçen yedi yıldan sonra yedi yıl sürecek kıtlık yıllarının geleceğini"
haber verir. (Yusuf, 43-49). Hz. Yusuf'un bu tabiri, masumiyetinin
anlaşılıp Mısır maliye bakanı olmasına vesile olmuştur. Rü'ya, tabir
ettiği şekliyle gerçekleşir.Hükümdarın bu rüyasından,
memleketin geleceğini düşünen kimselere rüyalarında, o konuda mesajlar
geleceği manası kendini hissettirmektedir.Kur'an'da Hz.
Peygamber'in birkaç rüyasına da yer verilmiştir. Bunlardan birisi, Hz.
Peygamber'in Bedir savaşı öncesi gördüğü rüyadır. Resullullah
rüyasında, müşriklerin az olduğunu görmüş ve bunu ashabına
müjdelemişti. Ayet, bunu şöyle hikâye eder:"O
zaman Allah sana rüyanda düşmanlarınızı az göstermişti. Eğer çok
gösterseydi korkar ve cihada çıkıp çıkmama hususunda ihtilafa
düşerdiniz. Fakat Allah, sizi korkudan ve ihtilaftan kurtarıp selâmete
erdirdi. Şüphesiz O, gönüllerde olanı bilendir." (Enfal, 43).Düşman
sayıca çok olduğu halde Hz. Peygambere rüyada az gösterilmiştir. Bu,
mü'minlerin cesaretle, emin bir şekilde savaşa katılmalarını
sağlamıştır. Bir cihetten bakıldığında ise, onların sayıca az
gösterilmeleri, manen kuvvetsiz ve desteksiz olmalarını temsîl
etmektedir. Evet, sayıca çok idiler, ama kuru bir kalabalıktan
ibarettiler. Kıymetli değer ölçülerine, yüce ideallere sahip
değillerdi. Bu yönden bakıldığında, Hz. Peygambere onların gerçek
durumunun gösterildiği anlaşılacaktır.Hz. Peygamberin Kur'an'da
temas edilen bir başka rüyası Müslümanların Mekke'ye girişiyle
ilgilidir. Hz. Peygamber Hudeybiye barışının olduğu sene, Mekke'ye
girdiklerini, Beyt'i tavaf ettiklerini görmüş, bunu ashabına haber
vermiştir. Bunun o sene olacağını sanan ashab, Hudeybiye barışıyla
mahzun bir şekilde dönerlerken nazil olan Fetih Suresi onların
gönüllerine su serpmiş, kederlerini gidermiştir. Surenin rüya ile
ilgili bölümü şöyle demektedir: “And
olsun ki Allah, Resulünün rüyasını doğru kıldı. Allah'ın dilemesiyle
siz emniyet içinde, başlarınızı traş etmiş ve kısaltmış olarak,
korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz." (Fetih, 27). Bu rüya, bir sene sonra umre şeklinde, iki sene sonra da Mekke'nin fethi şeklinde gerçekleşmiştir.Kur'an'da
zikredilen bu ibretli rüyalar gaybdan birer haber veya kudsî bir
teselli, bir müjde manası taşımakta veya yol göstermektedirler.
Zindandaki iki adamın rüyaları ve Mısır hükümdarının rüyası,
Peygamberlerden başkasında da, gaybî mesaj yüklü rüyaların olacağını
göstermektedir. Asrımız müfessirlerinden Seyyid Kutub
Amerikada iken gördüğü bir rüyasında yeğeninin gözünde kan olduğunu
görür. Mektupla yeğeninin durumunu sorduğunda, gözünde iç kanama olduğu
ve tedavî gördüğünü öğrenir. Çıplak gözle görülmeyen iç kanama kıtalar
ötesindeki amcasına rüyada gösterilmiştir. (Kutub, IV, 197)Tarihte meşhur olmuş nice rüyalar vardır. Bunlardan birini naklediyoruz: "Amerikan
Cumhurbaşkanlarından Abraham Lincoln, rüyasında tiyatro seyrederken
öldürüldüğünü görür. Rüyasını dostlarına anlatır. Diğer gün tiyatroda
iken, temsîlin heyecanlı bir sahnesinde reisin bulunduğu yere giren
birisi, silâhını onun başına boşaltır, öldürür. (14 Nisan 1865)

ROSEE
06.01.2008, 17:10
teşekkürler eline sağlık canım

belma
06.01.2008, 17:20
rica ederim canım

Mona Lisa
07.01.2008, 01:46
ellerine sağlık teşekkürler

feelings
07.01.2008, 01:57
tşk ederim.tam benlik bir konu ben hemen hemen her gece aralıksız rüya görürürm :)))